HSYK kriziyle atanan hakimler devrede

Camilerin bombalanmasını da içeren Balyoz soruşturmasına yargı müdahalesi geldi. HSYK'nın son atadığı hakimler, Çetin Doğan dahil tutukluları bir bir tahliye ediyor. Kamuoyunda 'Balyoz örtbas mı ediliyor?' kaygısı var.

HSYK kriziyle atanan hakimler devrede
HSYK kriziyle atanan hakimler devrede
GİRİŞ 02.04.2010 09:50 GÜNCELLEME 02.04.2010 09:50

Büşra Erdal'ın Haber Analizi

Önceki gün iki hakimin oyçokluğuyla aldığı karara karşı çıkan mahkeme başkanı, 'Kuvvetli suç şüphesi var. Tahliye kanuna aykırı' uyarısı yaptı. Bir başka ha- kimin müdahale girişimini ise 12. Ağır Ceza heyeti oybirliğiyle durdurdu: "Bu, soruşturmanın gizliliğini ihlaldir."

Camilerin bombalanması, Türk jetinin düşürülmesi gibi kanlı eylemler içeren Balyoz darbe planı soruşturmasında önemli gelişmeler yaşanıyor. HSYK'nın krize yol açan kararnameleriyle atadığı hakimlerin tahliye kararları dikkat çekici boyutlara ulaştı. Dün son olarak 12. Ağır Ceza Mahkemesi Üye Hakimi Oktay Kuban, Balyoz'u hazırladığı belirtilen emekli Org. Çetin Doğan, Tümamiral Semih Çetin, emekli korgeneral Engin Alan ve emekli Tuğgeneral Süha Tanyeli'nin de aralarında bulunduğu 19 kişiyi serbest bıraktı. Önceki gün de 9. Ağır Ceza, oyçokluğuyla 9 tutukluyu tahliye etti. Bunların başında emekli Koramiral Ahmet Feyyaz Öğütçü, Tümamiral Cem Gürdeniz, Albay Hüseyin Özçoban da yer aldı. Alınan bilgilere göre 9. Ağır Ceza'ya yeni atanan Tuncay Aslan ve Yılmaz Alp, toplumsal konumları gerekçesiyle söz konusu şüphelilerin salıverilmesine hükmetti. Ancak mahkeme başkanı Nurettin Ak, bu görüşe karşı çıktı. Karara şerh düşen Ak, kuvvetli suç şüphesinin bulunduğuna ve tahliyelerin kanuna aykırı olduğuna işaret etti. Nöbetçi Hakim İdris Asan da aynı gerekçelerle daha önce tahliye taleplerini reddetmişti. Bu tahliyelerle Balyoz'da tutuklu sayısı 7'ye düştü.

Kirli planda ıslak imzası çıkmasına rağmen Dursun Çiçek'i tahliye eden 12. Ağır Ceza hakimi Oktay Kuban'ın ismi başka bir girişimle daha gündeme geldi. 'Tutukluların ifadeleri, işlemlere ilişkin tutanak ve bilirkişi raporlarının şüpheli avukatlarına verilmesi'ni isteyen Kuban'a mahkeme heyeti oybirliğiyle 'dur' dedi. Soruşturmanın gizliliği kararına dikkat çeken heyet, bunu tek başına kaldıran Kuban'ı eleştirdi ve yapılan işlemin 'kanuna ve usule aykırı' olduğuna hükmetti.

HSYK'nın son yaz ve güz kararnameleri ile atadığı hakimlerin Ergenekon ve Balyoz soruşturması sürecindeki icraatları dikkat çekiyor. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi Hakimi Oktay Kuban, yine tartışmalı ve kanuna aykırı bir kararı ile gündeme geldi. 'Balyoz' soruşturması kapsamında tutuklanan Tümamiral Ali Semih Çetin, emekli Tuğgeneral Süha Tanyeri ve Yarbay Ertuğrul Uçar'ın avukatları daha önce 'şüphelilerin ifade tutanakları, hazır bulundukları işlemler ve bilirkişi raporlarının kendilerine verilmesini' talep etmiş ancak bu istekleri reddedilmişti. Avukatlar, Oktay Kuban'ın nöbetçi olduğu 22-28 Mart 2010 tarihleri arasında taleplerinin reddedilmesi kararlarına itiraz etti. Kuban, 30 Mart 2010'da avukatların bu itirazını kabul ederek dosyadaki delillerin şüpheli müdafilerine verilmesine hükmetti. Kuban, söz konusu evrakların şüphelilere verilmesinin soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmeyeceğini gerekçe gösterdi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı özel yetkili savcıları aynı gün Kuban'ın bu kararına itiraz etti.

İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi, Kuban'ın kararının kaldırılması talebini bir gün sonra değerlendirdi. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nin Başkan Vedat Yılmazabdurrahmanoğlu ve üye hakimler Mehmet Karababa ile Mehmet Erdoğan'dan oluşan heyeti, İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliğinin üye hakim Oktay Kuban'ın 'şüphelilerin ifadeleri ile işlemlere ilişkin tutanak ve bilirkişi raporları örneklerinin talepte bulunan şüpheli avukatlarına verilmesi' yönündeki kararının kaldırılması talebini değerlendirdi. Heyet, Oktay Kuban'ın 'şüphelilerin ifadeleri ile işlemlere ilişkin tutanak ve bilirkişi raporlarının şüpheli avukatlarına verilmesi' yönündeki kararını kaldırdı.

Tuncay Aslan HSYK'nın 22 Temmuz 2009 yaz kararnamesi ile Bakırköy Adliyesi'nden özel yetkili İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi'ne atandı. Hakim Oktay Kuban ise aynı kararnamede Diyarbakır hakimi iken, İstanbul Adliyesi'ne hakim olarak atandı. Kuban, 25 Ekim'de de HSYK'nın yetkilendirme kararı ile İstanbul 12'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görevlendirildi. Hakim Yılmaz Alp de, 25 Ekim 2009 tarihli güz kararnamesi ile İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi'ne atandı. Hakim Yılmaz Alp daha görevine başlamadığı için İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin Dursun Çiçek'i tahliye eden heyetinde Kuban geçici olarak görevlendirildi. Kuban ve Aslan, Çiçek'in tahliyesi yönünde görüş bildirdi.

KAYNAK: ZAMAN
YORUMLAR 6
  • modern müslüman 16 yıl önce Şikayet Et
    rezalet. Nasıl temizlenecek kurumlar böyle, polis yakalıyor yargı salıveriyor, insanlar kime güveneceğini şaşırdı, HSYKnın atadığı hakimse zaten geçmiş olsun, Cengiz Çandarın bugünjkü yazısına bir bakın, süper yazmış, Hukuktan nasibini ne kadar aldığı tartışmalı ve her gün "siyasi demeç" veren bir HSYK yapısından söz ediyoruz. Hafızamız da yerinde. 367 gibi hukuk tarihine "utanç sayfası" eklemiş mevcut Anayasa Mahkemesinden söz ediyoruz diyor, daha ne desin?
    Cevapla
  • Nahit Pazarbaşı 16 yıl önce Şikayet Et
    Bizim ARKA BAHÇE...!!!. Bu yargıdan adam olmaz gari...!!! Bunlardan yargıç olur, KADI olmaz.Kadı vereceği kararı HAK,HUKUK veADALETTEN yana verir.Bunlar ALLAHtanda korkmuyorlar.Fütursuz hareketlere verilecek en güzel cevap,SANDIKTIR.Gönderin bize MİLLET olarak verelim en güzel cevabı...!!!
    Cevapla
  • serkan karadağ 16 yıl önce Şikayet Et
    &quotDÜRÜST OLUN" BAŞLIKLI YAZININ SAHİBİ. Aynı şeyi size soruyoruz neden Bu insanlar tutuklandıkları zaman siz ve sizin gibiler bir bardak suda fırtına koparıyor. Hukuk siyasallaşmış diyorsunuz. Ayrıca tüm berat kararlarını aynı hakimin vermesi acaba size de garip gelmiyor mu? Yoksa gözü işine gelenleri görenlerden misiniz?
    Cevapla
  • Hüseyin UĞURLU 16 yıl önce Şikayet Et
    Evet ört bas yapılıyor. Baksanıza adamlar tam siyasetçiler gibi konuşuyorlarbu yargı olsa ne olur olmazsa ne olur
    Cevapla
  • Gürsada 16 yıl önce Şikayet Et
    Defterini Dürmek. Üstüne Çökmek. Kendi vatandaşının defterini dürmeyi üstüne çökmeyi sanki savaş halindeki düşman bir ülke silahlı kuvvetlerine taaruz gibi anlatan insanların tahliyesi önemli değil ama bu yaptıklarının yanına kalması bu ülkenin bütün tersanelerine girildiği belli makamlardaki kişilerin siyasi emellerini birtakım bu ülke insanın düşmanı mahvillerle işbirliği içinde olduğu kanısının oluşmasına katkıda bulunacaktır. İnançlar ve yaşam biçimleri kuvvet kullanılarak ancak esir edilir ama değiştirilemez. Narsistler, Neron üretir
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
Çin ve ABD'nin gözü bu seçimde! Kazanan isim son anda değişti!
Trump'tan Netanyahu'ya tehdit gibi uyarı! 'Tek başına kalırsın'