Murat Yalçıntaş- Ceyda Erem Kavgasında kim hangi tarafta?

Eklenme: 29 Ekim 2010 08:35
Güncelleme: 29 Ekim 2010 08:35 / 9,609 Okunma / 5 Yorum
Aydoğan VATANDAŞ

Sanırım 1 buçuk yıl kadar önceydi. İTO’nın şimdi tutuklu olan başkanı Murat Yalçıntaş kalabalık bir ekiple New York’a çıkarma yaptığında, ‘içimden bu adamda ilerde Başbakan olabilecek kumaş’ var diye geçirmiştim.

Sadece onda mı var, kuşkusuz başkalarında da var bu kumaş ama kader şu an belirgin bir şekilde Tayyip Erdoğan’dan yana.

Başbakan Tayyip Erdoğan’a bugün rakip olabilecek tüm isimler ya hakkın rahmetine kavuşmuş durumda ya da Yalçıntaş gibi içerde.

Bundan aylar önce, hatırlarsanız Murat Yalçıntaş’ın adı bir başka olayda daha geçmişti. İddiaya göre, içinde eski bir MİT mensubunun da bulunduğu çete Yalçıntaş’a CIA ve MOSSAD ajanları ile çekilmiş fotoğrafları olduğunu iddia ederek Yalçıntaş’a şantaj yapıyordu. Kısa süre sonra söz konusu gruba polis operasyon yaptı ve grup üyeleri yargı önüne çıkartıldı.

O zaman bunun bir operasyon olabileceğini değerlendirmiş ve bu sutunda bu konuya değinmiştim.

Yalçıntaş öyle sıradan bir isim değil. 3 dil biliyor ve neredeyse aksansız İngilizce konuşuyor. Son derece iyi eğitim almış. İş dünyasının nabzını elinde tutuyor. Para sorunu yok. Babası milliyetçi muhafazakar camiada tanınmış bir isim. Şantajdan da anlaşıldığına göre, uluslararası dinamiklerle de teması var.

Yani bir rüzgarla ipi göğüsleyebilecek özelliklere sahip.

Ben o zaman Murat Yalçıntaş’a CIA ve MOSSAD’lı şantaj hikayesinin merkez medyada büyütülmemesini de Yalçıntaş’a gizli destek olarak değerlendirmiştim.

Muhafazakar medya da olayı sanırım Yalçıntaş’ın yıpratılmasına razı olmadığı için büyütmek istemedi pek.

Yalçıntaş acaba, merkez medyanın ve AK Parti iktidarından rahatsızlık iş dünyasının olası başbakan adayı olabilir miydi?

Bilmiyorum.

İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) büyük hissedar olduğu İstanbul Dünya Ticaret Merkezi (İDTM) ile CNR Fuarcılık’ın sahibi Ceyda Erem arasında yıllardır devam eden “tahliye” davası, şok bir rüşvet operasyonu ile boyut değiştirdi ve Yalçıntaş davanın İstanbul Dünya Ticaret Merkezi’nin lehine sonuçlanması için rüşvet verdiği gerekçesiyle tutuklandı.

Bu konuyla ilgili Hürriyet Gazetesi yazarı Ertuğrul Özkök’ün aldığı pozisyon dikkat çekti.

Özkök Sabah Gazetesi yazarı Mehmet Barlas’ı kaynak göstererek şöyle yazmıştı: “(Mehmet) Barlas, Ceyda Erem’i iyi tanıyor. Başına bu olaylar geldikten sonra bir dosya hazırlayıp Başbakan Erdoğan’a iletmiş. Söylediğine göre Erdoğan’da bu dosyayı Başbakanlık Teftiş Kurulu’na göndermiş. Onlar devreye girdikten sonra Emniyet’te işe el koymuş ve rüşvet operasyonu başlamış… Başbakan’ın işe el koyması ile bir haksızlığın düzeltilmesi imkanı doğmuş.”

Başbakanlık Hürriyet Gazetesi yazarı Ertuğrul Özkök’e verdiği cevapta, bu iddiayı kesin bir dille yalanladı. Ama aslında yalanlanan Özkök’ten ziyade Mehmet Barlas oldu.
Mehmet Barlas böyle bir iddiayı Ertuğrul Özkök’e nasıl söyledi? Burası son derece ilginç. Zira Özkök’ün bunu kendi kafasından uydurması düşünülemez. Barlas da böyle bir şeyi söylemediğine ilişkin her hangi bir yalanlama yapmadı.

O halde Barlas Murat Yalçıntaş ile Ceyda Erem arasında yaşanan bilek güreşinde, güçler dengesini etkilemek için Başbakan'ın kimin tarafında olduğunu kasıtlı olarak sızdırmak istemiş olabilir.

Zira Mehmet Barlas’ın eşi Canan Barlas’ın da Ceyda Erem ile yakın dostluğu biliniyor.

Şimdi isterseniz Murat Yalçıntaş işe Ceyda Erem arasında yaşanan bu olayda güçler dengesini analiz edelim.

Ceyda Erem, Türkiye ile İngiltere arasındaki ticaretin geliştirilmesi amacıyla 30 yıl önce Londra’da kurulan Türk – İngiliz Ticaret ve Sanayi Odası’nın (TBCCI) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı. Kürşat Tüzmen döneminde Yönetim Kurulu üyesi olmuş.

Yönetim kurulu üyeleri arasında dikkat çeken bir başka isim daha bulunuyor. O da Başbakan Tayyip Erdoğan ile yakın dostluğu bulunduğu sıklıkla ifade edilen Remzi Gür.

Gürmen Giyim’in yönetim kurulu başkanı.

Ceyda Erem ismi hatırlanacağı gibi 2006 yılında bir başka ilişkiyle gündeme gelmişti. O ilişkiyi de ilk gündeme getiren bugün Radikal Gazetesi’nin yayın yönetmeni olan Eyüp Can’dı. Can Referans gazetesinde yayınlanan yazısında Tüzmen’e hitaben şöyle yazmıştı:

"Özel hayatınız kimseyi ilgilendirmez. Nitekim o 'bel altı vuruş' yapmakla suçladığınız gazeteler somut bilgilere rağmen özel hayatınızla ilgili tek haber yapmadılar. Eşinizin Emine Erdoğan'a kadar çıkıp gözyaşları içinde yardım istediğini bilmelerine rağmen sustular. Emine Hanım'ın konuyu sizinle dostluğu olan iş dünyası temsilcilerinin eşlerine taşıdığını öğrenmelerine rağmen yine de sessiz kalmayı tercih ettiler." (16 Mayıs 2006, Referans Gazetesi)

Tüzmen de bunun üzerine ertesi gün Radikal gazetesine bir röpörtaj vererek iddiaları yalanlamıştı.

Ceyda Erem ismini başka nerede hatırlıyoruz? 2001 yılında 28 Şubat’ın kudretli paşası Çevik Bir ile yakınlığıyla. Bir, o yıl CNR Fuarcılık bünyesinde yayına başlayan Ulusal Strateji dergisinin yayın yönetmenliğine getirilmişti.

Bu yakınlık daha sonra beraber bir güvenlik şirketi kurmaya kadar gitmişti yanlış hatırlamıyorsam.

Çevik Bir 2009 yılında Ergenekon savcılarına verdiği ifadede, Çalık Holding’de danışmanlık yaptığını söylemiş ancak bu idda doğrulanmamıştı.

Sonuç: Güçler dengesine baktığımız zaman aslında fazla söze gerek yok tablo ortada. Ama konunun öyle sanıldığı gibi sadece bir adli vaka olmadığı da.

***

İlginç bir isim Önder Aytaç. Çoğumuz Polis Akademisi öğretim üyeliğinden ve polis camiası ile verdiği bilgilerden, güvenlik konuları ile yaptığı analiz ve yorumlarından tanıyoruz onu.

Kabına sığmayan, sözünü esirgemeyen ve çetrefilli konularla ilgili yazdığı yazılarla ilgi gören biri o.

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olduktan sonra devlet bursu ile İngiltere’de Hull Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde doktora eğitimini tamamlamış. Polis Akademisi'nde öğretim üyeliğinin yanı sıra dekan yardımcılığı görevlerini yaptı. Taraf’taki maceralı geçmişini zaten biliyorsunuz.

Son zamanlarda Cüneyt Özdemir, Serdar Akinan, Oray Eğin’le girdiği polemiklerle dikkat çekti, malum Hanefi Avcı konusuyla ilgili yazdığı yazılarından ötürü.

Aytaç sanırım şimşekleri üzerine çekecek. Zira Hayat Yayıncılıktan bir süre sonra yayınlanacak 2 kitabının başlıkları şöyle: 1-Heron İhaneti. 2-Çenesi ve Paranoyaları.
İlkinde Heron skandalında, İlker Başbuğ ve Vecdi Gönül’ün sorumluğunu tartışıyor. Diğerinde ise Hanefi Avcı olayını…

Daha fazla detaya giremem. Orasına kitaplar çıkınca artık siz bakın.

Aydoğan VATANDAŞ / Haber 7
aydogan29@yahoo.com

Yorumlar Yorum Yaz
  • SİYASET
  • GÜNCEL
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • DÜNYA
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
Mekke ve Medine'den Canlı Yayın
Gazete Manşetleri
Piyasa Verileri