Gülsün Bilgehan bir Ülker Rodeo yer, olur biter!

Gülsün Bilgehan, "Ülker Rodeo reklamını" Meclise şikayet etmişti...

  • GİRİŞ28.11.2011 09:02
  • GÜNCELLEME28.11.2011 09:02

Ülker çikolotası dersim belgeselinin sponsoru

Yakın tarihle ilgili içine düştükleri zor durumdan kurtulmak için özellikle siyasetçilerin çok sık başvurdukları “Bırakalım bunun kararını tarihçiler versin” ifadesine bayılıyorum. CHP Ankara Milletvekili Gülsün Bilgehan’ın da Dersim Katliamını yorumlarken araya serpiştirdiği şu cümle tam da bu “yan çizme” girişiminin özeti gibi:

“Değerlendirmeyi tarihçilere bırakmak gerekiyor.”

Iyi ki sadece bunu söylemekle kalmamış bir devamını getirmiş:

“Dersim’i anlatan ve harekatları eleştirenler bile orada bir sorun olduğunu kabul ediyorlar. Bu sorunun çözülme yöntemi bugünki insan haklarına uymuyor ama o dönemde başka çare yokmuş zaten. Bence sonuca bakmak lazım. Sonuçta bugün Tunceli bölgesi en görgülü, en eğitimli, demokrasiye inanan insanlardan oluşuyor. Mesela sürgünlerden söz ediliyor. O sürgünlerde çok iyi yetişmiş genç kızlar da var. Belki o bölgede, ortaçağ şartlarında kalsalardı o aileleri kuramayacaklardı.”

Gülsün Bilgehan, İsmet ve Mevhibe İnönü’lerin torunu. Metin Toker’in kızı demek sanırım tanınmasını daha da kolaylaştıracaktır. Dersim olaylarından söz ederken bu kadar ‘miş’li ‘muş’lu konuşmasını sakın cehaletine yormayın. Gayet iyi bir eğitim almış olmasına rağmen, bu çelişkiyi yakın tarihi dedesi ve babasının anlattığı ‘masal’lardan öğrendiğine yorabilirsiniz. Neyse konumuz bu değil.

Gülsün Bilgehan için “her devrin milletvekili” tabirini kullanmamı mazur görün şimdiden. Daha önce de yazdım:

“Gülsün Bilgehan; İsmet İnönü’nün torunu,

Sencer Ayata; eski dışişleri bakanı Turan Güneş’in damadı,

Faik Öztrak; eski içişleri bakanı dede Faik Öztrak’ın torunu, yine eski içişleri bakanı baba Orhan Öztrak’ın oğlu,  Adnan Öztrak ve İlhan Öztrak’ın yeğenleri,

Osman Korutürk; Cumhuriyetin kurucuları arasında yer alan İttihat ve Terakki’ci Salah Cimcoz’un torunu,  6. Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’ün oğlu,

Bakın çok ilginç birşey yapacağız. Üçgen biçiminde birbirimize takacağız. Ben Haydar bey'e takıcam, Haydar bey Mehmet bey'e takıcak, Mehmet bey bana takıcak.” cümlesi ile hatırlamanızın kolay olacağı o meşhur haberde başrolü oynayan ve Türkiye siyasetine bütün katkısı bu müselles şakadan ibaret olan Hurşit Güneş; Turan Güneş’in oğlu olmaya borçludur CHP’den milletvekili seçilmesini.”

Hakkını yemiyelim. Gülsün Bilgehan hepsinden daha fazla CHP’li. 2007’e kadar Deniz Baykal’ın yanında yer aldı. Gayet mutlu bir dönem geçirdi. 2007 seçimlerinde de adaydı ancak milletvekili seçilmeyince Deniz Baykal’a yapılan muhalefetin içinde yer aldı. Yaptığı sert muhalefeti kim yapsa CHP’de yatacak yer bulamayacakken yine Gülsün Bilgehan’a bir şey olmadı. Deniz Baykal’ın baş tacı olmaya ve CHP’nin önemli görevlerinde bulunmaya devam etti. Deniz Baykal ve Önder Sav birbirine düşünce bilin bakalım kimin yanında yer aldı? Tabi ki Önder Sav’ın. Bir kez daha kazananın yanındaydı. Önder Sav ve Kemal Kılıçdaroğlu çatışınca da Önder Sav’a açık destek verdi. Önder Sav’ın ekibinden şu an Kılıçdaroğlu’nun kadrosunda ‘hiç bir şey olmamış gibi’ yer alan tek muhalif Gülsün Bilgehan.

Gülsün Bilgehan’ın Tunceli’li kızların hakları için sarfettiği sözlerin kadın hakları için verdiği  tek mücadele örneği olduğunu sanmayın. Hanımefendileri zamanında bir reklamdan ötürü Ülker grubunu meclise şikayet etmişti. Ülker’in Rodeo isimli bir çikolatası için çektiği reklam filminde  Mustafa isimli genç söz konusu üründen aldığı enerji ile mutfağa giriyor ve tek hamlede annesinin açamadığı kavanozu açıyorken görülüyor. Reklam biterken sloganı giriyor:

"Mustafalar, Aliler, Ahmetler, Hüseyinler için; Ayşe’ler de tadabilir"

Işte bu reklamda cinsiyet ayrımcılığı yapıldığını öne sürmüş,

"Böyle reklam Suudi Arabistan’da bile olmaz" demiş,

"Güç simgesi olarak gösterilen, bir tek cinsiyete yönelik olarak sunulan ürün tanıtımı, çağımızın kadın-erkek eşitliği kavramına tamamen aykırıdır" diye de eklemişti Gülsün Bilgehan.

Demek “Güç Simgesi” ha! Demek “Eşitlik” ha!

Sen kalk Seyid Rıza’nın başından çıkardığın “görkemli” sarık ile onun ve oğlunun kollarını bağla, pazar günü Ramazan ayında sahurdan sonra düzmece bir mahkeme ile alelacele idam et, kızlarını cebren başka ailelere evlatlık ver sonra da sırf komik olsun diye çekilen bir reklam filminden çok etkilenip  70 yıl sonra eşitlikten, güç simgesinden bahset.

Fazla söze  gerek yok. Bunlar her devrin milletvekili, her devirde haklı.

Bir şey daha: Ola ki Kılıçdaroğlu devrilir de yeniden Deniz Baykal ve Önder Sav’dan biri veya ikisi birden CHP’nin iplerini ellerine geçirirse oluşacak kadroya kesinlikle dahil olacak biri varsa o da Gülsün Bilgehan’dır. Biz şaşkınlıkla “Ya hu, saltanat kalkmamış mıydı?”  diye sorarken hanımefendi bir Ülker Rodeo yer, olur biter...

Dr. Hamid Aydın - Haber 7
dr.hamid@estetistanbul.com
twitter.com/hamidaydin

Yorumlar2

  • Aydın Levent ÖZKAN 8 yıl önce Şikayet Et
    Puskevit zihniyeti. Bu zihniyet biskuvinin sudaki erimesi gibi eriyip gitmeye mahkumdur.
    Cevapla
  • ahmet akpinar 8 yıl önce Şikayet Et
    İSMET İNÖNÜ. bu kadın babası için babam ismet inönü cumaları evde kılardı demişti....:))
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat