Bekar Fethullah Gülen´e göre evlilik

´Hz. Mesih ve Hz. Yahya evlenmemişlerdir´ diyen Fethullah Gülen kendisinin neden evlenmediğini ise dolaylı olarak izah etti. İşte Gülen´in evlenmemeye bakışı...

Eklenme: 08 Ağustos 2007 14:30 / Güncelleme: 08 Ağustos 2007 14:30 / 29,583 Okunma / 54 Yorum

Fethullah Gülen´in neden evlenmediğini dolaylı olarak izah ettiği yazısı...


Evlenmenin, kişinin durumuna göre farz, mekruh, sünnet, mubah ve haram yönleri vardır. Mesela kişi, geçimsiz biri ise ve dahası ailesine haram yedirecekse böyle bir kimsenin evlenmesi mekruh sayılmıştır.

Haram yiyen bir kişi bu durumundan ötürü hesaba çekileceği gibi, böyle birinin başkasının kızına ve ondan doğacak çocuklara haram yedirmesi de haramdır. İşte bu durumda olan bir kişinin evlenmesi bir kısım ulemaya göre en azından tahrimen mekruh sayılmıştır. Kişinin mali imkânı var ve zina korkusu yoksa onun evlenmesi sünnettir. Zinaya düşme ihtimali olan kişinin evlenmesi ise farzdır. Bu itibarla evliliğin hükmü şahısların durumuna göre değişmektedir.

Hz. Mesih ve Hz. Yahya evlenmemişlerdir ve Hz. Mesih ve Hz. Yahya gibi imana hizmet eden, ahlaksızlığa sapmamış, daha tertemiz bir hayli bekâr vardır. Evet, bu mevzu şahıslara göre değişmektedir. Mutlak bir şey söylemek oldukça zordur. Kimisi evlenmeden âlâ-i illiyyine çıkar, kimisi evlenerek âlâ-i illiyyine çıkar. Kimisi evlenmez esfel-i safiline sukut eder, kimisi evlenir esfel-i safiline sukut eder.

İzdivaç yapan arkadaşlarıma, evlendikten sonra nefsin kadınlara olan alakasının kesilip kesilmediğini, evliliğin bu meseleye bir çare olup olmadığını sormuştum. Onların vermiş olduğu cevaplardan, izdivacın günahlara karşı bir sütre olduğuna/olacağına şahit olmuştum.

Ancak, hedefi ve gayesi olmayan izdivaçlar, niyetsiz ameller gibi bereketsizdirler. Gaye olmayınca bazen dinine-diyanetine bakılmadan hiç tanınmayan birisiyle sırf boyuna posuna bakılarak evliliğe benzeyen bir araya gelmeler uhrevî derinliğinin olmaması yanında çok defa imtizaçsızlıklar ve geçimsizliklerle sonuçlanır. Hele bir de, Kur´ân´a inanan ve inanmayan, Resûlullah´ı (sallallahu aleyhi ve sellem) tanıyan ve tanımayan iki kişi bir araya gelmişse.. evet, aileler arasında inanma ve inanmama açısından zıt düşünceler söz konusu ise, dinî, fikrî sürtüşmeler kaçınılmaz olur ve telâfisi imkânsız uyuşmazlıklar baş gösterir.

´Gayeli izdivaç´, enine-boyuna düşünülerek, hissin yanında aklî-mantıkî olan izdivaçtır. Ve evlenmede ´maksat´ düşünülerek hareket edildiğinden ailede huzur vardır. Neticesi düşünülmeden ve bir gaye gözetilmeden yapılan evliliklerin neticesinde ise, değişik sıkıntılar söz konusudur. Böyle bir yuvada, aile fertleri sürekli huzursuzluk yaşarlar.

Bu meselelerin içine hiç girmeyenlere gelince, bunlar çok fazla bir şey bilmezler. ´Böyle başladık gidiyoruz´ der ve safiyane yürür, giderler.

Yorumlar Yorum Yaz
  • SİYASET
  • GÜNCEL
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • DÜNYA
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
Mekke ve Medine'den Canlı Yayın
Gazete Manşetleri
Piyasa Verileri