Türbe IŞİD'e bırakılmadı

Türkiye'nin Suriye sınırları içerisindeki toprağı Süleyman Şah Saygı Karakolu'ndaki tüm askerler ve emanetler Türkiye'ye getirildi.

Türbe IŞİD'e bırakılmadı
Türbe IŞİD'e bırakılmadı
GİRİŞ 22.02.2015 11:34 GÜNCELLEME 22.02.2015 11:40

Suriye'nin Halep şehrindeki Karakozak köyü sınırları içerisinde bulunan Türk toprağı Süleyman Şah Türbesi'ndeki Saygı Karakolu'nda görevli 40 askeri personel operasyonla Türkiye'ye getirildi. Başbakan Ahmet Davutoğlu, ilk açıklamayı, Twitter üzerinden yaptı ve şunları söyledi:
"Ecdadımızın emaneti Süleyman Şah’ın naaşı Suriye içindeki yeni mekanına geçici olarak nakledilmek üzere ülkemize getirilmiştir. Bugüne kadar büyük bir onur ile görev yapan Süleyman Şah Saygı Karakolu personeli de TSK’nın Şah Fırat operasyonu ile yurda dönmüşlerdir.
Süleyman Şahın naaşının nakledileceği Suriye Eşmesinde bir bölge ordumuz tarafından kontrol altına alınmış bayrağımız göndere çekilmiştir. Her türlü riski barındıran çatışma ortamında Suriye toprakları içesinde gerçekleştirilen bu son derece başarılı operasyon nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman personelini bir kez daha tebrik ediyorum."

"Saat 21.00'de eş zamanlı iki operasyon"

Başbakan Davutoğlu daha sonra, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz ve Genelkurmay Başkanı Necdet Özel ile birlikte kameraların karşısına geçti. Davutoğlu şunları söyledi: 

Zamanlaması son ana kadar mahfuz tutulan bir operasyon dün akşam saat 21.00 itibarıyla başlatılmıştır. Dün akşam saat dokuzda eş zamanlı iki operasyon birden başlatılmıştır.

(Şah Fırat Operasyonu) 39 tank, 57 zırhlı araç, 100 araç ve 572 personelle Suriye'ye girilmiştir. Takriben 00.30, yani yarımda birliklerimiz, Süleyman Şah Saygı Karakoluna ulaşmışlardır.

Nakil öncesi dini tören

Burada daha önceden yapılan çalışmalar süratle tamamlandırılmış, oradaki nakli kubur için gerekli dini tören yapılmış, nakli kubur yapılabilmesi için orada bizim için manevi değer ifade eden bütün unsurlar yine aynı saygı içinde alınmış, askerlerimiz salimen bölgeden alınmış ve dört kol halinde Süleyman Şah Saygı Karakolu'ndan Mürşitpınar istikametinde sevk başlamıştır.

"Kalan yapılar tahrip edildi"

Bu da saat 04.45'te son askerimiz de bu mekandan ayrılmış, bayrağımız kutsal bir emanet olarak yeni yere dikilmek üzere

Karakozak'taki saygı karakolundan alınmış, herhangi bir istismara meydan vermemek için manevi emanetler alındıktan sonra geride kalan yapılar kullanılamaz hale getirilmiştir. 

Saat 04.45 itibarıyla son askerimizin de çekilmesiyle, oradan yeni yere intikal için harekete geçmesiyle geri dönüş başlamış, saat 06.03 civarında ilk kol askeri birliklerimiz ülkemize giriş yapmışlar ve diğer kollar da müteakiben girişlerini tamamlamış, son olarak himaye için geride kalan küçük bir unsur dışında bütün birliklerimiz salimen ülkemize dönmüşlerdir. 

İntikal sırasındaki kazada bir asker şehit

Nakli kubur için ve diğer manevi emanetler de bu çerçevede ülkemize intikal etmiştir. Maalesef tek bir kaybımız olmuştur, o da herhangi bir çatışma sonucu değil, harekat, intikal başladığı sırada bir kaza sebebiyle bir askerimiz şehadet şerbetini içmiştir."

"Türk bayrağı başka bir yerde dalgalandı"

09.02'de başka bir birliğimiz ve tank birliğimiz Eşme civarından yine Suriye topraklarına girerek, yakında bir mekanda Suriye toprakları içinde Süleyman Şah'ın yeni kutsal mekanının tanzimi ve naklin gerçekleştirilmesi için bir toprak parçasını kontrol altına almış ve bayrağımızı saat 09.02 itibarıyla Suriye içindeki bu toprak parçası üzerinde dalgalandırmıştır.

"Hiçbir hakkımız zayi edilmedi"

Son derece başarılı bir operasyondur. Uluslararası hukuk anlamında hiçbir hakkımız zayi edilmemiştir. Manevi değer itibarıyla yine Suriye toprakları içinde her türlü korunak altında alınmıştır. Bu konuda gerekli bildirimler de yapılmıştır. Bir milletin ancak ve ancak tarihine sahip çıkmasıyla geleceği inşa edebileceğine inandığımızı vurgulamak istiyorum. Tarihine ve tarihi sembollerine sahip çıkamayan milletler geleceği inşa edemezler.

"Operasyon kararı Ankara'da alındı"

Operasyon kararı, hukuk kuralları çerçevesinde Ankara'da alındı. Hiçbir merciden ne izin ne yardım talep edilmiştir. Eğer önümüze bu operasyon esnasında kim çıkmış olursa olsun, bu talimat verildikten sonra şerefli Türk Silahlı Kuvvetleri her türlü engeli aşar, her türlü çatışma riskini de göze alır, yeni Süleyman Şah Karakoluna kadar iner ve o emanetleri salimen ülkemize getirir.

"Sivil kayıplar olmaması için bilgilendirme"

Bu süreç içinde başta Özgür Suriye Ordusu ve bütün taraflar olmak üzere herhangi bir sivil kayıp olmaması için koalisyon güçlerine operasyon başladıktan sonra veya o süreç esnasında gerekli bildirimlerde bulunulmuştur. Zaten koalisyon güçlerinin sürekli bir hava harekatı olduğu için bu koordinasyon kaçınılmaz bir şekilde yaşanmıştır.

"Hava Kuvvetleri'ne ihtiyaç olmadı"

Hava Kuvvetlerimizin kullanılmasına ihtiyaç hissedilecek bir durum söz konusu olmadı. Ama operasyon anından itibaren, yani saat 21.00 itibarıyla bütün taraflar biliyorlardı ki bu operasyona yönelik herhangi bir müdahale en yüksek şekilde karşılık görür ve vazife sonucu ne olursa olsun yerine getirilir. Bunun bilinmesi suretiyle tabii Türkiye'nin caydırıcı gücünden herkes de haberdar olduğu ve bunu yakınen bildiği için çatışma söz konusu olmamıştır. Sivil bir kayıp söz konusu olmamıştır.

"Türkiye'nin toprağı kalmadı algısı doğru değil"

Türkiye'nin yurt dışında toprağa kalmadı algısı doğru değildir. Karakozak'ta Türk bayağı inmeden, yine Suriye'de başka bir mekanda Türk bayrağı dalgalanmaya başlamıştır." 

Erdoğan'dan tebrik ve taziye

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Erdoğan, Şah Fırat Operasyonu'na ilişkin, "Daha önce iki defa, yeri değiştirilmiş olan Süleyman Şah Türbesi ve Saygı Karakolu, yine uluslararası anlaşmaların bir gereği olarak yeni mekanında, bayrağımızı dalgalandırmaya ve ecdadımızın hatırasını yaşatmaya devam edecektir" ifadelerini kullandı.

Erdoğan ayrıca, Şah Fırat Operasyonu sırasında kaza sonucu hayatını kaybeden Şehit Başçavuş Halit Avcı'nın ailesini telefonla arayarak taziyelerini iletti.

Genelkurmay açıklaması

Genelkurmay Başkanlığı da konuya ilişkin yazılı açıklama yaptı:

"Uluslararası Antlaşmalar ile Türk toprağı olan Süleyman Şah Saygı Karakolu’ndaki manevi değeri yüksek ecdat yadigârı emanetler, Suriye'de ortaya çıkan güvenlik sorunları ve askerî zaruretler nedeniyle, haklarımız saklı kalmak üzere geçici olarak yine Suriye topraklarında bulunan Suriye Eşmesi Köyüne taşınmak üzere getirilmiştir. Geride değerli emanet bırakılmamıştır. Suriye Eşmesi'nde naaşın nakledileceği bölge birliklerimiz tarafından kontrol altına alınmış, bayrağımız göndere çekilmiştir.

"Şah Fırat" Operasyonu sırasında herhangi bir çatışma yaşanmamış, başlangıç evresindeki intikal esnasında bir personelimiz geçirdiği bir kaza sonucu şehit olmuştur."

Suriye sınırındaki Al Jazeera Türk muhabiri Mahmut Bozarslan, Şanlıurfa Valisi İzzettin Küçük'ün Mürşitpınar sınır kapısında olduğunu ve gün boyu bölgede Türk jet uçaklarının alçak uçuş yaptığını aktardı. Sınır ötesi operasyona katılan tanklar ve 'kobra' tipi zırhlı araçlar, operasyonun ardından sabah saatlerinde Türkiye'ye geri döndü.

Süleyman Şah Türbesi'ne yönelik tehdit

Türkiye'nin sınırları dışındaki tek Türk toprağı olan ve Suriye sınırları içerisinde yer alan Süleyman Şah Türbesi'nin bulunduğu köy geçtiğimiz yıl 13 Mart'ta IŞİD'in eline geçmişti. IŞİD, 22 Mart günü türbeyi koruyan Türk askerleri üç gün içinde çekilmezse saldırı düzenleyeceğini duyurmuştu.

O dönem Dışişleri Bakanlığı görevini yürüten Başbakan Ahmet Davutoğlu "Her an her türlü riskle karşı karşıya kalabilir, olabilecek bütün senaryolara hazırlıklı olmak şarttır. Türk topraklarına söz konusu olabilecek bir müdahale cevabını görür. Oradaki Mehmetçiğimizin güvenliği, bizim için 75 milyon vatandaşımızın güvenliğidir" ifadelerini kullanmıştı.

Nisan ayında Süleyman Şah Türbesi'ne nöbet değişimine giden askerlerin yollarının IŞİD tarafından kesildiğine yönelik iddialar da Genelkurmay tarafından yalanlanmıştı.

Geçtiğimiz yıl Ekim ayında Hava Kuvvetleri Komutanlığı Süleyman Şah türbesinin korunması amacıyla bir tatbikat gerçekleştirmişti.

Irak ve Suriye'den Türkiye'ye yönelebilecek saldırıların bertaraf edilmesini öngören ve TBMM'de 2 Ekim 2014'te kabul edilen Başbakanlık Tezkeresi'nde, "Uluslararası hukuk uyarınca Türk toprağı kabul edilen Süleyman Şah Saygı Karakolu'na dönük güvenlik riski de artmıştır" ifadesi yer alıyordu.

KAYNAK: AL JAZEERA
YAZDIR
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL
DİĞER HABERLER
2. Abdülhamid döneminde hazırlanan projede sona gelindi
El koyma anında inanılmaz kapışma! İngiliz askeri harekete geçmiş!