Mustafa Kutlu'nun 'özel hayat hikayesi'

Mustafa Kutlu, bu yıl bir özel hayat öyküsü ile çıktı okurların karşısına. Usta öykücü bir özel hayatı anlatmanın zorluğunu da edebi koza dönüştürmeyi ihmal etmedi.

Eklenme: 18 Ağustos 2009 16:25 / Güncelleme: 18 Ağustos 2009 16:25 / 10,945 Okunma / 4 Yorum

Bir kişinin özel hayatı bir başkasına ne kadar yansıtılabilir, anlatırken o özel hayata ne kadar girilebilir?  Tahir Sami Bey'in özel hayatını kaleme alan Mustafa Kutlu, bu noktada yazar olarak kendisini sorgulamadan edemiyor ve bu sorgulamadan yola çıkarak Türk Edebiyatı ve sanatına bakışı bir güzel karikatürize ediyor, eli değmişken! Eserin 100 ve 101, sayfalarından bu pasajı alarak başlayalım kitap tanıtımımıza:

"Bekir Sami Bey eninde sonunda bir erkek,  aklından yasak fiiler geçmez mi? Geçer.

Meselâ kadını "sana bir şey göstereceğim, gözlerine inanamazsın" diyerek arşivin en dip, en karanlık tarafına götürmek, orada bir taşa kazınmış, ne olduğu belli olmayan çizgileri güya yorumlayarak, "Bunlar herhalde tılsım olmalı, acaba bu taş da Bizanstan mı kaldı" diye açıklamalara girişmek, ikisi ayrnı anda taşları görmek için eğiliverince...  Ondan sonra olanlar, olabilecek olanlar Tahir Sami Bey'in zihninden geçer mi?"

Geçer ya da geçmez, bunu sen bize anlatacaksın kardeşim, adamın özel hayatını dile getiriyorsun, ne olmuşsa açık açık yaz. Filmi en heyecanlı yerinde koparıp da tadını kaçırma.

Böyle demeyin, özel hayatın mahrem bölgelerine kimsenin girmeye hakkı yoktur. İnsan kendi başından geçeni bile açık-saçık anlatamaz. Burada papaza güah çıkartmıyoruz. Dünyada her şeyin bir hududu var. Onu aşarsa edebiyat dairesinden çıkar.

Yok ya! Edebiyatı böyle bir daireye kim sokmuş? Özgür düşünce nerede kaldı, ifade hürriyeti, sen bunları anlatmazsan, biz Tahir Sami Bey'i yeterince tanıyamayız ki?

Kimse kimseyi yeterince tanıyamaz. zaten gerçeğin ne olduğunu, eşyanın hakikatini bilmiyoruz. Hayata ve kendimize dair o kadar çok meçhul var ki, hangi birini dile getireli?

Kardeşim şu yazdıkların fizik değil, mezatfizik değil. Olağan işler. Neden bu kadar zorlanıyorsun?

İnsanoğlu da taş değil, toprak değil. Onu mikroskobun altına tutamayız. Kişinin özel hayatının mahrem köşelerini bilmek isteği biraz da bizim süfli arzularımızın eseridir.

Bize ahlak dersi verme burada. İnsan zaten süfli bir yaratık.

Evet o tarafı var, ama edebiyat esas itibari ile ulvi olana yönelmeli. Ulvi olanın vücut bulması için süfli olannın zikredilmesi zaruri olsa bile bunun bir ölçüsü vardır. Biliyorum bizler hem eyref-i mahlukatız, hem de bir anda esfel-i safiline yuvarlanacak durumdayız. Bahis mevzuu ettiğimiz sahneleri yazmayı edebiyattan. sanattan saymıyorum. Her ne yaparsak yapalım Hududullah'a bağlı kalmak ilkemiz olmalıdır.

Bizde edebiyat bu yüzden gelişmiyor, sinirlar, sınırlar., sınırlar... Resim bile güdük kalmış.

Her neyse, bu bir anlayış, hangisinin hangisine üstün olduğu çok su götürür.

Sinirlenme üstat. Özel Hayat deyince, işke imini cimini anlatacakzsın sanmıştık.

Elbette ki anlatıyorum, ama siz anlamak istemiyorsunuz...."

İşte böyle ilginç bir sorgulama ile karşılaşıyorsunuz Mustafa Kutlu'nun Tahir Sami Bey'in Özel Hayatı adlı öyküsünün içerisinde. Bugüne dek birey eksenli hikaye anlatmamayı tercih etmiş ünlü yazarın, tek kahraman üzerine inşa ettiği ilk hikayesinde böyle bir sorgulamayı gündeme getirmesi özellikle manidar.

Mustafa Kutlu malum, sen, bize Tahir Sami Bey'i anlat diyebilirsiniz tam bu noktada. Biz ustanın işine karışmayalım ve onu usta size anlatsın deriz.  Böylece Ahmet Hamdi Tanpınar'ı da yad etmiş olursunuz sayesinde bonus olarak...

Tahir Sami Bey'in mecmua resimlerine bakarak artistlere aşık olunduğu dönemde yaşamış bir 'kitap kurdu' olduğunu ipucu olarak verebiliriz. Ama bir karakter olarak ne kadar geçmişte yaşamıştır, ne kadar bugün yaşayanların bir parçasıdır, ona okur olarak siz karar vereceksiniz.  Artık bu sorgulamadan sonra kendinizi bir Tahir Sami Bey olarak mı görürsünüz, ya da etrafınızda dolaşan Bekir Sami Beylere biraz daha anlayışlı mı yaklaşırsınız onun kararı da size kalıyor.  

Türk Hikayeciliğinin kutup isimlerinden, - Nazan Bekiroğlu'nun ifadesi ile günümüzün muhafazakar kanatta kalem oynatan pek çok ünlü kalemini paltosunun altından çıkartmış ünlü kalemi- Mustafa Kutlu, 2000 yılından bu yana gelenekselleştirdiği her sene bir uzun hikaye yayınlama geleneğini bu sene de sürdürdü:  Uzun Hikâye, Beyhude Ömrüm, Mavi Kuş, Tufandan Önce, Rüzgârlı Pazar, Chef, Menekşeli Mektup, Kapıları Açmak ve Huzursuz Bacak gibi 2009’da yayınlanan kitabı Tahir Sami Bey’in Özel Hayatı da Dergah Yayınları arasında neşredildi.

Hikayelerinin ünü Türkiye sınırlarının dışına taşan bir ustanın, gücüne güç katan kaleminden çıkan son öyküsü de hayatın içinden, tanıdık, bildik ama sarsıcı sorgulamalar içeren eser okurlarını bekliyor.  

Kitapla ilgili teknik bilgileri görmek için bu linki kullanabilirsiniz

Kaynak: (Haber 7)

Yorumlar Yorum Yaz
  • SİYASET
  • GÜNCEL
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • DÜNYA
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
Mekke ve Medine'den Canlı Yayın
Gazete Manşetleri
Piyasa Verileri