'M.Kemal'in askeriyim darbeci olmam'
İkinci ''Ergenekon'' davasının tutuklu sanığı Durmuş Ali Özoğlu, ''Mustafa Kemal'in askeri olarak asla darbeci olmam, ben Mustafa Kemal'in devrimcisiyim. Bu bir dava değil, Türk milletine ve silahlı kuvvetlere karşı örtülü bir operasyondur'' dedi.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada çapraz sorgusuna devam edilen tutuklu sanık Hüseyin Keskin, Cumhuriyet Savcısı Nihat Taşkın'ın, ''Zekeriya Öztürk'le yaptığınız 19 telefon görüşmesinin içeriğini hatırlıyor musunuz?'' sorusuna, Öztürk'le karşılıklı olarak hiç muhabbet etmediğini, telefon görüşmelerinin tamamının ''Ofisi ne zaman açacaksın?'' şeklinde olduğunu söyledi.
Savcı Taşkın'ın, ''Üzerinize kayıtlı bir telefon numarasından Muzaffer Tekin'le 7 adet mesajlaşma görülüyor. Bu numara, sizin kimlik bilgilerinizle alınmış. Açıklar mısınız?'' demesi üzerine Keskin, Muzaffer Tekin'i tanımadığını ifade ederek, ''Öyle birisine mesaj çekmedim. Böyle bir numara da hatırlamıyorum'' dedi.
Keskin'in çapraz sorgusunun ardından avukatı Celal Ülgen de savunmasını tamamladı.
Duruşmada, Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, tutuklu sanıklardan Durmuş Ali Özoğlu'nu savunmasını yapmak üzere sanık kürsüsüne çağırarak yasal haklarını hatırlattı.
Özoğlu, savunmasını şehit askerlere ithaf ettiğini belirterek, böyle bir davanın içinde bulunmaktan dolayı rahatsız olduğunu söyleyen sanıkların olduğunu ve kimi zaman kendilerini cuntacılıkla suçladıklarını ve küçümsendiklerini anlattı.
CEZAEVİNDE 2 KİTAP YAZDI
''Mustafa Kemal'in askeri olarak asla darbeci olmam. Ben Mustafa Kemal'in devrimcisiyim. Bu bir dava değil, Türk milletine ve silahlı kuvvetlere karşı örtülü bir operasyondur'' diyen Özoğlu, kendisinin belgeli, somut kanıtlarla operasyonun nasıl yapıldığını ortaya koyacağını ifade etti.
2008 yılında gözaltına alınırken evinde yapılan aramayı da anlatan Özoğlu, şöyle devam etti:
''Evime girer girmez, yatak odasını aramak istediler. Eşimin, kızımın bütün özel eşyalarını o erkek polisler aradı. Bir kadının mahremiyetinden başka neyi vardır. Bunu yapın, her şeyi bitirirsiniz. Hele eşi yanındayken bu onursuzluğa engel olamıyorsa, düşünün. Hem eşimin hem kızımın... Bir aile reisi olarak bütün onurumu yerle bir ettiler. Ne adına yaptınız bunu? O gün bugündür ben eşimle görüşmedim. Ben nasıl çıkıp da o kadının yüzüne bakacağım. Ben onun aşkıyım. Her insanın aşkı yüce bir dağ gibidir. Bunu neyle ödeyecekler? Bu hesabı ödeyecekler. Adalet mutlaka bu ülkede tesis edilecek. Bu zulme, bu hukuksuzluğa suç ortaklığı yapan herkes hesabını verecektir.''
Özoğlu, 21 aydır tutuklu bulunduğunu kaydederek, ''İddianameye bakıyorum, sağlıklı bir insanın yazacağı bir şey değil. Savcıların yazmadığı belli. Çünkü savcılar böyle bir iddianame yazmaz'' diye konuştu.
Cezaevinde kaldığı süre içerisinde ''Ergenekon Mezarlığı'' ve ''Dünya Tel Örgününün Altında'' adlı iki kitap yazdığını ve tahliye olduktan sonra yayımlayacağını belirten Özoğlu, savunmasında beş saat görsel sunum yapacağını ve beş saat de konuşacağını söyledi.
BELGESELLİ SAVUNMA
Durmuş Ali Özoğlu, daha sonra, ''Dinler arası diyalog'' konulu Fethullah Gülen'in, Papa ve Fener Rum Patriği Bartholomeos'la olan görüntülerinin de yer aldığı ''Hristiyanlığın Truva Atı'' adlı belgeseli izlettirmeye başladı.
Belgeselin yaklaşık 20'nci dakikasına gelindiğinde Mahkeme Heyeti Başkanı Şengün, Durmuş Ali Özoğlu'na ''Bunu izlettirmenizdeki amacınız ne? Bu sizin savunmanız mı? Savunmanıza katkısı nedir?'' diye sordu.
Özoğlu da ''Biz burada bir örgüt olarak suçlanıyoruz. Ben de ara yönetici olarak suçlandım. İlk günden beri terör örgütü üyesi olmadığımı söylüyorum. Bu operasyonun emniyet ve adliyenin içerisindeki Fethullahçı bir grup tarafından yapıldığını söylüyorum. Bunu da bu CD ile somut olarak anlatacağım'' dedi.
Köksal Şengün de Özoğlu'nun ''görsel savunmam'' dediği 'Hristiyanlığın Truva Atı' isimli belgeselde, dava ile alakası olmayan birçok insanın isminin geçtiğini ve bu kişilere yönelik suçlamalar yapıldığını ifade ederek, ''Bu şekilde savunma yapmana izin veremem. Sözlü savunmanı istediğin kadar geniş şekilde yapabilirsin ancak bu şekilde görüntülü savunma yapmana izin vermiyorum'' diye konuştu.
Durmuş Ali Özoğlu'nun ''Hristiyanlığın Truva Atı'' isimli belgeselin savunması olduğunu tekrarlaması üzerine, Mahkeme Heyeti Başkanı Şengün duruşmaya kısa bir ara verdi.
Aranın ardından Başkan Şengün, Özoğlu'na ''Bu nedir bize açıklar mısın? Bu sunumda sizin hiçbir katkınız yok. Suçlandığınız konulara katkısı ne? Seyrettiğimiz sunumlarda sanıklar tarafından katkı vardı. Sizinki sinema seyreder gibi'' dedi.
Özoğlu da izlettiği görüntülerin dosyada kendi delilleri arasında yer aldığını ifade ederek, ''Fethullahçı örgütün kurduğu kumpasla nasıl buraya gelindiğini anlatmaya çalışıyorum. Hiç kimseyi suçlamıyorum'' diye konuştu.
Şengün'ün, ''Savunmanızı açıklar şekilde katkıda bulunmalısınız, izah etmelisiniz. (Şu bölümde şunlar var) deyip zapta geçilmeli'' şeklindeki uyarısının ardından Özoğlu, kendisin hakkındaki iddiaların temelinin bu filmde yer aldığını belirterek, görüntülü savunmasını yeniden düzenlemek için süre istedi.
Özoğlu'nun avukatı Cavit Subaşı da müvekkilinin yazılı savunmasının yanında olmadığını belirterek, görüntülü olarak yapılacak sunumun yeniden düzenlenmesi için süre talebinde bulundu.
Başkan Şengün de bunun üzerine duruşmayı 11 Şubat Perşembe günü saat 09.00'a erteledi.