Fransa'nın NATO ile aşk-nefret ilişkisi: Macron NATO'dan çıksın

NATO, yeni sınamalar karşısında güçlü bir ittifak olmaya devam ediyor. Paris Jeopolotik Araştırmaları Merkezi Genel Direktörü Saint-Prot, 'Macron, ittifakın beyin ölümünün gerçekleştiğini düşünüyorsa o zaman NATO'dan çıksın. Fransa'nın NATO'da işi yok. Buna cesaret edebilmek gerekiyor.' diye konuştu.

Fransa'nın NATO ile aşk-nefret ilişkisi: Macron NATO'dan çıksın
Fransa'nın NATO ile aşk-nefret ilişkisi: Macron NATO'dan çıksın
GİRİŞ 25.06.2020 17:42 GÜNCELLEME 25.06.2020 17:42
Bu Habere 2 Yorum Yapılmış

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını döneminde üye ve ortaklarıyla dayanışma göstererek önemli katkılar sağlayan NATO'nun "geçerliliği", yine Fransa Cumhurbaşkanı Macron tarafından gündeme getirildi. Macron, Londra'da geçen sene düzenlenen NATO liderler toplantısı öncesinde "NATO'nun beyin ölümü gerçekleşti'' söylemini, yakın zamanda tekrar dile getirdi.

Fransız yetkililerin, Türk donanmasının, NATO misyonu yürüten Fransız gemisini taciz ettiği yönünde asılsız iddialar ortaya atmasının ardından Macron, yine NATO'ya yüklenmeye başladı. Macron, söz konusu "beyin ölümü" söylemini ilk olarak geçen sene Türkiye'nin Suriye'de meşru müdafaa hakkını kullanarak teröristlere karşı başlattığı Barış Harekatı döneminde ortaya atmıştı.

Suriye'de, Türkiye'nin Fransa tarafından da desteklenen terör örgütü YPG/PKK'ya karşı başarılı mücadelesinden rahatsız olan Macron, "NATO'nun Türkiye'yi durduramadığını ve ittifakın beyin ölümünün gerçekleştiğini" savunmuştu. Macron'un ittifaka yönelik açıklamaları geniş tepki görse de, Fransa Cumhurbaşkanı benzer söyleme, bu sefer Türkiye'nin meşru Libya hükümetiyle imzaladığı anlaşmaların sahada meydana getirdiği değişikliklerden rahatsız olması üzerine tekrar başvurdu.

Libya'daki gayrimeşru güçlerin lideri Halife Hafter'e verdiği destekle bilinen Macron, ülkedeki çıkarlarının tehdit altına girmesinin ardından bu sefer de gemi tacizi iddiasıyla Türkiye'ye suçlamalar yöneltti. Taciz iddialarının Türk yetkililer tarafından güçlü bir şekilde yalanlanmasının ardından NATO nezdinde umduğu desteği bulamayan Macron, "NATO'nun beyin ölümü" söylemini tekrar ısıtarak masaya getirdi.

FRANSA'NIN NATO İLE "AŞK-NEFRET" İLİŞKİSİ

Fransa’nın NATO ile sürdürdüğü "aşk-nefret" ilişkisi esasen yeni değil. Fransa, 1966 yılında NATO'daki "ABD-İngiltere hakimiyetinden" rahatsız olduğunu belirterek, ittifakın askeri kanadından ayrılma kararı almıştı.

Fransa'nın tüm yabancı güçlerin ülkeden ayrılmasını istemesiyle birlikte NATO Karargahı Brüksel'e taşınmış, Paris 2009'a kadar ittifakın askeri kanadına geri dönmemişti. NATO üyeliği ülke genelinde sıklıkla tartışmalara konu olmaya devam etti.

Oydaşmayla karar alınan ve her üyenin eşit söz hakkına sahip olduğu NATO'ya karşı sivri bir tutum benimseyen Macron'un, ittifakın başarısını kendi çıkarları uğruna gölgelemek istediği düşünülüyor.

"MACRON NATO'DAN ÇIKSIN"

Paris Jeopolotik Araştırmaları Merkezi Genel Direktörü Saint-Prot, yaptığı değerlendirmede, Macron'un "NATO'nun beyin ölümü gerçekleşmiştir" ifadelerini içeren açıklamasının siyasi nitelikli olduğunu dile getirdi.

Macron'un, Rusya'ya yaklaşmak istediğini ancak bunun için NATO'ya ihtiyacı olmadığını dile getiren Saint-Prot, Fransa'nın politikalarında tutarsızlıkların bulunduğunu vurguladı.

Saint-Prot "Macron, ittifakın beyin ölümünün gerçekleştiğini düşünüyorsa o zaman NATO'dan çıksın. Fransa'nın NATO'da işi yok. Buna cesaret edebilmek gerekiyor." açıklamasında bulundu.

"NATO İŞLEVSELLİĞİNİ KORUYAN NADİR ÖRGÜTLERDEN BİRİ"

Öte yandan uzmanlar, 1949'da 12 üyeyle kurulan ve halihazırda açık kapı politikası sayesinde 30 üyeye ulaşan NATO'nun, bazı çevrelerce yöneltilen eleştirilere rağmen güçlü bir şekilde geçerliliğini koruyan bir ittifak olarak ön plana çıkmaya devam ettiğini savunuyor.

Brüksel'in önde gelen düşünce kuruluşlarından German Marshall Fund Başkan Yardımcısı Ian Lesser de, NATO'nun başarılı bir ittifak olmaya devam ettiğinin altını çizdi.

Lesser, "Günümüzdeki çok taraflı örgütler göz önünde bulundurulduğunda, NATO gerçekten işlevsel olmaya devam eden çok az sayıda örgütten biri olarak ön plana çıkıyor." vurgusunu yaptı. Lesser aynı zamanda, NATO'nun, gerek Rusya'dan gelen tehditler gerek Çin'in yükselen gücüne karşı takındığı tutum ve pandemi döneminde gösterdiği dayanışmayla geçerliliğini korumaya devam ettiğini açık bir şekilde gösterdiğini söyledi. Fransa'nın gemi taciz iddialarına ilişkin de konuşan Lesser, NATO müttefikleri arasında görüş ayrılıkları ve gerginliğin yeni olmadığını kaydetti.

Lesser, "NATO, üyelerinin isteklerinin dışına çıkamaz. Bu nedenle üye ülkeler arasındaki farklılıkların üstesinden gelmek, ittifak için uzun süredir bir sınama olmaya devam etmiştir." diye konuştu.

Macron'un "NATO’nun beyin ölümü" açıklamalarına ilişkin ise Lesser, "Macron, NATO'nun siyasi anlamda daha aktif olmasını istediğini ve danışma kültürünün gelişmesi gerektiğini bu ifadelerle dile getiriyor. Ancak, NATO'nun beyin ölümü gerçekleştiğini iddia etmek abartılı bir söylem." değerlendirmesinde bulundu.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar da konuya ilişkin daha önce yaptığı açıklamalarında, "Fransa dahil 30 NATO ülkesi, karada, havada, denizde, sivil ve asker unsurları ile dünya ve bölge barışı, istikrarı için gece gündüz mücadele ederken, 'NATO'nun beyin ölümü gerçekleşmiştir' gibi ifadeler doğru değildir. İttifakın 70 yıldır temsil ettiği dayanışma ve müttefiklik geleneğine ciddi zarar veren bu söylemler, NATO'nun gerçekten beyin ölümünü isteyen anlayışın tezahüründen başka bir şey değildir." ifadelerini kullanmıştı.

NATO'NUN 71'İNCİ YILI 

Gücünü yeni sınamalara karşı kendini uyarlamasından alan NATO, Brüksel'de düzenlenen 2018 zirvesinde komuta yapısını uyarlama ve modernize etme konusunda önemli kararlar almıştı.

Müttefikler NATO Hazırlık Girişimini onaylamış, terörle mücadele kapsamında da daha etkin bir rol üstlenmek için Irak’ta yeni bir eğitim misyonuna onay vermişti. NATO, siber tehditlere karşı kendini geliştiren ve rekabetin arttığı uzayı da harekat alanına alarak, Çin'in yükselen gücünü de radarına aldı. NATO, Orta Doğu'da nasıl daha aktif bir rol üstlenebileceğini gözden geçirirken, Kovid-19 salgını döneminde müttefik ve ortaklara verdiği destekle sağlık krizinde de etkin rol oynayabileceğini göstermişti.

Öte yandan NATO, siyasi anlamda da daha etkili olmak için önemli kişilerden oluşan bir "beyin gücüyle" ittifakın geleceğinin ele alınacağı "NATO 2030" vizyonu sürecini başlattı.

KAYNAK: AA
YORUMLAR 2
  • Mülayim Sert 3 yıl önce Şikayet Et
    Ister NATO-da, istersede AB-deki bugünki durum tam ispatladiki, uzun zamandan beri Türkiyenin bir numarali dusmani Fransadir. Türkiyenin AB-ye üye olamamasinin, Avropada bazi ülkelerin sahte ermeni soykiriminin kabul edilmesinin, Avropada türklerin sikistirilmasinin, Türkiyenin nailiyyetlerine gölge salinmasinin, terror qruplarin finanse edilmesinin ve Türkiyeye karsi muhtalif eylemlerin icra edilmesinin asil sebebkari Fransadir. Libya, Suriya, PKK meselesinde Türkiyeye herzaman sirtindan zerbe vuran, Türkiyenin yalniz kalib sonra ise NATO üyeliyinden haric edilmesi ve bütün türk dusmanlarini birlesdirib Türkiyeyi mahf etmek planinin basinda duran Fransadir.
    Cevapla
  • adil poyraz 3 yıl önce Şikayet Et
    yillarca bizi muttefik diyerek uyuttular.. nato rusyaya karsi kuruldugu kadar turkiyeyi de dizginlemek icin gorev yapmis, macron da bunu ilan etmis oldu.
    Cevapla
DİĞER HABERLER
Gaziosmanpaşa’da toprak kayması... Vali Gül'den açıklama: 30 bina tahliye edildi
İran ve İsrail'den yüzyılın tiyatrosu - Gazete manşetleri