Çağlayan: Merkel Türkleri incitiyor

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Almanya'nın, özellikle Almanya Başbakanı Angela Merkel'in AB Konusunda Türkiye'ye karşı izlemiş olduğu politikanın Türkleri incittiğini söyledi.

Çağlayan: Merkel Türkleri incitiyor
Çağlayan: Merkel Türkleri incitiyor
GİRİŞ 08.02.2012 13:31 GÜNCELLEME 08.02.2012 13:31

Bakan Çağlayan, bu sabah Almanya'nın başkenti Berlin'deki "The Ritz Carlton" otelinde Türk gazetecilerle yaptığı kahvaltılı sohbet toplantısında, soruları yanıtladı.

Almanya'yı bir müttefik, bir dost ve 1841 yıllarında ticarete başladıkları bir ülke olarak gördüklerini ve değerlendirdiklerini ifade eden Çağlayan, şunları söyledi:

''Tabii ki Almanya Başbakanının kendi ülkesinde popülist yaklaşımları, kendi ülkesindeki çeşitli kesimlere, çeşitli gruplara yapmış olduğu oy avcılığı, tabii ki buradaki insanların değerlendireceği bir konu. Ama şunu ifade etmek isterim ki, biz dost ve müttefik ve bu kadar vatandaşımızın yaşamış olduğu bir Almanya'da, Türkiye olarak çok daha fazla, AB konusunda bilhassa çok daha fazla dostane ilişkiler bekleriz. Bu bizim en doğal hakkımız. Bunu bize tarihimiz, kültürümüz, geleneğimiz ve aramızda çok önemli köprü olan, aramızda yaşayan milyonlarca Türk vatandaşı kardeşimiz mecbur hale getiriyor. Almanya en fazla ihracat yapmış olduğumuz bir ülke, en fazla ithalat yapmış olduğumuz ve ticaret açığı vermiş olduğumuz bir ülke. Almanya, Türkiye için ne kadar önemliyse Türkiye de Almanya için o kadar önemlidir. Buna karışılık Türkiye Almanya'nın ithalatında 21. sırada. Bizim bunu çok daha fazla artırma, çok daha geliştirme çabamız var. Bu rakamlarla yetinmediğimizi, yetinmeyeceğimizi daha önce ifade etmiştim.''

Çağlayan, diğer ülkelere gösterdikleri saygının, kendilerine de gösterilmesini beklediklerini kaydederek, şöyle devam etti:

''Bunu beklemek de bizim en doğal hakkımız. AB konusunda Almanya'nın, bilhassa Şansölye Sayın Merkel'in bize karşı izlemiş olduğu politika biz Türkleri incitiyor. Özellikle bunun altını çizerek belirtmek istiyorum. Biz bugün Almanya'dan, geçmişte, tarihte, dünya savaşlarında müttefiklik yapmış olduğumuz, ortaklık yapmış olduğumuz bir ülkeden, böylesine ekonomik bir mücadelenin yapıldığı ortamda da dostluk bekleriz. Yani Almanya'dan bu konuda köstek değil, destek beklemek bizim en doğal beklentimiz, en doğal hakkımız. Ümit ediyorum inşallah bu anlayış değişecektir. Nasıl değişir bilmem. Bu çerçevede birçok ülkenin Türkiye'ye AB konusunda vermiş olduğu desteğin çok daha fazlasını Almanya'dan beklemek bizim en doğal hakkımız."

Bakan Çağlayan, Güney Kore Devlet Başkanının 3 bakanla birlikte Türkiye'yi ziyaret ettiğini ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüştüğünü de hatırlatarak, yapılan yemekli çalışma toplantısında, Başbakan Erdoğan'ın Güney Kore Devlet Başkanından, kendisinin de büyük önem verdiği Serbest Ticaret Anlaşması konusunda gelişme beklediklerini ifade ettiğini, bunun gerçekleştirilmesi için de devlet başkanının bakanlarına gerekli talimatı verdiğini belirtti.

"Serbest Ticaret Anlaşması konusunda ilerleme sağlamış olduğumuzu sizlerle ilk kez burada paylaşmak istiyorum" diyen Bakan Çağlayan, Başbakan Erdoğan'ın, 26 ve 27 Mart tarihleri arasında Güney Kore'ye yapacağı resmi ziyaret sırasında bu anlaşmayı da imzalamaktan memnuniyet duyacağını söylediğini ifade etti.

Çağlayan, kendisinin de bu ziyaret sırasında Güney Kore'li muhatabıyla Serbest Ticaret Anlaşmasını imzalamayı ümit ettiğini, geçmişte Türkiye'de bu konuda yapılan hataların ülkeyi neredeyse by-pass edilme durumuna getirmiş olduğunu, sözkonusu anlaşmanın imzalanmasıyla haksız rekabetin önüne geçileceğini kaydetti.

Güney Afrika Cumhuriyeti, Meksika ve Cezayir'in serbest ticaret anlaşmaları imzalamaya yanaşmadığını belirten Çağlayan, bu ülkelerin Avrupa ülkeleriyle olan serbest ticaret anlaşmaları sebebiyle zaten mallarını Avrupa üzerinden Türkiye'ye sokabildiğini, bu nedenle Türkiye ile böyle bir anlaşma istemediğini, bu haksız rekabetin giderilmesi ve ticaret dengesinin sağlanması gerektiğini söyledi.

"Türkiye'nin bütünleşik en büyük ihracat pazarı olan Avrupa bölgesinde, avro bölgesi borç krizi kaynaklı gelişmeler, ihracatımız bakımından belirsizlikleri ve riskleri artırmaktadır''

Bakan Çağlayan, 6 ve Şubat tarihlerinde Berlin'de düzenlenen ve kendisinin de dün katıldığı 2. Avrupa Bölgesel Ticaret Müşavirleri Toplantısı sonucunda hazırlanan "Avro Bölgesi Borç Krizi; Riskler, Tehditler, Fırsatlar, Çözüm Önerileri" adlı sonuç bildirgesi hakkında bilgi verdi.

Toplantıda 47 ticaret müşaviri ve ataşesiyle biraraya gelerek, avro bölgesinde yaşanan gelişmelerin ortaya koyduğu riskleri, tehditleri, fırsatları ve çözüm önerilerini değerlendirdiğini belirten Çağlayan, "Türkiye'nin bütünleşik en büyük ihracat pazarı olan Avrupa bölgesinde, avro bölgesi borç krizi kaynaklı gelişmeler, ihracatımız bakımından belirsizlikleri ve riskleri artırmaktadır. Bu gelişmeler, dikkatli bir yaklaşımla değerlendirildiğinde bazı fırsatların ve yeni potansiyellerin de ortaya çıkabileceği görülmektedir" dedi.

Çağlayan, risk ve tehdit olarak avro bölgesi ekonomilerindeki daralma beklentilerinin, finansman sorunlarının, yatırımlarda azalma beklentilerinin, akreditifsiz çalışan Türk firmalarının karşılaşabileceği tahsilat sorunlarının, firmaların ihracat sigorta mekanizmalarına başvurmamasının, stok maliyetleriyle lojistik maliyetlerin ve pazara giriş engeli uygulamalarının artmasının görüldüğünü ifade etti.

-''Küresel çapta marka değerine sahip şirketlerin el değiştirmesi fırsat''

Çağlayan, çok sayıda AB ülkesi için Türkiye'nin önemli bir üretim merkezi ve ticari ortak olmasının, küresel çapta marka yaratma arayışındaki Türk firmaları için küresel çapta marka değerine sahip şirketlerin el değiştirmesi ve AB firmalarının mal tedarikinde rekabetçi ve kaliteli ürünlere yönelme niyetlerinin de fırsat olarak görüldüğünü kaydetti.

Bakan Çağlayan ayrıca, bölgede pazar ve ürün çeşitlendirme çalışmalarında dağıtım kanallarının önem kazanmasının, turizm, enerji, altyapı ve inşaat yatırımlarıyla, mühendislik projeleri tasarımlarının, maden ve liman işletmeciliğinin, lojistiğin, kara, hava ve deniz yolu taşımacılığının hizmetler sektörlerinin yatırım potansiyelinin, Avrupa'daki yaşlanan nüfus nedeniyle Türkiye'nin sağlık hizmetleri ihracat potansiyelinin de fırsat olarak değerlendirildiğini söyledi.

Toplantıda yapılan öneriler arasında da, müşavir ve ataşelerin, bulundukları ülkelerde ihracat yapan ve yapmak, Türkiye'ye yatırım çekmek isteyen, pazar araştırmasına gelen iş adamlarına azami desteklerini sürdürmelerinin, bu iş adamlarına ve şirketlere merkez birimlerle işbirliği içinde destek vermelerinin, üst düzey yetkililer, şirket temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarıyla sürekli iletişim halinde olmalarının, ofisten ziyade sahada çalışmalarının bulunduğunu belirten Çağlayan, ''Müşavir ve ataşelerden, el değiştirme potansiyeli olan ve Türkiye'de yatırım yapmak isteyen şirketlerin belirlenerek merkeze bildirilmesini, yatay ve sektörel eylem planlarında yer alan eylemlerin hayata geçirilmesi ve tedarik güvenliğinin sağlanması için gerekli çalışmaları yapmasını, Türkiye'de az olan ham maddelerin tedarikine yönelik yurt dışında yatırım ihtiyaçları konusunda çalışmalarını da istiyoruz'' dedi.

Bakan Çağlayan, sonuç olarak Ekonomi Bakanlığının 2023 hedeflerine ulaşmak için her yıl yeni ihracat rekorları kırılması, dengeli bir dış ticaret yapısına kavuşulması, yüksek teknoloji ve katma değerli ürün ihracatının artırılmasını, mevcut pazarlardaki gücün korunması ve geliştirilmesi, yeni pazarlarda payın artırılması, daha fazla uluslararası yatırım çekilmesi, hizmet ihracatının çeşitlendirilerek artırılması, cari açık problemine kalıcı çözümler üretilmesi ve teşvik sistemiyle üretim yapısının küresel rekabet gücüne sahip olacak şekilde değiştirilmesi için çalışmaların sürdürülmesine karar verildiğini kaydetti.

Çağlayan, ticaret müşaviri ve ataşelerin de, Türk şirketlerinden sistematik olarak uzun dönemli ülke ekonomisi yararına kullanılmasını hedefleyen kurumsal bir yaklaşım içinde olmasını, kendi aralarındaki işbirliğini artırmasını, Türkiye'nin ekonomik ve ticari potansiyelinin tanıtılması konusunda azami işbirliği sağlamasını, satışa sunulan ya da el değiştiren şirketlere ilişkin bir takip, bilgilendirme ve değerlendirme mekanizmasının oluşturulmasına katkı sağlamasını beklediklerini ifade etti.

Bakan Çağlayan, müşavir ve ataşelerin şirketlerden ayrıca, ekonomik ve ticari konularda bilgilendirme toplantıları düzenlemesini, Türk firmaların karşılaştığı ticaret ve yatırım engellerini ivedilikle merkeze bildirmelerini, 2023 yılında ekonomik hedefleri gerçekleştirmek için izlenen yolda iş alemine rehberlik etmelerini istediğini söyledi.

-"Sayın Bakan (Almanya Ekonomi ve Teknoloji Bakanı) Türkiye'deki olumlu gelişmeleri yakından izlediklerini söyledi. Bu bizim için gurur verici"

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, dün biraraya geldiği Almanya Ekonomi ve Teknoloji Bakanı Philipp Rösler ile yaptığı görüşme hakkında Türk basınına bilgi verdi.

Bakan Çağlayan, Rösler'e Türkiye'deki gelişmeleri anlatmak durumunda kalmadığını belirterek, "Sayın Bakan Türkiye'deki olumlu gelişmeleri yakından izlediklerini söyledi. Bu bizim için gurur verici" dedi.

Bakan Rösler ile Türklerin yaşadığı vize konusunu da ele aldıklarını ifade eden Çağlayan, bu konuda kara yolu taşımacılığında Türk şoförlerin ve fuarlara katılmak isteyen Türk iş adamlarının çektiği zorlukları dile getirdiklerini, vize uygulamasında kolaylıklar sağlanmasını istediklerini, Rösler'in de bu konuda çaba harcayacağını ifade ettiğini söyledi.

Çifte vergilendirmenin önlenmesine ilişkin anlaşmanın da TBMM'de kabul edildiğini, sadece Bakanlar Kurulu tarafından imzalanmasının kaldığını da görüşmede söylediğini ifade eden Çağlayan, bu konuda Almanya'nın da artık gerekli kararları alarak anlaşmayı bir an önce yürürlüğe sokmasını beklediklerini dile getirdiğini kaydetti.

Türkiye ve Almanya arasında, başkanlığını iki ülkenin dışişleri bakanları müsteşarlarının yaptığı bir işbirliği komisyonunun bulunduğunu, bunun da her iki ülke ekonomi bakanının başkanlığını yaptığı Türk-Alman İşbirliği Konseyine dönüştürülmesinin önemine de işaret ettiklerini belirten Çağlayan, Rösler'in de, Türkiye ile ekonomik ilişkileri özellikle enerji alanında geliştirmek istediklerini söylediğini ve kendisinin yakın bir zamanda Türkiye'yi ziyaret edeceğini söyledi.

Türkiye'nin küresel işbirliğine hazır olduğunu ifade ettiğini de kaydeden Çağlayan, kendisinin Nisan ayında düzenlenecek Hannover Sanayi Fuarına davet edildiğini, bu fuara katılabildiği takdirde Volkswagen şirketinin Türkiye'de yatırım yapması konusunu da bu şirketin üst düzey yetkilileriyle görüşeceğini bildirdi.

Almanya Gıda, Tarım ve Tüketicileri Koruma Bakanı Ilse Aigner ile de bugün görüşeceğini, daha sonra da Alman Bakanla birlikte Türkiye'nin bu yıl konuk ülke olduğu Fruit Logistica Fuarı'nın açılışını yapacağını belirten Çağlayan, geçen yıl 17 Türk firmasıyla katıldıkları fuara bu yıl Akdeniz İhracatçılar Birliğinin girişimiyle 28 şirketle katıldıklarını, 9 firmanın da bireysel katılımı olduğunu ifade etti.

Bakan Çağlayan, basın toplantısının ardından, Türkiye'de yatırım yapmak isteyen ve aralarında Skoda Group ve Henkel gibi önemli firmaların da bulunduğu 7 şirketin üst düzey yöneticileriyle ayrı ayrı görüşmeye başladı.

KAYNAK: AA
YORUMLAR 2
  • erhan ay 14 yıl önce Şikayet Et
    ben alman vatandasi bir türküm sayginlik istiyorsa bakan. almanya ve fransa gibi ülkelerden sayginlik istiyorsa ülkemiz icin bu ülkelere karsi ekonomi ve pazar avantajimizi yani pazar kozunu kullanacaksin avrupali bizim kara kasimiza kara gözümüze hayran degil onlarin türk ve türklerin pazarina sevdali hayran türkiyeye ürettigi ürünleri pazarma bunlarin en büyük amaci sen avrupa ürünlerini tercih edersen sistemini alternatifsiz avrupa ürünlerine mecbur birakirsan bunlardan sayginlik göremezzin avrupali sirketlerin firmalarin ürünlerine biraz mesafeli yaklas hatta 1 ay avrupadan ürün alma bak ozaman avrupadaki sözü gecen en önemli insanlar bu politikacilarin kulagini nasil cekiyor türkiyeye öylebir yag cekerlerki adeta yalvarirlar avrupali bundan anlar avrupanin türkiye pazarini biraz daralt bak neler oluyor sakin ihrac yapamam mal satamam diye korkma cünki avrupa ülkemizden aldigi bircok ürünü mecburiyetten aliyor avrupa türkiye konusunda alternatif ticareti yok biraz avrupaya karsi ekonomik naz yap saginligin alasini görürsünüz
    Cevapla
  • Hakan Tuncay 14 yıl önce Şikayet Et
    MERKEL GITMEDEN HIC BIRSEY DEGISMEZ!. Türk okullar acmak istersiniz, almanyanin basbakani sayin Angelika Merkel karsi cikar, ve bu meseleyi kamuoyuna tasir! Ve ben sadece almanlarin basbakaniyim demesiyle sagcilarin oylarini kendisine cekmek ister! Hiristiyan Demekrotlar basta kaldigi sürece Türkiyenin dostluluguda gerilerde kalmistir! Dost olarak bildiginiz Merkel, defalarca Türkiyenin ortak pazarina alinmamasi icin herzaman vetosunu koymustur! Halbuki Türkiye dostlugunu defalarca ispatlamisti ve almanyanin NATO ya alinmasi hususta önemli rol oynamisti...saygilarimla
    Cevapla
DİĞER HABERLER
CHP’li Buca Belediyesi'nde yeni skandal: İcraatları eleştiren simitçiye dayak!
CHP'li Çiğli belediyesinin işten çıkardığı üç çocuk babasının intiharının perde arkası