İmralı Tutanakları ile ilgili hiç duymadıklarınız

Türkiye'nin en önemli gündem konularından biri İmralı Tutanakları oldu. Ülke yatıyor kalkıyor İmralı Tutanakları'nı kimin sızdırdığını sorguluyor.

Eklenme: 02 Mart 2013, 12:55 / Güncelleme: 02 Mart 2013, 13:56 / 60,854 Okunma / 32 Yorum

Haber 7 Analiz... 

Bu sorgu sonucunda gözler BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan'ın üzerine çevrildi.  Peki, Abdullah Öcalan'la İmralı'da görüşen BDP'li Sırrı Süreyya Önder ya da Pervin Buldan değil de neden Altan Tan en büyük şüpheli olarak gösterildi?

İTİRAF GİBİ AÇIKLAMA

İmralı Tutanaklarını sızdırdığı iddia edilen Altan Tan, BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'a konuyla ilgili bilgi verdi. Altan Tan, Demirtaş'a "Haberi yapan arkadaşla görüştüm. Fakat tutanaklar elindeydi. Bana bunu yayınlayacaklarını ve içeriğine ilişkin teyid istediğini söyledi. Göz attığımda zaten genel itibarıyla bizim de basına yaptığımız açıklamaları içeriyordu. Ben de bunu belirttim." dedi.

Konuyla ilgili olarak çok kapsamlı bir araştırma yapan Haber 7 kafalardaki soru işaretlerini minimize edecek ayrıntılara ulaştı. Abdullah Öcalan, MİT ve BDP'liler arasında gerçekleşen 2. İmralı görüşmesinin yankıları sürerken bir gazetenin İmralı Tutanakları'nı yayımlaması bir anda Türkiye'ye hakim olan barış ve sağduyu havasını, sisli ve puslu bir havaya dönüştürdü. İşte tam da bu noktada herkesin dikkatle üzerinde durduğu kritik bir noktalar var.

*BDP içerisinden sızdığı neredeyse kesin olan bu bilgiler neden tam değil?

*Tutanaklara sonradan eklenen ama Abdullah Öcalan'ın söylemediği sözler var mı?

*Barış veya çözüm sürecinden kim ya da kimler rahatsız oldu?

*MİT neden tutanaklardan sızdığı iddia edilen bilgileri yalanlamadı?

* Sırrı Süreyya Önder, Pervin Buldan ve Altan Tan'ın Öcalan'la yaptığı görüşmede basına yansımayan bilinmeyenleri ne?

* Ve en önemlisi bu görüşmede Altan Tan'ın takındığı tavır ve sonrasında cereyan eden olaylar…

ALTAN TAN İNTİKAM MI ALMAK İSTEDİ?

Abdullah Öcalan, yapılan görüşmede hedef olarak BDP'lileri seçmiş, eleştirileriyle BDP'lileri adeta yerin dibine sokmuştu. Partide söz sahibi olan Ahmet Türk, Selahattin Demirtaş, Aysel Tuğluk ve Gültan Kışanak'ı sert bir dille eleştiren Öcalan en büyük darbeyi Altan Tan'a vurmuştu. 

Öcalan, Altan Tan'a karşı şu ifadeleri kullanmıştı:

"Sen babanın ruhunu incitiyorsun. Senin baban böyle bir adam mıydı? Senin baban, kalbi Allah Allah, peygamber peygamber diye çarpan bir adamdı. Sen ne yapıyorsun? Sen para ve siyaset uğruna babanın ruhuna ters düşecek işler yapıyorsun. Sana yakışıyor mu bu?"

Bunun ağır sözlerden sonra kıpkırmızı kesilen Altan Tan'ın Öcalan'a cevabı kısa ve net olmuş: Efendim, babamı neden bu işe karıştırıyorsunuz, biz siyasetin gerekliliğini yerine getiriyoruz…

Altan Tan, Öcalan'ın bu sözlerinden duyduğu intikam duygusuyla hareket ederek İmralı Tutanakları'nı basına sızdırmada ön ayak mı oldu?

ALTAN TAN GÖRÜŞME BOYUNCA HEP NOT ALDI

Altan Tan'ı şüpheliler arasında gösteren diğer bulguda iki önemli detay var:

Birincisi yapılan görüşmede Öcalan'ın muhatap olarak Sırrı Süreyya Önder ve Pervin Buldan'ı alması, Altan Tan'ı görmemezlikten gelmesi.

İkincisi Altan Tan'ın görüşmede neredeyse hiç konuşmaması, görüşme boyunca hızlı ve sürekli bir şekilde Öcalan'ın sözlerini not alması… Görüşmede Pervin Buldan da zaman zaman notlar aldı.

BİLGİLER BİLEREK EKSİK AKTARILMIŞ

Altan Tan tarafından basına sızdırıldığı iddia edilen bilgilerin büyük çoğunluğu doğru ama eksik… Aslında bu bilinçli yapılan bir tercih… Sızan bilgilerde bazı kısımlar bilerek eksik aktarılmış ve anlam kaybı olmuş…

ALTAN TAN NEDEN LİSTEYE SONRADAN EKLENDİ?

İmralı ile yapılacak görüşmede kulislerde en çok Ahmet Türk ve Selahattin Demirtaş'ın adı geçiyordu. Ancak son dakika değişikliğiyle listeye Altan Tan ve Sırrı Süreyya Önder alındı. Bu da Altan Tan'la ilgili bir diğer soru işareti…

HABERİ YAPAN MUHABİRLE YAPILAN 2,5 SAATLİK SIR GÖRÜŞME

BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, haberi yapan ve kamuoyuna ‘gazetecilik başarısı' olarak lanse edilen haber bizzat Tan'ın Meclis'teki odasında yazdırıldı. 2,5 saat süren görüşme Meclis'teki kameralara takıldı.

ALTAN TAN NEDEN SESSİZ?

Ankara gündemini alt-üst eden ve Türkiye'nin konuştuğu şok iddiada adı anılan Altan Tan iki gündür telefonlara cevap vermiyor. Hemen hemen her konuda görüş bildiren ve medyada yer almakta kaçınmayan Altan Tan'ın sessizliği ve kimseyle konuşmaması pek de hayra alamet değil…

TUTANAKLARDA KULLANILAN DİL BDP VE PKK'NIN DİLİ

Sızdırılan dil Barış ve Demokrasi Partisi ile terör örgütü PKK'nın diline çok benziyor. Önce Habur'da sonra da Oslo'da yaşanan skandallardan sonra bu sürecin de provoke edilmesini isteyen BDP'liler var. Savaş yanlısı olan olan bu şahıslar yeniden harekete geçti. Tutanlarda geçen "PKK'yi" ifadesi terör örgütüne gönül verenlerin sık sık kullanıyor olması dikkatlerden kaçmadı. Yine aynı tutanaklarda "Heyette bulunan 3 kişi odadan çıktık. 15 dakika sonra tekrar bizi çağırdı" ifadeleri ise tutanakların MİT görevlilerince sızdırılmadığını apaçık ortaya koyuyor.

MİT'İN SIZDIRMADIĞI KESİN

İmralı ile yapılan görüşmelerde muhatap olarak devleti temsilen MİT var, bir de BDP… Süreçte en sağlam olan ayak ve sürecin tek hakimi MİT'in süreci baltalaması pek akıllıca bir durum değil ve deyim yerindeyse MİT bu süreçte kendi bacağına kurşun sıkmak istemez.

O halde tutanakları BDP mi sızdırdı? Bu da düşük bir ihtimal… Çünkü böyle bir durumda okların çevrileceği tek yer BDP olacağından, parti böyle bir riski kurumsal olarak üzerine alamaz. Zaten Selahattin Demirtaş, Hasip Kaplan, Ayla Akat ve Sırrı Sakık gibi isimlerin demeçleri bunu gösteriyor…

Hal böyle olunca, gözler bir tek görüşmelere katılan kişilere çevriliyor. İyi de bu kişi neden durup dururken tutanakları basına sızdırsın ki? Bir BDP'linin üzerinden sürecin işlediği apaçık ortada. Anlaşılan o ki bu BDP'li hem Öcalan'ı sevmiyor hem de bunun deşifre olmasında da rahatsız olmuyor. Kim bilir belki de bu BDP'li iyi niyetinden bu tutanakları basına sızdırdı?

Düşük bir ihtimal değil mi? 

HEM OSLO'DAN HEM DE PARİS'TEKİ CİNAYETTEN DAHA TEHLİKELİ BİR SABOTAJ 

Kamuoyunda tüm bu olanlar 2. Oslo skandalı olarak yorumlandı. Öcalan'la olan görüşmenin basına 'haince' bir şeklide sızdırılması ne kadar açık bir sabotajsa, bu sabotaj Paris'te öldürülen 3 PKK'lı kadının ölümünden daha tehlikeli... Paris'teki cinayetlerden sonra takındığımız sağduyulu tavrımızı bu olay da sürdürürsek hainlerin ekmeğine de yağ sürmemiş oluruz...

Haber 7

Yorumlar Yorum Yaz
  • SİYASET
  • GÜNCEL
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • DÜNYA
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
Mekke ve Medine'den Canlı Yayın
Gazete Manşetleri
Piyasa Verileri