Uzay tarikatının gerçek amacı ne?

Fransızlara göre tehlikeli tarikat, Kanadalılara göre dini bir hareket, kendi söylemlerine göre bilimsel araştırmalar yapıyorlar, basına göre seks ve para peşindeler.

Eklenme: 04 Ocak 2005 11:30 / Güncelleme: 04 Ocak 2005 11:30 / 12,874 Okunma / 7 Yorum

1973´te, insanları yaratan uzaylılardan mesaj aldığını iddia ederek son peygamberliğini ilan eden Claude Vorilhon´un kurduğu Rael Tarikatı, ülkemizde de örgütlendi. İlk kopya bebeğin doğduğuna ilişkin açıklamalarıyla ortaya çıkan tarikatın iç yüzü hakkında da ilginç iddialar gündeme geldi. Tarikat hakkındaki haklarındaki herşey muammaydı ama geçtikçe sır perdesi biraz daha aralanır gibi olmaya başladı.

FRANSA´DA YASA DIŞI, KANADA´DA DİNİ HAREKET HÜKMÜNDE

Fransa, Kanada ve Japonya başta olmak üzere dünya genelinde 60 bine yakın üyesi olduğunu iddia eden Rael tarikatı Fransa’da tehlikeli tarikatlar listesinde bulunmasına rağmen Kanada’da dini hareketler kategorisinde değerlendiriliyor. Tarikat´ın Fransa’da özellikle küçük yaştaki kişilere yönelik cinsel saldırganlık yüzünden cezalandırıldığı dikkat çekici. Dikkat çekici çünkü biraz sonra okuyacağınız şok edici iddialardan biri de bu tarikatın iç yüzünde seksin yer aldığı yönünde...

“Biz bu dünyada fakirliğe karşıyız. Para için varız. Lüks, insanlığın ilerleyebilmesi için bir motordur.” diyen Rael, üyelerinden gelirlerinin yüzde 3 ile yüzde 10 arasında bir miktarını tarikata vermesini istiyor. Klonlamayı ebedi hayatın bir anahtarı olarak düşünen tarikat, bu alandaki çalışmalarına 1997 yılında kurulan Clonaid şirketiyle başlamış ve şirketin başına Fransız moleküler biyoloji profesörü Brigitte Boisselier’i getirmiş. Analitik kimya dalında hem Fransa’dan hem de ABD’den doktora sahibi olan Brigitte Boisselier, 1993 yılında insan klonlamak için araştırmalar yapmayı kabul ettiği ve Rael tarikatıyla ilişki içerisinde olduğu için on iki yıldır çalıştığı Air Liquide şirketinden atılmış.

Daha sonra ABD’ye giden Boisselier, burada da Amerikan Food and Drug Administration (Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi) tarafından ‘tehlikeli’ ilan edilmiş ve ABD topraklarında araştırma yapması yasaklanmış.

TARİKATIN İÇ YÜZÜ SEKS VE PARA İDDİASI

Haftalık dergisinde Ekim ayında yer alan bir haberde, ´Rael´ tarikatı´nın müritlerince ´Rael´ olarak anılan eski Fransız gazeteci Claude Vorilhon tarafından 1973´te kurulduğu belirtiliyordu. Kanada´da yaşayan ´Rael´, kendisinin bir ´peygamber´ olduğunu iddia ediyor ve müritlerine genetik kopyalamanın, sonsuz yaşama kavuşma olanağı vereceğini söylüyordu

Bu olaylardan sonra en çok konuşulan ve aynı zamanda en merak edilen tarikat olma özelliğini hep korudu Rael tarikatı. Zaman geçti ama bebekler hiç bir zaman basına çıkarılmadı, resimleri gösterilmedi, DNA testi de yapılmadı. Sebep olarak kamuoyunun şüpheci yaklaşımını göstererek iyice gizem içine büründüler.

Haklarındaki herşey dedikodudan öteye gitmedi bu da onların gizemini daha da arttırdı. Ta ki, geçtiğimiz aylarda tarikatın içine sızdığını söyleyen ve 9 ay boyunca onlarla içiçe yaşadığını iddia eden gazeteci Brigette McCaan yaşadıklarını kitap haline getirinceye kadar... McCaan tarikatın iç yüzünü ortaya sermek üzere orada yaşadıklarını kitap haline getirmeye başladığını iddia ediyor ve çektiği fotoğraflar ile hazırlamakta olduğu kitaptan tarikatın iç yüzünü basına sızdırdığını söylüyordu. McCaan´ın notlarından çıkan sonuç; Rael tarikatı´nın merkezinin seks olduğu idi. Yani aslında genişçe bir tanışma kulübü olan Rael´de özgür seks teşvik ediliyor ve hiçbir kısıtlama olmadan uygulanıyor.

McCaan ilk olarak New York´da bir binada Rael üyelerinin aylık toplantısına katılmış. Toplantıda gerçekleştirilen meditasyon seansı, Rael rahibinin çabasıyla seksüel bir etkinliğe doğru kaymış. McCaan bu toplantıdan sonra dokuz ay boyunca tarikatın bütün etkinliklerine katılmış. Hatta bizzat Rael (Claude Vorilhon) tarafından vaftiz edilmiş. Bunun yanında sokaklarda broşür bile dağıtmış. McCaan ´´ Katılımcıları arasında yakınlık kurduğum insanların farkettiğim özellikleri cinsellik konusunda saplantılı olmalarıydı. Bunlar çoğunlukla zengin ve yaşlı erkeklerle kafası karışık genç kadınlardı´´ diyor. Tarikata katılırken imzalanmak zorunda bırakılan belgelerin olduğunu da söyleyen McCaan; filme çekilme izni, tarikatın uluslararası üyelik belgesi, Rael Kilisesi´ne maddi yardımda bulunacaklarına dair belgeler vs. yani para sızdırma ve şantaj için gerekli herşeyin olduğunu söylüyor.

Toplantılarda her katılımcının, ´cinsellik konusundaki planlarını belli eden´´ farklı renklerde şeritler taktığını söyleyen McCaan, buna göre; beyaz şerit dokunulmazlığı, siyah ergin olmama durumunu, kırmızı ise katılımcının pek çok kişiyle ilişkiye girebileceğini belirttiğini söylüyor. Tarikatın kullandığı duşların karma ve genç kadınlar ya açık giyiniyor ya da çıplak kalmayı tercih ediyorlar. rael gurusu hep beyaz giyiniyer ve çevresinde hep kadınlar bulunuyor. İnsanın böyle bir ortamda saçma sapan vaazlarla bile çoşabileceğini söyleyen McCaan: ´´Vaazların içeriği daha çok medya ve George Bush´a yapılan eleştirilerden oluşuyordu. Ancak her zaman vaaz konusu bir şekilde sekse bağlanıyordu. Rael ise tuhaf ve gerçekten karizmatik birisi. ´ben bir insan - eşya olmaktan hoşlanıyorum. İstediğimi yapmaktan hoşlanıyorum. Hoşuma giden insanla bir odaya girdiğimde ben artık Rael değilim, bir oyuncağım´ diyerek sekste sınır tanımazlığı taçlandırıyordu. Bir seferinde Rael´in böyle ateşli bir vaazının ardından odadaki herkes aynı anda masturbasyon yapmaya başladı. Eğer genç bir kadın istenileni yapmazsa, oradaki erkekler ona son derce kaba davranabiliyordu. tabi Rael´in savunduklarına körü körüne inanıp hayatının merkezine koymuş olan o kadar çok çaresiz insan vardı ki, arkadaş edinebilmek için kendilerinden istenen herşeyi yapmaya hazırdı.´´ diye konuşuyor.

Zaten her şey anormallik üzerine kuruluydu. Ailesinin evinde porno çekmek isteyenler, cinsiyetini değiştirmek isteyenler, psikolojik sorunları olanlar ve onları istismar edenler... eğitim süresi boyunca Rael bir yandan da müritlerinin ceplerini boşaltıyordu. Kendisinin bir fotoğrafını ise 5850 Euroya almak da bağlılığın bir göstergesi.... Yapılan bağışlar da cabası.

´İşte, uzaylı olduklarını, ilk insanı klonladıklarını iddia eden Rael Tarikatı´nın gerçek yüzünde bunlar gizli: seks ve para´ diyordu özetle bu iddialar...


TARİKATIN TÜRKİYE TEMSİLCİSİ GÜN YÜZÜNE ÇIKIYOR...

Tarikatın Türkiye lideri Dr. Suat Sular, Kasım ayında Tempo´ya verdiği demeçte 30 Türk bilim adamının Rael grubunun içinde yer aldığını iddia ederek bir kez daha dikkatleri üzerine çekti. Tempo muhabiri bu röportajın gerçekleştirildiği ortamı, ´Taksim´in neredeyse oteller bölgesi haline gelen caddelerinden birinde, Divan Oteli´nin hemen karşısındaki yeni bir otelin alt katındayız... Fonda hafif ´meditasyon müziği´... Birbirinden ´dingin insanlar´... Beyazperdede arı, böcek gibi bilumum canlıların döllenmesinin gösterildiği bir belgesel film... Bir toplantı olduğu kesin ama salonda tanıtım, afiş ya da toplantının amacına yönelik herhangi bir ´emare´ yok. Sahneye Türkçesi problemli bir genç çıkıyor, beyazlar içinde. Beyaz pantolon ve gömlek giymiş, boynunda gümüş bir amblem taşıyan, uzun saçlı, uzun sakallı, rahibi andıran birini takdim ediyor alkışlar arasında. İsmi Leon Mellul. Aksanlı İngilizcesi cümle cümle Türkçeye çevriliyor. Uzaylılardan söz ediyor´ diyerek ifade ediyordu.

Tempo´da yer alan haberde Mellul´ün ´Efendimiz´ dediği bir isim daha dikkat çekiyordu: Claude Vorilhon... ´Rael´ diyor. İnsanların klonlandığı bir laboratuvardan söz ediyor... ve Tempo muhabiri işte o anda uyanıyordu:

´Dünya basınının kodlarını deşifre etmek için peşinde koştuğu, insan klonladıklarını iddia eden Rael Tarikatı bu... Artık Türkiye´de de örgütlenme kararı alan Rael Tarikatı´nın özel bir toplantısındayız. UFO toplantısı diye düzenlenen toplantıyla, insan klonlayan, aynı zamanda uzay ve seks tarikatı olarak da bilinen Rael´in Türkiye örgütlenme faaliyetlerinin ortasında buluyoruz kendimizi. Saygıyla dinlenen kişi de tarikatın Ortadoğu Temsilcisi.

´Rallici peygamber´

1973´ten bu yana, rallici ve gazeteci bir adamın liderliğinde, gizemli bir tarikat Rael... 13 Aralık 1973 günü Fransa´nın Clermont-Ferrand yakınlarında, sönmüş bir yanardağ civarında, bir UFO ile karşılaşmış... Sonrasında bu uzaylılardan birtakım mesajlar alarak, yeni bir din kurmuş... Son peygamber olduğunu öne sürüyor. Rael Tarikatı, ateist bir din olduğu iddiasında. Üye sayısı 75 bin. 85 ülkede örgütlenmiş durumda. Üyelerinin büyük çoğunluğu doktor, gen mühendisi gibi bilim adamlarından oluşuyor. Vorilhon, Elohim olarak tanımladığı, bütün dünyayı ve insanları yarattığını savunduğu uzaylıyla temas halinde. Vorilhon, Elohim´den aldığı mesajları kitaplaştırmış da. Rael Tarikatı için bir kutsal kitap olarak da görülen ´Uzaylıların Verdiği Mesaj´ adlı kitapta Elohim´in sözlerine yer veriliyor. Elohim, 2035 yılında dünyaya geleceğini söylüyor. Ancak bir şartı var. İsrail´de bir elçilik binası yapılması. Binanın neredeyse metrekaresini de söyleyen Elohim gelmeden, İsrail devletinden izin alınarak bu elçilik binasının yapılmasına çalışılıyor. Eğer İsrail izin vermezse ne olacak? İşte orada Elohim´in ciddi bir uyarısı var: ´İsrail´i bir kere daha cezalandırırız.´

TÜBİTAK´taki Raelciler

Rael Tarikatı´nın Türkiye temsilcisi, 58 yaşındaki Dr. Suat Sular. Uzaylılardan aldıkları mesajlar doğrultusunda ve Fırat havzasının çok önemli olmasından dolayı Türkiye´de de faaliyetlere başladıklarını söylüyor. Kendisi bir farmakolog. Yani ilaçların insan organizması üzerine etkilerini, hastalıkların tedavisi, teşhisi ve önlenmesi için hekimlerin yararlanacağı en uygun ilacın keşfedilmesini, geliştirilmesini ve insanlığın kullanımına sunulmasını konu alan bilim dalıyla uğraşan bir doktor. Göztepe´deki merkezlerinde bir araya geliyoruz Sular´la. Garip sözler sarf ediyor. Uzaylılarla görüşen 3 kişiye değiniyor. Biri Vorilhon, biri de yakın zamanda ölmüş. Diğeri de sır. ´Bu ismi üç ay sonra açıklayacağım´ diyor. Endonezya Cava Adası´ndan bahsediyor. Meğer uzaylıların çok sık geldikleri bir bölgeymiş burası. Kendisi de ocak ayında buraya gidiyormuş. Uzaylılarla randevusu varmış gibi konuşuyor. Üçüncü kişinin kendisi olduğunu ima ediyor sanki!.. Rael Tarikatı´nın 14 klonlanmış çocuğa sahip olduğunu öne sürüyor Dr. Suat Sular. Başka da bir bilgi vermiyor. ´TÜBİTAK´ta arkadaşlarımız var´ diyor. ´Onlar da tarikat üyesi mi?´ diye soruyoruz. Net bir yanıt alamıyoruz. Öğrenebildiğimiz tek şey, Türkiye´den 30 kişilik bir bilim adamı grubu olduğu´

HABER7

Yorumlar Yorum Yaz
  • SİYASET
  • GÜNCEL
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • DÜNYA
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
Mekke ve Medine'den Canlı Yayın
Gazete Manşetleri
Piyasa Verileri