Yeni bir dünya arefesinde

  • GİRİŞ18.05.2012 09:28
  • GÜNCELLEME18.05.2012 09:28

Köhnemiş anlayışlar, ceberut devlet yapıları bir bir değişime uğruyor.İnsan değişiyor, eşya değişiyor, tabiat değişiyor, iklim değişiyor, rejimler değişiyor, değişimden nasibini almayan hiçbir nesne yok.Bütün dünyada bir değişim rüzgarı esiyor.

Artık eski anlayışlar, eski fikirler, eski emperyal düşünceler, totaliter rejimler, diktatörlükler yerini daha insancıl, daha akılcı, daha barışçıl, daha paylaşımcı, daha uzlaşmacı bir dünyaya terkediyor.

Avrupanın Birliğinin yaklaşımları, İsrail Siyonistrejiminin yayılmacı politikaları, ABD hegemonyacılığına rağmen uyanan İslam dünyası bu gelişmeler karşısında daha savunmacı, daha kendine dönük, kendine yönelik bir varoluş kavgasının içinde.

Yüz yıla yakın bir zamandır zincirlerle bağlanan, uyuşturulan, uyuyan bir dev uyanıyor, kendi geliyor, benliğine yöneliyor, kendi kimliğini arıyor.

Bu iletişim çağında hiç bir şey kapalı kapılar arkasında gizli kalmıyor. Hiç bir ülkenin insanı yer üstü yeraltı kaynaklarının yabancılar tarafından öldüm fiyatlarına hortumlanmasına seyirci kalmıyor.

Ortadoğuda başlayan değişim rüzgarları zamanla tüm İslam ülkelerini kuşatıyor/kuşatacak, tüm Müslüman halkları derinden etkileyecek. Bu uyanış ezilen, sömürülen uluslara birer kurtuluş müjdesi olarak er geç ulaşacaktır.

Yıllardır yerli münafıkların sultası altında ezilen İslam ülkelerinin halkları ayağa kalkıp, aralarına örülen buz dağlarını eritecek, asırlık bir hasretle birbirlerini kucaklayacak, biri diğerini bağırlarına basacaklardır.

Neden, niçin bir birlerini düşman ilan edildiklerini sorgulayacaklar, aralarına örülen suni sınırların sebeplerini bir birlerine soracaklar, hakikatin ışığında gerçeği rliktr arayıp bulmanın yollarını arayacaklardır.

Kara ile ak, ezen ile ezilen, Hak ile batıl meydana çıkacaktır.

İslam ülkelerinin başlarına sarılan belalar, musibetler, aralarında dolaşan kara kediler ortaya çıkacak/çıkarılacaktır.Müslümanlar omuz omuza verip utanç verici yakın tarihlerini ince ince sorgulayacaklardır.

Kafirler istemese de, münafıklar dirense de, zalimler zulmünü arttırsalar da İslamın bayrağı Hak ve Hakikat düşmanlarının kara bayrağına galip gelecektir.

İnsanlık, insanca yaşamanın tadını bir daha tadacak, insan insan olmanın onurunu bir daha anlayacaktır. İslamdan korkanlar için bile İslam, onları da kuşatan kucaklayan, onlara da bir kurtuluş kapısı açan bir uyanış ocağı olacaktır.

Bunca uyuşukluk, bunca uyku, bunca esaretten, bunca  işgal ve sömürülerden sonra , dünyanın dengeleri değişecek, yeni bir dünya kurulacaktır.

Barış ve özgürlük için, mazlumun ahı için, sömürülen, baskı ve zulüm altında ezilen tüm insanlık için müslüman önce kendini hesaba çekecek, önce kendini onaracak, önce kendini yola sokacak, her şeyden önce Allah ile, islam ile arasında kopan bağları düzeltecektir.

Habil'in çizgisi, Kabil'e, Hz. İbrahim'in Tevhid İnancı Nemrut'a, Hz. Musa'nın çağrısı Firavunlara, Hz. Muhammed sav'in aydınlık mücadelesi çağın tüm putlarına ve Ebu Cehillerine elbet bir gün galip gelecektir...

Bundan önce hep galip geldiği gibi, Allahın izniyle bundan sonra da hep galip geleceği gibi Hak ve hakikatin aydınlığı karanlığın gecelerinde bir şafak gibi atacak, bir güneş gibi doğacaktır.

İnsanlık yeni bir dünyaya gözlerini açacak, yeni bir dünya ile selamlaşacak, Müslüman vahyin aydınlığında yeni bir dünyayı yeniden, yeni baştan insanlığın huzurunda bir anıt gibi dikecektir.

Arif Altınbaş- Haber 7

arifaltunbas@hotmail.com

Yorumlar3

  • murat sorgu 14 yıl önce Şikayet Et
    inşaallah yanılıyorum. önceki yazdığım yazı benim fikrimdir, yalnız sözlerimde bir yanlışlık olduğunu düşünmüyorum, belki eleştiri konusunda ölçüsüz davranmışımdır, onun için arif abiden özür dilerim.ortadoğuyu çok yakından takip ediyorum, yalnız bana pek müslümanların uyanışı gibi gelmiyor, eğer müslümanlar uyanıyorsa hangi ülkede müslümanlar iktidar sahibi? veya hangi ülkede bölünme riski yok? amerika ve israil hiçbir zaman ortadoğuda bir müslüman devletin varlığını kabul etmez(iktidar olarak).ortadoğu sosyal ekonomik ve siyasal hayatına bakın hiçbir arap toplumu demokrasi adına kıyam etmemiştir. amaç sadece diktatörün gitmesi, yerine kim gelirse gelsin'' anlayışı vardır.mısırdaki olayları çok iyi takip ediyorm: bir cuma namazında tahrir meydanında müslümalar namaza dururken, dürzilerde etraflarını sarmışlardı, askerler bir müdahale etmesin diye. sonra birbirlerine düştüler.
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • Sabit Kal 14 yıl önce Şikayet Et
    o kadar basit olsaydi, sayin murat kardesimiz, o zaman simdiye kadar coktan müslüman. kazin ayagi o kadar kolay degil maalesef. zira müslümanlarin iktidara gelmesini engellemek icin bati ve ısrail var gücüyle yüzyildir mücadele etmekte, ondan sonraki idarecileri yetistirip hazirlamakta, var olanlarida bütün var gücüyle ayakta tutmaya calismaktadir. ısin en aci tarafi orta dogu'nun tek demokrasisi olmakla övünen ısrail bile müslüman memleketlere demokrasi veya suurlu idareci gelmesin diye var olan diktatörlerle elbirligi yapmakta, onlari korumakta ve halkina karsi zulümde onlara yardimci olmaktadir. ayni seyi amerika ve avrupa ile elele vererek müslümanlari kesinlikle idareye gelmesini engellemeye calismaktadirlar. ıste bu yüzden diktatörler arap bahari ile gitse bile onlarin yerine zaten yedeklerini hazirlayan bati, müslüman ülkeleri ergenekonvari ve mason localariyla sürekli denetim altinda tutmaktadir. simdilik en azindan halk ayaklanmaya cesaret edebildiyse bile, cok büyük basaridir.
    Cevapla
  • murat sorgu 14 yıl önce Şikayet Et
    bana pek uyanış gibi gelmiyor. sevgili arif abim! öncelikle yazdığınız yazı gerçekten hoş güzel, insanın keşke böyle olsa diyesi geliyor.. ancak ne varki ortadoğuyu benim gibi öğrenci birinden daha çok araştırmış olmanız gerekir, bu yazıyı yazdığınıza göre.. şunu merak ediyorum: islam dünyası parçalara ayrılmış ve başlarına diktatörler getirilmiştir, neticede arap baharı adlı bir, süreç vuku buldu.. libyada kaddafiyi devirenler birbirine düştü, mısırda da pek umutlu bir bekleyiş yok, ırak'ı anlatmaya lüzum yok, suriyenin nereye gittiği aleni bir şekilde ortada!! ortadoğudaki bu süreç hangi yöne doğru gidiyor, olumlu bir gelişme mi bu? olumlu bir gelişmeyse neden arap baharı adlı süreç, bir türlü kıyam eden müslümanların iktidarıyla sona ermiyor? saygılar
    Cevapla Toplam 4 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat