Köylülerin kara lastiği de moda oldu

Çok değil bir yıl önce kimse plastik ayakkabı giymez, köylülerimizin kara lastik ve naylon dediği ayakabılara burun kıvırırdı. Ama şimdi onlara nur yağıyor. Ünlü modacıların tasarımları mağazalarda kapışılıyor.

  • GİRİŞ04.09.2010 07:19
  • GÜNCELLEME04.09.2010 07:19
Köylülerin kara lastiği de moda oldu

Bu haberi ünlü şair Metin Eloğlu'nun Xavier Cugat başlıklı şiirini hatırlamadan okumak mümkün olmadığı gibi yazarın hiciv mısralarını sizlere sunmadan yayınlamak da içimizden gelmedi.

Eloğlu'nun şiirinde sözü geçen kara lastik denilen kalın siyah modeli çokça giyilen, renklisi ve ince olanı halk arasında 'naylon' olarak tanınan, kimilerinin  'çedik' dedikleri ayakkabılar artık ünlü modacıların vitrininde hatırı sayılır paha ile satılıyor...  

XAVIER CUGAT

Amma da yaptın şıllık kız,
Dağlıysak, insan değil miyiz yani?
Koyunları sattık, vurduk üçbini;
Öküzleri sattık, vurduk beşbini;
Bu parayı mezara mı götüreceğiz?

Hele gel, seni vizon pöstekilere saram;
Koluma takıp Kervansaray'a gidem;
Sana Chat-Noir'lar  alam mı;
Kokluyanın burnu düşsün.
Joze İturbi'den, Xavier Cugat'tan
Sana pilâk alam mı?
O çalsın, sen tepinedur...
Seni eşek sütünden banyolara yatırıp,
Camel'ini binliklerle yakam mı?

Naylon'una ne verem? (Metin Eloğlu)

Gülizar Baki'nin haberi

1950'li yıllar. Anadolu'da bir kara lastik modası baş gösteriyor ki neredeyse çarık ve deri pabuçları unutturuyor. Ucuz ve dayanıklıydılar çünkü. Dağda da tarlada da giyilebiliyordu. 1990'lardan sonra Türkiye'de lastik devri hızla bitti ama takvimlerin 2010'u gösterdiği ocak ayı itibariyle, gidişi gayet sessiz olan lastik ayakkabılar muhteşem bir dönüş yaptı. Pahalı ayakkabı mağazalarında satılmaya başladı. Brezilyalı plastik üreticisinin Melissa markalı lastik ayakkabıları, tasarımcılar ve 'moda şakşakçısı' ünlü kullanıcılar sayesinde kısa zamanda gönülleri fethetti.

Lastik ayakkabıya mimar eli değdi

Melissa markasını, sahipleri çok iyi konumlandırmış. "Sıcak günlerde hayatta lastik ayakkabı giymem" diyenlerin bile dönüp bakacağı modeller üretmişler. Bunun için dünyaca ünlü modacılardan, tasarımcılardan, hatta mimarlardan ve ünlülerden destek almışlar. Dünyaca ünlü mimar Zaha Hadid'in tasarladığı lastik ayakkabı sayesinde modaya ilgisi olmayan entelektüel çevreler bile plastik ayakkabıları giyiyor. Yılda 400 farklı modeli piyasaya sürerek her daim dikkatleri üzerlerinde tutuyorlar. Malzeme plastik olunca her türlü uçuk tasarımı da hayata geçirmek mümkün oluyor. Bir kalıba bakıyor her şey. Bu, deri için geçerli değil tabii. Renk ve model sınırlaması olmayınca plastik ayakkabılar, "Yeni model yok mu?" arayışındaki tüketim toplumunun taleplerine anında cevap verebiliyor. "Plastiğin terletmesi" sorununu ise ayakkabıların içine pamuklu astar koyarak aşmışlar. Topuklu modellerin rahatsız etme durumu var ki bunun için "Deri de olsa aynı sorunu yaşıyorsunuz." cevabı veriliyor.

İstanbul Ayakkabıcılar Odası Başkan Vekili Mehmet Karaman, malzemenin plastik olmasından dolayı endişe duyuyor. Üniversitelerin laboratuvarlarında yaptırdıkları testlerde plastik ayakkabıların kanserojen özellik taşıdığı sonucuna ulaşmışlar. Melisa ve Mes marka plastik ayakkabıların Türkiye distribütörü Ercan Saraç ise özel bir plastik malzeme kullandıklarını, bunun da sağlığa zararlı olmadığını söylüyor.

Türkiye'de kara lastiği ilk üreten firma çoktan kapandı. Diğerleri ise çok az miktarlarda ve nostalji amaçlı üretiyor. Sorsanız, bu çağın insanının plastik ayakkabı giymeyeceğini söylüyorlar. 25 yıllık Brezilyalı firmanın yaptığı gibi ürünü geliştirmek, zamana ve modaya göre uyarlamak kimsenin aklına gelmemiş.

(Zaman)

Yorumlar5

  • çok bilmiş müberra 5 yıl önce Şikayet Et
    yeni trend. fakir giyse "ayy ınannmıyorum çulsuzz" zengin giyse " fena tiki olmuşşsun kızııım" derler... bu yırtık kotlar soluk renkli tişörtler vs. için de geçerli.
    Cevapla
  • darbeleredurde 5 yıl önce Şikayet Et
    bizden şanslı olanlar varmış. kara lastik ayakkabı bize biraz lüküs kaçardı kışın naylon çizme,yazın kilteli naylon ayakkabı.kiltelinin birde pası çıkardı ayaklarımıza.şimdi en fakirimizin bile yeni doğan çocukları bile 2-3 çift çeşit,çeşit ayakkabıyla başlıyor hayata.şükretmeli o günleri hatırlıyorumda yatıp kalkıp şükrediyorum..
    Cevapla
  • Burcay ADIGÜZEL 5 yıl önce Şikayet Et
    vaybe ne günlerdi. on oniki yaşlarına kadar giydim siyah cızlavat marka lastiği..ne sevinirdik yenisi alınınca birde çizme tipi vardı onuda zenginler giyerdi..şükürler olsun bu günlerimize bu günlerimizin kıymetini bilelim artık köylerde bile çok nadirdir cızlavat giyen..
    Cevapla
  • İBRAHİM ATIŞ 5 yıl önce Şikayet Et
    benimde anım var:))). bende giydim zamanında.. 1 numara büyük alırlardı 5 yıl sorada giyelim diye.. meret eskimek nedir bilmezdi.. benimkinin imalat hatasından dolayı üstündeki desenler diğerlerine göre farklıydı.bu da beni diğerleri arasında bir adım öne çıkarıyordu. terleyince ayaklar yürümek eziyete dönüşüyordu,ee çoraplarda yok,bide büyük olunca,bide araya toz toprak karıştımı, ayaklar lastiklerin içinde,doğayla mücadeleye başlardı.. en önemli kısmını sona sakladım,koku işte o koku halen burnumda tütüyor..:((
    Cevapla
  • Hudâlfa_huzeyfe (anti_mirza) 5 yıl önce Şikayet Et
    İYİ HATIRLIYORUM. Babam bize kasabada kurulan pazardan alırdı kara lastikleri tabi bu lastiklerin renklileri de vardı ama daha pahalıydı, köyün ileri gelenleri renklilerinden giyerdi:))) yazın onlarla tarlaya ahıra oraya buraya giderdik ayağımızı perişan ederdi ama kimin umrunda:))o zamanlar giymeye kızarırdık çoçuk aklımızla şimdi de moda olmuş karşımızda caka satıyor bizim kara şimşek:)))
    Cevapla

SİYASET

GÜNCEL

SPOR

EKONOMİ