Yılmaz: Kalkınma stratejisi bütüncül olmalı

Yılmaz: Kalkınma stratejisi bütüncül olmalı

22 Şubat 2012 13:10 - 588 Okunma

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, kalkınma stratejisi belirlenirken, sadece bugünkü nesilleri değil, gelecek nesilleri de düşünen bütüncül bir yaklaşıma ihtiyaç olduğunu bildirdi.



Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, kalkınma stratejisi belirlenirken, sadece bugünkü nesilleri değil, gelecek nesilleri de düşünen, sadece ekonomik büyümeyi değil, sosyal ve çevresel boyutları da dikkate alan bütüncül bir yaklaşıma ihtiyaç olduğunu bildirdi.

Bakan Yılmaz, genelde ekonomi, çevre ve sosyal boyutlar üzerine kurgulanan sürdürülebilir kalkınmaya kendisinin dördüncü bir ayağın daha ilave edilmesi gerektiğine inandığını belirterek, ''O da demokrasi konusudur. Demokrasi ve temel haklarla bu üç temel boyutu birleştirdiğiniz zaman gerçek ve insan odaklı kalkınmadan bahsedebiliriz'' dedi.

Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Konferansına (Rio 20) yönelik ulusal hazırlıklar kapsamında Kalkınma Bakanlığı tarafından Ankara Hilton Otelde düzenlenen ''Sürdürülebilir Kalkınma: Geleceği Sahiplenmek'' konulu panelin açılışında konuşan Yılmaz, 1992 yılında Rio de Jeneiro'da toplanan dünya liderlerinin, bozulan ve giderek yok olan çevre ve doğal kaynaklar için sürdürülebilir kalkınma prensipleri doğrultusunda ortak hareket etmek üzere mutabakat sağladığını hatırlattı.

Liderlerin bu yıl da 20-22 Haziran tarihlerinde Rio de Jeneiro'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Konferansında bir araya geleceğini aktaran Yılmaz, 20 yıl aradan sonra bir anlamda geçen yılların muhasebesinin yapılacağını ve bir yol haritasının çizileceğini söyledi.

Konferansa ulusal hazırlıkların Kalkınma Bakanlığı koordinasyonunda ve BM Kalkınma Programı kolaylaştırıcılığında yürütüldüğünü dile getiren Yılmaz, bugün düzenlenen panelin Türkiye'nin bu alandaki politikaların ve vizyonuna ışık tutacağını ifade etti.

Dünyanın bir bölümünün benzeri görülmemiş bir zenginliği ve refahı yaşarken, diğer bir bölümünün açlık, bulaşıcı hastalıklar ve doğal afetler gibi bir çok tehdit ve zorlukla karşı karşıya kaldığını vurgulayan Yılmaz, istatistiklere göre dünyada zenginlerle fakirler arasındaki eşitsizliğin giderek arttığına dikkati çekti.

İnsan faaliyetlerinin çevre üzerindeki baskılarının ise gün geçtikçe derinleştiğini, yaşam için gerekli olan doğal kaynakların geri dönülemez bozulmalara maruz kaldığını belirten Bakan Yılmaz, bu sorunun temelinde sürdürülebilir olmayan üretim-tüketim şekillerinin ve yaşam tarzlarının yattığını bildirdi.

Günümüzde 7 milyar civarında olan dünya nüfusunun 2040 yılında 9 milyara çıkacağı, orta sınıf nüfusunun ise üç misli artarak 2030 yılında 1,2 milyara yükseleceğinin tahmin edildiğini aktaran Yılmaz, bunun da kaynaklara olan talebin katlanarak artması anlamına geldiğini ifade etti.

-''Dünyadaki çoğu kalkınma modellerinin sürdürülebilir olmadığı açık''-

Bakan Yılmaz, dünyanın karşılaştığı bu zorluklardan dolayı sürdürülebilir kalkınma ilkelerinin benimsenip, küresel ölçekte harekete geçilmesinin her geçen gün daha çok önem ve aciliyet kazandığını vurgulayarak, bu çerçevede gidişat değerlendirildiğinde dünyada uygulanmakta olan çoğu kalkınma modellerinin sürdürülebilir olmadığının açık olduğunu bildirdi.

Ekonomi-çevre-sosyal gelişme arasındaki ilişkileri bütünleşik bir şekilde kurgulanmamış bir kalkınma stratejisiyle belki bugünkü sorunların çözülebileceğini, ancak bu eğilimin gelecek nesillerin ihtiyaçlarını karşılamalarını tehlikeye olacağını belirterek, şunları kaydetti:

''Dolayısıyla kalkınma stratejimizde sadece bugünkü nesilleri değil, gelecek nesilleri de düşünen, sadece ekonomik büyümeyi değil, sosyal ve çevresel boyutları da dikkate alan bütüncül bir yaklaşıma ihtiyacımız bulunmaktadır. Sadece ekonomik büyümeyi göz önünde bulundurmak hem geri döndürülemez çevresel felaketlere hem de sosyal adaletsizliğe yol açabilecektir. Son yıllarda yaşadığımız deneyimler, bu yaklaşımın önemini daha da artırmaktadır. Aslında genelde ekonomi, çevre ve sosyal boyutlar üzerine kurgulanan sürdürülebilir kalkınmaya ben dördüncü bir ayağın daha ilave edilmesi gerektiğine inanıyorum. O da demokrasi konusudur. Demokrasi ve temel haklarla bu üç temel boyutu birleştirdiğiniz zaman gerçek anlamda ve insan odaklı bir anlamda kalkınmadan bahsedebiliriz. Türkiye deneyiminde de bunu çok net olarak görebiliyoruz.''

-''Yeşil ekonomi kavramının orta bir tanıma kavuşmasını ümit ediyoruz''-

Dünyanın karşılaştığı tüm bu zorluklarla mücadelede, küresel düzeyde önemli bir fırsat olacak Rio 20 vesilesiyle sürdürülebilir kalkınma konusunun yeniden masaya yatırılacağını söyledi.

Bunun yanı sıra kalkınma için bir araç olarak görülen yeşil ekonomi konusundaki tartışmaların da Rio 20'de önemli bir gündem maddesi olacağını belirten Yılmaz, çeşitli ülkelerde farklı şekillerde tanımlanan yeşil ekonomi kavramının bu konferans vesilesiyle ortak bir tanıma kavuşacağını ümit ettiklerini ifade etti.

Bakan Yılmaz, Türkiye'nin 1992 yılından itibaren sürdürülebilir kalkınma kavramı üzerinde çalışmalar yaptığını vurgulayarak, aynı zamanda toplumsal gelişmenin ve refah artışının da hedeflendiğini bildirdi.

Türkiye'nin Rio 20'de, derinleşen küresel sorunların çözümüne ülke gerçekleri ile orantılı olarak azami ölçüde katkı sağlamayı amaçlayan küresel bir aktör olarak yer alacağını vurgulayan Yılmaz, ''Bu nedenle yapılan çalışmalar sadece Rio 20 Konferansıyla sınırlı olmayıp, önümüzdeki yıllarda ülkemiz için de fırsatları tartışmanın ve belirlemenin vesilesi olacaktır. Bu çerçevede, bu yıl hazırlıklarına başladığımız 10. Kalkınma Planı içinde bu tartışmaların önemli bir girdi sağlayacağını düşünüyorum. Tüm bunlara ek olarak kamu kurumları, özel sektör, yerel yönetimler, sivil toplum ve üniversiteler tarafından ülkemizde yürütülen proje ve programlardan, Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınma ve yeşil ekonomi alanlarındaki en iyi uygulamalarını da belirleyeceğiz. Bu konuda çağrı da yapıldı. Önümüzdeki dönemde bunları kamuoyuyla paylaşacağız'' diye konuştu.

-''Sürdürülebilir kalkınma, geleceğe bugünden sahip çıkmaktır''-

Bakan Cevdet Yılmaz, sürdürülebilir kalkınmanın ekonomik büyümenin karşıtı ve refah artışından vazgeçmek anlamına gelmediğini vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı:

''Sürdürülebilir kalkınma, ekonominin ve sosyal gelişmenin gelecekteki devamını garantilemektedir. Diğer bir deyişle geleceğe bugünden sahip çıkmaktır. Bugün doğan ve doğacak olan çocuklarımızın haklarını korumaktır. Doğal hayatı tehdit eden, doğal kaynakları kirleten ve yok eden davranış biçimlerinden uzaklaşarak daha güçlü toplumlar ve yaşanabilir dünya için ortak bir şekilde ve acil olarak hareket etmek zorundayız. Bireyden topluma sürdürülebilir kalkınma prensiplerini yaşam biçimine çevirdiğimiz zaman sürdürülebilir kalkınmayı da gerçek anlamda hayata geçirmiş olacağız. Özellikle son zamanlarda yaşadığımız ekonomik krizler, çalkantılar, bu konuyu daha da acil hale getirmiş durumda. Gerek tek tek ülkeler içinde gerekse küresel düzeyde daha adil bir yapı oluşturmadığımız sürece, demokratik ve etkili bir yönetişim gerçekleştirmediğimiz sürece maalesef bu sorunları daha uzun yıllar tartışmaya devam edeceğiz ama bir taraftan da doğal kaynaklarımız tahrip olacak. Dolayısıyla burada mutlaka daha fazla tartışmaya, daha fazla katılıma ihtiyacımız var.''

Kaynak: AA

  • BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
  • Metin Ay

    Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 135 kişi beğendi.

    Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..

    + Bu Yorumu Beğen
  • dursun çiğdem

    09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 76 kişi beğendi.

    yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.

    + Bu Yorumu Beğen
  • Metin Yazar

    Neden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 81 kişi beğendi.

    Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi

    + Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı
  • askorozli

    31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 63 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • kaan kaya

    31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 46 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen

EKONOMİ KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER

  • IMKB100: 54.810 %-0.19
  • ALTIN: 93.374 %0.07
  • DOLAR: 1.8435 %-0.06
  • EURO: 2.3075 %-0.64
GAZETE MANŞETLERİ

NAMAZ VAKİTLERİ

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

EN ÇOK OKUNAN

EN ÇOK YORUMLANAN

Nokta Elektronik Medya Ltd. Şti. Copyright © 2003-2012 Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Reklam İletişim