Bu yalancıların kökünü kurutmak için, İHL’lere ihtiyacımız var!

Bu yalancıların kökünü kurutmak için, İHL’lere ihtiyacımız var!

.

  • GİRİŞ12.08.2017 09:50
  • GÜNCELLEME12.08.2017 09:50

 Bu ülkenin niçin imam hatip liselerine ihtiyacı var?

Çünkü ülkede gazetecisi de (azımsanmayacak kadarı) ahlaksız..

Hukukçusu da (azımsanmayacak kadarı) ahlaksız..

Doktoru da (azımsanmayacak kadarı) ahlaksız..

Hemen her mesleğinde, azımsanmayacak sayıda ahlaksızı olan bir ülkede yaşıyoruz..

Öyle ya..

Ahiret inancı olmayan insanlardan, “dürüst” olmalarını, “ahlaklı” olmalarını nasıl bekleyebilirsiniz ki?

Diyecekler ki, “Ahiret inancı olan FETÖ’cüleri de gördük.”

Affedersiniz ama..

Bakın o FETÖ’cülere..

Ahiret inancı olanlarla mı oturup kalkıyorlar?..

Yoksa ahiret inancı olmayanlarla mı?..

Son somut olayda da görüyoruz ki..

Ahiret inancı olmayan solcularla..

Ahiret inancı varmış gibi kendilerini takdim eden, ama bir adamın peşinden tüm dünyalarını karartan FETÖ’cüler de aynı noktada birleşiyorlar..

Birbirlerine destek veriyorlar..

Birbirlerini alkışlıyorlar..

Hemen somut konuya gireyim..

Odatv’den Barış Terkoğlu yazmış.

Hemen ardından, diğer solak internet siteleri..

Ve hemen akabinde de bilumum FETÖ’cü internet siteleri manşetlerine taşımışlar.

Yani..

Ahiret inancı olmayanlarla ahiret inancı varmış görünenlerin nasıl birlikte iş kotardıklarını görmüş olduk..

Peki, birlikte kotardıkları bu iş, hangi iş?

Anlatayım..

23 Haziran 2016’da TBMM’de kabul edilip, 14 Temmuz 2016’da da Resmi Gazete’de yayınlanan bir kanun değişikliği var..

Resmi Gazete’de yayınlanma tarihi, tam da 15 Temmuz darbe girişiminden bir gün önce..

Bu değişikliğe göre, eskiden terör eylemlerinin yoğunlaştığı durumlarda, sadece il çapında, valiler tarafından askeri birliklerden yardım alınabilirken..

Bu kanun değişikliği ile..

Ülke genelinde..

Ama..

1) İçişleri Bakanı’nın teklifi..

ve..

2) Bakanlar Kurulu’nun kararı ile..

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin görevlendirilmesi mümkün hale getiriliyor..

Dürüst bir gazeteci..

Dürüst bir yazar..

Bu “olmazsa olmaz iki şart”a rağmen..

15 Temmuz darbe girişiminin, bu kanun değişikliğinden cesaret almış olabileceğini iddia edebilir mi?

Veya FETÖ’cü darbecilerin “Bize ‘terör saldırısı var, onun için tedbir almak üzere gidiyoruz’ dediler, biz de aldandık” savunması yapmalarına bu kanun değişikliğinin de bir gerekçe olabileceğini iddia edebilir mi?

FETÖ’cü darbecilerin bile aklına belki getiremedikleri böylesine çarpıtma bir savunmayı pişirip, darbecilerin önüne yemeleri için koyabilir mi?

Odatv’de yayınlanan, sonrasında tüm FETÖ’cü internet sitelerinin iktibas ettikleri yazıdaki ifadeler aynen şöyle:

“Darbe davalarında sanık olan askerlerin yaptığı en yaygın savunma şöyle: ‘Bize ‘terör saldırısı olacak’ denildi.’

Öyle ki, 15 Temmuz akşamı bir grup asker köprüye çıktığında ilk yayılan dedikoduydu; ‘terör saldırısı’ ihtimali.

Denebilir ki, ‘terör ihtimali varsa polis önler, asker neden köprüye çıksın!’

Mesele pek de öyle değil.”

Böyle giriyor mevzuya, çarpıtmacı yazar..

Sonra da “Pek de öyle değil”i şöyle izah ediyor:

“15 Temmuz darbe girişiminden bir gün önce...

Yani tarih; 14 Temmuz 2016.

Resmi Gazete’de yeni ‘TSK Personel Kanunu’ yayımlanarak yasalaşıyor.

Şaşırtıcı, zira yasa değişikliğinin 12. maddesi terör eylemlerine karşı askere sokağa çıkma imkanı veriyor.”

Zurnanın son deliği diye, işte buna denir..

“Yasanın bilmem kaçıncı maddesi, askere sokağa çıkma imkanı tanıyor”muş!

Haydi ordan yalancı..

Haydi biraz kibar söyleyelim..

Haydi ordan, cahil..

Savaş fıkrasıdır..

Komutan askerlere sormuş, “Yavrum niye topları ateşlemediniz?”

Asker cevap vermiş..

“Efendim 10 tane sebebi var..”

Komutan “say” demiş..

Asker başlamış saymaya:

“Birincisi, barutumuz bitmişti..”

Komutan, “Tamam evladım” demiş, “Diğerlerini saymana gerek yok.. Barut kalmayınca zaten topu ateşleyemezsin..”

Şimdi..

Kanundaki İçişleri Bakanı’nın teklifi..

Bakanlar Kurulu’nun kararı şartlarını görmezden gelir sokağa çıkarsan..

14 Temmuz’da yayınlanan kanun değişikliğini kendine gerekçe alamazsın ki..

Ha o kanun değişikliği varmış..

Ha yokmuş..

İçişleri Bakanı’nın teklifi yoksa..

Bakanlar Kurulu’nun kararı yoksa..

Bunlar Resmi Gazete’de yayınlanmamış ise..

Asker sokağa da çıkamaz..

Birliğin kapısının önüne de çıkamaz..

Ama imam hatip düşmanlığından gözleri kör olan..

Ahirette hesap vermeye inanmayanlar..

Bilerek yalan yazan..

Veya en azından “cahil” olan gazeteciler, “14 Temmuz 2016’daki kanun değişikliği ile, asker sokağa çıkma yetkisi aldı” diye yazar..

Ahirete inanmayan editörler de. O yazıyı internet sitelerine koyarlar..

Ahirete de, dine de Pensilvanya’daki hokkabazın yorumları ile inanan FETÖ’cüler de..

O yazıya yapışıp, “Bak bak.. AK Parti kendisi, askerlere sokağa çıkma yetkisi vermiş” diye kamuoyunu aldatmaya çalışırlar..

Çarpıtma öylesine ahlaksızca ki..

O yazının devamında..

“Askere verilen yetki o denli büyük ki, mahkeme kararı olmadan evlere girme yetkisi dahi komutanın insafına bırakılıyor:..”

“Sadece bu kadar değil... Bu sırada suç işleyen askere de geniş bir yasal koruma zırhı veriliyor” türünden süslemelerle halkın kafası, resmen karıştırılıyor..

FETÖ’cülere de, “Böyle savunma yapın.. kurtulursunuz” gazı veriliyor..

Hiç kimse kusura bakmasın..

Kimse kendisini, “Ben şu kadar yıl, FETÖ’cüler yüzünden cezaevinde yattım” diyerek, aklamaya kalkışmasın..

Herkes, yazdığı şeye dikkat etmeli..

Darbecilere benzin taşımaya son vermeli..

Yalanlarla, çarpıtmalarla..

FETÖ’cüleri “mazur sayılırlar” gibi göstermeye kalkışmamalı..

FETÖ’cüler, resmen darbeye kalkıştılar..

İçişleri Bakanı’nın teklifi ile değil..

İçişleri Bakanı’nı derdest etmek üzere sokağa çıktılar..

Bakanlar Kurulu’nun kararı ile değil..

Bakanlar Kurulu üyelerinin her birini bir başka cezaevine tıkmak üzere sokağa çıktılar..

Kimse bu darbeyi, “Kanunda değişiklik yapıldı.. O değişikliğin sonucu” diye göstermeye kalkışmasın..

Kim buna kalkışırsa..

Yıllarca FETÖ yüzünden cezaevinde kalmış olsa bile..

Yaptığı, FETÖ’nün değirmenine su taşımaktan başka, bir şey değildir.

Yeniakit

Yorumlar1

  • dahi 4 ay önce Şikayet Et
    yalınız sayın yazar bu müfredatla yetişen ihl mezunları ne kadar güvenli. aile teşvikiyle bir ümitle gidiyorlar.imamda ama tolumu düzeltmek yerine tolum onları düzeltiyor, toplumdaki kokuşmuşluğa ayak uydurup hocada bunu yapıyor dedirtiyorlar. geçenlerde abdurrahman dilipak hoca ağzına sağlık buna vurgu yapmıştı. şu haliyle oaralardan çokda birşey beklememek lazım. tanıdığım bir müftü mesleğini söylemeye utanıyor ve çocuğunuda imam hatibe göndermiyordu.
    Cevapla Toplam 4 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat

Sondakika Gelişmelerinden Haberdar Olun