Osmanlı'ya rüşvet bulaştıran damat vezir

16. yüzyılın büyük veziri, Kanuni'nin Veziri Azamı ve damadı... 15 yıl devletin en üst noktasında bulundu. Görevden azledildi. 2 yıl sonra Hürrem Sultan'ın derin çalışmalarıyla yeniden göreve getirildi. Büyük servet topladı.

Eklenme: 15 Mart 2011 14:13 / Güncelleme: 15 Mart 2011 14:13 / 16,995 Okunma / 4 Yorum

Araştırmacı yazar Mehmet Emin Gerger'in 'Bilinmeyen Yönleriyle Muhteşem Süleyman' kitabında Kanuni Sultan Süleyman'ın damadı Veziri Azam Rüstem Paşa ile ilgili bazı tarihçilere dayandırarak aktardığı bilgiler...

DEVLET İŞLERİNE RÜŞVET BULAŞTIRAN VEZİR; RÜSTEM PAŞA (1500-1561)

Kanunî gibi büyük ve başarılı bir Padişahın idaresindeki Osmanlı Devletine "rüşvet mikrobunu" ilk bulaştıran Vezir; Hırvat asıllı bir devşirme olan "Rüstem Paşadır.." Osmanlı Sarayında yetişen Rüstem Paşa, Hadım Süleyman Paşanın yerine vezârete getirilmiştir.

"Tarihçi Peçevi, devlet işlerine rüşvet sokan adamın bu devşirme Rüstem Paşa olduğunu ve rüşvetle bir defa makam sahibi olanların bir daha azil yüzü görmediğini belirtmektedir." 112

Müneccimbaşı Tarihi nde de Rüstem Paşa'nın "İlk Rüşvet alan Vezir olduğu" belirtilmektedir. "Rüstem Paşa, Hadım Süleyman Paşa'nın azlinden sonra Vezir-i Azamlığa getirildi. Sultanların bile sahip olamayacağı kadar mal bıraktı. Büyük vakıfları ve hayratı vardır. İstanbul'da Cami ve Medresesi vardır.

Nakledildiğine göre Osmanlı Vezirleri içinde "ilk rüşvet alan vezir; Rüstem paşadır. Allah günahını affetsin. Zevcesi "Mihrimah Sultan"ın da büyük vakıfları ve hayratı vardır..'113

Vefatında geriye hatırı sayılır bir mal varlığı bırakan, İstanbul, Rumeli ve Anadolu'da birçok cami, medrese, imaret ve çeşmeleri-vakıf eseri olarak yaptıran Rüstem Paşa hakkında tarihçi İsmail Hakkı Uzunçarşılı şöyle diyor: "Hasis denecek derecede muktasid olup bu cihetten devlet hazinesinin varidatını çoğaltmış aynı zamanda irtikâbiyle de kesesini doldurmuştur."114

kullanRüstem Paşa hakkında tarihçi Mustafa Müftüoğlu ise şunları söylüyor: 'Hürrem Sultanın gayesi. Fatih'in, Yavuz'un yadigarı muhteşem imparatorluğumuzun başına, Kanunî nin ölümünü müteakip kendi oğullarından birini geçirmek ve böylece melanetlerini yürütebilmekti. Bu gaye uğruna Kanünî'nin ilk gözdesi Gülbahar Hatun'u, oğlu Veliahd Şehzade Mustafa'nın bulunduğu Manisa'ya göndertmiş ve türlü entrika ile yegane kızı Mihrimah Sultanı, Hırvat Rüstem Paşa ile evlendirip, bu adamı kendi damadı edindikten sonra, yine nice melanetle Rüstem Paşa'yı; "Vezaret-i Uzma" makamına getirtmiş ve melanetlerine bu damat Paşayı alet etmiştir! Kirli şahsiyetiyle Hırvat Rüstem Paşa tarihimize "Vazı-ı irtişa, Mucid-i Bünyan-ı Rüşvet" ünvanıyla geçmiş ve Kanunî nin yiğit evladı şehzade Mustafa'nın katline sebep olmuş, Kanunî'nin gayretiyle linç edilmekten kurtulan Hırvat Rüstem Paşa; Vezaret-i Uzma makamından uzaklaştırılmış, fakat ne kadar acıdır ki. iki yıl sonra yine Hürrem Sultan'ın melanetiyle ikinci defa Vezir-i Azam olabilmiş ve Hürrem Sultan, damadını Vezaret-i Uzma makamına getirebilmek için Tımışvar fatihi meşhur "Kara Ahmed Paşa nın başını yemiştir!" 115

Rüstem Paşa, icraatıyla rüşvetin adını hediye haline getirmiştir. "Hakikaten Rüstem Paşa , devlet memuriyetlerini hediye adı altında alenen para ile satardı. Rüstem Paşa aynı zamanda kayınvalidesi Hürrem Haseki ile entrika ortaklığı yapmak suretiyle Osmanlı Sarayında kadın nüfuzunun başlamasına, "kadınlar saltanatı denilen ve devlet umurunun süratle anarşiye doğru gitmesine sebep olan hastalığın kökleşmesine sebep olmuştur. 116

Tarihçi İsmail Hami Danişmend; Rüstem Paşa için, "Hürrem Sultanın fitne, fesad ve cinayet aletidir! demektedir." 117 Osmanlı Devleti'nin miri toprak rejimi de devşirme Rüstem Paşa'nın Vezir-i Azamlığı sırasında yozlaştırılmış, devlet arazileri, açık arttırma ile ona buna satılarak; Osmanlı Türk Ordusu'nun belkemiği kırılmıştır 118

1543 yılında vezirlik makamına getirilen, 1555 yılında sadrazam olan Rüstem Paşa; "26 Şevval 968 (10 Temmuz 1561) de vefat eyledi. Şehzade Camii nde bir oğluyla beraber türbesinde medfundur." 119

Kanunî devrinin ünlü devlet adamlarının başarı ve başarısızlıklarıyla tanınıp bilinmesinin; tarihteki hataların "yeniden tekerrür etmemesi" ve bizlere ibret olması açısından büyük faydaları olacaktır. Çünkü tarih; milletlerin hafızası ve istikbâlin kâşifidir.

KAYNAKÇA:

112. Sevinç, 1978, I, 227

113. Müneccimbaşı Ahmed Dede, II, 595

114. İsmail Hakkı Uzunçarşılı II, 550 "

115. Müftüoğlu, 1981, IV 53

116. Zuhuri Danışman, Osmanlı İmparatorluğu Tarihi, Yeni Matbaa, İst 1965, VII, 47

117. İsmail Hami Danişmend, İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi. Türkiye Y. İst 1971, II, 298

118. Sevinç. 1978, 53

119. Mehmed Süreyya, Sicilli Osmani, Tarih Vakfı Y. İst 1996, I, 1402

ARAŞTIRMACI-YAZAR MEHMET EMİN GERGER'İN 23. KİTABI 'BİLİNMEYEN YÖNLERİYLE MUHTEŞEM SÜLEYMAN'

kullanAraştırmacı-Yazar M. Emin Gerger'in 23. kitabı Gerger Yayınları tarafınından yayınlandı. 292 sayfalık eserde Muhteşem Süleyman ile ilgili bilinmeyen bir çok bilgi, ilmi kaynaklar ışığında yer alıyor.

Gerger’in kitabı beş ana bölümden oluşuyor. Kitabın sonunda ise Muhteşem Süleyman Kanuni ile ilgili önemli Fotoğraf ve Belgeler’e yer verilmiş.

Kitapta şu başlıkların cevapları yer alıyor.

I. KANÛNÎ SULTAN SÜLEYMAN VE İSTANBUL

1.Kanûnî’nin Şemâili ve Şahsiyeti

2.Büyük Devlet Adamı Kanûnî ve İlim şehri İstanbul

3. Batılı Gözüyle Kanûnî Muhteşem Süleyman

4. 16. Yüzyılın En Büyük Hükümdarı: Münevver Kanûnî.

5. İlim ve Sanatı Teşvik Eden, İstanbul’u İmar Eden Sultan: Kanûnî.

II. KANÛNİ DEVRİNDE DEVLET İDARESİ VE RİCÂLİ

1. Kanûnî Devrinde İstanbul’da İktisâdî ve Ticârî Durum.

2. Kanûnî Devrinde Şeyhülislâmlık Müessesesi, Ünlü Şeyhülislâmlar ve Din’in Belirleyiciliği.

3. Şeyhülislâm İbn-i Kemal : Kemalpaşazâde

4. Kanûnî’nin Büyük Hürmet Beslediği Şeyhülislâm Ebussuud Efendi

5. Kanûnî Devrinde Vezirlik Makamı Ve Ünlü Vezir-i Azamlar.

6. Vezîr-i Azam Pîrî Mehmet Paşa.

7. Başarılı Bir İlim ve Devlet Adamı Lütfi Paşa.

8. Büyük Devlet Adamı Sokullu Mehmed Paşa

9. Devlet İşlerine Rüşvet Bulaştıran Vezir: Rüstem Paşa

10. Kanûnî Devri’nin Ünlü Denizci Komutanlarından Kaptan-ı Derya Barboros Hayrettin Paşa.

11. Hind Kaptanı, Büyük Coğrafyacı Pîrî Reis..

12. Muhit ve Mirât-ı Memalik’in Yazarı Seydi Ali Reis.

13. Kanûnî Devrinde Yetişen Ünlü Edip ve Şâirler

14. 16. Yüzyıl Dîvân Edebiyatı’nın “Şairler Sultanı” İstanbul’lu Bâki.

II.15. Ehl-i Beyt Aşığı Büyük Türk Şairi; Fuzûli.

III. KANÛNİ DEVRİNDE İSTANBUL’DA İLMİ VE İÇTİMÂİ HAYAT

1. Kanûnî Devrinde İlmî Hayat ve Meşhur Alimler.

2. Kanûnî Devrinde İstanbul’da ilmî ve İçtimâî Hayatı Kuşatan Temel Unsur:

İslâm ve Vakıf Sistemi.

3. Kanûnî Devrinde Altın Çağını Yaşayan Güvenli Şehir İstanbul

4. Kanûnî Devrinde İstanbul Toplumunun Ahlâki Yapısı

5.Kanûnî Devrinde Âile Hayatı

6.Muhteşem Süleyman, Büyük Mimar Sinan ve Güzel İstanbul’un Tacı;

Süleymaniye Camii.

7.Kanûnî’nin Cahil Mimarlara İş Verilmemesini Emretmesi ve İstanbul’a Göçü Yasaklaması.

8. Kanûnî Devrinde Hukuk, Adâlet ve Din ve Vicdan Hürriyeti

IV. CAMİLER VE MESİRELER ŞEHRİ; GÜZEL İSTANBUL

1.İslâm Şehri İstanbul

2. Şiirler’de İstanbul

SONUÇ

KAYNAKÇA

FOTOĞRAFLAR VE BELGELER

Yazar M.Emin GERGER kitabının Önsöz’ünde şunları söylüyor:

“Resmî adı “Devlet-i Aliye-i Osmaniye” (Yüce Osmanlı Devleti) olan altıyüz senelik Osmanlı Devleti (H.680-1342 / M.1299-1922)’nin, beş asırlık pâyitahtı (başkenti) İstanbul’du. İstanbul, Doğu ile Batı’nın mültekasında, büyük stratejik önemi olan dünyanın en meşhur ve en güzel şehridir.

İstanbul; Peygamber Efendimiz (s.a.)'in: “İstanbul mutlaka fetholunacaktır, onu fetheden komutan ne güzel komutan ve onu fetheden askerler ne güzel askerlerdir.” Hadis-i Şerif’leri ile Müslümanların olacağı müjdelenmiş; büyük sahâbî Ebu Eyyüb el-Ensârî’ye: “İlâhî İbadetgâh-ı İslâm eyle!” dedirtip, şehid olmasına sebep olmuş(H.49/M.670) ve nihayet Osmanlı Sultanı Fatih’in fethiyle İslâmbol haline gelmiş (H.857/M.1453), böylece Fatih, Peygamberimizin tebşîrine nâil olmuştur. İstanbul; Kanûnî Sultan Süleyman (H.926-974/M.1520-1566) devrinde imâr ve ihyâ edilmiş, Süleymaniye Külliyesi inşa edilmiş, İslâm Medeniyeti’nin eşsiz eserleriyle donatılarak, dünyanın en büyük ilim, kültür, ekonomi, sanat ve siyaset merkezi haline getirilmiştir. Kanûnî Devrinde gerek Osmanlı Devleti ve gerekse İstanbul her bakımdan “altın çağını” yaşamıştır. Kanûnî devrinde Osmanlı Devleti İslâm dünyasının tartışmasız lideri ve dünyanın en güçlü devleti idi. Kanûnî devri, her bakımdan büyük bir dinamizm, huzur, refah, ıslahat ve muvaffakiyet çağıdır.Kanûnî, yetmiş küsür yaşında sefere çıkacak kadar cesaret, şecaat sahibi, âdil ve dindar bir padişahtır. Kanûnî devri, aynı zamanda dünyanın en büyük ilim adamlarının yetiştiği, içtimâî hayatın her alanında İslâm’ın hükümran olduğu altın bir devirdi. Kanûnî devrinde İstanbul’un ilmi ve içtimâî durumunu anlayıp-öğrenmek için; Kanûnî’nin hayatı ve şahsiyetini, Kanûnî devrinin özellik ve güzelliklerini, o devirde İstanbul’da yaşayan insanların içtimâî hayatını, “belde-i tayyibe” olan İstanbul’un durumunu öğrenmek için de; Osmanlı ve Kanûnî’nin devlet felsefesi, şehirleşme anlayışını, İstanbul’a verdiği önemi, yaptığı hizmetleri, yüce İslâm Dini ve Medeniyeti’nin bir ürünü olan Vakıf sistemini iyi bilmek ve tanımak gerekir. Eyüp’süz, Fatih’siz, Süleymaniye’siz, Sultanahmet’siz ve Topkapı’sız bir İstanbul düşünmek mümkün değildir.Ancak Kanûnî’lerin, Sinan’ların bizlere miras bıraktığı Cennet şehir İstanbul, bugün bir problemler yumağı haline gelmiştir! Kanûnî devri İstanbul’u ile günümüz İstanbul’u arasında her bakımdan büyük farklılıklar oluşmuştur.On milyonluk nüfûsuyla, dünyadaki yüzonyedi ülkeyi geride bırakan İstanbul,16. yüzyılda da yarım milyonluk nüfusuyla dünyanın en büyük ve en huzurlu şehriydi. Ecdad yâdigarı aziz İstanbul, güzel vatanımızın çok kıymetli bir parçası ve İslâm aleminin de gözbebeğidir. Ona sahip çıkmak ise hepimizin görevidir.

“Osmanlı Devleti’nde İlmî ve İçtimâî Hayat Bakımından İstanbul’un Yeri” ni araştırırken; Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nden, Kanûnî devrini anlatan tarih kitaplarından (Künhü’l-Ahbâr, Tabakâtü’l- Memâlik, Lütfî Paşa’nın Tevârih-i Âl-i Osman v.b.), İstanbul’a dâir yazılmış yerli ve yabancı araştırmacıların eserlerinden, İstanbul’un ilim hazinesi kütüphanelerinden istifade ettik. İstanbul ile alakalı bilgileri, farklı kaynaklar ışığında tahkîk ve mukayese ettikten sonra kaydettim. Araştırmamız bir girişle birlikte dört ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; Kanûnî Sultan Süleyman’ın hayatı ve şahsiyetini, ikinci bölümde Kanûnî devrinde yönetim, ilim hayatı ve ünlü devlet adamlarını; üçüncü bölümde Kanûnî Devrinde İstanbul’da iktasâdî ve ticârî hayat ile ilmî ve içtimâî durumu; dördüncü ve son bölümde ise İslâm şehri İstanbul ile şiirlerdeki İstanbul’u ele alıp inceledik.”

KİTAPLA İLGİLİ TEKNİK BİLGİLER VE İNTERNET ÜZERİNDEN SİPARİŞ ŞARTLARINI ÖĞRENMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Yorumlar Yorum Yaz
  • SİYASET
  • GÜNCEL
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • DÜNYA
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
Mekke ve Medine'den Canlı Yayın
Gazete Manşetleri
Piyasa Verileri