''Çete'' İnsafsızlığı ve meşru rekabet

  • GİRİŞ18.02.2012 08:59
  • GÜNCELLEME18.02.2012 08:59

Son günlerde yaşanan gelişmeleri fırsat bilerek, Başbakanı hedef tahtasına oturtmaya çalışanlar var. Uzun dönemden beri iktidarda olan bir Partiyi, defalarca girdikleri seçimlerle meşru yoldan “alt” edemeyenlerin bu fırsatçılığı, bir defa daha insaf sınırlarını zorlayarak tezahür etmiştir.

Yapılan son anketlerin de muhalefet adına, ufukta bir başarı gösteremediği gerçeği ortadadır. (Bu, Kılıçdaroğlu’nun basına da yansıyan itirafıdır.)  Tabi ki muhalefet CHP ile sınırlı değildir fakat durum diğerleri içinde farklı sayılamaz. Ayrıca, CHP’yi “Sol” diye tanımlamak ne kadar doğrudur bilemem ama sol adına bir iktidar alternatifi de ortalarda görünmemektedir. 

Aksine İktidar Partisinin oylarının yükseldiği de bir vakıa olarak herkesin malumudur. Durum bu minvalde olunca muhalefet açısından, her fırsatı değerlendirmek te kaçınılmaz hale geliyor sanırım.

Ayrıca, eleştirenlerin yaptığı başka bir nezaketsizlik daha var; o da, acımasızca eleştirerek itibarını azaltmaya çalıştıkları kişinin kendilerinin de Başbakanı olduğu gerçeğini unutmalarıdır. Onlara ABD seçimlerinde Obama’nın Cumhuriyetçi rakibinin tavrını hatırlatmak isterim. O ne yapmıştı? Seçimleri kaybedince Obama için, “O artık benim de başkanımdır.” demişti.

Peki, bu tavır neyi ifade eder?

Bir muhalefet lideri olarak kendi başkanını yıpratmanın, ülkesini yıpratmak anlamına da gelebileceğini ifade eder tabi ki.

Hiç kimsenin detaylarına, içeriğine tam olarak hâkim olmadığı bir konuda, birilerini bu denli hedef yapma hakkı olduğunu düşünmüyorum. Aslın da muhalefetinde, kendi abartısının farkında olduğunu düşünüyorum. Çünkü onlar da yaptıklarının, bilinçli bir yıpratma hareketi olduğunu iyi biliyorlar.

Çetenin ne olduğunu herhalde, kendisine bu yakıştırmayı yapanlardan daha iyi bilen Başbakanın kendisidir. Bazı konularda hukuk âlimi kesilen zatlar, tarafsız olamadıklarını kendi icraatlarıyla haykırıyorlar.

Bir kanunla Başbakanın “Çete” kurduğuna hüküm veren muhalefet mensubu hukuk âlimleri, ne hikmetse Deniz Feneri Davasında dut yemiş bülbüle dönüyorlar; ya da Katsayı Adaletsizliği meselesinde. 

Her iktidarın belki de ortak bir paydasıdır; muhalefet gözlüğünden bakılınca tersten ve yanlış görünmek. Meşru rekabet yerine, “rakip” gibi görülen iktidarların takdir edilemediği gerçeğinin de tezahürüdür bunlar. Ama her siyasetçi de bilir aslında siyasetin bu acımasızlığını.

Kim ne söylerse söylesin, bilimsel veriler ve görülen tablo gerçeği gözler önüne seriyor. O gerçekler de bu milletin olan biteni soğukkanlılıkla izlediği, aklıselimle hareket ettiği gerçeğidir.

Oysa Başbakana “çete” kuruyor diyenler, çeteyi yanlış yerde arıyorlar. İnsaf ölçüsünden uzak bu tanımı yapanlar acaba kimlerin unvanını kimlere satmaya çalışıyorlar?

İsmail Öz - Haber 7
sosyologioz@hotmail.com
www.ismailoz.org

Yorumlar2

  • Gültekin Gedikli 14 yıl önce Şikayet Et
    CHP-Zihniyeti. Basbakanin dedigi gibi Türkiyenin en büyük Problemi CHP-Zihniyeti, öyleki bu zihniyet milletin kemiklerine öyle bir sirayet etmiski,sadece CHP ye oy verenlerde yok bu zihniyet,CHP-Zihniyetinden sikayetci olanlarda da bu zihniyet maalesef var,bunu ortadan kaldirmanin yolu egitim,islam ahlaki,farkli düsünenleri düsman telakki etmektense,kendimizi en güzel sekilde ifade etmeliyiz,sabirla ve azimle,baskalarini elestirerek iyi olunmaz
    Cevapla
  • mehmet bulut 14 yıl önce Şikayet Et
    biz herşeyi görüyoruz. chp ye yağmurlu havada su yok
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat