Boşanmaların en büyük sebebi

  • GİRİŞ10.03.2012 09:37
  • GÜNCELLEME10.03.2012 09:37

Kadına şiddet yasası”nın TBMM de kabul edildiği şu günlerde, hazır algılarda bu konuya dönmüşken boşanma konusunun da önemli bir gerçeklik olarak konuşulması gerekir. Yapılan araştırmaların da ışığında ele almaya çalışacağım konu aslında bütün dünyada hızla yayılan ve artan bir olguyu ifade ediyor.

Aile, kendisini tehdit eden boşanma ve diğer bütün unsurlara rağmen elbette hala toplumun korunan en önemli kurumudur. Boşanmalardaki sebeplerden biri, boşananların evlenme ya da aile kurma fikrinden vazgeçmiş olmaları değildir. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, “Boşanmış olan kadınların üçte ikisi, erkeklerin de dörtte üçü tekrar evlenmişlerdir.”

Boşanma olgusunu ifade etmek adına birçok büyük ya da küçük sebep sayabiliriz. Her ne kadar mahkeme kararlarına %75 oranında “şiddetli geçimsizlik” olarak yansısa da bizler birçok değişkenin tesiri olduğunu biliyoruz. Sayacağım sebeplerin yanında “iflas” vb. ekonomik sıkıntıların boşanmaya tesirinin çok daha düşük olduğunu ifade edebiliriz. Bu da zor zamanlardaki dayanışma gücünü gösteriyor; “bir de ben vurayım” denmiyor.

 Burada bazı önemli sebepleri saymakla yetineceğimi ifade edeyim.

    1.       En önemli sebeplerden birini ifade ederken toplumda örnek olmanın ya da örnek almanın ne kadar önemli olduğunu da ifade edeyim. Çünkü yapılan çalışmalarda ortaya çıkan bir gerçek vardır oda, daha önce anne ve babaları boşanmış olan çocukların, daha kolay boşanma kararı alabildikleri gerçeğidir. Birçok konuda anne-babasını örnek alan çocuk “boşanma” konusunda da yine aynı geleneğe tabi olmaktadır.

    Bu yönüyle düşünüldüğünde ailede “boşanma” sürecini başlatan ilk evliliğin, bütün nesillerdeki “boşanma”ların sorumluluğunu da üslendiğini ve bir anlamda vebalini taşıdığını iyi bilmesi gerekir. Bu nedenle, karardan önce bütün şartlar zorlanmalı, yollar denenmelidir.

    2.       Sadakat ve namus anlayışının zayıflaması: Cemaat tipi toplumdan cemiyet tipi topluma geçerken koruyamadığımız en önemli meselelerden bir de bu olmuştur. İnsanların birbirlerine karşı kendilerini sorumlu hissetmemelerinin en önemli sebeplerinden biri, yaptıkları sorumsuzluğun bedelini ödetecek bir toplumsal kontrolün olmamasıdır. Eski İstanbul’un mahalle kültürü kendi iç denetimiyle yanlış tutumlu insanları “tecrit” ederek cezalandırabiliyordu. Oysa şimdi her yapıdaki insan kendi yaptığını hem örte biliyor hem de kendisine yeni talipler bulabiliyor. Bu da, evliliklerde daha sadakatsiz davrananlara cesaret veriyor.

      3.       Sevgisizlik: Büyük sevgilerle başlayan evliliklerin, ekonomik sıkıntılar ve farklı beklentiler sebebiyle sevgisizliğe mahkûm olmasıdır. “Neden katlanayım, neden mahkûm olayım.” düşüncesini destekleyen, “Kadının ekonomik özgürlüğü.” de, aile kurumunu ve dolayısıyla boşanmaları olumsuz yönde tehdit etmektedir.

      Ne diye soruyoruz şimdilerde “Severek mi evlendiniz yoksa mantık evliliği mi? Sevgisiz bir evlilik! Nasıl olacaksa…

      4.       TV dizileri ve filmler: Yapılan araştırmalarda hemen hemen her iki kişiden biri TV’ler de işlenen aile modellerinin boşanmaları olumsuz yönde etkilediğini düşünmektedir. Bu kanaat, toplumun okuryazar kesiminden okuryazar olmayan kesimine kadar her statüden insanın ortak kanaatidir.  

      5.       Şiddet: Yine boşanmaların en büyük sebeplerinden biridir. Sonuçları itibariyle de en ürkütücü olan sebeptir. Arkasında bir sürü hasar bırakan bu sebeple herkes ve en başta da devletin ilgili birimleri ilgilenmek durumundadır.

        Çok gayretle çalışan Aile ve Sosyal Politikalar bakanımız Sayın Fatma Şahin bu konunun üzerine kararlılıkla gitmektedir. Fakat bu meseleler sadece kanunların çözebileceği meseleler değildir. Bir kültür gerektirir. Kanunu, iradenizde varsa birkaç günde çıkarırsınız ama uygulama ve benimseme yıllar gerektirebilir.

        Neticeleri cinayetle gündeme gelen “aile içi şiddet” vakalarının sayısı hiçte az değildir. Önlenemez ya da kontrol edilemez ise kanayan bir yara olmaya da devam edecektir. Bunun ipuçlarını da yine toplumsal araştırmalardan okuyabiliyoruz. Boşananlara yöneltilen sorularda, şiddete uğrayanların %3’e yakını, kendisine şiddet uygulayanı öldürmek istediğini ifade etmiştir. Bu oran, üçüncü sayfa haberlerini besleyen “cani” diye nitelendirilen o kişilerle ilgili bir bilgi vermiyor mu?

        Ve biraz da, bu verileri dikkate alarak, önceden tedbir alamayan bizler sorumlu değil miyiz yaşananlardan?

        Birini ölmeye birini de öldürmeye mahkûm ettiğimiz için.        

        NOT: Yazımda GENAR, SEKAM ve MMG’nin alan araştırmaları ve sempozyum bildirgelerinden yararlandım. Emektarlarına teşekkür ederim…

        İsmail Öz - Haber 7
        sosyologioz@hotmail.com
        www.ismailoz.org

        Yorumlar6

        • Ömer DEMİRBAĞ 14 yıl önce Şikayet Et
          ÇARELERİN ÇARESİ. Boşanmanın, şiddetin, kadına karşı zorbalığın ve erkeğe karşı şirretliğin tek ilacı, reçetesi, panzehiri var: Allah'a iman. Ama yıldız falına inanır gibi inanmak değil; varlığının her zerresiyle, görür gibi inanmak, emin olmak, hakkıyle "mü'min" olmak. İşte o zaman, o inancın püskürtüleri olan şefkat, merhamet, sabır ve saygı; ne erkekte zulüm bırakır, ne kadında şirretlik. Karısını Allâh'ın emaneti olarak gören koca ve kocasını "kendisine itaatin farz olduğu kişi" olarak bilen kadın, yer yüzündeki cenneti bulmuş insanlardır. Şunu iyi bilmeli ki erkek "sayıldığını" anlarsa sever ve kadın "sevildiğini" bilirse sayar. Erkekler, Allah için hanımlarınızı seviniz. Hanımlar, Allah için kocalarınızı sayınız. İşte o zaman yer yüzündeki cenneti bulmuş olursunuz. Ondan sonra da şu özgürlük, eşitlik, rekabet, hak, intikam, feminizm... diye yırtınanlara ibret ve tiksintiyle gülünüz.
          Cevapla Toplam 3 beğeni
        • efe 14 yıl önce Şikayet Et
          eğer erkeğe derseniz kadına hiç bir şekilde karışmayacaksın,. kadına tepki;geçici olarak çözülecektir.ama bu yetmeyecektir.aynı evde yaşıyorsun,bir gün mutlaka başbaşa kalacaksın.konuşmak zorundasın.kadını anlayıp onunla dedikodu yapabilmek için erkekliğinden sıyrılması gerekecek.ikinci konu dizilerin zararı sadece çocuklaradır.buna ıspat olarakda.anne dizi seyredecem diye,devamlı çocuğu dışlar.çocukda dizi yi izler.o dizi çocuğu çok çabuk yetişkin eder.sevildiğinden dolayıda kimse ona karışmaz.anneside zaten sevdiği şeyleri çocukta gördüğü için hoşuna gider.işte bir toplum böyle böyle çöker.çöktüde.öyle çökerken babanın yardımıda engellenmiştir.ve vurun söyletmende denilmiştir.çünkü hiç bir zaman gerekçeler konuşulmamıştır.şiddeti savunan yok.ama açık açıkda; şehveti, sorumsuzluğu,ahlaksızlığı,namussuzluğu,yalanı, dolanı,aile değerlerinin yıkılmasını,komşuluğun,arkadaşlığın,dostluğun bitirilişini savunanda yok.
          Cevapla Toplam 1 beğeni
        • Ali Yilmazer 14 yıl önce Şikayet Et
          serra hn suc sizde degil. sizi yonlendiren kisiliginizden disiliginizden ve degerlerinizden uzaklastiran feminist gruplar ve rol model olarak sunulan tv dizi ve sinemalari, nerede o eski masum evinin kadini kocasinin yolunu gozleyen fedakar cefakar anneler, o masumiyet bitti. artik karsimizda dili bir karis evde kocasini rakip olarak goren kaprisli itici erkeklesmis kadinlar var, o kadar soyledik sivrisinek avlamayi birakin batakligi kurutun dedik ama anlasilmadi. benim de kizim var kizimi elbette bir Turk ile evlendirmek istiyorum, oglum olursa da anne tarafindan elbette.
          Cevapla
        • Ali Yilmazer 14 yıl önce Şikayet Et
          murtaza dogru soyluyor. ben yaptim mesela turk olani kapinin onune koydum gittim yabanci ile evlendim, oh hayat varmis, ne ugrasacagim bunlarin kaprisleriyle kibirleriyle, ayrica tc medeni kanununa da tabi degiliz, yani taraflar kari ve koca yi oynuyor birileri fitne fesat sokmuyor, ben tavsiye ederim, ama lutfen icki denen lanet seyden uzak durun, icki kotuluklerin anasidir. mutlulugun anahtari gercek birer kadin ve erkek olabilmekte, gerisi kolay. bir daha dunyaya gelsem yine tr den evlenmem asla
          Cevapla Toplam 1 beğeni
        • darbeleredurde 14 yıl önce Şikayet Et
          genel olarak. sn yazarın tesbitlerine katılmakla birlikte internet,cp tl nu ve sonrasında çıkan evli kadınların ihanetlerine değinilmemiş.evet kadına şiddetin altında yatan en önemli nedenlerin içinde dizilerdeki kadın modellerinin gerçek yaşantıda örnek alınarak davranılması ve internet sonrası ortaya çıkan iletişim yatmaktadır.yeni yasa olayları önleyemeyecek çünkü bu yasayla evli kadın dostunu evin içine alıp kocasının gözü önünde bile boynuzlamaya kadar götürecektir.ard niyetli kadınlar için bulunamıyacak düzenlemeler yapanlar ortaya çıkacak tablodan sorumludurlar.
          Cevapla Toplam 1 beğeni
        Daha fazla yorum görüntüle
        Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat