Bingöl´de güneşin doğuşu ve batışı

Dünya´da ´Güneşin Doğuşu´ en güzel iki yerden izlenir´ diyor Bingöllüler. İsviçre´nin Alp Dağları ve Bingöl Dağlarının Kale Tepesi... Biz kale tepesini sizler için görüntüledik...

Eklenme: 07 Ağustos 2007 17:40 / Güncelleme: 07 Ağustos 2007 17:40 / 19,386 Okunma / 12 Yorum

Yaşar İliksiz´in Bingöl seyahati - SON-

Bingöl gezisine başlarken bize bu ilde fazla tarihi eser bulunmadığını peşinen belirmişlerdi. Ama var olanların listesini siz Bingöl Valiliği ve Belediye Başkanlığı ile Yaşam için Sivil Toplum Derneği sitelerinden inleceyebilirsiniz. Mahalli sitelerin ve yerel gazete sitelerinin de hakkını yeme


Eserlerin az olmasının bir nedeni de Türkiye´de arkelojik araştırmaların en az yapıldığı iller arasında olması. Ancak buna rağmen öyle bir tarihi keşif yapılmış ki bu hem Elazığ hem de Bingöl turizmi için büyük bir şans olabilir. Milattan önce 800 yıllarında Bingöl ve civarını ele geçiren Kral Minua´nın Sivas´a dek süren seferlerinde kullandığı tarihi yolun, günümüzde bulunabilen büyük kısmı bu ilimizde yer alıyor.


Prof. Dr. Veli Sevin yaptığı yüzey araştırmaları sonucu ortaya çıkarttığı bu yolun korunup bir kara yolu müzesine dönüştürülmesi gerektiğini savunuyor. Geçtiğimiz yıllarda bu konuda karayollar Genel müdürlüğüne bu konuda başvurular yapılmış.

Bendeniz de 2 bin 800 yıl önce Urartu istilacılarının (yoksa fatihleri mi deseydik! Herneyse...) Bu yol üzerinde yürüyen (Tabi sığır otlatan ve ekin biçmeye giden köylülerin bilinçsiz geçiş gidişlerini saymazsak... ) İlk insanlar arasında olmanın gurununu yaşıyorum haklı olarak.


Fakat bu yolu görünce sevinçten uçacakmış gibi olan Işıl Turizm´den Bilsen Gürer hanımefendi oldu. ´Bu ne tarih aşkıdır?´ diye şaşmadım değil. Meğer kendisi Bingöl doğumlu olduğu için katmerliymiş sevinci, sonradan araştırıp buldum... (Bilsen Güren´in tarih ve kent üzerine yazdığı o güzelim yazılardan mahrum kalan isimlerdenseniz, hala geç kalmış değilsiniz, bu yazıları bir gözden geçirin derim)

Tarihi Uratu Yolunun kalıntılarını pür merak gezinenler arasında Generation Of Advanture turizm yönetici Özkan Altıntaş ve www.turizm.com sitesinin yöneticisi emektar gazeteci Levent Özer bey de yer alıyordu. Elysion Dergisi´nden Ayşe Özlem Bulgu ve Türkiye Turizm´den Aslan Burak Metin de parkuru merakla tamamlayan isimler oldu. Hürriyet gazetesinden Nergis Kalkan yolu bıraktı çiçek böcek resmi çekti. Ersin Kalkan bey fırsat bu fırsat deyip İZ tv ekibine tarihi yolda bilgi veriyordu. Ama en vahim tepki Athena Tour´un melekleri Arzu Dayan ve Şuşan Özoğlu´ndan geldi. Daha yolun 5 metresinde ´Bu Urartular nereye kadar gitmiş bilemem ama ben daha ileri gidemem´ deyip geri döndüler: Ne tarihi bir duyarlılık göstergesi ama! (Sekreter arkadaşa bilgi verdim, bu ikili ararsa ben uzunca bir süre yokum... )

Efendim neyse, demek istiyorum ki bu yolun kıymeti biline. Karayolları´nın kulakları çekile ve binbir güçlük içinde bulunmuş olan bu yol kaybedilmeden zapt-u rapt altına alına ki Turizmci arkadaşlarımız bu bölgeye ´Urartuların nereden nereye, niçin, hangi şartlar altında´ gittiğini merak edenleri götüre... Çünkü 2800 yıl önce inşa edilmiş bir yol, bütün olumsuz şartlar ve doğa koşullarına rağmen yaşıyabiliyorsa, mimarlarımızın da bu konuyu es geçmemeleri gerekiyor. Mimarlar için de ayrı turlar düzenlenebilir..

BİNGÖLLÜ NE İSTİYOR?

Bu kadar ağır bir konudan sonra dönelim hafif, maganizel ve politik herkesin anlayabileceği konulara.. Bizim seyahat kararı aldığımız günlerde seçim sonuçları henüz belli değildi... Ancak bizim Bingöl´e ulaştığımız tarihte oylar sayılmış, dökülmüş ve Bingöl Türkiye´de AK Parti´ye rekor düzeyde oy veren il olmuştu. Ve Bingöllüler doğal olarak ´Bunun bir ödülü olmalı´ diyorlar... (Şimdi muhaliflerin ´Oh olsun, avuçlarını yalasınlar da görsünler Hanya´yı Konya´yı´ dediklerini görmezden gelmez se AK Partililerin işi zor. Bu ile bir ödül verip gönüllerinin alınması şart.. Ödül ne olur bilemem. Ben politikadan bu kadar anlarım...)

Bugünler de hangi Bingöllü´ye sorsanız, ´bizi turizm kurarır´ diyor ama turizmin gelişmesi için en başta bir müze olmak üzere, otel, motel, barınma tesisi vs. gerekli yatırımların nereden geleceğini pek kestiremiyorlar..

HAYVANCILIK ZORDA

Bingöllü çiftçiler geçimlerini özellikle hpyvancılıktan sağladığı için son derece dertliler. Çünkü Türkiye´nin pek çok ilinde olduğu gibi bu ilde de Hayvancılık tam anlamıyda darboğazda. Yem fiyatlarının ucuzlatılmasının yanı sıra kendi ürettikleri etten daha ucuza et ithal edilmesi, üreticiyi zora sokuyor... Bu feryadı da buradan iktidara iletmiş olalım...

BİRAZ DA POLİTİKA

Efendim Bingöl´ün çok sevecen, sempatik, candan ama yüzü gülmeyen bir başkanı var. Her konuda bize yardımcı oluyor ve ilinin sorunları hakkında detaylı açıklamalarda buluyor. Fakat kendisinin yüzü gülen bir fotoğrafını çekmek bana nasip olmuyor. (Yerel basın mensubu ardakaşlardan yardım istiyorum Onlar da yüzü gülen bir fotoğrafı yokmuş. Neyse önemli olan yüzünün değil içinin gülmesi değil mi efendim...) Bingöl Belediye Başkanı Hacı Ketenalp misafirperver ve candan bir insan. Oldukça samimi bir şekilde soruları yanıtlıyor ve kendisine söylenenleri can kulağı ile dinliyor.

İlin bir şansı da belediye başkanı ile aynı yıllarda atanmış olan Valisinin daha önce bir turizm bölgesinde kaymakamlık yapmış olması. Bingöl Valisi Vehbi Avuç da gazeteci ve turizmci ordusunu dikkatle dinleyip Bingöl´e bir gelenin bir de gidenin neden ağladığını anlatıyor. Bingöl´ü mahremiyet bölgesi olarak görüp üzülerek gelen her memurun bu ile ve insanlarına aşık olup, gitmek istemediğinin bir efsane değil gerçek olduğunu yaptığımız tüm söyleşilerden sonra daha net olarak anlıyoruz..

Bingöl merkezinde seçimin AK Parti tarafından kazanılmış olmasının sevinci var ama merkezden uzaklaşıldıkça DTP´ye oy verilmesininden dolayı üzgün ve kızgın olarları da görüyoruz...

POLİTİKACI UYUR, DEDİKODU UYUMAZ...

Bingöl´de bir yayla gezisi sırasında ilginç bir rivayet kulaktan kulağa yayılıyor. Güya Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ´Ben Doğu´yu ekonomi ile terbiye deceğim´ demişmiş... Kaynağı nedir bilinmiyor ama amacı belli... Hangi politikacı için ne değer taşır bilmiyorum ama nakletmeden geçmek istemedim...

Öte yandan bazı arkadaylardımıza olumsuz görünse de bence gayet sağlıklı bir ´tehdit´ vakasına şahit olduk. Karlıtepe´de bir kaç inşaat işçisi minibüsümüzün şoförünü uzaktan işaretle tehdit etti. Ne oluyor diye sorduk meger sürücümüz de Karlıtepeli imiş ve ´AK partiye´ye oy verdim diye bana kızıyor olmalılar başka bir neden olamaz´ dedi... Bana bu manzara çok olumsuz gelmedi çünkü insanların siyasi fikirlerini bile böyle sokakta açık açık konuşabildiği bir ortam çok da sağlıksız bir ortam sayılmaz! Tabi tehdit (şaka) tadında bırakılırsa...

YAYLA MANZARALARI

Bingöl de her yanda bir tatlı su kaynağı. Buz gibi sudan içtikçe içesi geliyor insanın. Hele de sıcakta yolculuk yaptığımız için her molada bir oluk, bir çeşme bulan sokuyor kafasını suya. Su o kadar soğuk ki elini kim kaç dakika tutabilir yarışmaları bile düzenleniyor. Üç saniye, beş saniye, on saniyede pes eden var. Yarım dakikayı aşana aşk olsun diyorlar. Ama ilginç bir şey oluyor ve Arzu Dayan hanımefendi elini su da bir dakikadan daha uzun süre tutuyor. Araştılması gereken tıbbi bir vaka sanırım...


Efendim yayla insanlarının ne kadar sıcak ve misafirperver olduğunu anlatmaya lüzum yok.


YAYLA VE KÖY MANZARALARI FOTOGALERİSİ


GÜNEŞİN BATIŞI


´Dünya´da ´Güneşin Doğuşu´ en güzel iki yerden izlenir´ diyor Bingöllüler. Birincisi İsviçre´nin Alp Dağları, ikincisi; Bingöl Dağlarının Kale Tepesi... Adımayan´da Nemrut Dağı´nın hakkı yenmesin diye geçiriyorum içinden. (Acaba Ünal Bey kırılmasın diye psikolojik bir içgüdü mü? )  


Güneşin güzel doğduğu yerde batarken de benzeri bir güzellik yaşanır diye düşündüm ve sizler için kare kare güneşin batışını görüntüledim...


FOTOGALERİ İÇİN TIKLAYIN


KAMPTA NELER OLDU?


Güneşin doğuşuna giden yola tabelalar yerleştirilecek kadar turizm bilinci ilerlemiş. Ama dağ yoluna saptıktan sonra asfaltı bulana aşk olsun. Gerçi yerel yönetimler de haklı, dünyanın parasını yer bu yolun asfatlanması... (Hele bir turistler gelsin, nasılsa asfatlanır) Karlıova ilçesine kadar yol asfalt, dağın zirvesine kadar staplize yoldan ilerliyoruz. Dağın zirvesine yarım saatlik bir mesafede kamp kuruluyor. 


Karlıova Belediye Başkanı Muzaffer Gölen bizlere eşlik ediyor. Kendisi bir bingöllü´nün olması gerektiği kadar sıcak ve güleryüzlü... Bu festivali nasıl gelenekselleştirdiklerini ve her sene de sbürdürmeye kararlı olduklarını anlatıyor. Bu sene seçimler nedeniyle fetival tarihi bir hafta kaymış, Yani güneşi olması gerektiğinden biraz daha az güzel görme tehlikemiz varmış... Seneye erken gelip telafi eder miyiz bilemiyoruz..


Karlıova Belediyesi her sene bu mevkiide Güneşin Doğuşu festivali düzenliyor. Bingöllüler artık alışmışlar. Kafileler halinde geliyor, çadırlarını kuruyor, ateşlerini yakıyorlar ve başlıyorlar halay çekmeye. Ama ne halay! Saatler sürüyor. Mola yok. Küntçe ezgilerin biri bitiyor, biri başlıyor... Halay halkası hiç eksilmiyor. Bir kişi bıraksa iki kişi halkaya dahil oluyor. Vel hasıl bir uyku tulumu bulur uyurum diyenlerin hevesi kursağında kalır. çünkü halay çekilmesi için gereken müzik bir anfi vasıtası ile sağlanıyor. (Bu arada Aynur´un en sevdiğim parçasını yarıda kesen DJ´ye buradan teesüf ediyorum)


Kısacası ya Kürtçe müzik seveceksiniz ya da seveceksiniz... (Bendeniz bu arada M: yaşar Durukan ile dağın zirvesine çıkıp keşif yapıyorum. Malum yarın sizlere o muhteşem görüntüyü en iyi yerden sunmam lazım. haber 7 farkını burada da ortaya koyamazsak, yandı gülüm keten helva)


Gece karanlıkla birlikte soğuk da başlıyor. Battaniyelerine sarılanlar ve ateşlerin etrafına üşüşenler ilginç manzaralar oluşturuyorlar.. Gece saat 3,30 sularında toplu yolculuk başlıyor. Dolunay ışığında romantik bir yolculuk başlıyor... Tepede mevzileniyoruz,  muhteşem manzarayı Yüzlerce Bingöllü ile birlikte izliyoruz ve sonrasında akın akın geldiğimiz gibi geri iniyoruz..


KAMP ALEMİ FOTO GALERİSİ 


Güneşin doğuşunun bu sene geçen senekinden daha az güzel olduğu söyleniyor. Biz geçen seneyi görmediğimiz için bilemiyoruz. Ama o kadar uzun bir yolculuğa ve gece yaşanan soğuğa değdi mi derseniz. Bence fazlası ile değdi. Yani olur ya bir gün fırsat bulursam yeniden gelmeyi gerçekten isterim....


GÜNEŞİN DOĞUŞU FOTOGALERİ...


Bingöl´ün mutfağından söz etmeye vakit bulamadım. Yaşadığım pek çok güzelliği sizlere antacak kadar geniş zamanım yoktu. Ama üç günlük güzel bir maceranın ana hatlarını sizlere tüm samimiyetimle aktarmaya gayret ettim... Vaktim olsa bu yazı dizisi 10 böyüm çekerdi. Ama Haber7com´da çalışıyor olmanın dayanılmaz vakitsizliği elimizi kolumuzu bağlıyor.


Zaten siz gerçekten yalya ve dağ turizmine ilgi duyuyorsanız, bence hiç kimsenin anlattıklarına bakmayın. Gidin ve o güzellikleri bizzat yerinde kendiniz yaşayın. Belki uzun yolculuk sizi sıkabilecek, belki dinlenme tesislerini yetersiz bulabileceksiniz, belki konforu aradığınız saatler olacak. Ama bana inanın ki gördüğünüz o muhteşem manzalar size dönüşte tüm yorgunluğunuzu unutturmuş olacak.


Ve insanların sıcak yüzleri, çocukların gülen gözlerindeki huzurlu gelecek özlemi ilden ayrıldıktan sonra bile içinizi ısıktamaya devam edecek...  Tüm Bingöllüleri buradan bir kez daha selamlıyor ve bu yazının oluşmasında emeği geçen tüm yöneticileri tebrik ediyorum...


- BİTTİ-


(haber7)


İLGİLİ HABERLER


Bingöl´ün gölleri ve yüzen adaları


Bingöl´e nasıl gittiğimin hikayesidir


Bingöl dağlarında ´tanıtıcı TİM´

Yorumlar Yorum Yaz
  • SİYASET
  • GÜNCEL
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • DÜNYA
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
Mekke ve Medine'den Canlı Yayın
Gazete Manşetleri
Piyasa Verileri