Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır

Eklenme: 22 Haziran 2010, 04:16
Güncelleme: 22 Haziran 2010, 04:16 / 8,057 Okunma / 8 Yorum
Arif Akpınar

Peşpeşe hamleler yapılıyor, peşpeşe kündeler yiyoruz. Ne ki ‘’Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır.’’

Bugünlerde tarih okuyorum. Geçmişi okumak ve günümüzle kıyaslamalar yapmak insana tarifsiz bir heyecan verirken, günümüz adına bir o kadar da ümitlendiriyor insanı.

Büyük Selçuklu Devletinin yıkılınca, Malazgirt zaferini kazanan Sultan Alparslan’ın Atabegleri Anadolu’da yurt  tutmaya başlarlar. O dönemde merkezi otoritenin zayıflamasıyla beylikler arasında taht kavgaları başlar.  Bizans Devleti durumdan faydalanıp ortamı kaynayan kazanın içindeki kepçe gibi karıştırmaya başlar. Bizans, bir yandan kavgaları körüklerken bir yandan da tarafları kendine bağlamaya çalışır.

Aynı durumu Anadolu Selçuklularının yıkılışı ve Osmanlı’nı kuruluş yıllarında da görmek mümkün. Yani, senin içinde kaşınacak bir yara varsa durumdan faydalanmaya kalkan herkes harekete geçer. Galiba bu durum muktedir olmanın doğasında var.

Burada en dikkat çeken durumlardan birisi, içteki ihanet şebekelerinin hiçbir zaman muktedir olamamasıdır. Kim bir diğerini çökertmek için Bizans’la işbirliğine gitmişse uzun vadede kaybeden mutlaka o olmuştur.

Bugün PKK terör örgütünün durumu da aynen böyledir. Anlaşılan odur ki bu örgüt  muktedir olabilmek için her türlü yolu mübah görmekte ve çaresiz bir duruma düştüğü anda da ülkemizin (ve de savunduğunu düşündüğü topluluğun) düşmanlarının taşeronluğuna soyunmaktan çekinmemektedir.  Ama tarih de göstermiştir ki böyle bir mücadele tarzıyla başarılı olmuş bir hereket yoktur.

Türkiye’nin İran çıkışıyla Amerika’nı, Gazze çıkışıyla İsrail’in ve ayağına bastığı bir durumda içerde terörü azdıran PKK örgütünün yaptığı bu eylemler onun taşeron bir örgüt olduğunun açık bir göstergesidir. Kaldı ki demokratik hakların verilme aşamasında böylesine eylemlerin yapılmış olmasının başka bir izahı da olamaz.

Ve dahi bu kargaşadan faydalanarak tarihte görülmemiş hukuksuzluklara da imza atılması tuzun koktuğunun göstergesidir.

Dışta ki akbabalar içerdeki ölü soyucularını hukuksuzluk ve terörle harekete geçirmiş gözüküyor. Toplumun sabrının üzerine darbe üstüne darbe vuruyorlar. Ancak bu toplumun zulme uğrama şiddetinin zirveye vurduğu dönemlerde, Hakikatin hep kendinden yana tecelli ettiği de bir gerçektir.

Birinci Dünya Savaşı sonunda  damarları kesilen ve soyu kurutulmaya başlayan bu ülkenin insanları, mazlumiyetiyle  Gayretullahı celbettiği gibi, yine aynısı olacaktır. Artık, uyuyan dev kımıldamıştır. Ve dahi zulüm de payidar olamaz.  Birtakım mihrakların yıllardır sergiledikleri kara planlar bundan sonra hedefine ulaşamayacaktır. Zira zulmün boyutu Gayretullah’a dokunma mesabesindedir.

Bu ümitsiz gibi gözüken durumda ümitvar olmak lazım.

Sezai Karakoç’un dediği gibi, ‘’Ne yapsalar Boş Göklerden Gelen Bir Karar Vardır.’’

Arif akpınar (arif_han@mynet.com)

Yorumlar Yorum Yaz
  • SİYASET
  • GÜNCEL
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • DÜNYA
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
Mekke ve Medine'den Canlı Yayın
Gazete Manşetleri
Piyasa Verileri