Bizim kurtuluşumuz, zalim dünyanın sonu!

  • GİRİŞ23.03.2018 07:33
  • GÜNCELLEME24.03.2018 09:16

Mehmetçik ve ÖSO, Afrin’i belde belde, köy köy terörden temizlerken sona doğru yaklaşılıyor. Terör belasından Mehmetçik sayesinde kurtulan Afrin halkı yaralarını sarmanın derdinde…

AFAD, Kızılay ve Türkiye’den giden diğer yardım kuruluşları bölgede yoğun bir şekilde yardım çalışmaları yürütüyorlar.

 

 

Bölgeden içler acısı görüntüler geliyor. Her bir enstantane teröristlerin halka yaşattığı dramları, zulümleri fazlasıyla anlatmaya yetiyor.

Halk, kendilerine yaşatılan felaketi anlatmakta zorlanıyor. Kelimeler boğazlara düğümlenirken gözyaşları sel oluyor. İfadeler sessiz birer çığlığa dönüşüyor.

Afrinli Kürt amcanın TRT mikrofonuna hainlerin ailesine yaşattığı zilleti anlattığı an gibi;

Yaşadıkları öyle acı olmalı ki, tıkanıyor. Gözyaşlarına boğuluyor. Mehmetçik boynuna sarılıp teselli ediyor.

Görüntüleri izlerken “İnsanım” diyenin boğazına bir yumru oturmaması mümkün değil.

 “Onlar bizde ne namus bıraktılar, ne çocuk!

8 çocuğum vardı hepsi gitti. Hiçbiri kalmadı.”

Afrinli Kürt Amca, güç bela konuşmayı sürdürüyor kameraya;

"Allah'a şükür o köpeklerden kurtardınız. PKK/YPG teröründen kurtulduk. Arkadaşlarımız, Türkler, Müslümanlar geldi. Gözlerinize kurban olayım."

Susuyor, hıçkırıklar tamamlıyor yarım kalan ifadeyi...

Evlat bu… Hem de tam 8 evlat. Acı  öyle büyük ki… Dayanılacak gibi değil.

Suriye’deki, Irak’taki, Türkiye’deki terörün ağlattığı Kürt kardeşlerimizin ve bizlerin bu çığlıktan çıkarması gereken çok dersler var.

Terör elebaşlarının kirlettiği kızların ve bacıların iffeti için,

Teröre kurban ettikleri evlatlarımızın akan kanları için,

Topyekun birlikte dik durulmalı. Bölgemizde huzur hayali kuran her bir fert, her bir toplum.

Bu kanlı ve kirli plana hep birlikte ‘dur’ demeliyiz.

Afrin önümüzdeki en son ve en canlı örnek;

Mehmetçiklerimiz bir yandan teröristleri temizliyor bir yandan da halkın acılarını paylaşıyor, yaralarına merhem oluyor.

Anaların gözyaşlarını siliyor, babalara sarılıp teselli ediyor, yetimlerin başını okşuyor.

Türk askeri konvoylarını gören ellerini göğe kaldırıp şükür secdesine kapanıyor.

Türk, Kürt, Arap, Türkmen yok. İnsan var, insanlık var.

 Mehmetçiklerimize evlatları gelmiş gibi sarılıp dua ediyorlar. Kurtarıcı gözüyle bakıyorlar.

“Allah, Türk ordusunu korusun. Rabbim, Türk askerine yardım et" diye dualar yükseliyor.

Türk askeri geldi diye kurbanlar kesmek istiyorlar. “Başımızın üstünde yeriniz var” diye haykırıyorlar. Yine ‘beklenen’ oluyoruz.

Neden acaba?

Çünkü mazluma el uzatırken, dünyaya insanlık dersi veriyoruz.

Halep, Rakka, Doğu Guta ve Musul’un hali ortada… Nasıl bir yıkım gerçekleştirildiğini tek bir kare fotoğraf bile özetliyor.

TSK ve ÖSO ise teröristleri temizlerken hiçbir sivile zarar gelmesin diye kılı kırk yarıyor. Canını tehlikeye atıyor. İffetlerine ve namuslarına el uzatanların elleri kırılıyor. Yakmadan, yıkmadan, işgal etmeden.

Tarihe nam salmış töremizi de TSK özetliyor;

'Sivil/masum kişiler, çevre, tarihi eserler ve dini/kültürel yapılar Türk Silahlı Kuvvetleri için dokunulmazdır'

Teröristler tarafından iffetlerine el uzatılanlar, evleri arazileri yağmalananlar, araçlarına ve hayvanlarına el konulanlar, arabaları, traktörleri yakılanlar…

Türkiye’nin tüm bu zulmü bitirmek için, yardım için geldiğini görüyorlar.

Mehmetçiklerimizden kendilerine bir zarar gelmeyeceğinin farkındalar.

Yakıp yıkmak için değil yangını söndürmek için topraklarında olduğumuzu çok iyi biliyorlar.

Minnettarlık duyuyorlar. “Şimdiye kadar nerede kaldınız” diye hesap soruyorlar.

Allah aşkına dünyada, savaşmak için girdiği ülkede, böyle karşılanan kaç ordu var.

Afganistan’da güvenle dolaşabilmek için araçlarına Türk bayrağı çeken Amerikalıları unutmadık.

Mehmetçiğin, göğsünde onur madalyası olarak taşıdığı, uğruna şehit düştüğü ay-yıldızlı bayrak dosta kalkan olmaya, güven vermeye devam ediyor.

Zulme kör, sağır, dilsiz olan; Ortadoğu coğrafyasını yakıp yıkıp kan gölüne çeviren dünya, düşmanlarını katlarken, Türkiye şefkat elini uzattığı coğrafyalarda dostlarını çoğaltıyor.

Akan kana dur diyor, yanan cana merhem oluyor.

Gittiği yere huzur ve insanlık götürüyor.

Afrin’in gözü yaşlı anaları,

Suriye’nin merhamete muhtaç yetimleri,

Afrinli Kürt amcanın namusu gibi Mehmetçiklerimize emanet.

Mehmetçiğin şefkatle gözyaşını sildiği Afrinli ana, saçlarını okşadığı yetimler, merhametle kucakladığı masumlar bugünleri unutmayacak elbet.

Suriyeli masum halkın, o gözü yaşlı çocukların göğsüne yerleşen Türkiye sevgisi, bizim kurtuluşumuz zalim dünyanın sonu olacak.

İnşaallah!

 

Osman Ateşli – Haber7

e-posta: osman.atesli@haber7.com

Twitter: @oatesli

Yorumlar1

  • Fatih 6 yıl önce Şikayet Et
    Ne güzel yazmışsınız...Kaleminize sağlık..
    Cevapla Toplam 3 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat