Libya'da kurtuldu Suriye'de can verdi

Libya'da kurtuldu Suriye'de can verdi

18 Şubat 2012 11:59 - 3,390 Okunma

Shadid, meslek hayatını Ortadoğu halklarının sesini duyurmaya adadı; 2002'de Gazze Şeridi'nde omzundan yaralandı, Libya esir düştü ve malesef Suriye'den canını kurtaramadı.



Aslı Aydıntaşbaş'ın haberi

Shadid, muhabirlik hayatı boyunca Ortadoğu halklarının sesini duyurmak için çalıştı. 2002’de Gazze Şeridi’nde omzundan yaralandı, 2011’de Libya’da 6 gün esir tutulduğu halde mesleğinden vazgeçmedi.

Otokrat rejimleri deviren isyanların yılında Arap coğrafyasında haber peşindeydi. Tahrir meydanında eşitsizliğe, yoksulluğa karşı haykıran gençleri dinlemek için Kahire’nin yoksul mahallelerine dalmıştı. 

Gazetecilik için ölmeye değer mi? Peki ya gerçekleri belgelemek ya da sıradan insanların hikayelerini anlatmak için?

Dün sabah saatlerinde Suriye’den Türkiye’ye geçmeye çalışırken hayatını yitiren New York Times muhabiri Anthony Shadid, sıradan bir gazeteci değil, Ortadoğu konusunda isim yapmış, belki de son dönemin en başarılı muhabirlerindi. İyi de bir adamdı...

Yıllar yılı Irak, Libya, Beyrut, Gazze ve Orta Doğu’nun değişik köşelerinden yaptığı haberlerle, iki kez Pulitzer kazanmakla kalmamış, bu coğrafyadaki savaş ve değişimi, şiddet ve gözyaşını sıradan insanların öykülerinden yola çıkarak anlatmıştı.

Kenarda kalmış, savaşın ezdiği, düzenin ittiği, büyük devletlerin görüş alanı dışındaki insancıklar, Shadid’in haberleriyle seslerini dünyaya duyurdular. O haberler sayesinde gazeteciliğin en yüksek mertebesi Pulitzer ödülünü kazandı; ancak bir gün olsun muhabirliği bırakmayı düşünmedi.

Hayatı hep Türkiye’yle kesişti

Ne gariptir ki Lübnan asıllı Amerikalı savaş muhabirinin hayatı, hep Türkiye ile kesişti. Türkiye’nin ‘yumuşak gücüne’, günün birinde Amerika’dan boşalan büyük abi rolünü dolduracağına inananlardandı.

Ankara’da bütün kapılar Anthony Shadid’e açıktı. En son Dışişleri Bakanı Davutoğlu ile seçim öncesi Konya’da iki gün geçirmiş, Irak, Lübnan ve İran’ı yorumlarken ‘Türkiye faktörünün önemine herkesten önce uyanmıştı.  Ama, ne yazık ki, tam bir yıl önce Libya’da kaçırıldığında devreye girip Kaddafi’yle pazarlık yaparak hayatını kurtaran Ankara, bu kez sabahın kör karanlığında Suriye sınırından Anthony Shadid’in cesedini teslim almak zorunda kaldı.

Ölüm nedeni, kurşun değil, Suriye ordusunun isyancılara karşı kullandığı tank, tüfek değil; kaderin cilvesi, apansız gelen bir astım kriziydi.

Shadid’in yaşantısı da, ölümü de, yazdığı sıradan insanların trajedileri gibi olağan ve imkansızın, şans ve şanssızlığın karışımıydı.

New York Times’ın bu yıldız ismi, karısı ve iki çocuğuyla birlikte yaşadığı Beyrut’ta Suriye konusunda masabaşı haberler yapmaktansa, ‘Nedir bu isyanın aslı astarı’ diyerek bu ay başında gazetenin ünlü fotoğrafçısı Tyler Hicks’le atlayıp Antakya’ya gelmişti. 8 Şubat’ta Reyhanlı yakınlarında kaçakçıların kullandığı patikalardan tel örgüleri yararak aşarak Suriye’ye geçtiler.

İki tecrübeli muhabir, hem muhalifler hem de Türkiye sınırındaki Idlib eyaletinde her geçen gün etkisini arttıran Özgür Suriye Ordusu ile önceden irtibata geçmiş, her şeyi ayarlamışlardı. Amaçları, Idlib’deki muhaliflerle bir kaç gün geçirmek, herkesin konuştuğu ama kimsenin ne olduğunu tam bilemediği Özgür Suriye Ordusu’nu tanımaktı.

Shadid ve uzun yıllar İstanbul’da yaşayan savaş fotoğrafçısı Hicks’in neler gördüğünü, ne yazmayı planladığını bilmiyoruz.

Muhtemelen de hiçbir zaman okuyamayacağız. Çünkü Idlib’de muhaliflerle neredeyse bir hafta geçirdikten sonra yine Türkiye üzerinden dönüş yoluna geçtiklerinde, Shadid’in başına olmadık bir kaza geldi.

Muhaliflerin sınıra gitmek için getirdiği atların yanına yaklatığında, Shadid’in astım krizi tuttu. Aslında aynı şey giderken de olmuş, cebinde taşıdığı astım ilacıyla bastırmıştı. Bu kez alerjik astım fena azdı.

Tyler’ın yanına gidip ‘İyi misin?’ demesiyle birlikte yere yığıldı. Nefesi gittikçe yavaşladı. Tyler, neredeyse yarım saat süren çaresiz suni teneffüs girişimine rağmen 43 yaşında ve iki küçük çocuk babası gazeteciyi kurtaramadı.

5 km sırtında taşıdı

Ardından Tyler, geçen yıl Libya’da birlikte kaçırıldığı, birlikte işkence gördüğü o koca adamı sırtlayıp 15 kilometre sırtında taşıyarak Türkiye sınırına getirdi.

Anthony Shadid’in Suriye’de öldüğü haberi, Ankara’da da şok yarattı. Geçen yıl Libya’da kaçırıldığında, hükümet en üst düzeyde devreye girmiş, bizzat Başbakan ve Dışişleri’nin çabalarıyla Shadid ve beraberindeki 3 New York Times muhabiri Libya hükümeti tarafından Türk büyükelçisine teslim edilmişti.

Shadid, sadece Davutoğlu değil Dışişleri bürokrasisi ve Başbakan’ın dış politika danışmanı İbrahim Kalın gibi önemli isimleri de tanıyordu.

Türkiye, son dönem haberlerinde hep öne çıktı. Kuzey Irak’tan yazdığı bir yazıda, ABD askerlerinin çekilmesiyle Kuzey Irak’ta doğan boşluğu Türkiye’nin doldurduğunu yazdı. Seçim sürecini de izlediği Tunus’ta, Türkiye modelinden söz etti. Lübnan’da, Türkiye’nin İran’ın etkisine karşı Sünnilere kol kanat gerdiğine dikkat çekti.

New York Times’ta yas

Ama Shadid’in ölümü, Ankara değil asıl gazetecilik camiasını sarstı. Dün konuştuğum dostları, istisnasız gözü yaşlıydı. Sabahın erken saatlerinde olayı öğrenen New York Times’ın genel yayın yönetmeni Jill Abramson, tüm gazete personeline gönderdiği emailde, ‘Anthony’nin ölümü de hayatı gibiydi: Orta Doğu’daki değişime ve arada kalan insanların acıların tanık olmaya kararlı olarak.’

Shadid’in cenazesi, dün sabah Adana’dan tarifeli uçakla ailesinin yaşadığı Beyrut’a götürüldü.
Son sözü ise, biz yine Shadid’e bırakalım. Gazeteci, önümüzdeki ay piyasaya çıkacak kitabının girişinde, 2006 yazında Lübnan’da gördüklerini şöyle aktarıyordu: ‘Bazı acılar, kelimelere sığmaz.

Bu, Orta Doğu’da savaşı, ölümleri, geride kalanları ve her ikisini de tadanları belgelerken hayatımdaki günlük gerçekti. Lübnan’da İsrail bombardımanı sabah işe gitmeye hazırlanan insanları, otururken, ayakta, etrafa bakınırken yakalamıştı. O köy, sesleri ve hikayeleriyle, tabakları ve çanaklarıyla, tarihiyle, sessiz sabahı yararak yol edildi.’



- New York Times için çalışan dünyanın efsane savaş muhabirlerinden Anthony Shadid Suriye sınırından Türkiye’ye geçerken can verdi.



- Özgür Suriye Ordusu’nu tanımak için Suriye’de bir hafta geçiren Shadid, dönüş yolunda muhaliflerin getirdiği atlara alerjik reaksiyon verip astım krizinden öldü.

- 43 yaşındaki gazeteciyi Libya’da Kaddafi’nin elinden Ankara kurtamıştı. Yıllardır Irak, Libya, Beyrut, Gazze’den yaptığı haberlerle, bu coğrafyadaki savaş ve değişimi, şiddet ve gözyaşını sıradan insanların öykülerinden yola çıkarak anlatmıştı.

- Fotoğrafçı arkadaşı Tyler Hicks cesedini Türkiye’ye sırtında taşıdı...


 



Alyansını öperek taktı

Anthony Shadid’in cesedi Adana Adli Tıp Kurumu’na getirildikten kısa süre sonra Lübnan asıllı eşi Nada Bekri de ABD Adana Konsolosluğu görevlilerinin eşliğinde kuruma getirildi. Yaklaşık 1.5 saat burada kalan Nada Bekri eşinin cesedini teşhis etti.

Ayakta güçlükle duran Nada Bekri, Shadid’a ait alyansa uzun süre baktı, ardından öpüp parmağına taktı. Nada Bekri, eşiyle birlikte Suriye’ye göreve giden New York Times’ın foto muhabiri Tyler Hicks’in de bulunduğu otomobile binerken, sinirleri boşaldı ve hıçkırıklarla ağlamaya başladı.

Görevlilerin güçlükle otomobile bildirdiği Bekri’yi, Hicks teselli etmeye çalıştı. Hicks, Adana Adliyesi’nde ifade verdi. Görgü tanığı olarak dinlenen fotoğrafçı, pasaportla girdikleri Türkiye’den kaçak yollarla Suriye’ye giriş- çıkış yaptığı gerekçesiyle de ’Pasaport Kanunu’na Muhalefet’ suçundan sorgulandı.

Hicks’in ardından Nada Bekri de ifade verdi. Astım rahatsızlığı olan eşinin at ve köpek kılına alerjisinin olduğunu belirten Nada Bekri kimseden şikâyetçi olmadığını söyledi.

Kaynak: Milliyet

  • BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
  • Metin Ay

    Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 135 kişi beğendi.

    Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..

    + Bu Yorumu Beğen
  • dursun çiğdem

    09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 76 kişi beğendi.

    yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.

    + Bu Yorumu Beğen
  • Metin Yazar

    Neden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 81 kişi beğendi.

    Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi

    + Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı
  • askorozli

    31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 63 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • kaan kaya

    31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 46 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • IMKB100: 54.810 %-0.19
  • ALTIN: 93.374 %0.07
  • DOLAR: 1.8465 %0.22
  • EURO: 2.3105 %-0.43
GAZETE MANŞETLERİ

NAMAZ VAKİTLERİ

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

EN ÇOK OKUNAN

EN ÇOK YORUMLANAN

Nokta Elektronik Medya Ltd. Şti. Copyright © 2003-2012 Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Reklam İletişim