Başbakan'ın 28 Şubat soruşturmasıyla ilgili fikri değişti mi?

  • GİRİŞ15.05.2012 09:45
  • GÜNCELLEME15.05.2012 11:25

Son operasyonla birlikte tutuklu sayısı da 50 yi aşmış durumda.

Dördüncü dalga yapıldıktan hemen sonra Başbakan Erdoğan’ın bu soruşturmayla ilgili açıklamaları, kimilerinin kafasını karıştırdı, kimilerini mutlu etti.

Slovenya dönüşü açıklamalar yapan Erdoğan, sorular üzerine, “Şu anda tabi 28 Şubat ile ilgili belli bir süreç işliyor. Ancak böyle bir dalga, iki dalga, üç dalga dört dalga filan. Bunlar toplumun huzurunu da doğrusu kaçırıyor. Bundan bizler de ciddi mana da rahatsızız. Yani atılması gereken adımlar atılır, biter, geçer. Ama bu dalgalar böyle arka arkaya geldikçe o dalgalarda kusura bakmasınlar, ülke boğulur. Bu kadar bu iş bence uzatılmamalıdır.” Demişti.

Başbakan’ın 28 Şubat soruşturmasıyla ilgili bu sözlerini “bu soruşturma artık burada bitsin” biçiminde anlayıp, ya da anlamak isteyip derin bir ‘oh çekenler’ oldu. (bunların bir kısmının da sıra bize de gelecek mi korkusu yaşayanlar olduğunu tahmin etmekte güçlük çekmemiş olmalısınız)

Biz de başbakanın etrafındaki isimleri arayıp sorduk.

Bu açıklamalar ne anlama geliyor? Daha bir hafta önce bu konuda çok net açıklamalar yapan Erdoğan’ın, bu soruşturmayla ilgili fikri birden bire değişti mi? Diye.

YAPILMASIN ANLAMINDA DEĞİL…

10 yıldır Başbakan’ın her gün yanı başında duran ve haliyle O’nun ‘zihin dünyasını’ en iyi okuyabilen danışmanlarından birisine, “Başbakanın fikri değişti mi?” Diye sorunca, verdiği ilk tepki böyle oldu.

“O sözler 28 Şubat soruşturması yapılmasın anlamında değil.”

Sonra Erdoğan’ın ne demek istediğini şöyle izah etti konuştuğum kişi.

“Başbakan, bu dalgaların medya da sunuluş biçiminden rahatsız oldu. Değilse bu sözler soruşturmanın özüyle ilgili değil. Medyanın sunduğu bu görüntü tedirginlik üretiyor. Bir dalga daha, bir dalga daha biçiminde takdim edilmesi doğru değil. Böyle olunca toplumun adalet duygusunda da yıpranma oluşuyor. Bir de benzer davaların neticelenmemiş olması da, gerilime yol açıyor.”

Devamında Başbakanın danışmanına “Erdoğan, soruşturmanın esasıyla ilgili görüşlerini koruyor ama usule ilişkin itirazları var diyebilir miyiz?” Diye sorunca “Evet, öyle diyebiliriz.” Karşılığını verdi.

HÜSEYİN ÇELİK: BAŞBAKAN AYNI YERDE DURUYOR

Aynı konuyu Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik’le de konuştuk.

O da, başbakanın soruşturmanın esasına değil, usulüne itirazları olduğunu söyledi.

Sonra da Erdoğan’ın bu son konuşmasından çok kısa süre önce yaptığı ve “Başbakan’ın esasa ilişkin görüşleri” dediği açıklamalarını okudu önündeki Ipad’den.

Zaten hepimiz hatırlıyoruz, Erdoğan’ın şu sözlerini.

“28 Şubat sürecinde, bizim de sizlerin de (karşısındaki MÜSİAD üyesi işadamlarını kast ediyor) neler yaşadığını bir biz biliyoruz, bir de Allah biliyor. Eğer bunu yapanlar, bunun mimarları, bunun mühendisleri, bunun kuklaları, piyonları deşifre olmazsa, eğer bunlardan hesap sorulmazsa, aynı felaketi biliniz ki çocuklarımız da yaşayacaktır, torunlarımız da yaşayacaktır. Cadı avı mağdurlarını görmek isteyenler, 28 Şubat’a baksınlar.”

Erdoğan, bir ayı aşkın süredir devam eden soruşturma sürecinde, başka yerlerde de konuşmalar yaptı, sorulara yanıtlar verdi.

Ve hepsinde çıkan sonuç netti.

Başbakan, 28 Şubat soruşturmasının gidebildiği yere kadar gitmesi konusunda, şahsının, hükümetinin ve partisinin en güçlü iradesini ortaya koymuş durumda.

Son sözlerini ‘soruşturma burada bitsin’ biçimiyle anlayanlar, olsa olsa ecnebilerin ‘wishful thinking’ dedikleri türden bir duygu dünyası içinde olabilirler. 

Yoksa 28 Şubat sürecinin en büyük mağdurlarından biri bizzat kendisi olan, suç duyurusunda bulunan Erdoğan, o soruşturmanın zarar görmesini isteyebilecek son kişidir.

Mehmet Acet - Haber 7

mehmet.acet@kanal7.com

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat