Padişahların aşk ile yazdığı şiirler notalarla buluştu

Üstad albümüyle müzik severlerin büyük beğenisini kazanan sanatçı Uğur Işılak, son çalışması Makam-ı Sultan'la da Osmanlı'ya karşı bir vefa borcunu yerine getirdiğini söylüyor.

Eklenme: 19 Mart 2013 08:37 / Güncelleme: 19 Mart 2013 11:13 / 13,303 Okunma / 3 Yorum

Dünyanın saygı gösterdiği Osmanlı İmparatorluğu'nun 3 büyük imparatoru, Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman'ın büyük bölümünü Osmanlıca yazdığı şiirleri, halk ozanı Uğur Işılak tarafından sadeleştirilip anlamını kaybetmeden günümüz Türkçesiyle şarkıya çevrildi.

Daha önce de Türk edebiyatının önemli ismi Üstad Necip Fazıl'ın şiirlerini kendine has yorumuyla besteleyen ve büyük beğeni toplayan Işılak'la son albümü Makam-ı Sultan hakkında konuştuk.

Neden böyle bir çalışma ihtiyacı duydunuz?

Biz bir medeniyetin çocuklarıyız. 3 kıtada hüküm süren bir medeniyetin varisleriyiz. Bir tarafta Afrika, bir tarafta Asya bir tarafta da Avrupa. Kültür götürmüş, kültür almış ve kendi duruşuna ve inancına uyarlamış ve bundan da koca bir medeniyet inşa etmiş ecdadın torunlarıyız. Yüzyıllarca süren bu medeniyeti hiçe sayarak daha doğru hedeflere ulaşma gibi bir düşünce varsa bu düşüncenin doğru olmadığına inanıyorum.

Çünkü medeniyet geçmişiniz ne kadar eskiyse ileride büyük işler yapma yeteneğiniz de o derece büyük ve etkileyici olur.

Bu albüm aslında bizim medeniyet kültürümüzün küçük bir parçası.  Bu albüm padişahlarımızın sadece at üstünde silah kuşanıp savaşan değil aynı zamanda akıl ve gönül kılıcının çok keskin olduğunun göstergesidir.

Böyle büyük bir ecdadımız var. Ben de naçizane olarak onların bu yönlerini de gelecek nesillere aktarmak ve yaşatmak için böyle bir çalışma ortaya koydum.

Albüm ne kadar vaktinizi aldı?

Yaklaşık bir yılımı aldı. Şiirleri günümüze uyarlamak ve anlaşılır yani günümüz Türkçesi seviyesine ses getirmeye çalıştım.
3 padişahın şiirlerini bestelediniz. Bunlar için de en çok etkilendiğiniz padişah hangisi?

Onların ömürlerinin büyük bir kısmı at üstünde savaş meydanlarında geçtiği söylenir. Örneğin her ne kadar birileri onu hareme hapsetse de Kanuni Sultan Süleyman, batının tanımıyla Muhteşem Süleyman büyük bir padişahtır.

Ama sadece Avrupa ve Viyana'nın kapılarına dayan biri değil. Ayrıca 4 farklı divanda 3 farklı dilde şiir yazmış büyük bir insan. Arapça, Farsça ve Osmanlıca dillerinde divanları bulunuyor. Şu çağda hangi ülke liderinin böyle bir özelliği var. Gerçekten muhteşem bir kişilik. Askeri ve devlet yöneticiliğinin yanında edebiyatı da takdire değer. Şu da var. 3 dil konuşabilirsiniz ama o dillerde şiir yazamazsınız.  İşte Biz böyle bir ecdadın torunlarıyız.

Son yıllarda Osmanlı'ya olan bir ilgi var. Çok konuşulan ve tartışılan bir diziyle de Kanuni Sultan Süleyman gündemde.  Bu ilgiyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Osmanlı'nın en kudretli hükümdarlarından Kanuni'yi kimileri yanlış tanıtıyor kimileri doğru tanıtıyor. Aslında bir yönden yeni neslin geçmişimize yani tarihimize bir ilgisi olması bakımından iyi oldu diyenlerdenim.

Bakın şöyle bir şey anlatıyım. 1940'lı yıllar. Yurt dışından bir dışişleri bakanı Türkiye'ye ziyarete geliyor. İstanbul'u da geziyor. 'Gelmişken Muhteşem Süleyman'ın da kabrini ziyaret edelim' diyor. Yanındaki eşlik eden Türk heyeti bu talep karşısında 'Efendim bizde türbe ve tekke ziyaretleri yasaklandı. O yüzden bu isteğinizi yerine getiremeyeceğiz diyor. Konuk bakan oldukça şaşırıyor. Şu sözleri çok önemli 'Birçok millet kahramanı olmadığı halde kafasından hayali kahramanlar uydurarak gelecek nesline rol model çıkarıyor. Siz ise gerçek, öz ve öz kahramanlarınızı tarihe gömüp unutturmak istiyorsunuz. Yazık size' diyerek tepkisini gösteriyor. Bu sözler anlayanlar için çok manidar..

Osmanlı'ya olan ilginiz anlaşılıyor ki büyük. Almanya'da büyüdünüz, Nasıl oldu da Osmanlı'dan kopmadınız?

Almanya'da çocukluk yıllarımda da Osmanlı'dan ve Türkiye'den kopmadım. Necip Fazıl, Sezai Karakoç ve Osmanlı padişahları benim çocukluk kahramanlarımdı. Kültürümü onlardan beslenerek muhafaza ettim.

Bir de Osmanlı gerçeği vardı. 80'li yıllarda Türkiye'nin gurur duyulacak neyi vardı ki? Darbeleriyle mi gurur duyacaktık? Petrol ve şeker kuyruğunda bekleyen insanlarımızla mı? Biz Türkiye'nin o yıllardaki haliyle utanır olmuştuk Almanlara karşı. Ama Osmanlı ile övünürdük..

Peki albümde sizin en çok beğendiğiniz, bestelerken zevk aldığınız eser hangisi?

Ben Kanuni Sultan Süleyman'ın Sanat-ı Aşk'ını çok seviyorum. Albümün ilk eseri de o zaten. 

Böyle bir eser ortaya koydunuz. Olumlu ve olumsuz tepkiler var mı? Nasıldı tepkiler?

Olumsuz tepki şimdiye kadar gelmedi. Tebrikler aldım. İyi bir iş çıkardığımızı iletip tebrik edenler oldu. Gençlik ve Spor Bakanımız Suat Kılıç'tan kutlama mesajı aldık. Birçok kesimden memnun edici tepkiler aldık. Üstad albümünde olduğu gibi Meram Belediye Başkanımız Dr. Serdar Kalaycı bu albüme de destek oldu. Sanata değer veren bir başkan. Ben de ona bu desteğinden dolayı teşekkürlerimi sunuyorum.

Son iki albümünüz şiirlerden bestelediğiniz eserlerle oluştu. Şiire özel bir merakınız olmalı. albüm dışında bir şiir kitabı çıkarma niyetiniz var mı?

İleriki zamanlarda böyle bir çalışmam olabilir. Ama bundan sonra klasik Uğur Işılak çalışmalarına devam edeceğim.

İŞTE UĞUR IŞILAK'TAN KANUNİ VE HÜRREM KLİBİ

Kaynak: Haber7

Etiketler:
Yorumlar Yorum Yaz
  • SİYASET
  • GÜNCEL
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • DÜNYA
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
Mekke ve Medine'den Canlı Yayın
Gazete Manşetleri
Piyasa Verileri