Genç Parti imaj mı gerçek mi?

Cem Uzan, yeni sürprizlere hazırlanıyor. Üstelik daha da iddialı. Siyaset bilimcilere göre Cem Uzan Partisi (CUP) olarak da nitelenen GP gerçek bir siyasi hareket mi?

Eklenme: 05 Haziran 2007 11:50 / Güncelleme: 05 Haziran 2007 11:50 / 25,808 Okunma / 54 Yorum

Güler Hanım, oyunu 40 yıldır CHP’ye veriyordu. Ancak genel seçimlerde ilk defa farklı bir partiyi, Genç Parti’yi tercih edecek. Güler Hanım’a göre Tayyip Erdoğan’ın karşısında en dik durabilecek lider Cem Uzan; ayrıca GP’yi destekleyenlerin sayısı da günden güne artıyor. Barajı zorlayan ancak aşamayacağını anlayan parti, seçim ittifakı için yollara düştü. GP’nin Genel Başkan Yardımcısı Emin Şirin, ittifak için CHP lideri Deniz Baykal ile görüştü; ama netice alamadı. Siyaset bilimcilere göre TMSF operasyonları esnasında arananlar listesinde Uzan soyadının yer alması, ittifak arayışlarını suya düşürdü. Operasyonlar partinin oy oranlarını yüzde 1’lere geriletmişti; ancak bunlar unutuldu, oylar yeniden yükselişe geçti. Anketler şu anda GP’yi yüzde 5’ler seviyesinde gösteriyor. Genç Parti’nin aldığı oylar, 3 Kasım seçimlerinde DYP ve MHP’yi barajın altına çekmişti.

22 Temmuz’da yapılacak seçimde benzer bir tablonun çıkması sürpriz olmayabilir. Kimilerine göre ise ‘propaganda’ başarıya ulaşırsa Cem Uzan’ı Meclis’te görmek bile işten değil. Partinin yeni kampanyasında tepki oylarının yanı sıra medya etkisine açık kişilerin de sandık desteği hedefleniyor.

Parti lideri Cem Uzan henüz beyaz gömleğini giyip miting alanlarına inmese de dillere pelesenk olan kısa reklâm sloganlarıyla çıktı karşımıza: “Barajı aştık, Mazot 1 YTL olacak, işsizler 350 YTL maaş alacak, gıdadan KDV kalkacak, fındık 8 YTL olacak, ÖSS ve harçlar kalkacak, ezilenler iktidar olacak!” Tabii bunların nasıl gerçekleşeceği konuşulmadı; ama akılların bir köşesine yerleşti sloganlar. Peki, 2002 seçimlerinde yüzde 7,25 oy alan GP neyi hedefliyor? Cem Uzan’ın söylemleri ne anlama geliyor?

Şirketlerine yapılan TMSF operasyonlarının ardından öç almak için mi bilinmez, Cem Uzan 9 Temmuz 2002 tarihinde siyasete göz kırpıyordu. Ne var ki seçime katılabilecek bir partisi yoktu o zaman. Uygun bir partinin ele geçirilmesi için düğmeye basıldı. Hasan Celal Güzel’in başkanı olduğu Yeniden Doğuş Partisi’ni (YDP) almak için 2 Ağustos 2002’deki girişimler önce karşılıksız kaldı. Ardından 23 Ağustos’taki olağanüstü kongrede operasyon başarıyla tamamlandı ve YDP’nin adı Genç Parti olarak değiştirildi. Güzel, bu operasyon için parti yöneticilerinin hesabına 100’er bin YTL yatırıldığını açıkladı; ama bu iddia kanıtlanamadı. Güzel, tazminat davalarını kaybetti.

Cem Uzan 2002 seçimlerine iki ay kala propaganda çalışmalarına başlamıştı. Beyaz gömleğiyle hırslı, dinamik, genç ve karizmatik bir görüntü sergiledi. Döner ekmek ve yemek dağıttığı mitinglerinde AB ve IMF karşıtlığını öne çıkarıyor, 10. Yıl Marşı’nı çalıp ulusalcılar benzeri ‘vatan elden gidiyor’ mesajı veriyordu. Meydanlardaki ‘çak çaklarını’ ise kimse unutmadı. Sahip olduğu medya organlarında haber olarak işlendi tüm bunlar. Ve nihayetinde 3 Kasım 2002 seçimlerinin en büyük sürprizini yaptı. İki aylık propaganda sürecinin ardından tüm araştırma kuruluşlarını, siyaset bilimcileri, siyasileri şaşırtacak bir başarıya imza attı. Yüzde 7,25’lik oy oranıyla beşinci parti olmuştu. Ali Taran destekli Cem Uzan mayası tutmuştu.

GENEL MERKEZ ŞİMDİLİK PEK HAREKETLİ DEĞİL

Her ne kadar barajı aşamasa da mevcut partiler arasında önemli bir yer edindi Genç Parti. Ama TMSF peşini bırakmadı. Uzan ailesinin 14 milyar dolara yakın borcunu tahsil çalışmaları, AK Parti’nin iktidara gelmesiyle hızlandı. Birçok şirketinin yanı sıra sesini yüksek sesle duyurduğu medya organları da elinden çıktı Uzanlar’ın. Yolun başında olduğu siyaset hayatının bittiği dillendiriliyordu Cem Uzan’ın. Ne var ki önümüzdeki genel seçimler için beyaz gömleğini yeniden giymeye hazırlanıyor. Bu sefer daha iddialı ve somut söylemlerle, hedef kitlesi daha genişlemiş ve daha hazırlıklı bir halde.

Cem Uzan’ın dinamizminin, rakip parti merkezlerindeki hareketliliğin aksine Tandoğan’daki Parti Genel Merkezi hayli durgun günler yaşıyor. Çünkü partinin tek ve en büyük markası Uzan. Ve bir seçim startı da verilmiş değil merkezde. Partide kimle konuşursanız Cem Uzan dışında bir isimden söz etmiyor. Cem Uzan’ın reklâm kampanyalarıyla adı duyuluyor partinin. Diğer partilerin liderlerinin Ankara’da ikamet edip seçim ziyaretlerine hız vermesine karşın Uzan İstanbul’dan partiyi yönetiyor. Seçimin yaklaşmasıyla Ankara’dan ev aradığı parti içinde kulaktan kulağa fısıldansa da bunu doğrulayan çıkmıyor. Genel merkezde daha çok şirket havası esiyor. Mesela güvenlik önlemleri diğer partilerinkinden son derece farklı. Partiye giriş-çıkışlar Telsim binasını aratmıyor. Genel başkanın parti binasında odası olup olmadığını sorunca hemen yukarıya bilgi veriliyor. ‘Var’ cevabının ardından ‘Görebilir miyiz?’ sorusu sonrası yukarısı yeniden haberdar ediliyor. Cevap maalesef olumsuz. Partilerin çoğunluğu Balgat civarını üs edinmişken Genç Parti’nin Tandoğan’da olmasını partililer “Ne de olsa Genç Parti. Hepsinden farklıyız.” diyor.

‘CUP’UN AĞIR TOPLARI

Genç Parti’de Cem Uzan dışında bir isim kamuoyunda pek bilinmiyor. GP Genel Sekreteri Mehmet Ali Akgül, ısrarlı sorularımıza rağmen cevap vermeye yanaşmıyor. “Cem Uzan dediğiniz zaman duraksayacaksınız. Onun karizması var. Partililer Cem Uzan’ın etrafında kenetlenmiş görünüyor. Bin tane isim saysam noksan kalır. Biz neredeyiz derler. Çok geniş bir kadromuz var!” (Gülüyoruz) Partinin en flaş transferi Yargıtay Genel Sekreteri Uğur İbrahimhakkıoğlu oldu. “Ülkenin kalkınması, uygarlığı ve refahı için mevcut siyasi partiler içinde en uygun GP(yi gördüm ve tercihimi yaptım.” diyerek görevinden istifa etti İbrahimhakkıoğlu. Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Suavi Aydın, ‘Cem Uzan Partisi’ (CUP) diye yorumluyor ortaya çıkan durumu. Parti içinde iki kanat bulunuyor. Birincisi Cem Uzan’ın işadamı olduğu günlerden kalan ‘güvenilir’ çalışanları. İmar Bankası sanıklarından genel başkan yardımcıları Müştak Ayvaz ile Selahattin Bal öne çıkan isimler. Bu listeye Mehmet Ali Akgül’ü de eklemek mümkün. Çünkü partinin Hasan Celal Güzel’den Cem Uzan’a geçtiği süreçte bir süre liderliğini o üstlenmişti. Bir de eski siyasetçilerden oluşan grup var. Ancak parti içinde pek ağırlığı bulunmuyor. Partinin halen TBMM’deki tek üyesi Emin Şirin geçmişte olduğu gibi bireysel çıkışlarını sürdürmeye çalışıyor sadece. İki dönem değişik partilerde milletvekilliği yapan Muzaffer Arıkan ise bu isimlerden diğeri.

Genç Parti ile ilgili sorulara kısa cevaplar veren Muzaffer Arıkan, “Bilgi sahibi değilim. Televizyonlarda, gazetelerde ne izlemişseniz bizler o kadar biliyoruz.” diyor. Peki, parti merkezinde hiçbir hareketlilik olmamasına rağmen partinin oy oranının yüzde 6’lar seviyesine ulaşmasının nedeni ne?

Uzun yıllar işadamlığı ve medya patronluğu yapan Cem Uzan, bu alandaki tecrübesini siyasete de taşımış ve her geçen gün üzerine yeni şeyler eklemiş durumda. Medya grubu elinden çıkmış olsa da seçmene ulaşmak yine medyadan geçiyor. 45’er saniyelik reklam filmlerinin tamamı kısa, vurucu, basit ve anlaşılır ifadeler üzerine kurulu. Mesela fındığın fiyatının düşük olmasından şikâyet eden milyonlarca üreticiye iki kat fiyat vereceğini vaat ediyor heyecanlı bir dille. Mazotun 1 YTL’ye ineceğini çok basit, vurucu cümlelerle “Mazot 1 Y-T-L o-la-cak” diye anlatıyor. “Maaşlı Siyasetçiler” yazısından dolayı hakkında partinin dava açtığı ileri sürülen Star Gazetesi Ankara Temsilcisi Şamil Tayyar, bunları ‘hap gibi’ ve ‘somut öneriler’ diye niteliyor: “Ben bunların yüzde 99’unun gerçekçi olmadığına inanıyorum. Ama halkta az-çok karşılık buluyor.”

UZAN, SİYASİ PAZARLAMA ÜRÜNÜ GİBİ

Cem Uzan ve Genç Parti Olgusu adlı bir raporu Konrad Adenauer Vakfı için hazırlayan İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Yard. Doç. Okan Tanşu, partinin başarısının kısa, öz ve akılda kalıcı mesajlarda yattığını düşünüyor: “Genç Parti’ye oy verenler siyasi açıdan etkilendiklerinden değil, iletişim açısından etki altında kaldıklarından oy verirler. Söylemin içeriği ve gerçekçi olmaları önemli değil. Mazotun 1 YTL olması gerçekçi midir? Hayır. Ama mesaj akılda kalıcıdır. Etkisi bundandır. İletişim biliminin ne denli güçlü hale geldiğinin göstergesidir yürüttüğü çalışma.” Peki Cem Uzan’ın bir benzeri var mı? Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mümtaz’er Türköne, Uzan’ı tarz ve üslup bakımından Yeni Demokrasi Hareketi’nin lideri Cem Boyner’e benzetiyor: “Sanki gelip geçici bir moda, siyasi pazarlama ürünü gibi.”

Girişimci ve fırsat kollayan bir işadamı portresini siyaset sahnesinde de çizen Cem Uzan, oy alabilmek için nereye yatırım yapması gerekiyorsa şirketini oraya kuruyor. Sol-laik ve Kemalist kesimin Batı karşıtı söylemlerinin yanı sıra sağ kesimin dinî ve millî kavramlarını maharetli biçimde kullanmaktan çekinmiyor. Konya Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi siyaset bilimci Doç. Dr. Birol Akgün’e göre Cem Uzan geleneksel anlamda ne sağ milliyetçi ne de son zamanlarda türeyen ulusalcı bir lider portresi çiziyor. “Kendisi belki Yuppie kuşağından bir işadamı olarak görülebilir. Uzan’ı tam anlamıyla konjonktürel ve popülist bir milliyetçi olarak görmek mümkün.” diyor Akgün.

Liderler toplumdaki sosyal dönüşüm ve değişimi sağlayacak tutarlı düşüncelere sahip, etkileyici kişilerin arasından çıkıyor. Doç. Dr. Akgün, bir liderden çok, “reklâmcıların ürettiği bir imaj” diye niteliyor Cem Uzan’ı: “Uzan imajının satılacağı, kolayca etkilenebilecek bir kitle var ve kitle iletişim araçları da TV başında oturan bu yığınların duygularına hitap ediyor.” Parti varlığını lideriyle sürdürebilir, geriye kalanların kahir ekseriyeti ancak onun sekreterleri ve çalışanları olabilir deniyor. Mümtaz’er Türköne’ye göre seçmen kitlesi muhafazakâr partilere mesafeli; ama medya etkisine açık: “Geçen seçimde Genç Parti bu seçmen kitlesini çok iyi analiz etmiş. Popstar yarışmasında oy kullananlar muhtemelen aynı seçmen kitlesi. Elbette bunlar da Türkiye gerçeği. Bu gerçek bizi GP realitesine götürüyor.”

Genç Parti’nin 2002 seçimlerinde özellikle milliyetçi oyları aldığı siyaset bilimciler tarafından ortaya konulmuştu. Ancak bu oylar GP’yi Meclis’e taşımaya yetmeyince sadece seçmen yelpazesi genişlemiş oldu. Söylemler de değişime uğradı. Mesela tepki partisi olarak öne çıkan GP artık istikrara oynuyor. Ancak vaatlerinin nasıl gerçekleşeceği, ekonomiye nasıl yansıyacağının cevaplarını vermiyor. “İlk özel televizyonu ben getirdim. Barajlar yaptım. Cep telefonu şirketi kurdum. On binlerce insana iş verdim. Her ay maaş ödedim, vergi verdim. İstihdam yaratmak, iş yaratmak, yatırım yapmak nedir, ben bilirim. Türk insanının işsizlik sorununu ben çözerim… Ders kitapları bedava olacak dedim. Benim dediğimi yaptılar, bir teşekkür bile etmediler! Şimdi gıdada KDV kalkacak diyorum, onu da yapmaya çalışıyorlar. İnşallah yaparlar. Ama yapamazlarsa inanın ben yaparım.” Bu cümleler kitlelerin hareketlenmesine yetiyor.

AMERİKAN SENATÖRLERİNİN KAMPANYALARI GİBİ

Prof. Mümtaz’er Türköne’ye göre Uzan’ın partisi, seçmen öncelikleri arasındaki farkı, fark etmiş görünüyor. Daha zengin ve daha güvenli bir topluma vurgu yapıyor. Doç. Suavi Aydın’ın görüşü ise popülizmin hacminin artmaya başladığı yönünde. Kampanyanın temeline milliyetçi politikalardan ziyade popülist politikalar yerleşti. Cem Uzan’ın seçim çalışmalarını Amerikan senatörlerinin kampanyalarına benzetiyor Aydın: “Flaş sloganlarla merkezin sağında popülist çizgide; ancak merkezin uzağındaki temaları kullanmaktan kaçınmayan bir isim.”

Bugünden GP’nin ne kadar oy alacağını bilmek imkânsız; ancak araştırmalar şu an yüzde 5’ler seviyesinde olduğunu ortaya koyuyor. Optimar Araştırma Şirketi Genel Koordinatörü Hilmi Daşdemir’e göre Genç Parti yüzde 10 barajının sınırına kadar yükselebilir; ancak aşamaz. Bunun için ittifak arayışına girdi. Ancak kulislerde geçmişi TMSF operasyonları ile dolu Uzan soyadından dolayı hiçbir siyasetçinin buna yanaşmadı. AK Parti, Liberal Demokrat Parti ve ANAP´tan ayrıldıktan sonra Genç Parti saflarına katılan Emin Şirin ittifak arayışlarını her ne kadar AK Parti iktidarına karşı alternatif geliştirmek için “bir bölen değil, bir birleştiren” diye nitelese de anketler barajı aşamayacağını ortaya koyuyor. “Türkiye’nin bugünkü durumu bizim parti kimliğimizi kaybetmemek kaydıyla, CHP’nin listelerinden seçime girmemizi gerektiriyorsa, biz bu fedakârlığı göstermeye hazır olabiliriz.” diyerek yeşil ışık yakmıştı ittifaka. Deniz Baykal ile baş başa görüşüp “Her iki tarafta da çok ciddi bir işbirliği yapma arzusu var.” demesine rağmen henüz CHP´den destek gelmedi. Hilmi Daşdemir, GP’nin oylarının önümüzdeki aylarda daha da artacağını savunuyor: “Parti, bir önceki seçimden kalan oy tabanını koruyor. Partide şu an direkt AB karşıtlığı yok mesela. Biraz daha tabana yayılıyor. İşçiler, memurlar, yaşlılar da artık oy potasına giriyor.”

Tarif edilmesi çok zor bir aralıkta oy topladığı yorumunu yapan Mümtaz’er Türköne’ye göre GP bazen Batılı; ama biraz tuzu kuru. Biraz soft ve tepkici milliyetçiliğe açık; Kürt antipatisi gibi. Sol oylardan ziyade lümpen proletarya oylarına yakın duruyor. Pusulası olmayan, pusulaları üzerinde pek düşünmeyen bir seçmen kesimine sahip. İdeolojiden ziyade siyasî güçsüzlüklerini telafi peşinde ona oy verenler. “Oyları çok kıymetli değil. Sandığa gitmemek yerine Genç Parti’ye oy verebilirler. Yani militan bir kemik seçmen tabanı yok. Ama malum her oy bir oy salıyor.” diyor Türköne. Oyların ise şu şekilde yön değiştirdiğini ortaya koyuyor: En başta MHP’ye, sonra CHP’ye, olsaydı DSP’ye gidecek oylar Genç Parti’ye kanalize olacak. Yalnız bunlar MHP’li, CHP’li veya DSP’li oylar değil. MHP’ye gidecekken Genç Parti’nin ağlarına takılan seçmen kesimi. Akgün, MHP’den, DSP’den ve DYP’den oy çalabilen; ama tek başına bunlardan hiçbirisi olamayan ‘hibrid’, yani karma bir partiye benzetiyor GP’yi. Hatta siyaset bilimi açısından parti demenin bile yanlış olduğunu vurguluyor. Henüz kurumsal bir parti yapısına ve kimliğine sahip olmayan bir oluşum çünkü.

KARADENİZ’DE KOZ FINDIK

GP, oylarının büyük bölümünü Marmara ve Ege bölgelerinden almıştı. Hatta İzmir ve Sakarya’da ikinci, İstanbul’da ise üçüncü parti olmuştu. Bu bölgelerden oy almasına karşın İç Anadolu, Karadeniz, Doğu bölgelerinde pek başarılı olamamıştı. Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi siyaset bilimci Doç. Ömer Faruk Gençkaya, başarısızlığı “Uzan’ın bölgecilik yapıyor olmasına” bağlıyor. Cem Uzan bu kez Karadeniz’den oy almak için fındık fiyatını yükselteceğini vaat ediyor. 8 buçuk milyon insanın geçim kaynağının fındık olduğunu söyleyen GP Gençlik Kolları Başkanı Ademhan Mengel bu sloganla partinin Karadeniz’den büyük oy alacağı kanaatini taşıyor. Çoğu kişi Uzan’ın sloganlarının hayal ürünü olduğunu söylerken gazeteci Şamil Tayyar, başka bir bakış açısına dikkat çekiyor: “Uzan’ın sloganlarından biri ‘Ücretsiz kitap dağıtacağız’ şeklindeydi. Ancak bunu AKP gerçekleştirdi. Uzan bunu reklamlarda kullanarak vaatlerimiz hayal değil gerçek demeye getiriyor.”

Genç Parti’nin bu kez sandıkta nasıl bir sürprize imza atacağı merak ediliyor. Kimileri seçmenin bu kez maceraya oy vermeyeceğini söylerken kimileri de yüzde 20 oy alacağını öne sürüyor. Aslında her şeyi Türköne’nin şu sözleri özetliyor: “Modası geçmiş, biraz 60’larda ve 70’lerde kalmış bir popülizm hâlâ müşteri buluyorsa bunun üzerinde düşünmek lazım.”


TMSF DE GENEL SEÇİME GİRECEK Mİ?

Emin Şirin, Genç Parti genel başkan yardımcılığına gelmeden önce ve sonra Uzan ailesinin el koyulan şirketleri hakkında TMSF’yi adeta soru yağmuruna tuttu. TMSF´den bir yetkili, Emin Şirin’in sorduğu soruların içeriğinin tecrübeli bir bankacı tarafından bile bilinmesinin zor olduğunu söylüyor. TMSF Başkanı Ahmet Ertürk ise Hazine’ye verdikleri tahsilatların ‘parti yardımı’ adıyla GP’ye aktarıldığını açıklamıştı geçtiğimiz günlerde. Genç Parti, yüzde 7 barajını aştığı için Hazine’den 23,2 milyon YTL seçim yardımı aldı. 2002-2006 arasında aldığı parayla birlikte bu rakam 55 milyon YTL’ye ulaştı. Ahmet Ertürk bu duruma isyan edip “Topluyoruz, çırpınıyoruz, Hazine bir partiye para yardımı yapıyor. Bizim topladığımız para bir mekanizmayla oraya geri gidiyor.” demişti. Bunun üzerine Genç Parti, Ertürk hakkında tazminat davası açtı. TMSF, Uzan’a ait el koyulan şirketlerden Genç Parti’ye para aktarımı yapıldığını tespit etmiş. Bu paranın geri verilmesi için şubat ayında Genç Parti’ye bir talep yapılmış. Ancak hâlâ olumlu cevap alınamamış. Haliyle akla şu soru geliyor: Parasını tahsil edemeyen TMSF, Genç Parti’ye el koyup genel seçimlere girer mi?!







GP Gençlik Kolları Başkanı Ademhan Mengel: AKP’NİN TEK ALTERNATİFİYİZ



Genç Parti Gençlik Kolları Başkanı Ademhan Mengel, GP’nin baraj problemi olmadığını ileri sürüyor. AK Parti hükümetinin karşısında tek alternatif olarak GP’yi gösteren Mengel, genel seçimlerde de yüzde 20-30 oy alacaklarını iddia ediyor. Gençlik Kolları Başkanı, 2002 seçimlerinde partinin Ege Bölgesi’nden büyük oranda oy almasını Uzan ailesinin ticaretteki başarısına bağlıyor. Siyasi hayatına 1993’te MHP’de başlayan Ademhan Mengel, partiyi bir mozaiğe benzeterek, CHP, MHP, DYP ve DSP’den geçiş olduğuna dikkat çekiyor. 2002 seçimlerinde partinin DYP ve MHP’den oy almadığı tezini savunan Mengel, “Demek ki o partilerde yanlışlar vardı ki halkımız sandıkta bunu gösterdi. 72 günde 2,5 milyon insanın oyunu alarak yüzde 7,25’lik bir başarı yakaladık.” yorumunu yapıyor.







PARTİDE MAAŞLI SİYASETÇİLER VAR’

Genç Parti eski Manisa Milletvekili Tevfik Diker’in istifasından sonra GP’de maaşlı siyasetçilerin olduğu gündeme gelmişti. Diker “Uzan’a sormak istiyorum. Hazine’den aldığı yardımdan kime ne kadar maaş ödüyor?” demiş, bunun üzerine Genç Parti de Diker aleyhine hakaret davası açmıştı. Davada dinlenen eski Genç Partili Ali Fuat Özel ve emekli Albay Oğuz Aşkallı, GP Genel Sekreteri Mehmet Ali Akgül’ün 3 milyar maaş aldığını iddia etmişlerdi. Star Gazetesi Ankara Temsilcisi Şamil Tayyar da GP’den birçok kişinin maaş aldığını doğrulayan bir yazı yazmıştı. Ancak Genç Parti’nin 50 bin YTL’lik dava açma kararı almasından sonra Tayyar’dan sert cevap geldi: “Arı kovanına çomak soktum diye dava açtılar.”






Şamil Tayyar, dava açıldığını sadece gazetede gördüğünü, herhangi bir tebligat gelmediğini söylüyor. Ayrıca Mehmet Ali Akgül’den kendisine gelen tekzip yazısının da Akgül’ün maaş olayını yalanlamadığını anlatıyor. Şamil Tayyar, “Akgül bunu yasal bir zemine oturtarak birçok partideki insanların da maaş aldığını söyledi. Onunla ilgili bilgilerim vardı. Ancak diğerlerini ispat edemedim. Bence bir değil, birden fazla kişi maaş alıyor.” diyor.


(Aksiyon)

Yorumlar Yorum Yaz
  • SİYASET
  • GÜNCEL
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • DÜNYA
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
Mekke ve Medine'den Canlı Yayın
Gazete Manşetleri
Piyasa Verileri