Erdoğan AK Parti adaylarını tanıttı

Ankara'da partisinin 550 milletvekili adayının tanıtım toplantısında konuşan Başbakan Erdoğan CHP ve MHP'ye yüklendi. 'Çetelerle mücadeleye devam' dedi.

Eklenme: 18 Nisan 2011 13:00 / Güncelleme: 18 Nisan 2011 13:00 / 22,058 Okunma / 21 Yorum
Erdoğan AK Parti adaylarını tanıttı Haberinin Videosu Erdoğan AK Parti adaylarını tanıttı Haberinin Galerisi

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Buradan, MHP'ye, CHP'ye soruyorum; siz, milletin iradesini mi temsil ediyorsunuz, Silivri'nin iradesini mi? Siz, milletin iradesini mi temsil ediyorsunuz, yoksa çetelerin, mafyanın, cuntanın iradesini mi? Siz gücünüzü milletten mi alıyorsunuz, yoksa çetelerden, mafyadan, karanlık örgütlerden mi?'' dedi.

Erdoğan, Ankara Arena Spor Salonu'nda düzenlenen AK Parti Milletvekili Adayları Tanıtım Toplantısına katıldı. Konuşmasına, 12 Haziran 2011 seçimlerine AK Parti'nin milletvekili adayı olarak girecek, kendisiyle birlikte 550 adaya başarılar dileyerek başlayan Erdoğan, ''Yolumuz, bahtımız açık olsun. Allah utandırmasın. Allah, yar ve yardımcımız olsun diyorum'' dedi.

550 milletvekili adayının, Türkiye'ye, Türk Milletine, illere, Türk demokrasisine, içinde bulunulan geniş coğrafyaya ve büyük medeniyete hayırlı olmasını dileyen Başbakan Erdoğan,şunları söyledi:

''Bir kuyumcu hassasiyetiyle, 'ak sütün içindeki ak kılı fark edecek kadar büyük bir titizlikle' adaylarımızı tespit ettik. 6 bin başvuru içinden, kılı kırk yaran bir incelikle 550 aday belirledik. Şunu buradan büyük bir gönül rahatlığıyla söylüyorum; bugün, işte burada, bu salonda, Türkiye'nin bütün renkleri var. Bugün burada, Türkiye'nin bütün sesleri, bütün nefesleri, bütün zenginliği var. Bugün burada, Türkiye'nin bütün zenginlikleri, Türkiye'nin birikimi, enerjisi var. Bugün buradaki fotoğraf, 'büyük Türkiye' fotoğrafıdır. Bugün buradaki manzara, 'yeniden büyük bir Türkiye'nin manzarasıdır.

Bu tablo, bir Türkiye tablosu olduğu kadar, Türkiye'nin umudunu yansıttığı kadar, Afganistan'ın, Irak'ın, Libya'nın, Filistin'in, Saraybosna'nın, Gazze'nin, Kudüs'ün umudunu yansıtıyor. Bu fotoğraf, barış fotoğrafıdır. Bu fotoğraf, huzurun, istikrarın, demokrasinin, refahın fotoğrafıdır. Bu fotoğraf, tarihinden, büyük medeniyetinden, zengin kültüründen aldığı ilhamla, yeniden büyük bir medeniyet inşa etme iradesinin fotoğrafıdır.

Bu fotoğraf karesi içindeki 550 aday, Türkiye aşkıyla, Türkiye sevdasıyla, hizmet kararlılığıyla yola çıkmış; sadece bedenini değil; gönlünü, yüreğini, zihnini Türkiye idealleri için ortaya koymuş bir kadrodur. Bu kadro fedakar bir kadro. Bu kadro, özverili bir kadro. Bu kadro, makam hırsıyla, ikbal hırsıyla, çıkar hırsıyla yola çıkmış değil, milletin uğruna, milletin yoluna başını koymuş bir kadrodur.

Diyor ya üstad; 'Kim var diye seslenilince, sağına ve soluna bakmadan, fert fert (ben varım) cevabını verici, her ferdi, benim olmadığım yerde kimse yoktur fikrini besleyici, dava ahlakına sahip bir gençlik'... İşte bu kadro, o gençlerin oluşturduğu bir kadrodur. İşte bu kadro, 'Büyük Türkiye' davasını omuzlamaya, o davayı gediğine koymaya kastetmiş, azmetmiş bir kadrodur...''

''HANİ SİZ DOKUNULMAZLIĞIN KALDIRILMASINI İSTİYORDUNUZ?''

Kendisinin her zaman, AK Parti kadrosuyla yola çıkmış olmaktan bahtiyar olduğunu söylediğini hatırlatan Erdoğan, bu yolda AK Parti kadrosuyla yürüyor olmaktan dolayı gururlu olduğunu dile getirdi. Erdoğan, ''Rabbime, bana sizin gibi yol arkadaşları nasip ettiği için şükrediyorum, hamd ediyorum'' diye konuştu.

Daha yola çıkarken, ''AK Parti'yi millet kurmuştur. Biz sadece onun tabelasını asıyoruz'' dediklerini kaydeden Başbakan Erdoğan, AK Parti kadrolarının bizatihi milletten, milletin kendi evlatlarından teşekkül ettiğini ifade etti.

Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Bizim kadrolarımız, icazetli, vesayetli, güdümlü, ısmarlama kadrolar değildir. Bizim kadrolarımız, çeteleri, mafyayı, hukuk dışı suç örgütlerini temsil eden, onlardan beslenen, onlarla yol arkadaşlığı yapan değil, milletle gönül birliği yapan, kader birliği yapan bir kadrodur. Bu kadronun özü, milletin özüdür, milletin ak ve aydınlık yüzüdür. Bu kadro, bizim diğerlerinden farkımızı ortaya koyan bir kadrodur.

İşte görüyorsunuz... Önce çetelerin avukatı olduklarını söylediler. Ardından, çetelerin operasyonuyla birbirlerine girdiler. Yetmedi, kürsüye çıktılar, Sayın Genel Başkan, Anamuhalefetin, 'Nerede bu Ergenekon örgütü, gidip üye olacağım' dedi... Silivri'de.. Eğer üye kayıt defterini aldıysan gider üye olursun. Ergenekon'un üye kayıt ofisini bulamayanlar, şimdi kendi parti çatıları altında, Ergenekon'un irtibat ofisini açmaya karar verdiler. Dışardan aday bulamadılar, içerden, Silivri'den aday transfer ettiler. Buradan, MHP'ye, CHP'ye soruyorum; siz milletin iradesini mi temsil ediyorsunuz, Silivri'nin iradesini mi? Siz, milletin iradesini mi temsil ediyorsunuz, yoksa çetelerin, mafyanın, cuntanın iradesini mi? Siz gücünüzü milletten mi alıyorsunuz, yoksa çetelerden, mafyadan, karanlık örgütlerden mi?

Hani siz dokunulmazlığın kaldırılmasını istiyordunuz? 8,5 yıl boyunca, dokunulmazlıktan başka muhalefet adına tek bir cümle kurmayan siz değil miydiniz? Biraz tutarlı olun tutarlı... Lütfen, bir kere de sözünüzün arkasında durun. Alıştık size. Bol çark ediyorsunuz. Ne olur bir kere de çark etmeyin. Biz, 8,5 yıl boyunca, hiçbir tehdide boyun eğmedik. 8,5 yıl boyunca çetelere, mafyaya, karanlık suç örgütlerine asla ve asla boyun eğmedik. Çetelerin karşısında boynunu bükenlerden, hazırola geçenlerden, ruhunu çetelere satanlardan olmadık.''

Milletin emanetini kutsal bildiklerini vurgulayan Başbakan Erdoğan, milletin emanetini hakkıyla taşıdıklarını ve o emaneti yere düşürmediklerini söyledi. Erdoğan, bundan sonra da aynı şekilde devam edeceklerini dile getirdi.''

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bu ülkenin, bu milletin, bu bayrağın altında ikinci bir devlet asla düşünemeyiz. Böyle bir bölücülüğe böyle bir ayrımcılığa asla müsaade edemeyiz'' dedi.

Erdoğan, AK Parti Milletvekili Adayları Tanıtım Toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye'yi aydınlığa kavuşturdukların ve daha da aydınlatmaya devam edeceklerini söyledi. Aydınlığa tahammül edemeyenlerin, aydınlıktan gözü kamaşanların ve ışıktan gözleri incinenlerin, şimdi karanlığa methiyeler düzdüklerini ve karanlıktan medet umduklarını vurgulayan Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

''Bir bedel ödeniyor değerli arkadaşlarım... Şu anda bir fatura ödeniyor. Biz, gücümüzü milletten alır, yetkiyi milletten alır, hesabımızı da millete veririz. Tek hesap mercimiz, aziz milletimizdir. Gücünü, yetkisini, iradesini milletten almayanlar ise hesabı başka yerlere öder, başka yerlere bedel verirler. 8,5 yıl boyunca olduğu gibi, bundan sonra da çeteler karşısında geri adım atmayacağız. Çeteler karşısında boynumuzu bükmeyecek, mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz. Çeteler, mafya, suç örgütleri tekrar üreme şansı bulamayacağı gibi, kesinlikle bundan sonra bu ülkede aynen İtalya'da olduğu gibi temizeller operasyonuna da ihtiyaç kalmasın.

Türkiye'yi hep birlikte, sizlerle birlikte yeniden inşa ediyoruz. Şunu da burada özellikle ifade etmek durumundayım; bu kadro, bir kez daha, tüm Türkiye'yi temsil eden, tüm Türkiye'yi yansıtan bir kadrodur. Bu kadro, bir Türkiye fotoğrafıdır. Burada tek etnik köken, tek bölge, tek inanç grubu yok. Burada her etnik köken, her bölge, her inanç grubu, her düşünce, her sosyal grup, bizim 550 kişilik listemizde hakkaniyetle temsil edilmektedir. Hiç kimse dışarıda bırakılmamıştır, hiç kimse ötelenmemiş, dışlanmamıştır.

8,5 yıl boyunca olduğu gibi, bu listeyle de Türkiye bir kez daha samimiyetle kucaklanmıştır. Listemize bakıp da AK Parti'nin bazı bölgelerden çekildiğini, bazı bölgelerde iddiasını kaybettiğini söyleyenler, açık söylüyorum, çok büyük bir yanılgı, çok büyük bir cehli siyaset içindedir. Bunu söyleyenler, bunu yazıp çizenler, adaylarımızı tanımadıkları kadar, AK Parti'nin çözüm için ortaya koyduğu iradeyi, samimiyeti, kararlılığı da görmüyorlar, görmek istemiyorlar. Bunu söyleyenler, değişimden, dönüşümden, tazelenmekten korkuyor, çekiniyorlar.

AK Parti, hiçbir yol arkadaşını yolda bırakmaz. Yapılan sadece bir nöbet değişimidir. AK Parti hiçbir bölgeden çekilmiyor, çekilmez. Bir Azeri atasözü şunu söylüyor; 'Dertsizler, yeryüzüne yüktür'. Bizim derdimiz var, bizi dert bu yollara düşürdü. Bizim derdimiz, Türkiye sevdasıdır. Türkiye davamız var. Biz Türkiye'nin sorunlarına, dertlerine çözüm getirecek isimleri adeta bir mücevherci kimliği ile cevherleri maden ocaklarından ayırarak, çıkararak, işleyerek kuyumcu dükkanına sunuyoruz. Bizim özelliğimiz bu. Diğerleri öyle değil, onlar hazıra konuyor, biz işliyoruz. Farkımız bu.''

''BU BAYRAĞIN RENGİ NİÇİN BİRİLERİNİ RAHATSIZ EDİYOR?''

AK Parti milletvekili adaylarını, muhalefetin tanımıyor olabileceğini ve o isimlerin millet nezdinde neye tekabül ettiğini kestiremeyeceğini belirten Başbakan Erdoğan, listelerdeki her milletvekilinin birikimli, donanımlı, deneyimli ve her şeyden önce yüreği millet ve vatan aşkıyla dolu isimler olduğunu ifade etti. Bu isimlerin içinde etnik, bölgesel ve inanç ayrımcılığı yapan bir kişinin olmadığını kaydeden Erdoğan, ''Biz biriz, beraberiz, bütünüz'' dedi.

AK Parti olarak yola çıkarken, ''etnik milliyetçiliğe, bölgesel milliyetçiliğe ve dinsel milliyetçiliğe hayır'' dediklerini hatırlatan Erdoğan, bu ülkenin bunlardan çok çektiğini dile getirdi. Erdoğan, bu nedenle Milli Birlik ve Beraberlik Projesi'nin esasında bunun yattığını söyledi.

Yine yola çıkarken, ''Tek millet'' dediklerini belirten Erdoğan, millet kavramının içinde bir etnik unsur olmadığını, tüm etnik unsurlardan oluşan bir yapı olduğunu ifade etti.

Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Siz, milleti bir etnik unsura asla yaslayamazsınız. Onun için de biz hep Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı çatısı altında toplanacağız. Her etnik unsur, bize göre saygındır. Her etnik unsur 'Türküm' der, 'Kürdüm' der, 'Lazım' der, 'Gürcüyüm' der, 'Romanım, Arnavutum, Arabım' der... Hepsi, bizim için saygındır. Başımız, gözümüz üstünde hepsinin yeri vardır. Çünkü biz yaratılanı Yaradan'dan ötürü sevdik. Bizde ayrım yok; bizde ne Türk milliyetçiliği var ne Kürt milliyetçiliği var ne Laz milliyetçiliği var. Bunların hiçbiri yok bizde ama şundan da hiçbir zaman Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım demekten kaçınmayacağız. Rahat rahat bu ülkede Türküm de diyeceksin, Kürdüm de Lazım da Çerkezim de Gürcüyüm de Romanım da. Hepsini söyleyeceğiz.

Yine aynı şekilde 'Tek bayrak' dedik. Bu ayyıldızlı bayrakta kimi inciten bir şey var? Bu bayrağın rengi niçin birilerini rahatsız ediyor? Bu hilal, bu yıldız niçin birilerini rahatsız ediyor? Rahatsız etmemesi lazım. Çünkü bu bayrağın rengi tüm şehitlerimizin kanıdır. Bu hilal niçin niçin rahatsız ediyor? Bağımlı mı olacaktık? İşte o bizim bağımsızlığımızın simgesi. Niçin rahatsız oluyorsunuz? Hilalin önündeki yıldız niçin birilerini rahatsız ediyor? Yoksa bu ülkenin, bu vatanın uğruna şehit olanları görmeyecek miydik? Her yıldız, bir şehittir bunu böyle bilmemiz lazım.''

''KURULAN TEZGAH BUDUR''

780 bin kilometrekaresi ile bu vatanın tüm Türk vatandaşlarının olduğunu vurgulayan Başbakan Erdoğan, vatanın hiçbir etnik unsurun veya grubun değil 74 milyon vatandaşın tamamının olduğunu dile getirdi. Herkesin buna aynı derecede ve oranda ortak olduğunu kaydeden Erdoğan, kimsenin ''Bu bizimdir'' diyemeyeceğini söyledi ve ''Bu hepimizindir. Hepimizin burada sorumluluğu var ve bu sorumluluğu sonuna kadar taşıyacağız '' diye konuştu.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin, tüm vatandaşların olduğunu belirten Erdoğan, vatana hep birlikte sahip çıkılacağını ifade etti. Erdoğan, şunları söyledi:

''Bu ülkenin, bu milletin, bu bayrağın altında ikinci bir devlet asla düşünemeyiz. Böyle bir bölücülüğe böyle bir ayrımcılığa asla müsaade edemeyiz. Ben hiçbir zaman 'tek dil' diye bir ifade kullanmadım, 'tek resmi dil' ifadesini kullandım. Bunu karıştırmayalım birbirleriyle. Benim ülkemde herkes, anadilini rahatlıkla konuşabilir. Bunun önünü de biz açtık. Çok spekülasyonlar oldu hatırlayın.

Benim Kürt kardeşim kendi anadilinde rahatlıkla konuşur. Cezaevinde konuşamıyordu, biz önünü açtık. Şimdi artık ana evladıyla, ağabey kardeşiyle cezaevinde kendi anadilini konuşabiliyor. Gidin istediğiniz kadar kurslarınızı kurun dedik. Anadilde öğretimle ilgili bunun önünü biz açtık. Bizden öncekiler niye bunları yapmadılar? Neredeydi onlar? Bunların hiçbiri bir tehditle olmamıştır. Tam aksine yılların deneyimi ile, tecrübesi ile, bu ülkenin sorunları nedir, bu noktadan hareketle olmuştur.

Güneydoğu Anadolu'daki istismar kokan politikaları bu ülkede sadece biz çökertebiliriz. Bu ülkede Kürt meselesi artık yoktur, benim Kürt kardeşlerimin meseleleri vardır. Bu ülkede Kürt kardeşlerimin istismarı vardır ama bu oyuna onlar da gelmeyecek, bu oyunu bozacaklar. Kurulan tezgah budur. Diyorlar ki 'AK Parti Güneydoğu'da Kürt orjinleri olan adayları, Kürtlerin meselelerini sorun yapmayanları çekti'. Ya cehaletleriyle konuşuyorlar ya da bilmiyorlar. Biz oradaki sorunlara vakıf arkadaşlarımızı aday yaptık ve inşallah o sorunları bu arkadaşlarımızla beraber gece gündüz çalışmak suretiyle çözmeye devam edeceğiz.''

Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin sosyo-ekonomik sorunlarını büyük oranda aştıklarını vurgulayan Erdoğan, bölgenin psikolojik, kültürel sorunları da aşmaya devam ettiklerini ifade etti. Erdoğan, Kürt kökenli vatandaşlara yönelik olarak 24 saat yayın yapan TRT Şeş'in, AK Parti iktidarı döneminde hayata geçirildiğini hatırlattı.

AK Parti'nin, girdiği her seçimde Türkiye'nin 7 coğrafi bölgesinde birinci olmuş ve 80 ilden milletvekili çıkarmış bir parti olduğunu belirten Erdoğan, 12 Haziran'da da inşallah aynı sonucun çok güçlü bir şekilde sandığa yansıyacağını söyledi.

Başbakan Erdoğan, ''Birileri etnik noktadan benim Kürt kökenli vatandaşlarımı istismar ederken, bir diğerleri de şehit cenazelerini, akan kanı, akan gözyaşını, hatta şehitlerimizi istismar ediyor. Buna da fırsat vermeyeceğiz'' dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin AK Parti'nin seçim beyannamesindeki vaatlerine yönelik eleştirilerini yanıtlarken, ''Sayın Genel Başkan sen böyle 2023'lere kadar hedefler koyabilir misin? Yani 2023'e kadar hedefler koyabiliyordun da bu millet sana 5 yıllığına iktidar verdi, 5 yıllığına iktidar verdiği zaman 3.5 yıl kalabildin bırakıp kaçtın gittin. Nasıl olacak da sen 2023'ün hesabını yapacaksın. Böyle bir ufuk bunlarda yok, böyle bir kapasite yok'' dedi.

Erdoğan, AK Parti Milletvekili Adaylarının Tanıtım Toplantısında yaptığı konuşmada, seçim kampanyası sürecinde kullanacakları ''İstikrar sürsün; Türkiye büyüsün'' sloganını açıkladı.

Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

''Ancak, istikrar içinde büyüyen bir Türkiye, 2023 hedeflerine ulaşabilir. Önceki gün, beyannamemizi açıklarken ilk sloganımızı orada seslendirmiştik; 'Türkiye Hazır; Hedef 2023' demiştik. Şimdi MHP'nin Genel Başkanı çıkmış diyor ki; 'bu bana aittir, bunun patenti bana aittir'. Ben de diyorum ki; 'Sayın Genel Başkan, sen böyle 2023'lere kadar hedefler koyabilir misin? Yani 2023'e kadar hedefler koyabiliyordun da bu millet sana 5 yıllığına iktidar verdi, 5 yıllığına iktidar verdiği zaman 3.5 yıl kalabildin bırakıp kaçtın gittin. Nasıl olacak da sen 2023'ün hesabını yapacaksın. Böyle bir ufuk bunlarda yok, böyle bir kapasite yok. Şimdi diyor ki 'onu ben söylemiştim'. 3.5 yıl kalabildin, daha fazla kalamadın. 8.5 yıl önce hayal gibi görünen, ulaşılamaz gibi görünen birçok hedefi, biz gerçeğe dönüştürdük, rekor seviyelere, tarihi seviyelere ulaştık. Şimdi daha büyük hayaller kuruyor, daha büyük hedefler belirledik, buna doğru yürüyoruz. İstikrarı olan Türkiye, itibarı ve istikbali olan bir Türkiye'dir...''

''...İZMİR BİZİMDİR''

Konuşması sık sık alkışlarla ve sevgi gösterileriyle kesilen Başbakan Erdoğan, İzmir'den gelen partililerin sloganları üzerine de şöyle seslendi:

''Bu iradeyi önce siz koyacaksınız, siz görevi vereceksiniz ve evelallah İzmir çok daha farklı bir şekilde gelişecek. Şu anda Egeray'ı yaptık mı? Yaptık. Aynı zamanda susuz olan İzmir'e suyu getirdik mi? Getirdik. Beydağı Projesi durmuştu, Beydağı Projesi'ni yaptık mı? Yaptık. Okullar devam ediyor mu? Ediyor. Üniversite ise üniversite getirdik mi? Getirdik. Durmuş olan çevre yollarını yaptık mı? Yaptık. Sevgili İzmirliler, biz sizi hiçbir zaman unutmadık, unutmuyoruz.

Üniversiade adeta kalmıştı. Üniversiade'ı kim halletti? Bunu özel kanunla biz hallettik. Hiçbir zaman unutmadık, unutmuyoruz, unutmayacağız, bunu böyle biliniz. İzmir, İzmirli bize oy verse de oy vermese de İzmir bizimdir. Yani 780 bin kilometrekarenin Ege'de bir incisidir. Biz, hiçbir zaman ihmal etmeyiz, bir kenara koymayız.''

''(BU PROJELER BİZE AİTTİ) DEMEYE BAŞLADILAR''

Seçim beyannamelerin açıklarken, ''bir öngörüyü, bir tahminini açık açık söylediğini'' belirten Erdoğan, ''Yarın çıkarlar, bunları sahiplenirler, bunları takip ederler'' dediğini anımsatarak, ''(İşte bu projeler bize aitti) demeye başladılar. On yıllardır bu ülkenin siyasetinde varsınız. Ey CHP varsın. Tek başına bu ülkede yıllar yılı hükümet ettin, ondan sonra koalisyonda bulundun. Ne yaptın?'' diye sordu.

Erdoğan, şöyle devam etti:

''Var mı yaptıklar? Yok. Ben buradan tüm Türkiye'ye sesleniyorum. Tabii Türkiye'yi tanımayan ama bu seçimde oy kullanacak gençlerimiz var. Hafıza kayıtlarımızı bir yoklayalım. Günde 6 saat elektriklerimizin olduğu günleri hatırlıyor muyuz? Elektriklerimizin yanıp söndüğü günleri hatırlıyor muyuz?

Sayın Baykal'ın Enerji Bakanı olduğu CHP iktidarını hatırlıyor muyuz? Bakanlıklarda kaloriferler yanmıyordu, onun için paltoyla çalışılıyordu. CHP'nin iktidarı bu... Kuyruklarda benzin için gazyağı için bekliyorduk. Böyle bir şey şimdi var mı? Bizi 5 cente muhtaç etmişlerdi. Şimdi bizi yeniden o döneme çevirmek, döndürmek isteyenlere benim milletim fırsat vermez.

İstanbul'u kimden aldım biliyor musunuz? İstanbul'u CHP belediyesinden aldım. Aldığımız zaman İstanbul çöp dağları içinde bir şehirdi, İstanbul'un suları akmıyordu.,İstanbul'da banyo küvetleri dolduruluyor, onlarla beraber kullanılıyordu. Banyo yapmak hak getire... Öyle bir duruma gelmişti İstanbul. Bunun için sektörler oluşmuştu, her yerde su satan bayiler vardı. Tankerleri sokak arasında görürdünüz. Bu hale getirmişlerdi. Kim? CHP zihniyeti. Herkes maske ile dolaşıyordu İstanbul'da. Niye? Hava kirliliği. Biz geldik, çöp dağları yok oldu, hava temiz oldu, susuzluk yok oldu. İşte çevreci olan AK Parti zihniyeti. Susuz kenti suya biz kavuşturduk. İşte bu gerçekleri burada hatırlatıyorum çünkü hafızayı beşer, nisyan ile maluldur. Çünkü bunları mecburuz anlatacağız.

Aynen Ankara... Modern bir havaalanına sahibiz, şehire giren yol tamamıyla gecekondular arasındaydı, şimdi tamamen bu değişiyor, Turgut Özal bulvarıyla. -Bu arada dün ölüm yıl dönümüydü Allah rahmet eylesin- Onun hatırına sembol olarak ismini vermek suretiyle bunu yapıyoruz. Havaalanından şehre hafif raylı sistemi kuracağız. Bunları biz açıkladığımız zaman rahatsız oluyorlar. Niye rahatsız oluyorsun. Bak güzel şeyler... Sen de yap senin de olsun ama böyle bir durumları, dertleri yok...''

''ÇOBAN AMCA MEHMET KURT'UN BAŞINDAN GEÇENLER''

Son derece ibretlik iki önemli olayı da aktarmak istediğini belirten Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Tarih, 11 Nisan 2010. İzmir'in Kiraz ilçesinde, 73 yaşındaki bir çoban amcamız Mehmet Kurt, dağ başında kalp krizi geçiriyor. Hemen, 112 aranıyor. Bir ambulans helikopter derhal olay yerine geliyor, Mehmet amcamızı alıyor ve hastaneye yetiştiriyor... İzmirle nasıl ilgileniyoruz görüyorsunuz değil mi?

İkinci olay, Diyarbakır'da yaşanıyor; Güneydoğu'da, kış boyunca yolları kapalı kalan bir köyümüz. Köyde yaşayan, 40 yaşlarında bir vatandaşımız, sabah namazını kılıp evine dönerken, kalp krizi geçiriyor ve köy meydanına yığılıp kalıyor. Köy muhtarı, hemen 112 Acil'i arıyor. Dikkatinizi çekiyorum, telefondan hemen 20 dakika, yarım saat sonra, köyün semalarında ambulans helikopter görünüyor. Köye, tarihinde ilk kez bir helikopter iniyor. Hastamız, derhal, doktorlar tarafından sedyeye alınıyor, helikopter havalanıyor.

Hasta kardeşimiz, o anı şöyle anlatıyor: 'herhalde öldüm de uçuyorum' diye düşündüm... Burası çok önemli. 'O sırada kalbimdeki ağrı arttı ve sonrasını hatırlamıyorum' diyor... Evet, hastanın kalbi, gerçekten helikopterdeyken duruyor. Ambulans helikopterdeki elektroşokla hastanın kalbi çalıştırılıyor. Kalbinde hiç hasar oluşmadan, hasta hemen Diyarbakır Devlet Hastanesinde tedaviye alınıyor. Kalp krizi geçirdikten sonra, 35 dakika içinde anjiyo yapılıyor ve ardından üç damarı değiştiriliyor.

Devamını söylüyorum; 'Bizim köyde 1500 kişi yaşıyor, hepsi beni kenara çekip uçmak nasıl?' diye soruyor. 'Ben havada öldüm, sonra yeniden dünyaya geldim. Gökyüzünde doğdum'' diye anlatıyor... Demek ki latifeyi de başarabilen bir vatandaşımız. İşte mesele bu, işte AK Parti iktidarı bu... İşte, hayallerin gerçeğe dönüşmesi; ''Hayaldi, gerçek oldu'' tablosu bu... ''

''PEKİ CHP NE YAPIYOR?''

12 Haziran seçimlerine girerken, yaptıklarını anlatmadıklarını, yaptıklarını, eserlerinin kendilerin anlattığını kaydeden Erdoğan, ''Biz geleceği anlatıyoruz, gelecek tasavvurumuzu anlatıyoruz, 12 yıl sonra nasıl bir Türkiye'de yaşamak istediğimize dair hayallerimizi, hedeflerimizi anlatıyoruz'' diye konuştu.

Türkiye'nin her meselesine ilişkin çözüm önerili bulunduğunu, her alanda örneği görülmemiş, yaşanmamış, tamamen orijinal, tamamen uygulanabilir projeleri olduğunu ifade eden Erdoğan, ''Peki CHP ne yapıyor?'' diye sordu ve konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Köprü yaparsın, bu CHP zihniyeti 'yapmayın' der. Boğazın altından tünel yaparsın hemen karşı çıkar. Bu zihniyet bu... Şimdi de nükleer enerji santrallarına karşı çıkıyorlar; neymiş, işte Japonya'daki son olayı bahane göstererek, gerekçe göstererek diyorlar ki 'yaptırmayız'. Bakınız, bugün dünyada 450 civarında nükleer enerji santralı var. Gerek maliyeti itibarıyla gerekse enerji noktasındaki potansiyeli itibarıyla gelişmiş ülkeler bunu kullanıyor. Biz de bu adımı bunun için atıyoruz. Ama bu CHP zihniyeti, almış CHP'li milletvekilini de onun da zaten işi gücü bu, tamamen bu işlerle uğraşır, görevi bu, olumsuzlukların vekilidir o, tamamen bununla birlikte toplanmışlar geliyorlar, yürüyüş yapıp, gösteri yapıp, nükleer enerjiyi engellemek... Kusura bakmasınlar biz, bütün çalışmalarımızı bilimsel yapmışız, adımlarımızı buna göre atıyoruz ve Türkiye muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkıyor ve çıkacak.

Afaki, hayali, masalımsı hedefler değil; ulaşılabilir, kavuşulabilir hedeflerimiz var. Önceki gün 'Türkiye Hazır, Hedef 2023' beyannamemizle projelerimizin, hedeflerimizin bir kısmını açıkladık... O kadar değil... Daha açıklayacağımız, milletle paylaşacağımız bir çok hedefimiz, bir çok projemiz var. bu projeleri açıklarken 15 gün sonra hangisini açıklayacağımızın duyurusun yapacağız. 12 Haziran'a kadar hep bu projeleri sizlere müjdelemek suretiyle yolumuza devam edeceğiz.''

Seçim kampanyasını 22 Nisan saat 14.00'de ''CHP'nin hışmına uğrayan Bayburt'tan'' başlatacaklarını anımsatan Erdoğan, ''iki milletvekilliğini Bayburt'a çok gördü bu CHP'' dedi. ''Bayburt Bayburt olalı bu CHP zulmünü görmedi gardaş'' diye seslenen Erdoğan, aynı gün Bayburt'tan Gümüşhane'ye geçerek ikinci mitingi yapacaklarını kaydetti. Erdoğan, 50 civarında ilçeler hariç, ile ulaşacağını belirterek, diğer yerlere de bakan ve genel başkan yardımcısı arkadaşlarını göndereceklerini söyledi.

''AK PARTİ BİRİNCİ PARTİDİR''

Her bir adayın tek tek sahneye gelerek, aziz millete tanıtılacağını ifade eden Erdoğan, ardından, Altındağ Necip Fazıl Kültür Merkezi'ne geçeceklerini ve orada adaylarla kendi aralarında bir toplantı yapacaklarını bildirdi.

Hemen yarından itibaren, tüm adayların illerine dağılıp, kolları sıvayıp, sahaya, araziye çıkmış olacağını dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

''Şunu sizlerden özellikle rica ediyorum; Hedef koyuyorum, çalınmamış kapı kalmayacak, sıkılmadık el kalmayacak. Hani el sıkarlar arkasından da ıslak mendille silerler. Siz o nasırlı elleri o şekilde değil, yürekten sıkacaksınız. Hali hatırı sorulmamış hane bırakmayacaksınız. Sizlerle her karşılaştığımda, üzerinizde, Anadolu'nun, Trakya'nın tozunu, toprağını, terini görmek istiyorum...

Şundan emin olun; AK Parti, birinci partidir. AK Parti, bugün de milletin yegane umududur... Ancak, bu gerçek, hiçbir arkadaşımızı rehavete sevk etmemeli. Teşkilatımızla belediye başkanlarımızla aday adaylarımızla gençlerimizle il genel belediye meclis üyelerimizle tüm kademe, ana kademe, kadın kolları, gençlik kolları, şu an milletvekili olup, gelecek dönem milletvekili olmayan arkadaşlarımla birlikte caddelere sokaklara, dağılacağız. Bizim üslubumuz, muhalefetin üslubu gibi asla olmayacak. Biz kırıcı değil, yapıcı olacağız. Biz gönüller kazanacak, gönüllerde kendimize yer edineceğiz. Nezaketten, zarafetten, tevazudan asla taviz vermeyeceğiz. Sokağa çıktığınızda, vatandaşımız sizi gördüğünde, tanımasa bile 'işte bu AK Parti adayı' diyecek. Tavırlarınızla, üslubunuzla, tevazunuzla inanıyorum ki bunu başaracaksınız.

Yolun hemen başında yükümüzün ne kadar ağır olduğunu sizlere tekrar hatırlatmak istiyorum. Üzerinizdeki yükü hatırlatmadan edemiyorum ama ağırlığı bakımından Üstad Necip Fazıl tekrar aklıma geldi. Sorumluluğu vazifeyi bir kez daha sizlere hatırlatmak istiyorum. Hani diyor ya; Ne ağır imtihandır başındaki, Sakarya/ Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya/ İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal/ Hamallık ki sonunda, ne rütbe var, ne de mal...

İnşallah 12 Haziran akşamında hep birlikte şu mısraları rahatlıkla söyleyeceğiz: Mehmedim, sevinin, başlar yüksekte/ Ölsek de sevinin, eve dönsek de/ Sanma bu tekerlek kalır tümsekte/ Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir/ Gün doğmuş, gün batmış, ebet bizimdir...''

Başbakan Erdoğan, daha sonra illere göre anons edilerek kürsüye çıkan adaylarla fotoğraf çektirdi.

Kaynak: AA

Yorumlar Yorum Yaz
  • SİYASET
  • GÜNCEL
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • DÜNYA
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
Mekke ve Medine'den Canlı Yayın
Gazete Manşetleri
Piyasa Verileri