Bülent Ecevit’e tıbbi suikast yapıldı mı?

  • GİRİŞ23.05.2012 07:55
  • GÜNCELLEME23.05.2012 07:55

Ergenekon mu Balyoz mu veya yepyeni bir davanın çeperi midir, bilmem.. Ancak Ecevit’e neredeyse “tıbbi suikast yapıldı..” noktasına getirilen iddialar ve buna bağlı zorlamaların “insan aklına suikast” olduğuna eminim..

Herkes biliyor ki Bülent Ecevit ilkokul çağında çocuk felci geçirdi.. Babası Fahri Ecevit doktordu.. Ondan da öte profesördü..

Doktor babanın tıbbi bilgisi ile birleşen ihtimam sayesinde Ecevit ayağa kalkmayı başardı.. Yürüdü ve ileriki yıllarında normal bir hayatı oldu..

Ancak çocukluk çağında geçirdiği ağır hastalığın sendromları üzerinde kaldı..

O sendromlar “yaşlılık” dediğimiz çağında yeniden kendisini gösterdi..

Efendim.. Tıbbi bir komplo yapılmış..

Eee? Ecevit’e işareti başka yerlerden almış doktorlar tarafından “iş göremez” raporu verilecekmiş.. Böylece başbakanlığı bitirilecekmiş..

***

“İş göremez raporu..”

Kamuoyu bilmiyordu ama biz biliyorduk.. Yüksek devlet erkânı biliyordu.. Komutanlar biliyordu..

Rakip siyasi partilerin üst yönetimleri biliyordu.. Kordiplomasi biliyordu.. Bürokrasi biliyordu.. MİT biliyordu, polisin tepesindekiler biliyordu..

“Ecevit iş mi görüyordu?”

Akli melekeleri zayıflamış, fiziği yavaşlamıştı.. Zorlukla yürüyordu.. Olayları birbirine karıştırıyordu.. Tıbbın deyişiyle “demans” başlamıştı..

Üç yardımcısı vardı..

Kendi partisinden Hüsamettin Özkan.. Koalisyon yaptığı partilerin liderleri olan Mesut Yılmaz ve Devlet Bahçeli..

Onlar da “siyasi istikrarın devamı..” adına Ecevit’in bu durumunu kabullenmişlerdi..

“İŞ GÖREBİLİR..”

Sabah onda mı ne Ecevit’i başbakanlık binasına getiriyorlardı.. Sıradan işlerin bilgisini verip, atması gereken imzaları attırıyorlardı..

Öğle saatinde evine dinlenmesi için yolluyor, saat 16.00 mı yoksa biraz daha sonrası mı geri getiriyorlardı..

Biraz daha oyalandıktan sonrası Ecevit için evinde kesin istirahattı..

17 Ağustos depremi Marmara’yı vurduğunda Ecevit dönemin “iş görebilir..” başbakanıydı..

Gece yarısından sonra saat üçte yaşanan depremi uyandırıp, haber bile vermediler..

“Rahatsız etmeyelim, bırakalım uyusun..” dediler..

“İş görebilir..” başbakan depremi sabahın dokuzunda öğrendi..

O hassasiyetteki bir adamı o saatte Oran’daki evinde tutamazlardı.. Deprem bölgesine gitti.. Gezdi, gördü.. Kendince tedbir aldı..

Deprem yüzünden telefonlar, cep telefonları çalışmıyordu..

“İş görebilir başbakan..” günlük hayattan o kadar kopuktu ki hükümetindeki bakanların çoğunda “iridyumlu cep telefonu..” olduğunu bilmiyordu..

Yani her şartta, dünyanın her yerinden konuşulabilecek telefon..

Yazının devamını okumak için tıklayınız
Selahattin Duman / Vatan

Yorumlar1

  • Buğra Alemdar 14 yıl önce Şikayet Et
    yuh yani. adam darbeceleri aklamak için yazı yazıyor siz hemen atlıyorsunuz
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat