En kritik 5 ay

  • GİRİŞ10.05.2013 08:11
  • GÜNCELLEME10.05.2013 08:11

Öyle görünüyor” dedi.

Bu durumda Ankara siyasetini yine sıcak bir yaz bekliyor.

Önümüzdeki 4-5 aylık süre, Türkiye'nin gelecek on yıllarını derinden etkileyecek önemli gelişmelere gebe.

Bir tarafta yeni anayasa ile ilgili Haziran sonuna kadar uzatılan Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun çalışmaları, öbür yanda çözüm sürecine paralel bir şekilde yapılması planlanan yasal düzenlemeler ve atılacak diğer adımlar.

Bu kritik takvim içerisinde gözler en fazla Ak Parti'nin alacağı kararlara, hayata geçireceği uygulamalara ve bu iki konudaki genel yaklaşımına çevrilmiş durumda.

Anayasa ve diğer hukuki konularda Başbakan Erdoğan'ın görüşüne en fazla kıymet verdiği isimlerden biri olan Başbakan Yardımcısı Bozdağ'a bu kritik ayların sonunda karşılaşacağımız muhtemel senaryoyu hesaba katarak bir soru daha sordum.

“CHP ve MHP ile uzlaşma sağlanamazsa, gerektiğinde sadece BDP ile yola devam ederiz” diyorsunuz. Peki BDP ile ortak hareket etmenin, birlikte referanduma gitmenin partiniz için bir faturası olmaz mı?

Bozdağ, soruma şöyle cevap verdi:

“Hayır böyle bir şey olmaz. İnsanlar, bizim kiminle ittifak yaptığımıza göre değil, referandumda oylamaya sunulan metne göre karar verirler. Önemli olan sizin halka ne sunduğunuz. Halk, karşısına getirilen paketin içinde ne var ona bakarak karar verir. Öbür türlü düşünürseniz, Türkiye'nin demokrasi anlayışının çok gerilerde olduğu gibi bir sonuç ortaya çıkar.”

Konuştuğumuz Ak Partili başka bazı isimlerden BDP ile referanduma gitmenin sakıncalı olacağına dair değerlendirmeler dinlesek de, bu konudaki psikolojik eşiğin önemli ölçüde aşıldığı ve Bozdağ'ın yaklaşımının Parti'de önemli ölçüde paylaşıldığını söyleyebiliriz.

Bu durumda, önümüzdeki 4,5 aylık süreçte neler olabileceğine dair kestirmeden ‘şöyle şeyler” beklenebileceğini söyleyebiliriz.

1-Anayasa Uzlaşma Komisyonu Haziran sonuna kadar çalışmalarını tamamlasa da ufukta 4 partili bir uzlaşma şansı görünmüyor.

2-Bu durumda Ak Parti, meclisi tatile sokmadan çalışmaya devam eder ve kendi teklifini hazırlayıp Meclis Anayasa Komisyonu'na (Burhan Kuzu'nun başkanlığını yaptığı komisyon) teslim eder.

3-Bu süreçte Ak Parti, çok önceden hazırladığı B planı çerçevesinde CHP ve MHP ile görüştükten sonra umudunu kaybedip BDP'nin kapısını çalar. AK Parti-BDP görüşmeleri sonucunda muhtemelen yeni anayasa fikrinden vazgeçilip çözüm süreci paralelinde vatandaşlık tanımı başta olmak üzere bazı kritik maddelerde değişiklik öngören bir mini paket hazırlanır.

4-Ak Parti-BDP uzlaşmasıyla ortaya çıkacak olan ‘mini paket' Ekim sonu gibi referanduma götürülür.

5-Halka ‘bu referandumun sonuçları terör sorununu tamamen bitirecek” denilir ve toplumun geniş desteği paralelinde PKK'nın ‘silahlara tamamen veda ediyoruz' açıklaması gelir.

BDP İLE GÖRÜŞMELER KİLİTLENİR Mİ?

Bu süreç içerisinde kritik görünen ve cevabı şimdiden belli olmayan temel bir soru var.

Vatandaşlık tanımı ve ‘Türki Milleti' ifadesinin anayasada yer alıp almaması konusunda Ak Parti BDP ile anlaşabilecek mi?

Bozdağ'la bunu da konuştum.

Kendisi Vatandaşlık tanımı meselesinin ciddi bir sorun olmayacağı görüşünde.

Ki Ak Parti'nin önerdiği ‘Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı' tarifinin, BDP tarafından da benimsendiğini biliyoruz.

Bozdağ diyor ki: “Mevcut Anayasa'nın 66 ıncı maddesi vatandaşlığı değil, Türklüğü tanımlıyor. Bugüne kadar yaşadığımız sorunların temelinde bu var. Biz bundan tamamen vazgeçiyoruz.”

Bu sözler de teyit ediyor ki, vatandaşlık tanımı konusunda Ak Parti ve BDP ‘Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı' ibaresinde zorlanmadan bir anlaşmaya varacaklar.

Ama asıl sorun bu değil.

Ak Parti'nin yeni Anayasa için hazırladığı teklifin başlangıç bölümünde ‘Türk Milleti' tabiri kullanılıyor.

O ifade şöyle: “Herkesin insan haysiyetinden kaynaklanan evrensel hak ve hürriyetlere sahip olduğu inancıyla her türlü ayrımcılığı reddeden, kültürel zenginliğimizin kaynağı olan etnik ve dini farklılıklarımıza saygı duyarak müşterek tarihimiz ve değerlerimiz etrafında birlikte yaşama arzusuyla hareket eden bir Türk Milleti; demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğüne dayanan bu anayasayı egemen irademizin ifadesi olarak kabul ve ilan ederiz.

Ak Parti'nin teklifinde böyle bir cümle var ama bu konuda Parti'nin kendi içinde bir bütünlük olduğunu da söyleyemeyiz.

Parti de Anayasa çalışmalarını izleyip değerlendirmeler yapan 9 kişilik komisyonda Türk Milleti ifadesinin korunmasını isteyen de var, buna gerek olmadığını Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı ile yetinilmesi gerektiğini söyleyen de.

BDP çevrelerinden gelen açıklamalar ise, o tarafta da bu konuda yeknesak bir görüşün henüz tam olarak şekillenmediği görülüyor.

Ancak BDP'nin kendi anayasa teklifinde Türk milleti ifadesi bulunmadığı gibi, bireysel görüş açıklayan Altan Tan gibi bazı isimlerin bu ifadenin anayasada yer almasına karşı çıktıklarını biliyoruz.

Siyasetin sıcak yazında bakalım bu kritik aşılabilecek mi?

Mehmet Acet - Haber 7
mehmet.acet@kanal7.com.tr
@acetmehmettw

Yorumlar4

  • Nurbaki BEYDOĞAN 13 yıl önce Şikayet Et
    Hiç farketmez. Ak partinin kiminle referanduma gittiği hiç farketmez. 2+2= 4. herkesçe kabul görecek maddelere bdp de destek veriyor diye, 30 yıllık terör sorununuda tamamen çözecek sonuçlar çıkarabileceği halde hayır demek için insanın gözüne perde inmiş olması gerekir. Biraz izanı, feraseti, vicdanı olan herkes destek verecektir.
    Cevapla
  • mehmet bulut 13 yıl önce Şikayet Et
    milletin önünü kesemeyecekler değişecek bu darbe anayasası. adam ol destek ver chp mhp sonrada çamur atacaklar bakın bdpye gitti diye sen neden destek vermedin ama emin olun millet bu oyunuda görecek ve gerekeni yapacak 10 senedir olduğu gibi
    Cevapla
  • mustafa akgül 13 yıl önce Şikayet Et
    hele bir sandık ortaya konsun kim kiminle ittifak yapıyormuş. bakacağız.12 eylül referandumundan çıkan sonuca göre değerlendirme yapanların,bu referandum sonundaki değerlendirmelerinide göreceğiz.12 eylülde evet diyenledendim,ama bu referandumda güneş batıdan doğarsa bir ihtimal evet diyebilirim belki.sabırsızlıkla bekliyoruz referandumu.
    Cevapla Toplam 2 beğeni
  • alpay yılmaz 13 yıl önce Şikayet Et
    Peki BDP ile ortak hareket etmenin partiniz için faturası. cevap aşagıda. Hayır böyle bir şey olmaz. İnsanlar, bizim kiminle ittifak yaptığımıza göre değil, referandumda oylamaya sunulan metne göre karar verirler. Önemli olan sizin halka ne sunduğunuz. Halk, karşısına getirilen paketin içinde ne var ona bakarak karar verir. bir önceki referendumda halk paketin içinemi baktı bunuda sorsaydınız inşallah öyle giderler referenduma ozaman kimin gerçek Müslüman olup olmadığı çıkar ortaya
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat