Kan vermenin faydaları!

Her yıl yüzlerce insan hastalık ya da kaza sonrası kan bulunamadığı için hayatını kaybediyor.

Eklenme: 06 Şubat 2008, 12:32 / Güncelleme: 06 Şubat 2008, 12:32 / 5,275 Okunma

Buna karşılık, son yıllarda yapılan araştırmalar ülkemizdeki yıllık kan bağışı oranının nüfusun yüzde 1’i kadar olduğunu gösteriyor. Kan bağışı, kan bekleyen kişilerin hayatlarını kurtarmasının yanı sıra kişinin kendi sağlığı açısından da yaşamsal önem taşıyor. Kan bağışında kan hücreleri yenileniyor, bu da daha sağlıklı ve daha güçlü bir vücuda sahip olunmasını sağlıyor.


Memorial Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Laboratuvarlar Koordinatörü Doç. Dr. Kenan Keskin'in verdiği bilgilere göre, kan, tek kaynağı insan olan çok değerli bir ilaç. Yaklaşık kırk yıldan beri kan yerine kullanılabilecek ve bu değerli yaşam iksirinin yerini alabilecek, yapay bir madde elde etmeye yönelik çalışmalar olsa da, bu konuda tatmin edici sonuçlar alınamadı.


Elde edilen, sınırlı kullanım alanı olan bazı yedekler de kullanımlarının pratik olmaması ve çeşitli yan etkileri nedeniyle yaygın olarak kullanılamadı. Tek kaynağının insan olması ve ihtiyaç duyulduğunda yerine kullanılabilecek bir yedeğinin olmaması kanın ve kan bağışlamanın önemini son derecede arttırıyor.


Herkesin Bir Gün Kan Bağışına İhtiyacı Olabilir


Düşünün ki; bir yakınınız hastanede, acil bir girişim yapılması gerekiyor, bunun için de uygun gruptan ve güvenli kan bulunması gerekiyor. Siz hemen kan vermeye hazırsınız, ancak sizin kanınız yakınınıza uygun değil. Aranan kan bulunamadı ve geçen zaman hastanızın aleyhine işliyor, yapılacak ameliyat geciktikçe başarı şansı da azalıyor. Çok sevdiğiniz bir insan (anneniz, babanız, kardeşiniz, eşiniz veya biricik evladınız olabilir) çaresizlik içinde bekliyor ve siz hiçbir şey yapamıyorsunuz.


İşte sağlıklı iken kan bağışlamakla böyle çaresiz bekleyen bir insana ve onun çaresizlik içinde kıvranan sevdiklerine çare olacağınızı düşünmeniz gerekiyor. Kan bağışlamanın bence en büyük yararı, insanın ömründe bir kez olsun bu duyguyu yaşamasıdır.


Ülkemizde Kan Bağışları Yetersiz!


Gelişmiş ülkelerde bir yılda toplam ülke nüfusunun yüzde 3-4 kadar bir kısmı kan bağışlıyor. Bu miktar bağış gerçekleştiğinde, o ülkenin kan ve kan ürünleri ihtiyacı karşılanabiliyor ve hastaneye giden hasta veya yaralıların “kan bulma ya da bulamama” gibi bir derdi olmuyor. Ülkemizde ise yıllık bağış oranı yüzde yüzde 1 civarında.


Ancak şunu unutmamalıyız ki, sağlıklı her insan ömründe 2 kez kan bağışlasa bu nedenle sağlıklığına zarar gelmez, buna karşılık kan bulunamaması nedeniyle hasta veya hasta yakınları zor durumda kalmaz.


Evimizi, arabamızı ve değerli şeylerimizi sigorta ettirerek, onlara gelebilecek zararları hissetmemek için yıllık olarak belli bir miktar paramızı bu iş için ayırmaktayız. Acaba sağlığımıza gelebilecek bir zarar halinde (bir kaza veya hastalık) kendimizi güvende hissetmemiz daha mı az önemli? Kesinlikle hayır. Böyle bir durumda çok paramız olması bile işimize yaramayacaktır. O halde bu konuda herkesin, üzerine düşeni yapması gereklidir.


Kimler Kan Bağışında Bulunabilir?


18-65 Yaş arasında, ağırlığı 50 kilogramın üzerinde, önemli bir sağlık sorunu olmayan, hemoglobin ölçümü normal olan herkes (en sık 2 ay ara ile) yılda dört kez kan bağışında bulunabilir.


Kan Vermenin Başlıca Faydaları


· Kan verince kan yapan organlar uyarılır ve kan yapmaya sevk edilir.


· Kan hücreleri yenilenir.


· İnsan psikolojik olarak rahatlar, kendini huzurlu hisseder.


· Daha sonra kendisine kan verilmesi gerektiğinde bunu yapacak insanların çıkacağını düşünerek güven duyar.


· Her kan bağışlayana kan grubu, kan sayımı ve kan yoluyla bulaşan hastalıklarla ilgili tarama testleri uygulanır, bu da bir yarar olarak düşünülebilir.


· Gönüllü bağışçılardan alınan kan, güvenli kan olduğundan kan yoluyla hastalık bulaşması da daha az olur. Sonuç olarak gönüllü bağışçıların sayısının artması, toplumun sağlık düzeyi üzerine olumlu etki yapar.


Kan Bağışlamak İsteyen Gönüllülere Yapılan İşlemler Neler?


· Öncelikle donör adaylarına bir “donör değerlendirme formu” verilerek bunu dikkatlice, doğru ve samimi cevaplar vererek doldurmaları ve altını imzalamaları istenir.


· Formu doldurup, verdiklerinde bu form ilgili görevliler tarafından incelenir ve donör adayı ile yüz yüze, kısa bir görüşme yapılır. Bu görüşmede bazı sorular ve verilen cevaplar hakkında açıklama yapılmakta ve yanlış anlaşılmalar varsa düzeltilmektedir.


· Bu aşamada kan vericisi olmaya engel teşkil eden herhangi bir sorun yoksa fizik muayene (boy, kilo, tansiyon, nabız ölçümü ve gözle muayene) yapılır.


· Bu aşamada da bir sorunla karşılaşılmadıysa o zaman yapılacak testler için tüpe kan alınır. Alınan kan örneğinde kan sayımı ve diğer bazı testler yapılır.


· Eğer testler sonunda kan alınmasına engel bir sonuçla karşılaşılırsa, bu konuyla ilgili olarak donör adayına yazılı bir bilgilendirme yapılır.


· Kanda yapılan testlerde de engel bir durum tespit edilmezse bağışçı adayı kan alınmak üzere donör yatağına alınır ve bir ünite kan alınır. Kan alma işlemi 15 dakikadan daha az sürer.


· Kan alımı sonrasında 10-15 dakikalık bir gözlem süresi vardır. Bu arada bağışçılara yiyecek ve içecek ikramı yapılır.

Yorumlar Yorum Yaz
  • SİYASET
  • GÜNCEL
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • DÜNYA
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
Mekke ve Medine'den Canlı Yayın
Gazete Manşetleri
Piyasa Verileri