Ergenekon sanığı Özcan: Bu işe dur deyin

İkinci ''Ergenekon'' davasının tutuklu sanığı İbrahim Özcan savunmasını tamamladı. Özcan, mahkeme heyetine iddianamenin pimi çekilmiş bomba olduğunu bu işe dur demeleri gerektiğini söyledi.

Ergenekon sanığı Özcan: Bu işe dur deyin
Ergenekon sanığı Özcan: Bu işe dur deyin
GİRİŞ 11.03.2010 13:26 GÜNCELLEME 11.03.2010 13:26

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada Özcan, iddianamede kendisiyle ilgili hukuki değerlendirmeler bölümünde yer alan iddialara değindi.

Özcan, bu bölümdeki ''Kuvayı Milliye Derneği'nin kurulmasında etkin rol oynadığı'', ''Örgütün amaçları doğrultusunda yönetilmesine yardımcı olması için teşkilattan sorumlu başkan yardımcısı olarak görevlendirildiği'', ''Örgüte eleman kazandırdığı'', ''Örgüte kazandırdığı elemanların profillerinden de yararlanıp mafya tarzı faaliyetlerde bulunarak örgüte gelir temin ettiği'', ''Yine örgüte kazandırdığı elemanlar aracılığı ile örgüt amaçları doğrultusunda istihbarat topladığı'', ''Legal faaliyetleri çerçevesinde sivil demokratik tepki görüntüsü ve kamuoyu oluşturmak amacı ile yönetim aleyhine olan sivil toplum hareketlerini organize ettiği veya içerisinde yer aldığı'' iddialarını kabul etmedi.

''Ben örgüte hangi elemanı kazandırmışım, hangi geliri temin etmişim, kimin için istihbarat toplamışım?'' diye soran Özcan, avukatların, savcıların ve hakimlerin isim ve telefonlarının kendisinde bulunmasının amacının istihbarat toplamak olmadığını söyledi.

Tutuklu sanık İbrahim Özcan, şöyle devam etti:

''Hem demokratik tepkini kullanıyorsun hem örgüt oluyorsun. O zaman bugün bütün derneklerin, sendikaların yaptığının altında başka bir zihniyet aramak lazım. Ben ne Kuvayı Milliye ne de başka bir derneğe üye değilim. 40 yıldır kirada oturuyorum. Savcı bey, senin dediğin gibi mafya işlerim olsa kirada oturmam. Savcıya kalsa büyük mafyayım, arsa alıp satıyorum. 14 yıldır aynı telefonu kullanıyorum.''

Bir telefon görüşmesinde, silahlı eğitim için dağa çıktığını söylediği iddiasına ilişkin de Özcan, bunun bir terör eğitimi olmadığını, Kayışdağı'nda ava gittiğini söyledi.

''Ergenekon'' soruşturması kapsamında hazırlanan 3 iddianamenin, pimi çekilmiş el bombası olduğunu ve bunların mahkemenin kucağına atıldığını savunan Özcan, ''Bu bombaları ya millete atarsınız ya da bu iddianameleri hazırlayanlara atarsınız, bunların yargılanmasını adalete hesap vermesinin önünü açarsınız ve tarihi görevinizi yapmış olursunuz. Ya da mahkemeyi uzatıp bombaları kucağınızda patlatırsınız. Bu da adaletin yok olması demektir. Siz yargıçların, bu sürece her ne pahasına olursa olsun (dur) diyeceğine inanıyorum'' diyerek sözlerini tamamladı.

Duruşmada Mahkeme Başkanı Köksal Şengün tarafından Özcan'ın daha önce alınan ifadeleri okundu.

İbrahim Özcan, emniyet ifadesinde, Alparslan Arslan'ı, Muzaffer Tekin'in ofisinde gördüğünü söylediğinin yer aldığını belirterek, ''Ben Alparslan Arslan'ı Muzaffer Tekin'in bürosunda görmedim. Tekin'i sevmem, ama bürosunda Arslan'ı görmedim. Alparslan'ın Kadıköy'deki bürosuna gittim. Burhan diye bir ortağı vardı. Alparslan'ı, Hüseyin Görüm'ün İçerenköy'deki bürosunda gördüm. Zaten Kadıköy'de, Tekin ile Alparslan Arslan'ın bürosunun mesafesi 100 metre falan'' dedi.

Tutuklu sanık Özcan, Şile'de yapıldığı belirtilen toplantıda da Arslan ile Tekin'i görmediğini söyledi.

Duruşmaya öğlen arası verildi.

KAYNAK: AA
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL
DİĞER HABERLER
Akkuyu NGS'de tarihi prova: 163 temsili yakıt demeti reaktöre yerleştirildi
İmamoğlu ve Özel, DSP ile görüşüyor! "Partiyi bize devredin..." Kavala ve Demirtaş detayı!