Trump'ın tehdidinden sonra bir anda sokaklar karıştı

.

  • GİRİŞ13.06.2019 08:54
  • GÜNCELLEME15.06.2019 09:46

Hong Kong’da on binlerce kişi sokaklarda, polisle çatışıyor.
Tansiyon öyle doruğa çıktı ki hükümet binaları kuşatıldı.

 

 

Olaylar protestolarla başladı.
Gerekçe “sınır dışı ve iade” yasasıydı.

Söz konusu yasa, Hong Kong’daki zanlıların Çin’e iadesini ön görüyordu.
Yasanın oylanması öncesi başlayan protestolar dün daha da artınca polis müdahalesi geldi.
Güvenlik güçlerinin gaz bombalarıyla kalabalığı durdurma çabaları yeterli olmadı.
Müdahaleye karşılık verilince çatışmalar yaşandı.
En az 22 kişi yaralandı. Olaylar sırasında kalabalık gruplar bazı hükümet binalarını da kuşattı.

 

 

Hong Kong 1997’ye kadar İngiltere’ye bağlıydı.
Bu tarihten sonra Çin’e bağlı özerk bir yönetim oldu.

Hong Kong’daki bağımsızlık yanlıları özerk yönetimin üzerindeki Çin etkisine karşı dönem dönem ayaklanıyor.

2014 yılında Hong Kong yönetiminin bir kısmının Çin tarafından belirlenmesi yönündeki kararı protesto için günlerce süren “şemsiye devrimi” adı verilen sokak olayları meydana gelmişti.

Benzer bir ayaklanma 2017’deki seçim sürecinde de olmuştu.

Bu kez Hong Kong’daki zanlıların Çin’e iadesini ön gören yasaya karşı ayaklanma başladı.
Yasayla ilgili ikinci oturum protestolar nedeniyle ertelendi.
Özerk yönetim yasanın 20 Haziran’daki oylanması konusunda ise geri adım atmadı.

Çinli muhaliflerin bir bölümü Hong Kong’da yaşıyor.
Yasa çıkarsa özerk yönetim tarafından bir çoğunun Çin’e iadesi gündeme gelecek.
Sokaktaki gerginliğin sebebi bu.

Ancak bir başka mesele daha var.
O da ABD’nin Çin’e karşı yürüttüğü ticaret savaşları.

28 Haziran’da Japonya’da G20 Zirvesi gerçekleşecek. Sık sık Çin’i hedef alan ek vergiler çıkaran ABD Başkanı Trump, zirvede Çin Devlet Başkanının kendisiyle görüşmesi noktasında sert açıklamalar yaptı.
G-20 zirvesine Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in katılmaması ve kendisi ile görüşmemesi durumunda Çin ürünlerine ek gümrük vergilerinin yükseltileceğini duyurdu.

Trump ayrıca Çin'den ithal edilen ve en az 300 milyar dolar değerindeki ürüne de gümrük vergisi getirme tehdidi savurdu.

ABD Başkanının Çin’le sürtüşmesi aylardır devam ediyor. Her sürtüşmede kendi taleplerinin önceliğini şart koşuyor aksi takdirde tehdit ediyor.
Bu kez de aynısını yaptı.
Önce Çin’i müzakerelere uymamakla suçladı ardından Çin’e ek vergiler getirdi.
Sonra tansiyonu düşüren açıklamalarda bulundu, istediğini alamayınca yine tehdide başvurdu.

Bu son tehdidin hemen ardından farklı bir gelişme daha oldu, Hong Kong karıştı.
Çin’e bağlı özerk yönetimde Çin’i protesto eden kalabalık grupların ayaklanması patlak verdi.
Hong Kong’daki Çin karşıtı ayaklanmanın Trump’ın Çin’e yönelik tehditlerinin hemen ardından başlaması dikkatlerden kaçmadı.

Hong Kong’daki protestolarda bizzat Amerikan rolü olduğu da iddia edildi.
2014’teki Şemsiye Devrimi sürecinde CIA destekli sivil toplum örgütlerinin Hong Kong protestolarına dışardan müdahale ettiği ortaya çıkmıştı.

Amerika Dışişleri Bakanlığına yakın bir STK var.
Adı Demokrasi için Ulusal Bağış örgütü.
Bu örgüt ABD’ye dost olmayan ülkelerdeki muhaliflere verdiği destekle biliniyor.
2014 ayaklanmasında söz konusu Amerikalı örgütün Hong Kong’daki Çin muhaliflerini finanse ettiği deşifre olmuştu.
Şimdi aynı finansörlerin Trump’ın Çin’i tehdidiyle eş zamanlı olarak başlayan Çin karşıtı Hong Kong ayaklanmasının da arkasındaki aktörler olduğu öne sürülüyor.

 

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat