Karadayı ne zaman teslim olacak
- GİRİŞ01.05.2012 09:14
- GÜNCELLEME01.05.2012 09:14
Genel Kurmay Başkanı iken devletin kendisine verdiği makam ve yetkileri devlet ve millete karşı kullanan/kullandırarak birçok subayın işi, kariyeri, ekmeği ve geleceğiyle oynayan, birçok subayın hapislere düşmesine, yargı önünde hesap vermesine sebep olan Karadayı şimdi hiçbir şey olmamış gibi sus pus olması, sessizce bir köşeye çekilip oturması hangi ahlakla bağdaşır?
Genel Kurmay Başkanlığı döneminde yapılan her şeyin birinci derecede sorumlusu olan bu kişi komutası altında birçok subayın tutuklandığı bir dönemde ortaya çıkıp kendi döneminde meydana gelen bütün olayların sorumlusunun kendisi olduğunu söylemesi gerekmiyor mu?
Dün devlet geleneğine, hukukuna, demokratik bir devletteki alt üst ilişkilerine yakışmayan ilişki ve davranışların, eylem ve söylemlerin kahramanının şimdi derin bir sessizliğe bürünmesi hiçte GKB olmuş bir askere yakışan davranış değil.
Bizim bildiğimiz, öğrendiğimiz, tanıdığımız, okuduğumuz, hayranı olduğumuz komutanlar emrinde çalışanları kendi evlatları gibi görür, bilir, korur, kollar ve onlara kol kanat gerir. Onları ateşlere atıp kendisini kurtarmaz.
Binlerce YAŞ mağdurunun 1. derecedeki sorumlu faili, yüzlerce TSK mensubunun sorgulanması, yargılanması, hapishanelerde yatması, bazılarının da kendilerini GATA’ya atmasının müsebbibi Sayın Karadayı nasıl oluyor da rahat rahat yatağında uyuyabiliyor acaba?
Yiğit bir insandan beklenen tavır meydana çıkıp, ya haklı olduğunu ispat etmek veya suçlu olduğunu kabul edip gereğini yerine getirmek değil mi?
Şimdi Ergenekondan, 28 Şubattan, BÇG’den dolayı tutuklanan herkesin ifadesinde "Biz bu işi emir komuta zinciri altında yaptık’’ oluyor.
Dün devlete, devletin en üst yöneticilerine kabadayılık taslayan, devletin Başbakanına pezevenk diyecek kadar seviyesizleşen komutanlar ve o komutanların komutanları o zaman kıs kıs gülerlerken şimdi niye somurtuyorlar?
Davalarında haklı iseler, yaptıkları işler doğru ise çıksınlar meydana haklılıklarını ve doğruluklarını milletin önünde ispat etsinler. Bu millette bilsin ki gerçekten bu komutanların haklı sebepleri varmış diye.
Silivride, Mamakta yatan bir çoklarının işaret parmakları Karadayıyı gösteriyor. Karadayının gözleri ise tavanda güpe gündüz gökyüzünde yıldızları sayıyor. Kılının kıpırdadığı yok. Sanki yeni doğmuş günahsız bir çocuk…Kapısının çalınmasını, buyurun abdestsiz cenaze namazına denilmesini mi bekliyor?
İşte insanların bazıları için yüce kitabımız;’’Gözleri vardır görmez, kulakları vardır duymaz, kalbi vardır hissetmez.’’
Milletin kendisine emanet ettiği orduyu, millete karşı kullanan/kullandıran ve bu güce yaslanarak devlete ve millete kafa tutan, kabadayılık eden bir Dev’in ! cüceleşen traji komik haline bakın!
İşte GKB olmuş koskoca(!) bir komutanın düştüğü seviye bu. Her insan için için büyük bir ibret vesilesi değil mi?
Osmanlı ordusu sefere çıkarken en cılız, en zayıf, en küçük bir nefer padişahın karşısına çıkar, dimdik durarak; ‘’Gururlanma padişahım senden büyük Allah var’’ diye haykırırmış.
İşte peygamber ocağı olmaya hak kazanan ve peygamber ocağı olan ordu bu Allahtan korkan ordu idi. Daha sonra bu şanlı ordu kendini Dev sanan cücelerin eline geçmeye başlayınca sefilleşti. Düşmanla dost , milletiyle düşman, devletiyle hesaplaşmaya, halkıyla savaşmaya başladı.
Ergenekon’la, BÇG’la, 28 Şubat'la yüzleştiğimiz gerçekler bu yozlaşmanın faturasıdır.
Bu süreçde sadece TSK mensuplarını suçlamak adil bir davranış mı?
Peki bunları kışkırtan medya patronları, gazetelerdeki köşe baykuşları, statükocu sermaye ağaları, banka hortumcuları Generallerin stratejik ortakları şimdi neredeler?
Bunlar neden yargılanmıyorlar? Bunların hiç mi suçu yok?
Arif Altunbaş / Haber 7
arifaltunbas@hotmail.com
Yorumlar2