Çelik: Zürih Savcısı'nın haddine değil

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, Zürih Savcılığı’nın AB Bakanı Egemen Bağış ile ilgili soruşturma açmasını Engizisyon dönemine benzetti, soruşturma açan savcıya sert çıktı.

Çelik: Zürih Savcısı'nın haddine değil
Çelik: Zürih Savcısı'nın haddine değil
GİRİŞ 06.02.2012 17:25 GÜNCELLEME 06.02.2012 17:25

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, Zürih Savcılığı’nın AB Bakanı Egemen Bağış ile ilgili soruşturma açmasını Engizisyon dönemine benzeterek “Zürih Savcısı’nın bir bakanın Türkiye Cumhuriyeti’nin bir bakanının fikir hürriyeti bağlamında görüşünü belirtmesine soruşturma açması Zürih Savcısı’nın haddine düşmez. Zürih Savcısı kendisini herhalde Engizisyon Mahkemesi’nin başkanı zannediyor” dedi.

AK Parti Merkez Yürütme Kurulu toplantısı öncesi AK Parti Genel Merkezi önünde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Ömer Çelik, AB Bakanı Egemen Bağış’ın “soykırım yoktur” sözleri nedeniyle hakkında Zürih Savcısı’nın soruşturma açmasına tepki gösterdi. Çelik, Bağış’ın tarihsel bir konuda görüşünü belirttiğini belirterek şunları söyledi:

“Zürih Savcısı’nın bir bakanın Türkiye Cumhuriyeti’nin bir bakanının fikir hürriyeti bağlamında görüşünü belirtmesine soruşturma açması Zürih Savcısı’nın haddine düşmez. Zürih Savcısı kendisini herhalde Engizisyon Mahkemesi’nin başkanı zannediyor. Sayın Bağış kimseye hakaret etmemiş, kimseyi rencide etmemiş, herhangi bir nefret suçu üretmemiş. Tam tersine bir konudaki görüşünü ifade etmiş. Şimdi bu konuda şunu söylüyoruz. ‘Soykırım vardır’ diyenler var ‘soykırım yoktur’ diyenler var. Bizim söylediğimiz şudur. Herkes görüşlerini açıkça söyleyebilsin ve arşivleri açalım. Tarihçiler uzmanlar bu konuda tartışsınlar. Siyasetin alacağı ya da meclislerin alacağı kararlarla fikir hürriyetinin üzerine ambargo uygulamayalım. Mahkeme yoluyla insanların bir konuda tarihsel bir meselede nasıl düşüneceğine karar vermek siyaset yoluyla ya da yargı yoluyla fikir hürriyetinin üzerine ambargo uygulamaktır. Bu ambargo bu şekildeki yargı kararları şeklinde benzer kararlarla ambargo uygulamak engizisyon döneminde kalmıştır. Zürih savcısının şu anda yaptığı bu uygulama engizisyon dönemine geri dönüşten başka bir anlam ifade etmez. TC’nin bir bakanına fikrini ifade ettiği için dava açmak da haddine düşmez.”

-VETO KARARI ALANLAR KATLİAMI DESTEKLEYENLERDİR

Çelik Suriye’de yaşanan olaylar ve BM’deki oylama konusunda da görüşlerini belirtti. Suriye’de açık bir katliam olduğunun herkes tarafından görüldüğünün altını çizen Erdoğan, “İster 50 desinler ister bin desinler. Bizim değerlendirmelerimize göre sadece Kandil gecesinde 300’ün üzerinde kişinin öldüğü bir katliam meydana gelmiştir. Suriye rejimi eski alışkanlıklarını aynen güncellemekte ve devam ettirmekte. Bu uluslararası toplumun gözü önünde olmaktadır” dedi. Çelik Rusya ve Çin’in vetosunun Ortadoğu’daki kaosun sürmesinden elde etmek istediği dar çıkarlarla ilgili olduğunun altını çizerek şöyle devam etti:

“Tabii bu Esad rejimine daha çok insan öldürmesi için daha çok katliam yapması için zaman kazandırmaktan başka bir şey ifade etmez. BM’nin inisiyatifinin geride bırakılması hele de bu inisiyatifin başını Arap Birliği çekiyorken bu inisiyatifin geriye düşürülmesi, Esad’ın başını çektiği katliam şebekesinin daha çok insan öldürmesini cesaretlendirir. Dolayısıyla burada bu veto kararını verenler Suriye’deki insan ölümlerinden daha çok sorumlu olacaklardır. Türkiye’nin yapacağı bellidir. Türkiye Suriye halkının meşru taleplerinin yanındadır. Uluslararası mekanizmaları ve kurumları harekete geçirmek için çok çaba sarf edecektir. Ama şu an itibariyle veto kararını yürürlüğe sokanlar, Suriye’deki katliamın destekleyicisi durumuna düşmüşlerdir.”

-CHP BİZİM RAKİBİMİZ BİLE DEĞİL

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Washington Post Gazetesi’ne gönderdiği makale ve eski Genel Başkan Deniz Baykal’ın hakkındaki iddiaların ispatı yapılmazsa suç duyurusunda bulunacağı açıklamalarına da yanıt veren Ömer Çelik, “Sayın Baykal ya da Sayın Kılıçdaroğlu, elinde bir takım belgeler olmadan artık konuşmamalı. O kadar çok iddia ortaya atıyorlar, o kadar çok yüksek perdeden iddialarda bulunuyorlar ama bunun arkası gelmiyor. Son olarak Sayın Kılıçdaroğlu Washington Post gazetesine bir makale göndermiş bu makalede Türkiye’yi şikâyet ediyor. Türkiye’nin Arap Baharı’na model olamayacağını söylüyor. Türkiye’de demokrasi olmadığını söylüyor. Kendisinden yola çıkarak muhalefetin susturulmaya çalışıldığını söylüyor. Bir kere şunu söyleyelim. AK Partinin hedefinde de CHP’nin olduğunu söylüyor. AK partinin hedefinde olacak kadar cesarete ve ağırlığa sahip değil cumhuriyet halk partisi. CHP bizim rakibimiz bile değil. Biz kendi kendimizle yarışıyoruz. Ama Sayın Kılıçdaroğlu’nun şunu yapması gerekir. Gidip de kendi ülkesini başka yerlere şikayet etme alışkanlığından kurtulmalıdır. Başka yerlere kendi ülkesini şikâyet ederek kazanacağı hiçbir şey yoktur. Türkiye’de bazı işlerin yanlış olduğunu düşünüyorsa bu yanlışların düzeltilmesi için öncelikle Türk halkını ikna etmek durumundadır. Kendi halkını ikna edemeyen işte bugün de bazı anketler vardı gördünüz. Sürekli olarak eriyen bir parti. Halkın gerçeklerinden kopmuş kendi kurultay kavgalarını yapan bir parti. Türkiye’deki özgürlüklerle ilgili demokratikleşme standartları ile ilgili söz söyleyebilecek kapasiteye ve kabiliyete sahip değil. Sayın Baykal ve Sayın Kılıçdaroğlu kendi aralarındaki meseleleri halletsinler sonra Türkiye’nin meseleleri hakkındaki görüşlerini ciddiye alır konuşuruz” diye konuştu.

ANKA

YORUMLAR 1
  • FuJiN 14 yıl önce Şikayet Et
    kılıçdaroğlunun bu hali. Osmanlıdaki ermeni patriğinin ingiliz avam kamarasına osmanlı bize soykırım yapıyor kurtarın bizi demesini hatırlattı !
    Cevapla
DİĞER HABERLER
Canlı yayında linç girişimi! Özgür Özel taraftarlarından Akit TV muhabirine çirkin saldırı
Ortadoğu'da asimetrik savaş tehlikesi: Husiler sahaya indi, İran ABD'yi masaya zorluyor!