Afrika demişken

.

  • GİRİŞ09.03.2018 09:11
  • GÜNCELLEME09.03.2018 09:11

Afrika denince aklıma öncelikle Fildişi Sahili, Gine, Gana, Madagaskar gelir nedense. Gördüğüm kadarıyla sefaletleri insanın içini yakan ülkeler olduklarından belki de...
Cumhurbaşkanımızın son Afrika seyahatine katılan arkadaşların anlattıklarından sonra Mali'yi de ekledim bu listeye... Gerek Afrika'da ve gerekse diğer kıtalarda sefalet içerisinde olan başka ülkeler olduğunu da biliyorum tabii...
Dünyanın en fakir ülkeleri arasında bulunup hemen hepsi de kelimenin tam manasıyla fakirlik derilen kavramın adeta dibini bulmuş olan bu ülkeler, ilk bakışta 'yaşanamaz' hükmünü verebileceğiniz yerler. Türkiye'de ya da benzeri başka ülkelerde sıradan kabul edilebilecek birçok şeyi, buralarda bulabilmeniz mümkün değil çünkü.
Kanalizasyon yok mesela, çünkü tuvalet bile yok bazılarında, ihtiyaçların görüldüğü söylenen kanallar var...
Düzgün denebilecek herhangi bir ev ya da işyeri bulamazsınız neredeyse.
Yol, su, elektrik gibi şeyler de ulaşılması mümkün olmayan birer lüks adeta.
23 milyon nüfuslu Madagaskar'ın yüzde 90'ında elektrik olmaması, belki de en çarpıcı örneklerden birisi.
Hemen her birinde yurt dışından gelen ziyaretçilerin gidebileceği rafine mekanlar bulunabilse de, buralar tabir caizse reklamlar bölümü. Genele baktığınızda, göz alabildiğine hakim olan bir sefalet söz konusu.
Dünya içerisinde adeta bambaşka bir dünyada bulunduğunuz hissini verebilecek bu ülkelerin halini izah edebilmek için çeşitli sebepler sayılabilse de sefaletin temel sebebinin, yıllar önce başlatılan ve halen bir şekilde sürdürülen sömürü olduğunun altını kuvvetlice çizmek gerek.
Bahsi geçen ülkelerin ve benzerlerinin yeraltı ve üstünde bulunan varlıklarının akılcı bir şekilde değerlendirilmesi halinde, orta karar ve hatta belki daha üstünde bir hayat standardına kavuşabilmesi mümkün oysa.
Ancak uzunca bir süredir bu ülkeleri sömüren ve halen çeşitli şekillerde sömürülerini sürdüren ülkeler ve onların uzantısı kuruluşlar sebebiyle buralarda yaşayan milyonlarca insan, hayatlarını sefalet içinde sürdürmek zorunda kalıyorlar.

​KâR HIRSI ESAS MESELE 

Sefalet dediğimizde akla açlık, çeşitli hastalıklar, yoğun çocuk ölümleri, eğitim imkanlarının olmaması, küçük yaşlarda adeta bir köle gibi çalışma mecburiyeti, düşük ömür süresi ve tabii ki başka başka şeyler geliyor...
Buraları sömürenler son derece demokrat, çağdaş ve hümanist rolleri yapmakta ne kadar başarılı olduklarını çok iyi bildiğimiz batılılar... Bir yandan sömürüyor, bir yandan güya bu ülkelerle ilgileniyor ve hatta yardım ediyormuş gibi yapıyorlar...
Bahsi geçen ülkelerden sömürdüklerinin birazını bile bu ülkelere harcasalar, bir fark oluşacağını biliyorlar aslında. Ancak, karlarından zerre kadar fedakarlık yapmaya bile tahammülleri olmadığı için, sefaletin gittikçe koyulaşmasını ve bu ülkelerde hayatın daha da zorlaşmasını izlemekle yetiniyorlar sadece.
Başbakanlığı döneminden başlayıp, Afrika ülkelerine ziyaretler gerçekleştiren ve kıtada uğranmadık yer bırakılmayacağını vurgulayan Cumhurbaşkanımız ise Afrika'ya Türkiye'nin işbirliği, ortak yatırım, bilgi ve tecrübe aktarma tekliflerini götürüyor...
Kapsamında muhtaç olanlara 'balık vermek' ama daha çok 'balık tutmayı öğretmek' de olan bu gezilerin birilerini en çok rahatsız eden tarafı da, gidilen ülkelerin yaşadıkları sefaletten nasıl kurtulabilecekleri konusunda uyarılıp, gereken desteğin de sağlanması...
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın, Afrika'nın büyükçe bir bölümünü sömürenler ve onların uşakları nezdinde istenmeyen adam, Türkiye de istenmeyen ülke oluşu, biraz da bu sebeplerden...
Dışarıdan ve içeriden gelen bazı havlamalar da bu rahatsızlığın neticesi...

Takvim

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat