TV'leri de liderleri de provoke ediyor

  • GİRİŞ18.06.2013 11:46
  • GÜNCELLEME18.06.2013 11:53

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, olayları değerlendirdi. Konuşmasının sonunda şöyle bir söz etti, "Eğer olaylar yayılırsa valilerimizin isteğiyle oradaki askeri güçler de bu huzurun sağlanması için kullanılabilir" dedi.
Başına gelecekleri bildiği için hemen cümlenin sonuna ekleme yaptı, "aman dikkat" dedi, "bunu farklı algılamamak lazım. 5442 sayılı Kanunun valilere verdiği yetkiler sonuna kadar kullanılır ve valilerimiz asayişi temin ederler" diye olası provokatif çağrıların önüne geçmek istedi.

Açıklamadan kısa bir süre sonra El Cezire İngilizce'de manşet, "Türkiye olayları bastırmak için orduyla tehdit" etti.

CNN; BBC ve diğerlerinde aynı flaş, "Hükümet askeri devreye sokuyor".

Aynı dakikalarda Belfast'ta G8 Zirvesi var. Almanya Başbakanı Merkel'in açıklamaları düşüyor ajanslara, "ürkütücü, korkunç manzaralar" diye özetliyor Türkiye'deki olayları.

Merkel, 1 Mayıs'ta Berlin'de sol görüşlü gençlere Alman polisinin şiddetle müdahale ettiğini nasıl unutabilir? Türkiye'den birileri Almanya'daki polis şiddetine "vahşet görüntüler" dedi mi?

İsrail'de gazete sayfaları, boy boy fotoğraflar, "polis vuruyor, polis tutukluyor, polis gaz sıkıyor, polis, su sıkıyor"...

Hiç birinde "gösterici taş atıyor, patlayıcı atıyor, silah kullanıyor" yok.

İsrail işgal güçlerinin Mescid-i Aksa'da, Kudüs'ün ara sokaklarında, Batı Şeria'daki evlerde yaptıkları insanlık dışı uygulamaların eşi benzeri dünyada yok. Ama gazeteleri ve televizyonları şu an Türkiye ile yatıp, Türkiye ile kalkıyor.

Hiç birinde tek kelime ile o göstericilerin 18 gündür, kamuya açık alanları işgal ederek yasalara karşı geldikleri, bu yaptıklarının bir suç olduğu, dünyanın her yerinde bu tür işgallere karşı şiddet uygulandığı, Türk polisinin dünyadaki emsallerine göre hakikaten vicdanlı davrandığını, orantısız şiddetten kaçındığını yazmıyor, görmüyor.

Bugün Brezilya'da futbola harcanan parayı protesto edenlerin üzerine mermi sıkılıyor, Hindistan'da genç kızlara tecavüzü protesto edenler dayak yiyor, Endonezya'da yakıt fiyatlarına yapılan zamma tepki gösterenlere şiddet uygulanıyor.

Bugün İrlanda'da G-8 zirvesi var. Öyle bir polis güvenliği alındı ki, "Stop G8" adlı anti kapitalist gruba göz bile açtırılmıyor. Geçen hafta Londra'da İngiliz polisinin o gruba nasıl müdahale ettiğini izledik.

Dün de benzer görüntüler ortaya çıkacaktı. Belfast'ta henüz 20 kişilik grup protesto için caddede yürümeye başlar başlamaz, polis anında harekete geçti. 20 göstericiye 100 polis müdahale etti. Bırakın slogan attırmayı nefes bile aldırmayan polis, 20 eylemcinin hepsini birkaç dakika içinde kelepçeleyerek göz altına aldı.

Elbette amaç, kıyas yapmak değil, Türkiye'yi Hindistan ile Brezilya ile Endonezya ya da Şili ve Peru ile kıyaslamak buradan hak aramak değil amacımız.

Ancak Avrupa'da bu tür eylemlere nasıl müdahale edildiğini herkes biliyor. Türkiye'de olunca, Avrupalı liderler nasıl ayağa kalkıp, haykırıyor, Avrupa ve dünya televizyonları nasıl kendi ülkelerindekini görmezden gelip, bizim ülkemize saldırıyor. İşte buna dikkat çekmek için yazıyoruz bu satırları.

'Tencere dibin kara' kıyaslaması değil bu, 'sen önce kendine bak' mantığı değil bu, haksızlığa tepki bu, çifte standarda tepki bu, olmayanı, olmuş gibi göstermeye çalışanlara bir tepki bu, 'kurduğunuz iğrenç tezgahın farkındayız' tepkisi bu.

Mustafa Taha Dağlı - Haber 7

tahadagli@gmail.com

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat