Haçlı ruhunun Avrupa'ya geri dönüşü
- GİRİŞ08.05.2012 10:52
- GÜNCELLEME08.05.2012 10:52
Durun, hemen kızmayın adama.
Siz de bu aralar öyle bir ülkede yaşıyor olsaydınız, en azından göğsünüzü kabarta kabarta ‘ben Türküm’ diyemeye bilirdiniz.
Avrupa’da yüzyılın vebası gibi hızla yayılan ‘postmodern ırkçılık rüzgarının’ en güçlü estiği ülkelerin başında İsviçre geliyor da ondan.
YENİ TÜR IRKÇILIK, YENİ TÜR TEHDİTLER…
Postmodern ırkçılık lafını ben kendim uydurdum sanıyorum.
(İleride belki tarihe geçerim diye erken davranayım dedim de!..)
Kastım şu:
Yeni nesil Avrupa ırkçılığı, artık Yahudileri değil, neredeyse sadece Müslüman ülkelerden gelen göçmenleri ve İslam’ı hedef seçmiş durumda.
İsviçre’de de böyle.
Danimarka’da da böyle, Almanya’da, Fransa’da, Hollanda’da da böyle.
Son birkaç yıldır her gidip gelişimiz de Avrupa ülkelerindeki ırkçı yükselişin yakın tanığı oluyoruz.
Almanya’da, Avusturya’da, Belçika’da, karşılaştığımız Türklerin endişeli bakışlarını izleyip, geleceğe dair korku dolu analizlerini dinliyoruz.
Yarın başına ne geleceğini kestiremeyen insanların yaşadığı türden bir tedirginlik var, Avrupa’da yaşayan Türkler ve Müslümanlar arasında.
Çok kültürlülük, farklı kültürlerin bir ara da hoşgörü içerisinde yaşaması…
Yaşlı, refleksleri körelmiş Kıta da giderek, destekçileri azalan kavramlar bunlar.
Eskiden olsaydı bizim coğrafya da ‘haçlı ruhundan’ söz eden birisi, Avrupalılaşma çabasının öncülüğünü yapan aydınlar tarafından, arkaik düşüncelere sahip, çağın gerisinde kalmış, Ortaçağ kafalı türü ‘güzide’ nitelendirmelere muhatap olabilirdi.
Ama gelinen nokta da eğer Müslümanlar ve İslam yeniden ve doğrudan hedef haline gelmişse, Haçlı ruhundan söz etmekten daha doğal ne olabilir ki?
Doğrusu şartlar, yeni tür ırkçılara geçmişte hiç olmadığı kadar fikirlerini yayma ve destekçilerini artırma fırsatı da sunuyor.
Vizyonsuz, beceriksiz liderlerin durduramadığı ekonomik kriz yüzünden artan işsizlik, göçmenlere yapılan yardımlar, 11 Eylül sonrası hızla tırmanışa geçen İslamafobi, zaten her daim ufku dar olan Avrupalıları hızla ırkçıların kucağına itiyor.
FRANSA’DA SOSYALİSTLER İKTİDARA GELDİ AMA…
En son Fransa’da aldıkları rekor oyla kendilerinden söz ettiriyor Avrupalı ırkçı partiler.
Rekor kırıp yüzde 18’e ulaştılar.
Hoş, sosyalistlerin iktidara gelişi şimdilik kaygıları azaltmış gözüküyor ama bu, aynı zamanda daha büyük bir tehlikeye işaret ediyor.
Geçenlerde ayaküstü sohbet ettiğimiz Avrupa Birliği Bakan Yardımcısı Prof. Hasan Nuri Yaşar’dan, Fransız siyasetinin geleceğiyle ilgili dikkat çekici bir analiz dinlemiştim.
“Fransa’daki aşırı sağ partinin yöneticileri, Sarkozy’den çok Hollande’nin cumhurbaşkanı seçilmesini istiyor olabilirler” dedi Prof.Yaşar.
Gerekçesi şu: “Sosyalistlerin iktidarda olduğu bir Fransa, onlara, yani ırkçı Fransız’lara, oylarını artırma ve destekçi sayılarını çoğaltma konusunda daha elverişli bir ortam sağlayabilir.”
Biz bunları konuştuğumuzda henüz seçimlerin birinci turu bile yapılmamıştı.
Doğrusu, ikinci tur öncesi Marine Le Pen, destekçilerine boş oy kullanma çağrısı yapana kadar, Fransız ırkçıların sosyalistlerin iktidara gelmesini arzu ettikleri fikrini benimsememiştim.
Şimdi ben de Prof.Yaşar gibi düşünüyorum.
Bundan sonra yeni dönemde Sosyalistlerin yaptığı her hata, Le Pen taraftarlarına daha fazla oy, daha fazla destekçi olarak geri dönecektir.
Haçlılar, bundan bin küsur yıl öncesinden başlayarak bu topraklara doğru ardı ardına istila orduları göndermişlerdi.
Hedef, yeryüzünde yaşayan tek bir Müslüman bırakmamaktı.
Bin yıl sonra böyle bir istila tehlikesinden söz etmek mümkün değil belki.
Ama, birisi “yakın bir zamanda Avrupalılar, kendi coğrafyalarında tek bir müslümanın dahi yaşamasına tahammül göstermeyebilirler” dese “hayır olmaz böyle bir şey” diye kestirip atabilir misiniz?
Mehmet Acet - Haber 7
Yorumlar2