Cenevre süreci Esedli mi Esedsiz mi?

  • GİRİŞ24.05.2013 11:45
  • GÜNCELLEME24.05.2013 11:45

30 Haziran günü, bu işin artık biteceğini, Esed'in yolun sonuna geldiğini düşünüyorlardı. Toplantıya bu beklentilerle katılmışlardı.

Sonuç tam bir hayal kırıklığıydı. Ancak Annan öyle demiyordu. Dönemin BM ve Ortadoğu Özel Temsilcisi Kofi Annan'ın barış planı çerçevesindeki bir girişimi olan Cenevre Konferansı, Suriye'de geçiş sürecinin hızlandırılması kararıyla son buldu. Kofi Annan toplantı çıkışı olumlu hava estirmeye çalıştı ve “Suriye'de geçişin mümkün olacağı tarafsız bir ortam oluşturulabilmesi için bir geçiş hükümetinin kurulması konusunda anlaşmaya varılmıştır” dedi.

O toplantıya BM Güvenlik Konseyinin daimi 5 üyesi de katılmıştı. Yani Esed yanlısı vetolarıyla ünlü Rusya ve Çin de masadaydı. Muhalifler, geçişin hem Esed'siz hem de rejimin kalıntılarından tamamen arındırılmış halde olmasını istiyor, Rusya ile Çin buna “hayır” deyince süreç tıkanıyordu. Cenevre'de de öyle oldu.

Rusya, Annan'ın olumlu dediği barış planının en tepesine Beşar Esed'i yerleştirdi. Sonra muhalifler, bütün umutlarını yitirmiş bir halde Cenevre'den ayrıldı.

Aradan bir yıl geçti. Amerika yaklaşık 2 aydır Cenevre sürecinin yeniden faaliyete geçirilmesi için sıkı bir çalışma içerisindeydi. Nitekim bu faaliyetlerde sona gelindi. Amerika ile Rusya'nın formülü değişmedi. Plan yine rejimin temsilcileriyle muhalifleri aynı masada bir araya getirip, geçiş süreci hazırlamaktı.

Haziran ayında ikinci Cenevre Konferansının yapılması için ikna turları neredeyse tamamlandı. Muhalifler önce Madrid'de ardından Ürdün ve İstanbul'da toplandı. O sırada rejim bir liste hazırladı. Beşar Esed tarafından içinde Suriye Başbakanı ve bakanların bulunduğu 5 kişilik bir liste oluşturuldu.  Bu listedeki isimlerin, Cenevre'de rejimi temsilen muhaliflerle aynı masaya oturtulmasına karar verildi. Hatta muhalifler listedeki bazı isimlere itiraz etti, o isimler değiştirildi.

İlki kadük olan bir çözüm toplantısının ikincisi için bu kadar ısrar, kime ne fayda getirecek? Muhalifler bugüne kadar hep Esed'in içinde olmadığı bir süreçten bahsetti, karşılığında “olmaz” denildi. Bu kez Amerika'nın yoğun baskısı ve silah sözleriyle tıkanan sürecin önü açılmak isteniyor.

Silah vaadini kısaca izah etmekte fayda var. Amerika Temsilciler Meclisinin Dış İlişkiler Komitesi, muhaliflerin silahlandırılmasına yönelik yasa tasarısını onayladı. Bu daha Temsilciler Meclisine, ardından Senato'ya sonrasında da Kongre'ye götürülecek. Cumhuriyetçilerin vetosuyla da çöpe gidecek.

Rusya'nın amacı belli, onlar Esed'den vazgeçseler de rejimi feda ettirmeyecekler. Yani Esed gitse bile rejim devam edecek. Zaten hem Rusya'nın hem de İran'ın Esat sonrası Suriye için B planları hazırlanmış durumda.

Muhalifler daha önce “ne rejim ne Esed” diyorlardı ancak bu işin uzaması, uzadıkça umutların azalması, şu an onları sadece Esed'in olmayacağı çözüm planına itmiş durumda. Ahmet Muaz Hatip bunu açıkladı, “Esed 20 içinde görevi devretsin, ülkeyi terk etsin” dedi. Muhalifler, Esed'in gitmesi halinde, şu an ki Devlet Başkan Yardımcısı Faruk Şara'nın geçici başkanlığındaki bir süreci destekliyor.

Daha önce BM çerçevesinde  gündeme gelen ‘Esed'siz ama rejimin temsil edileceği bir geçiş süreci' bugün ikinci Cenevre Konferansıyla yeniden gündemde. Tabi Cenevre kararları kabul edilse bile bu kararların masada kalma ihtimali de yok değil. Çünkü cephede savaşanlar ayrı bir grup. Özgür Suriye Ordusuna ya da diğer silahlı grupların da sürece dahil olmaları şart.

Mustafa Taha Dağlı - Haber 7

tahadagli@gmail.com

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat