Ahmet Arif neden intihara kalkıştı?

´Hasretten prangalar eskiten´ büyük usta şair Ahmet Arif, cezaevindeyken intihara kalkışmış. Şair Arif´in yakın arkadaşı yıllar sonra bakın neler anlatıyor. Murat Aydın´ın haberi

Eklenme: 09 Haziran 2005 16:35 / Güncelleme: 09 Haziran 2005 16:35 / 5,418 Okunma / 3 Yorum

Seni anlatabilmek seni.
Iyi cocuklara, kahramanlara.
Seni anlatabilmek seni,
Namussuza, halden bilmeze,
Kahpe yalana.
Ard- arda kac zemheri,
Kurt uyur, kus uyur, zindan uyurdu
Disarda gurul- gurul akan bir dunya...
Bir ben uyumadim,
Kac leylim bahar,
Hasretinden prangalar eskittim.
Saclarina kan gulleri takayim,
Bir o yana
Bir bu yana...



Hasretten prangalar eskiten, Diyarbakır´da gözlerini açıp toplumsal gerçeklik üzerine şiirlerini yoğuran milyonların gönlünde taht kuran büyük şair Ahmed Arif ´in cezaevindeyken hücresinde intihara kalkıştığını ben bugün elime geçen bir dergide öğrendim. Adı Esmer. İlk sayısı ocak ayında çıkan Esmer´in 6. sıyısı Ahmet Arif Özel Dosyası ile okuyucularıyla buluşmuş. Derginin yayın yönetmeni ise aynı zamanda aktif gazetecilik ile uğraşan Ferzende Kaya.


Esmer´in elime geçen bu sayısında Ahmet Arif hakkında anılar,  anektodlar, söyleşiler ve hiç yayınlanmamış fotoğraflar eşliğinde, büyük ustanın bütün kavgası var.


AHMED ARİF İNTİHARA KALKIŞMIŞ!

Ahmed Arif’e ilişkin bir çok bilinmeyen ayrıntı içeren dosyanın en ilginç detayı şairin, tutuklu kaldığı hücresindeki intihar teşebbüsü. Ahmed Arif’in yakın arkadaşı Canip Yıldırım, yıllar sonra şairin hücresindeyken intihara teşebbüs etteğini Esmer´e verdiği özel demeçle gün ışığına çıkarıyor.


Canip Yıldırım´ın Esmer’in son sayısında yer alan yazısından bazı satırbaşları şöyle…


Usta şah damarını kesiyor

Ahmed Arif hücrede şahdamarını keser. Olayı bana şöyle anlatmıştı: “Hücredeydim, başımı yastığa koyduğum zaman ses duyuyordum ve bu ses: ‘Hâlâ kanayan kalbimi aşk ateşi dağlar” şarkısıydı. Kendi kendime dedim ki, “Ulan Ahmed, sen gidiyorsun. Bunalıma girmişsin. Burada bir şey olursa, delirirsen filan halk diyecek ki: ‘Korkusundan delirdi…’ Kalk, önüne geç bunun.”

Böyle düşünüp intihar girişiminde bulunuyor. Ama cezaevinde çok işkence görmüş, çok çekmiş. Cezaevinden çıktıktan sonra hakkındaki polis raporunda, özetle şöyle yazıyordu: “Artık bu, yürüyen, yaşayan bir ölüdür!” Çünkü bitmiştir Ahmed Arif.”



Yaşar Kemal de deliler gibi dolaştı


Biliyorsunuz, bütün büyük yazarların, ozanların, şairlerin böyle dönemleri olmuştur. Yaşar Kemal de deliler gibi Çukurova’da dolaşmıştır. Köy köy, kasaba kasaba; 1951’den 54’e kadar hep dolaşır. Maksim Gorki intihar girişiminde bulunur, kalbine kurşun sıkar.

Ona saldırıyorlardı. Yılmaz Güney’e saldırdıkları gibi. Ahmed Arif feodaldir, köylüdür, diye. Türk solu yapardı bu eleştiriyi. ‘Eğer’ derdi, ‘Feodallik namuslu olmaksa, feodallik arkasızca acımaksa, konukseverlik feodallikse, mertlik, yiğitlikse feodallik, ben feodalim, feodalliği kabul ediyorum…”

Polis Ahmet Arif´e kendi şiirini okutturamadı


Dünyanın en inatçı adamıydı. Poliste kendisine korkunç işkenceler yapılmıştır. “Bir şiirini oku” demişler, okumamış da. “Beni öyle dövdüler ki! Polis bir dövdü, dövdü. Sonra istasyonun oradaki stadyum var ya, o stada attılar. Orda kaç gün öyle, ölü durumda kaldım, çöpçüler gelip beni oradan kaldırdılar” der.

Ahmed Arif’e yapılan işkence, hiç kimseye yapılmamıştır. Çünkü, Ahmed Arif, kendisine küfür edildiği zaman, aynı şekilde polise karşılık veren bir tip. Babasına, anasına karşı çok saygısı var. Polis ne söylüyorsa, o da aynı yanıtı veriyormuş gücü yettiği kadar.

İşte yukarıda anlatılanlar büyük ustanın yakın arkadaşı Canip Yıldırım´ın dudaklarından dökülen cümleler....


Esmer´in bu ayki yazar kadrosunda ise kimler yok ki...


Yaşar Kemal, İsmail Beşikçi, Yılmaz Erdoğan, Mehmed Uzun, Haydar Ergülen, Yılmaz Odabaşı, Cüneyt Özdemir, Yusuf Hayaloğlu, Arif Damar, Aslı Erdoğan, Ahmet Tulgar, Reis Çelik, Ahmet Kahraman, Coşkun Aral, Cezmi Ersöz, Ahmet Güneştekin, Yekta Kılıç, Hamit Geylani, Şeyhmus Diken ve Kötü Şair Şerafettin, Muhsin Kızılkaya.


Ahmet Arif´in hayatı


1927 yilinda Diyarbakir’da dogdu, 2 Haziran 1991 tarihinde Ankara’da öldü. Ortaögrenimini Diyarbakir Lisesi’nde tamamladi. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Cografya Fakültesi Felsefe Bölümü ögrencisi iken 1950’de Türk Ceza Yasasi’nin 141. maddesine aykiri davranmak saviyla, 1952’de gizli örgüt kurma saviyla iki kez tutuklandi, yargilandi ve 2 yil hüküm giydi. Cezaevi günleri sona erince Ankara’daki gazeteler ve dergilerde teknik islerle ugrasarak yasamini kazandi. Toplumcu gerçekçi siirimizin ustalarindandir. Yasadigi cografyanin duyarliligi ve halk kaynagindaki sesini hiç yitirmeden, lirik, epik ve koçaklama tarzini kusursuz bir kurguyla kullanarak, özgün, tutkulu, müthis ezgili çagdas siirler yazdi.


www.esmerdergisi.com



Murat Aydın/haber7

Yorumlar Yorum Yaz
  • SİYASET
  • GÜNCEL
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • DÜNYA
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
Mekke ve Medine'den Canlı Yayın
Gazete Manşetleri
Piyasa Verileri