Huzurevi sakinlerinden kurşun gibi ağır sözler

Her bayram ziyaretçilerin yolunu gözleyen huzurevi sakinleri, en çok da çocukları ve torunlarını bekliyor. Ziyaretçileri gelmeyen yaşlılar için ise bayramlar 'buruk' geçiyor. Huzurevi sakinlerinden kurşun gibi sözler:

  • GİRİŞ11.11.2010 11:02
  • GÜNCELLEME11.11.2010 11:02
Huzurevi sakinlerinden kurşun gibi ağır sözler

-BAYRAMDA YAŞLILARI UNUTMAYIN

Antalya Fethi Bayçin Huzurevi, 123 sakini konuk ediyor. Güne kahvaltı ile başlayan huzurevi sakinlerinden bazıları, sabah sporunun ardından okuma salonunda kitap gazete okumayı, oyun salonunda oyun oynamayı, dinlenme salonunda birlikte vakit geçirmeyi tercih ediyor. Sosyal faaliyetlerin sık yapıldığı huzurevi sakinleri, şimdi yaklaşan Kurban Bayramı'na hazırlanıyor.

Huzurevinde kalmalarından şikayet etmeyen yaşlılar, bayram gibi özel günlerde ise hatırlanmak istiyor. Özellikle de çocuklarını ve torunlarını bekleyen huzurevi sakinleri, ''Burası bizim evimiz, burada yaşamaktan mutluyuz ancak bayramlarda bizleri unutmayın'' mesajı gönderiyor.

-''EVLADIN İÇİN BİLE ÜÇÜNCÜ ŞAHIS OLUYORSUN''-

Huzurevi sakinlerinden Şermin Enül, AA muhabirine çocuklarının karşı çıkmasına rağmen kendi isteğiyle huzurevine yerleştiğini ve burada yaşamaktan mutlu olduğunu söyledi.

Oldukça bakımlı görünen 83 yaşındaki Enül, şöyle konuştu:

''Dış kaporta güzel ama içim çürüdü. İki damar tıkalı, kalp kapağım bozulmuş. 'Hayat arkadaşımız yok' diyoruz ama, tansiyon, kolesterol, şeker benim yol arkadaşlarım. Burada tertemiz bakılıyoruz. Günde dört çeşit yemek çıkıyor. Kim evinde dört çeşit yemek yiyor? Benim çevrem çok geniş, gelenim gidenim çok ama buradaki insanların genel sıkıntısı, yakınlarının ziyaret etmemesi. Huzurevinde kimsesizler çoğaldı, akrabalar azalıyor. Bazılarının çocuğu bile ziyaretine gelmiyor. Büyüt, yetiştir, bir yaştan sonra kendi evladın için bile üçüncü şahıs oluyorsun. Buradan evlatlara çağrım; anne ve babalarını huzurevinde unutmasınlar. Çocuklarını alıp büyüklerinin ellerini öptürmeye getirsinler. Buradaki insanlar için bayramlar gerçekten çok anlamlı.''

-DUYGULARINI ŞARKILARLA DİLE GETİRİYOR-

Huzurevi'nin en yaşlılarından olan 90 yaşındaki Abdullah Kemal Taşmış ise 16 yıldır huzurevinde kalıyor.

İçindekileri sanat müziğiyle dile getiren Taşmış, huzurevlerinin ziyaretçi profilinin değiştiğini belirtti. Artık huzurevlerini daha çok sivil toplum örgütleri temsilcileri, okullardan öğrencilerin ziyaret ettiğini anlatan Taşmış, her bayram olduğu gibi Kurban Bayramı'nda da huzurevi sakinlerinin diğer ziyaretçilerin yanı sıra ailelerinden birini, özellikle de çocuklarını ve torunlarının gelmesini beklediğini söyledi.

-PET ŞİŞELERİ VAZO YAPIYOR-

Ruhen 20 yaşında olduğunu söyleyen Semiha Vural, pet şişelerle vazolar yapması ve el emeği takılarıyla tanınıyor. Artık elleri titreyen Semiha Vural, ''Eskiden katı atıklardan ne süs eşyaları yapardım, herkes hayrandı bana, artık bu hale geldik. Eskisi gibi değilim'' dedi ve hüzünlendi. Semiha Vural da diğer huzurevi sakinleriyle aynı şeyi söylüyor ''Bayramlar sevdiklerimizi görmek için bir vesile.''

-6 ÇOCUĞU VAR 20 YILDIR HUZUREVİNDE-

Polis emeklisi olan 90 yaşındaki Selahattin Şengüler de, kendisini anlatırken en çok çocukluğundan bahsediyor.

Makedonya göçmeni Şengüler, kızını ve torunlarını uzun uzun anlattıktan sonra bayrama beklediğini belirtti.

89 yaşındaki Mustafa Küçük ise Fethi Bayçin Huzurevi'ne Konya'dan gelmiş. 20 yıldır huzurevinde kalan Mustafa Küçük, 6 çocuğu olduğunu ve hiçbirisiyle görüşmediğini kaydetti. Çocuklarına dargınlığını anlatırken içi burulan, gözleri dolan Mustafa Küçük, büyüklerin mutlaka hatırının sayılması gerektiğini ifade etti.

-TORUNLARIYLA İNTERNETTE HASRET GİDERİYOR-

Mehmet Lütfi Dostoğlu ise, kızları ve torunlarıyla internette görüşmek için 60'ından sonra bilgisayar öğrendiğini söyledi.

ASMEK kurslarına giderek bilgisayar öğrendiğini belirten Dostoğlu, ''Kızlarımla ve torunlarımla internet aracılığıyla haberleşiyorum. Sevdiklerimle hasretimi sanal alemden gideriyorum. Gazetelerimi internetten okuyorum. Hastaneye gidecek huzurevi sakinlerine internetten randevu alıyorum'' diye konuştu.

Dostoğlu da yaşlıların sadece bayramlarda değil sürekli hatırlanması ve ziyaret edilmesi gerektiğini düşünüyor.

KAYNAKAA

Yorumlar5

  • Av.çetin 5 yıl önce Şikayet Et
    bu bayramda şunu bir deneyiniz, lütfen.... terkedilmiş yaşlıların ve yine terkedilmiş o küçücük çocukların barındığı yurtları,evleri bir ziyaret ediniz lütfen.. insan ilk gittiğinde birkaç gün kendine gelemiyor hakikaten..gerek oranın hüzünlü atmosferinden ,gerekse orada dinlediğiniz hayat hikayelerinden fazlasıyla etkileniyorsunuz...pek tabi bu durum bünyedeki, insana duyarlı insani damarla ilgili..AMA gidiniz lütfen...çok dua alıyorsunuz..VE DE öyle mutlu oluyorlar ki hepsi de..bu size huzur vermeye de başlıyor,daha sık gidebilsem diyorsunuz...
    Cevapla
  • Ekrem Erol 5 yıl önce Şikayet Et
    Huzur Evi mi...?. Yetiştirdiğiniz insanlara "Gençliğinde yaşlı insanlara hürmet eden insana, kendisi yaşlandığında Allah ona hürmet edecek insanlar yaratır" hadis-i şerifi öğretmezseniz huzurevi diye kapattığınız binalarda yaşlılarınızı ne yapsanız huzurlu yapamazsınız! Her kim annesinin-babasının yaşlılığına yetişipde onların rızasını kazanamamışsa ona yazıklar olsun, burnu yerlerde sürtülsün.
    Cevapla
  • reecp satılmış 5 yıl önce Şikayet Et
    Neslimiz. anasının babasının ihtiyarlığına yetişipte cenneti kazanamayan kişilere yazıklar olsun ( Hadisi şerif ) ana baba huzur evindeyken cennet hayal etmek ne büyük bir ahmaklıktır.
    Cevapla
  • bekiralikaya 5 yıl önce Şikayet Et
    İHTİYAR OLMAK VEEEEEEEEEEEE. içinde bulunmuş olduğumuz" asırne kadar dehşetli olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum.eğer bir insan içinde yaşadığı asrı ne kadar iyi idrak edebilirse yaşadığı dehşetli hadiselerden okadar az sıkıntıyla atlatabilir.bütün pegamberler.a.s ümmetlerini bu asırla korkutmuşlar.bir evladın valide ve pederine nasıl bir ilgi dumasını beklersinki onun için.iyi ki ALLAH VAR. o varsa herşey var.
    Cevapla
  • İHSAN BULUT 5 yıl önce Şikayet Et
    Suclu.... Sadece onlari oraya birakan cocuklar adamlarda deyil.
    Cevapla

SİYASET

GÜNCEL

SPOR

EKONOMİ