10 Kasım şiirleri 2019! Atatürk'ü Anma Günü 10 Kasım ilk ve ortaokul uzun kısa şiirler - YAZDIR

10 Kasım Atatürk'ü Anma Günü'nde düzenlenecek tören ve merasimlerde ilk ve ortaokul öğrencileri için en özel 10 Kasım şiirlerini derledik. Tüm vatandaşlar tarafından Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün ölümünün 81. yıl dönümü kutlanacağı günde, saat 09.05'e bir dakikalık saygı duruşuna durulacak. İşte 10 Kasıma en anlamlı ve en özel şiirler...

  • GİRİŞ09.11.2019 21:40
  • GÜNCELLEME09.11.2019 21:41

Atatürk'ü Anma Günü 10 Kasım şiirleri öğrenciler tarafından merak edilmeye başlandı. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün ölümünün 81. yıl dönümü tüm vatandaşlar rafından saygı ve rahmetle anılacak. 10 Kasım anma günü düzenlenecek olan tören ve anma gününde ilk ve ortaokul öğrencileri 10 Kasım'a özel şiirler okuyacak. Bizde sizler için 10 Kasım  Atatürk'ü Anma Günü'ne özel en güzel ve en anlamlı şiirleri bir araya getirdik.

 

10 KASIM ŞİİRLERİ!

10 Kasım  Atatürk'ü Anma Günü'ne özel ilk ve ortaokul öğrencileri, hazırlanan tören ve etkinliklerde okumak üzere en özel ve en anlamlı 10 kasım şiirlerini araştırmaya başladı. Öğrenciler haricinde günün anlam ve önemini sevdikleri ile mesajlaşma platformları veya sosyal medya üzerinden paylaşmak isteyen vatandaşlarda öğrencilerle birlikte büyük bir arayışın içerisine girdi.

 

İşte 10 Kasım  Atatürk'ü Anma Günü'ne özel şiirler;

10 KASIM

10 Kasım 1938,
Günlerden Perşembe.
Atatürk'üm ölmüş,
Saat dokuzu beş geçe.

Çökmüş bir matem havası,
Milletimin üstüne,
Gözyaşları sel olmuş
Akmış Marmara Denizi'ne

Herkes akın akın,
Dolmabahçe'ye koşmuş,
Büyük kurtarıcı artık,
Aramızdan ayrılmış.

Atatürk'süz yaşamak,
Çok zor gelse de millete,
Kalplerde yaşatılmış,
O veciz sözleriyle.

Emanet etmiş bizlere,
Kurduğu cumhuriyeti.
Var oldukça bu dünya,
Bilmeliyiz kıymetini.

ATATÜRK

Düşmanların elinden,
Sen kurtardın vatanı.
En yükseklere diktin,
Şanlı Türk bayrağını.

Adını ve şanını,
Bütün dünya biliyor.
Masum olan milletler,
Hep izinden gidiyor.

Sen, Türk için her zaman,
En büyük kahramansın.
Damarlarımızda akan,
Eşsiz, asil bir kansın.

Birkan Soylu

KURTULUŞ ÖNCÜLERİ İÇİN

Yan yana iki çocuk görsem
İşte Atatürk diyorum
Özgürlüğün toprağı uyanıyor
İçin için seviniyorum.

Koşuşan iki öğrenci görsem
İçimin güneşi ısınıyor
Yürüyen bir bakış gibi
Mustafa Kemal geliyor.

Kol kola iki işçi görsem
Ekmeğim çoğalıyor birden
Bir ışık düşüyor ortalığa
İşte Atatürk diyorum.

İşte Atatürk diyorum
İlk kuruluş öncüleri
Bir gül çağrısında hepsi
Bize uzanmış elleri.

Mehmet KIYAT

10 KASIM

10 Kasım 1938,
Günlerden Perşembe.
Atatürk'üm ölmüş,
Saat dokuzu beş geçe.

Çökmüş bir matem havası,
Milletimin üstüne,
Gözyaşları sel olmuş
Akmış Marmara Denizi'ne

Herkes akın akın,
Dolmabahçe'ye koşmuş,
Büyük kurtarıcı artık,
Aramızdan ayrılmış.

Atatürk'süz yaşamak,
Çok zor gelse de millete,
Kalplerde yaşatılmış,
O veciz sözleriyle.

Emanet etmiş bizlere,
Kurduğu cumhuriyeti.
Var oldukça bu dünya,
Bilmeliyiz kıymetini.

Birkan Soylu

BÜYÜK ATATÜRK'E

Binerken rıhtımdan, Bandırma vapuruna,
Tek düşüncendi senin; "Vatan, Millet, Sakarya".

Çakmak gibi gözlerin, dalarken ufuklara,
İlaç olacaktın milletin, kanayan yarasına.

Yarın çok geç olurdu, durma nedir bilmedin,
Erzurum'dan Sivas'a, yıldırım gibi geçtin.

Bağımsızlık ateşini, sen yaktın bu vatanda,
Kongrelerle başlayan, Kurtuluş Savaşı'nda.

Bizler Cumhuriyetini, taşıyacağız sonsuza,
Atam sen rahat uyu, aziz vatan toprağında.

Birkan SOYLU

10 KASIM

10 Kasım 1938,
Günlerden Perşembe.
Atatürk'üm ölmüş,
Saat dokuzu beş geçe.

Çökmüş bir matem havası,
Milletimin üstüne,
Gözyaşları sel olmuş
Akmış Marmara Denizi'ne

Herkes akın akın,
Dolmabahçe'ye koşmuş,
Büyük kurtarıcı artık,
Aramızdan ayrılmış.

Atatürk'süz yaşamak,
Çok zor gelse de millete,
Kalplerde yaşatılmış,
O veciz sözleriyle.

Emanet etmiş bizlere,
Kurduğu cumhuriyeti.
Var oldukça bu dünya,
Bilmeliyiz kıymetini.

SEN VARSIN ATATÜRK'ÜM HER ŞEYİMİZDE

Bu gün yatağımdan hür kalkıyorsam
Ekmeğim ak suyum berraksa,
Ağaçlar çiçek açıyor
Topraklar ısınabiliyorsa,
Sesim gür çıkıyor
Özgür özgür bakabiliyorsam,
Sen varsın gözbebeklerimde
Sen varsın Atatürk'üm sen varsın.

Yazabiliyorsam gönlümce
Okuyabiliyorsam...
Kazabiliyorsam toprağımı
Gün ışığında çapa kürek elde,
Çalışabiliyorsam gece gündüz
Ekip biçebiliyorsam dileğimce,
Sen varsın yüreğimde
Sen varsın Atatürk'üm sen varsın.

M. Esat TOZKOPARA

ATATÜRK'Ü DUYMAK

Ulu rüzgâr esmedikçe
Yaşamak uyumak gibi.
Kişi ne zaman dinç;
Dalgalanırsa bayrak bayrak gibi.

Ne var şu dünyada ekmekten daha aziz?
Sürdüğün tarlalara sevginle serpildik.
Ekmek olmak için önce
Buğday olmak gibi.
Silinir sözcüklerden sen hatıra geldikçe
Cılız sözler: Uzanmak, yorulmak, durmak gibi.
Kuvvettir yaptıkların her yeni yetişene
Her ışık-kaynak gibi.

En yakınlar zamanla yüzyıllarca uzak gibi,
Bir sen varsın kalacak, bir sen ölümsüz,
Daha da yakınsın, daha da sıcak
Bıraktığın toprak gibi.

Kaç Türk var şu dünyada, bir o kadar susuz,
Hepsinin gönlünde sen, bir pınar bulmak gibi,
Ancak senin havanda sağlıklar esenlikler:
Olmaya devlet cihanda Atatürk'ü duymak gibi.

Behçet NECATİGİL

10 KASIM ATATÜRK'Ü ANMA GÜNÜ ÖNEMİ

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu Ulu Önder Atatürk'ün çok sevdiği ülkesine ve hayata veda ettiği gündür 10 Kasım. 1938 yılı 10 Kasım günü saat 9'u 5 geçe aramızdan ayrılan Atatürk o gün çeşitli etkinliklerle anılır. 10-16 Kasım haftası; onun yurtseverliği, inkılap ve ilkelerinin anlatıldığı, radyo ve televizyonda Atatürk'ün konuşmalarının kendi sesinden dinletildiği, Atatürk'le ilgili filmlerin gösterildiği Atatürk'ün anıldığı hafta olarak Türk halkı tarafından kutlanır. Atatürk'ün aramızdan ayrılığı gün, Anıtkabir ziyaret edilir, Ankara'da resmi tören yapılır. Her 10 Kasım'da Türkiye'de yaşam durur ve bayraklar yarıya indirilir..

10 KASIM 1938'DE NE OLDU!

Sağlık durumu kötüye giden Atatük'e 1938 yılı başlarında siroz teşhisi konuldu ve Avrupa'dan doktorlar getirildi. Fakat tedaviler sonuç vermedi. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Atatürk, 10 Kasım 1938 Perşembe sabahı saat 09:05'te İstanbul Dolmabahçe Sarayı'nda hayata gözlerini yumdu. Naaşı büyük bir törenle Ankara'ya uğurlandı ve Atatürk 21 Kasım 1938 günü Ankara'da büyük bir törenle Ankara Etnografya Müzesi'ndeki geçici kabrine konuldu. 15 yıl sonra da 10 Kasım 1953'te kendisi için yaptırılan Anıtkabir'de toprağa verildi.