Fatih’in Oğlu 2. Bayezid’i Nasıl Bilirdiniz?

  • GİRİŞ21.10.2017 09:30
  • GÜNCELLEME23.10.2017 07:17

Muhtemelen ve çoğunlukla bu soruya iyi bilirdik cevabı gelir. Sofu ve veli bir padişahtı. Mülayim olmakla beraber savaşı sevmezdi. Bu yüzden de büyük seferlere çıkmamıştır. Karakter olarak savaş meraklısı olmamasının yanında Cem Sultan faktörü de ordunun başında sefere gitmesini engellemiş ve bu yüzden de ilim, irfan, sanat, mimari ve kültürel faaliyetlerle İmparatorluğa büyük katkı sağlamıştır. Denilmesi doğaldır.

Ancak,  karakter olarak mülayim olup olmadığını bir de dönemin Veziriazâmı Mesih Paşa’ya sormak gerek. Mesih Paşa, kardeşi Rumeli Beylerbeyi olan ve 1473’de Otlukbeli Savaşında Fıratsuyu kenarındaki pusuya düşerek şehit olan Has Murad Paşa ile birlikte İstanbul’un fethinde Fatih’e esir olmuş soylu Rum ailesinden iki kardeştir.

 Fatih, şehrin karakterinin Rum olmasından dolayı özellikle Rumları sarayda tutmuş ve onların Müslüman olarak yetişmesine büyük önem vermiştir. Mesih Paşa ve Has Murad Paşa da bunlardan ikisidir.

Mesih Paşa, Fatih devrindeki yükselişini II. Bayezid döneminde de devam ettirmiş ve 1501’de Veziriazam olmuştur. 1499’da II. Bayezid, başarılı deniz seferleri yaparak İnebahtı, Moton, Koron, Anabolu ve Mora’yı almıştı. Ancak,

Venedikliler özellikle Akdeniz ve Ege’deki üslerini kaybettiği için Bayezid’e büyük bir kin besliyordu. Bunun için misilleme yapmaktan çekinmediler. 1501’de Midilli Adasına saldırdılar. Feryadçılar İstanbul’a gelerek Venedik’in Midilli Adasına saldırdığını haber verdiler.

Söylendiğine göre küffar adada bir hayli de yağma yapmış ve Müslümanları incitmişti. Bu haberi aldığında Mesih Paşa, veziriazamdı ve 2. Bayezid de ayağındaki nikristen dolayı yatmakta idi. Ancak Midilli Adasının Venedikliler tarafından saldırıya uğradığı haberini alınca son derece öfkelendi. Hasta yatağından kalktı ve veziriazam Mesih Paşa’yı yanına çağırdı.

Yatağından kalktığında başucundaki çok sevdiği yayı da eline aldı. Türkler, yaylarını sadece kullanacakları zaman kurarlardı. Onun haricindeki yay kurulmaz ve yerinde asılı dururdu.

Bayezid’in çok sevdiği ve avlarda kullandığı yayı da başucunda idi ve kurulmamıştı. Bu yüzden son derece sağlam ve esnek bir sopa durumunda idi. Veziriazam Mesih Paşa, 2. Bayezid’in huzuruna çıkınca Bayezid de sağ elinde yayı olmak üzere Mesih Paşa’nın yanına gitti.

Birden bire sol eli ile Veziriazam Mesih Paşa’nın yakasına yapıştı. Sağ elindeki yayı ile de Mesih Paşa’nın kafasına vurmaya başladı. Oruç Beğ’in naklettiğine göre hem Mesih Paşa’nın kafasına yayı ile vuruyor hem de;

“ Hak tebareke ve taala tarafından bir kazaya uğrayasın”[1] diye beddua ediyordu Zira Midilli Adasının bu şekilde baskına uğramasındaki en önemli sebeb, Veziriazam Mesih Paşa’nın gerekli güvenlik önlemlerini almaması idi. İdris-i Bitlisi de aynı hikâyeyi anlatır ve II. Bayezid’in yayı ile Mesih Paşa’nın kafasına vururken;

“Mülk ve din işinde yaptığın bu gecikme ve kusurun karşılığında Allah’ın belasına mübtela olasın”[2] Dediğini aktarır.

Peki, Mesih Paşa’ya ne oldu? Mesih Paşa aynı sene Galata’da çıkan bir yangına müdahale etmek için Galata Kadısı ile bölgeye gitti. Ancak surlardan kopan bir duvar parçası Paşa’nın ve Galata Kadısının iki ayağını birden ezdi. Kazazedeler, bir hafta can çekiştikten sonra vefat etti

 

Sultan 2. Bayezid

[1] Oruç Beğ Tarihi, Haz. Necdet Öztürk, s. 215

[2] Acem’den Rum’a; İdris-i Bitlisi’nin Hayatı, Tarihçiliği ve Heşt Behişt’in II. Bayezid Kısmı 1481-1512, Haz. Vural Genç [Yayınlanmamış Doktora Tezi],İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul;2014, s.786

 

Yorumlar2

  • ozkayalar 6 yıl önce Şikayet Et
    sag olasın senin yazılarını ve tv programlarını takip edince geçmiş i ne kadar az bildigimizi anlıyorum.yüregine saglık.
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • ahmet naci 6 yıl önce Şikayet Et
    Mülayimlik devlete dokununcaya kadar. Ecdadımızla ne kadar gurur duysak azdır. Teşekkürler üstat.
    Cevapla Toplam 2 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat