''İnsanlığa hizmet'' için yaşayıp ölüyorlar

''İnsanlığa hizmet'' için yaşayıp ölüyorlar

22 Şubat 2012 12:05 - 11,044 Okunma

Marmara Üniversitesi bünyesindeki merkezde, bilimsel araştırmalarda kullanılmak için kobay fare yetiştiriliyor.



Marmara Üniversitesi (MÜ) Deney Hayvanları Uygulama ve Araştırma Merkezi (DEHAMER) kurucu Müdürü Prof. Dr. Berrak Yeğen, merkezde, bilimsel çalışmaların ihtiyacını karşılamak amacıyla deney hayvanı (fare, sıçan) yetiştirdiklerini söyledi.

Prof. Dr. Yeğen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1992 yılında ilk kez Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Deneysel Araştırma ve Hayvan Laboratuvarının (DAHL) kurulduğunu, laboratuvarın 1985 yılında Avrupa Topluluğu Strasbourg Bildirgesi'ni temel aldığını belirtti.

kullan

Deney Hayvanları Etik Kurulu ile koordineli çalıştıklarını, 1996-2009 yılları arasında 200 kadar projenin DAHL olanakları kullanılarak tamamlandığını aktaran Yeğen, 2000 yılından itibaren araştırıcılara deney hayvanlarını tanıma ve yaklaşım ile ilgili temel deneysel yöntemleri gösteren sertifika programları düzenlediklerini kaydetti.

Gelişen koşullara ve üniversitenin artan gereksinimine paralel olarak yapısal değişikliklere gidildiğini ve merkezin kurulduğunu dile getiren Yeğen, ''Merkez, deney hayvanları kullanılarak yapılan araştırmalar için uygun standartlarda deney hayvanı (sıçan, fare) yetiştirir, bazı türlere lojistik destek sağlar, deneylerin yapılabilmesi için uygun koşullarda laboratuvar hizmetleri, veterinerlik hizmetleri ve akademik destek sağlar. Merkezin üretim ve tedarik ruhsatı sadece sıçan ve fare üretimi içindir. Srague–Dawley ve Wistar albino sıçanlar ile BALB-C fare yetiştirilmektedir. Türkiye'de bazı merkezlerde köpek ve domuz da kullanılabilmektedir'' diye konuştu.


-''Bazı alanlarda etik açıdan uygun görülmemektedir''-


Yeğen, Türkiye'de deney hayvanları ile yapılacak olan bilimsel araştırmaların, testlerin, sağlık hizmetleri uygulamalarında bütün işlemlerin kayıt altına alınması, denetlenmesi ve gerektiğinde sonlandırılması için 2006 yılında bir yönetmelik yayımlandığını belirtti.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından da deneysel amaçlar için kullanılan hayvanların üretim yerlerinin kurulması ve çalışmalarının denetlendiğini aktaran Yeğen, ''Dünyada da benzeri uygulamalar vardır ve bazı alanlarda deney hayvanı kullanımı etik açıdan uygun görülmemektedir. Örneğin, kozmetik ürünlerin test edilmesi, askeri araştırmalar. Ancak ne yazık ki hala bu alanlarda devam edebilmektedir. Etik kurul izni alınan çalışmalar, kimi zaman merkez bünyesindeki laboratuvarda kimi zaman da araştırmacıların laboratuvarlarında yürütülmektedir. Ancak deney hayvanı kullanım sertifikası olmayan kişilerin ve kurumların bu deneyleri yürütmesine izin verilmemektedir'' ifadelerini kullandı.


-''Batılı ülkelerdeki konuma yetişmiştir''-


Prof. Dr. Yeğen, şöyle konuştu:

''Türkiye yönetmelikler konusunda çok geç kalmış olsa bile bugün batılı ülkelerdeki konuma yetişmiştir. Ancak araştırmacıların ve toplumun bu bilinç düzeyine ulaşması için belli bir zaman geçmesine gerek vardır. Deney hayvanı merkezlerinde kurslar düzenleniyor ve araştırmacılar ücretli sertifika programlarını almak zorundalar. Bu kursu almak zorunda olan genç yüksek lisans ve doktora öğrencileri herhangi bir kadroları olmadığı gibi, bir de bu programa kayıt ücreti ödemek durumunda kalıyorlar. Merkezlerin neredeyse tek gelirini de aslında bu kurslar oluşturuyor. Devletin bu kuruluşlara desteğinin artması, akademik kariyerinin başındaki öğrenciler için önemi çok fazla.''


-''Tanı ve tedavi yöntemleri ortaya konmuştur''-


Bu konuda insanların bilinçli olmadığını gözlemlediklerini, farkındalık yaratılması için eğitim programları yapılması gerektiğini ifade eden Yeğen, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Deney hayvanlarına dayalı bilimsel çalışmalar sayesinde bugün tıpta kullandığımız tanı ve tedavi yöntemleri ortaya konulmuştur. Aslında günümüz insanının en önemli ikilemidir bu. Bir taraftan hayvanlara zarar gelmesini istemeyiz ama diğer taraftan da hayvanlarda geliştirildiği için birçok tedavi yönteminden de vazgeçmeyiz. Bugün ülserden kansere, aşıdan psikiyatrik ilaçlara kadar tüm buluşlarda insanlığa hizmet eden bilim adamlarının yanı sıra deney hayvanlarının hizmeti de var. Nobel alan bilim insanlarına anketlerle sorduklarında, bugün hala tanı-tedavi amacıyla ne yazık ki hayvan deneylerinden vazgeçemeyeceğimizi ifade ediyorlar. Bilime hizmet etmeyecek ya da bilinen gerçekleri tekrarlamaktan öte gitmeyecek, yani orijinal olmayan araştırmalar için deneysel çalışma yapmaya günümüzde etik kurullar onay vermemektedir.''

DEHAMER Müdürü Prof. Dr. Göksel Şener de yetiştirdikleri türlerin üremelerinin çok kolay olduğunu, bu türlerde pek çok bilimsel çalışma yapılabildiğini ve kolay temin edilebildiğini belirtti.
  • BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
  • Metin Ay

    Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 135 kişi beğendi.

    Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..

    + Bu Yorumu Beğen
  • dursun çiğdem

    09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 76 kişi beğendi.

    yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.

    + Bu Yorumu Beğen
  • Metin Yazar

    Neden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 81 kişi beğendi.

    Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi

    + Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı
  • askorozli

    31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 63 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • kaan kaya

    31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 46 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen

BİLİM-TEK KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER

  • IMKB100: 54.810 %-0.19
  • ALTIN: 93.374 %0.07
  • DOLAR: 1.8435 %-0.06
  • EURO: 2.3075 %-0.64
GAZETE MANŞETLERİ

NAMAZ VAKİTLERİ

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

EN ÇOK OKUNAN

EN ÇOK YORUMLANAN

Nokta Elektronik Medya Ltd. Şti. Copyright © 2003-2012 Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Reklam İletişim