Çok şey bilen adam: Aytunç Altındal!

1998'de, Amsterdam'ın meşhur Arena Stadyumu'nda yapılan Avrupa Milli Görüş Teşkilatları Genel Kurulu'na katılan davetlilerden birisi, Prof. Dr. Necmettin Erbakan'dan önce kısa bir konuşma yapmış ve 10 dakika bile sürmeyen bu konuşma ile, nerdeyse stadyumu dolduran insanların tamamını etkilemişti.

  • GİRİŞ20.11.2013 09:05
  • GÜNCELLEME20.11.2013 09:05

Türkiye'nin ve hatta dünyanın tek şansının o stadyumu dolduranlar ve onlar gibi düşünenler olduğunu vurgulayan o konuşmayı yapan, ülkemizi ve dünyayı çok iyi tanıyan ve söylediklerinden çok emin olan birisiydi ve dinleyenlerin tamamı da, ne demek istediğini çok iyi anlamışlardı.

Ertesi gün kendisini Köln'den Düsseldorf Havaalanı'na götürecek araçta beraberdik bahsettiğimiz konuşmacıyla. Kısa sayılabilecek o yolculuk sırasındaki sohbetimizde, Hıristiyanlık ve Almanya'nın bazı şehirleri ile ilgili olarak aktardığı hususlar, hakikaten şaşırtıcıydı. Hıristiyanlığı Hıristiyanlardan ve Almanya'yı Almanlardan daha iyi bilen birisi olduğu açıktı.

Erbakan Hoca'nın Başbakanlığı sırasında danışmanlığını da yapmış olan bu konuşmacı, geçtiğimiz Pazartesi sabaha karşı vefat edip, Salı günü defnedilen Aytunç Altundal idi.

Sonrasında çeşitli açık oturumlar, paneller ve televizyon programlarında bir arada olmuştuk. Bilgilerine ihtiyaç duyanlar açısından ulaşılması son derecede kolay birisiydi ve müsait olduğunda arzu edilen her yerde bilgilerini paylaşmaya hazır olduğunu hissettirirdi. Müthiş derecede bilgili ve bir o kadar da mütevazı olmasının yanında, duyduğunuzda kulaklarınıza inanmakta zorlanacağınız şeyleri söylerken bile son derece sakin oluşu, kaydedilmesi gereken hususiyetlerinden. Yani sıra dışı bir kişilikti Aytunç Altındal

Hayat hikayesi de, bu sıra dışılığı ortaya koyar nitelikte Altundal'ın. 1945 İstanbul doğumludur, ilkokulu İstanbul'da, ortaokulu Diyarbakır'da, liseyi de Haydarpaşa, Kabataş ve Pendik liselerinde bitirir. 1973 yılında Partizan adlı şiir kitabı nedeniyle 7 buçuk yıl hapse mahkum olunca yurtdışına kaçar ve İsviçre'ye yerleşir. Burada bazı kitaplar yazar, Süreç isimli bir dergi çıkarır ve önce Havass, sonra Süreç yayınları'nı kurar.

1989'da Zürih'te Modus Vivendi Yayınevi ve Sanat Galerisini kurup yönetirken, aynı yıl Rusya'da Kültür Danışmanlığı yapar. 1992'de İngiltere Edinburg'daki International Academy For European and Christian Studies kuruluşunda Akademik Proje İdare Heyeti üyeliği, 1993'te International Society For The Study Of European Ideas (Uluslararası Avrupa Düşünce Çalışmaları Topluluğu) Bilimsel Kurul üyeliği yapar. 1995'te New York'ta Carnagie Council On Ethics And International Affairs örgütüne davet edilen, ilk ve tek Türk Konuşmacıdır. Aynı yıl, Birleşmiş Milletler İnsan Yaşamından Sorumlu Ruhani ve Siyasi Liderler Global Forumu'nun danışman üyesi olur.

Şiir dışında deneme ve inceleme türlerinde eserler veren  ve Türkiye'de Ve Dünyada Casuslar, Gül Ve Haç Kardeşliği, Tanrı Neden Fikir Değiştirdi?, Üç İsa, Devlet ve Kimlik, Türkiye ve Ortodokslar, Bilinmeyen Hitler, Türk İmparatorluğu'nun Yıkılışına Dair Kehanetler Kitabı, Türkiye ve Kadın, Dünün Belgeleri Yarının Tarihi, Vatikan ve Tapınak Şövalyeleri, Yoksul Tanrı Tyanalı Apollonius, Vatikan Ve Papa'nın Gizli Türkiye Senaryosu isimli eserlerin de yazarı olan Altındal, çok sayıda kitap çevirisine de imza atar.

Altındal, 1964'ten itibaren Haber, Akşam, Cumhuriyet, Yeni Halkçı, Ulus, Yenigün ve başka gazetelerde yazılar yazdığı gibi, 1990 sonrası dönemde ise konuk olduğu televizyon programlarında ve  gazetelerde yayınlanan röportajlarında Hıristiyanlık, masonluk, derin devlet ve benzeri birçok konuda bildiklerini ve düşündüklerini aktarmayı sürdürdü…

Aytunç Altındal'ın sıra dışı hayatı, eğer ailesini ve yakın çevresinin şüpheleri doğru ise, belki de sıra dışı bir şekilde neticelendi, bilmiyoruz. Ama şu anda en önemli olan, yakın dostlarından Abdurrahman Dilipak'ın aktardıkları: “Kansere ilk yakalandığında tek bir şey söyledi ve ağırlaştıktan sonra koma halinde İstanbul'a getirildiğinde de aynı şeyi söyledi. Her şey bir yana, bana  “ben Müslümanım.. Allah'a, Resulü'ne ve Kitab'a iman ettim.. Müslüman olarak ölmek istiyorum. Cenazemde sen yanı başımda bulun.. Cenazemde tekbir de getirilsin..”dedi..
Vefatından bir gün önce Prof. Yalçın Koçak hemen yanı başındaydı.. Kur'an okumuş.. O öyle ebedi yolculuğa çıkmak istiyordu.. Allah rahmet eylesin!” (Yeni Akit, 19.10.2013)

Kendisinden gerek bilgi ve gerekse tavır olarak çok şeyler öğrendiğimiz Aytunç Altındal'a Cenab-ı Hakk'tan rahmet, ailesi ve yakınlarına sabırlar diliyorum.

Ekrem Kızıltaş - Haber7

ekremkiziltas@gmail.com

Yorumlar2

  • Aytül 3 yıl önce Şikayet Et
    Allah rahmet etsin önemli bir şahsiyetti
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • emrah erg 5 yıl önce Şikayet Et
    Allah rahmet eylesin. Allah rahmet eylesin bir ülkücü olarak kendisini dinlemekten çok zevk alırdım.bazen anlattıkları masal gibi gelirdi.bazende yok canım o kadarda değil derdim.ama ondan çok şeyde öğrendim
    Cevapla Toplam 6 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat