'Yargıtay üyesine dokunabilecek var mı'

Abant Platformu'nda "Vesayet ve Yargı" tartışmasına katılan emekli savcı Reşat Petek, "Herkes milletvekili dokunulmazlığını konuşuyor. Oysa esas dokunulmazlık yargıda. Yargıtay üyesini yargılayabilecek güç yok" dedi.

'Yargıtay üyesine dokunabilecek var mı'
'Yargıtay üyesine dokunabilecek var mı'
GİRİŞ 25.06.2010 19:18 GÜNCELLEME 25.06.2010 19:18

Ünal TANIK / Abant

Abant Platformu'nun ilk gün ikinci oturumunda "Vesayet ve Yargı" konusu ele alındı. Oturum başkanlığını emekli savcı Gültekin Avcı yaptı.

Askeri emekli hakim Faik Tarımcıoğlu, "Askeri Yargı"yı anlattı. Faik Tarımcıoğlu özetle şunları söyledi:

"Bana, "Sen askeri hakim olamazsın" dediler. Ben de tabipler heyetine, "Ben asker olacağım bu anayasal hakkım" dedim. 45 dakika benimle tartışıldı. Beni donuma kadar soydular ve "asker olamazsın" dediler. Tam pantolonumu giyerken, "Ben hukukçuyum, asker olabilirim" deyince, General, "Biz askeri yargıda görev alabilir diye yazalım da ötesini o pezevenkler düşünsün" dediler.

Hem yedek subay olamayan, hem sakat olan ben askeri hakim de oldum. Çok önemli kararlara da imza attım.

Sende bir vicdan var. Askerlere her yönü ile yardımcısı oluyorsun. Senin gibi insanlara ihtiyaç var. Git sınava gir dediler. Girdim. Terhis oldum. Baktım aradan geçen 4 ay sonra bana kazandığım bildirildi.

Ben kıtalarda adalet mekanizmasına yardımcı oldum. Ben görev yaptığım dönemde, "Faik Tarımcıoğlu varsa haksızlık yapılmaz" dediler.

 27 Mayıs'tan sonra şımarık bir komutan bir tamim yazmış. Hakimler dahil herkes talime çıkacak diye yazmış. Bir arkadaş Milli Savunma Bakanı'na şunu yazmış: Deli İbrahim padişah bile kadıları komutanların önünden geçirmedi diye bir telgraf çekti. Aynı gün genelge kaldırıldı.

Bir gün bu telgrafı çeken Albay Remzi Şirin'in başında bulunduğu mahkemeyi lağvettiler.

Askeri hakimlik bir çile mesleği.

Sivil yargı, ideolojik bir yanı yoksa askeri yargının yerini almalı. Bir kere askeri disiplin suçlarını içeren 477 sayılı kanun farklı. 10-15 sene ceza verecek asliye mahkemesi 1 hakim, askeri mahkeme 3 hakim.

Ben hükümetin yerinde olsa idim, Askeri Yargıtay'dan Anayasa Mahkemesi'ne gitmesine engel olurdum.

Ben yedek subaylık yaparak askeri hakim oldum. O bir kaynaktı. Yeni düzenleme herşeyin önünü tıkıyor. 20 sene sonra askeri mahkemelerden hukuki bir karar çıkmayacak."

REŞAT PETEK'İN TERZİLİ FIKRASI

"Bir bilgeye en çok kimi seversin diye sormuşlar. O da terzisini sevdiğini söylemiş. Şaşırmışlar ve sormuşlar. Bilgenin cevabı:

Ben her gittiğimde ölçümü yeniden alır. Ama ötekiler benim hakkımda bir kez bir kanaat oluşturunca bir daha değiştirmezler.

1961 Anayasası'nın egemenliğin temsili noktasında yetkileri elinden alınan bir konum var.

Bir başbakan ve iki bakanı idama götüren kararlar ne kadar hukuksuz ve keyfi ise, bugün bazı yargı kuruluşlarının aldığı kararlar da aynı durumda.

Mahkeme, birilerini ifadeye çağırıyor ama takmayanlar var. Tablo böyle olunca nasıl hukuktan söz edilir.

Birileri yargılanamayacaklarını karar altına aldıktan sonra Askeri Yargı'yı kurarak kendilerini güvence altına almış durumda. Sadece yargıdan kaçmıyor, aynı zamanda olur da yargılanırsak diye askeri yargıyı kurmuşlar.

Türkiye'de dokunulmazlık dendiğinde herkesin aklına milletvekilleri aklına gelir. Oysa birinci sınıf bir hakimi kimse yargılayamaz. Hele Yargıtay üyesi ise onu Türkiye'de yargılayabilecek bir güç yok."

Oturum başkanı Gültekin Avcı, bir terör örgütünü yakalayıp adalete teslim edemeyen sistem ve bu ülke için tehlike sıralamasında PKK'yı üçüncü sıraya, halkın oylarıyla seçilen hükümeti ilk sıraya koyan birileri varsa ve bunlar elini kolunu sallıyorsa bu ülkede herşey çok zor demektir."

ORHAN GAZİ ERÇETİN:

"Vesayeti bu ülkenin sırtından kaldırmak istemeyenler, farklı konuları gündeme getirip tartışmaya çalışıyor.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra yargı, 12. Yüzyıla dönüldü. Her konu hukuksallaştırıldı. Siyaset hukuksallaştırıldı. 12. Yüzyıl yargıçların altın çağı idi, oraya dönüldü.

Türk yargısı, Pakistan ile Türkiye arasındaki bağlantıyı kuramıyor ama vesayet iddiasını sürdürmekte kararlı.

Yargı, sosyolojik olarak taşraya aittir. Recep Peker, hakimleri tüccar, esnaf ve doktorlarla sayar. Üniversite ve ordu ile saymaz.

Bence bu konuda yeterince malzememiz yok. Türk yargısı, hukuk sisteminin de ana taşıyıcısı değil. Ama 1960’lı yıllarda bir şeyler olur. Üniversite Marksiszm’in meydan okuması sonucu problem başlar. Kemalizm hazırlıksız olur ama Anayasa Mahkemesi öne geçer.

Hüseyin Gülerce:
Vesayetin devam ettirilmesi, bizim insanımızın karakter kimyasını bozdu. Yargıçlar, komutanlar kendinden beklenmeyen davranışlar sergiliyorlar. Yıllardan bu yana demokrat çizgide gidenler bir bakıyorsunuz, bambaşka yerde duruyor. Bir general, çıkıp teröristleri çoban sandık diyor. Ben rica ediyorum bu vesayetten vazgeçin.  Bu vesayet batak bir zemin.

Emine Uçak:
Başörtüsü ile ilgili bir oturum değil. Reşat Petek’in verdiği türbanlı doktora verilen ret kararı, dikkate değer. Yasaklar durduğu sürece de keyfilik sürüp gidiyor.

Naci Bostan:
Vesayeti tartışıyorsak bir tarafta da vasi vardır. Vesayet altında olanlar kural harici iş yapıyorsa aslında bir yerde bu ilişkinin biteceğini gösterir. 1980’den bu yana vesayet altında olanlarla vasiler arasındaki ilişkiler bitiyor demektir. Demokraside en son dönüşen yargı oluyor. Yakın gelecekte yargı da vasilik makamından aşağı inmek durumunda kalacak.

Yusuf Şevki Hakyemez:
Yürütme de yargı da egemenlikten kaynaklanan yetki kullanır. Ama şimdi gücünü egemenlikten almayanlar var. Biz hukuk devleti diyoruz boyun eğiyoruz. Ama egemenlikten ve hukuktan kaynaklanmayan yetkisini kullanmaya devam ediyor. Burada hukukçuların, somut önerilerini şekillendirmeli.

Ayhan Aktar:
Orhan Bey “Vesayet sihirli kelime haline geliyor” dedi. Bu terimi kullanırken çok dikkatli olmak gerekir, keyfilikleri de bu kavramla açıklamak zorunda kalabiliriz. Osman Can’ın “yok sayma” kararına tepki olarak hakimlere para cezası ortaya çıktı. Serbest bırakmalar buna bir tepki olarak gündeme geldi. Cumhuriyet’in merkezinin yargıya hiç ihtiyacı olmadı. Sadece sisteme ihtiyacı oldu.

Bülent Korucu:
Vesayette ağırlıklı olarak siyaset üzerindeki etkisi konuşuldu. Ama yargının yargıya vesayetini gözden kaçırmamak gerek.

Vedat Demir:
Türk toplumuna çok fazla haksızlık yapmamak gerek. Kurumların hiçbiri vesayetle kurulmadı. Zaman içinde dönüştürüldü. Türk yargısı, sistemin son savunucusu. İstiklal Mahkemelerinin yaptığı gibi d rla toplumu terbiye etme çabasında.

Erol Göka:
Ben tıp doktoruyum. Bizim içimizde de hekimlerin bir etik anlayışı var. Size soruyorum. Bu ne biçim hukuk. Bizim için Allah sizin eksikliğinizi vermesin, kimseyi de size düşürmesin derler. Ama sizin için tek dua var. Allah mahkemeye düşürmesin. Biz aslında sizlerle mesaidaşız. Sizden vesayet için bize gönderiyorlar.

Eser Karakaş:
Yüksek yargıya bir paradigma egemen. Bunda herkes hemfikir. Peki bu paradigmayı bir kenara bırakırsak yerine ne getirilmesi öngörülüyor. Nasıl bir hukuk paradigması istiyoruz. Mesela 90. Madde bağlamında bir hukuk paradigmasını kabul ediyor muyuz?

Faruk Erbilgin:
Askeri yargı, rutin olarak disiplinin muhafazasını sağladı. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, askeri öğrencilerin haklarını kazandığı bir merci oldu. Askeri yargı, hukuki yargı gibi hareket etmeyebiliyor. Askeri yargıyı başka amaçla daha çok kullanacaklar

Cafer :
Türkiye’nin temel meselesi, Cumhuriyet’in kurucu gücü, bunu garantiye alır. Anayasalar da bunun en üst düzeydeki savunma mekanizmasıdır. İstiklal Mahkemeleri, hiçbir hukuk normu ile kendini bağlı görmedi. Ben Dersimliyim. Dersim’de bir isyan yoktu. 7 kişi asılarak öldürüldü, cesetleri nerede belli değil. Bir diğeri irtica konusu. İskilipli Atıf Hoca’nın durumu.

Vahap Coşkun:
Askeri yargıyı, vesayet kavramından ayırt edemeyiz. Askeri yargının iki önemli işlevi var. Askeri yargının alanının daraltılması, askere güç veriyor. Askeri yargı, alt rütbelilere karşı hızlı işleyen bir sistem, ama rütbe yükseldikçe aklama mekanizmasına dönüşüyor. Türkiye mevcut yargı sistemi ile darbecileri henüz yargılamayı başarabilmiş değil. Sivil yargı, sivilleri cevvalce yargılıyor, ama resmi ideolojiden yana olanları yargılamayı yapmıyor.

Murat Yılmaz:
Serbest Fırka döneminde müfettişler Anadolu’yu gezerler. Yargı mensuplarının CHP’ye destek vermediklerini görürler. Hazırladıkları raporda hakim ve savcıların valilere bağlanmasını teklif ederler. Hatalı yargı kararlarının kamuya aktarmak gerek.

Süleyman Soylu:
Seçimlerin ne zaman olacağını bilmiyoruz. Dışardan gelen 25 milyar dolara ihtiyaç var. Seçime YSK karar veriyor. YSK’nın nasıl bir karar vereceğini bilmiyoruz. YSK’nın verdiği kararın üzerine gidebileceğiniz hiçbir yer yok. Korkuyorum, çok korkuyorum. YSK, hukuki değil, siyasi bir kurul, buna karşı durulmaz. Anayasa’da 29 madde değiştiriliyor. Ama 11 üyeli YSK’nın 6’sı Yargıtay’dan 5’i Danıştay’dan. HSYK ne kadar önemli ise YSK da o kadar önemli. İsterse herhangi bir partiyi seçime sokmaz.

Faik Tarımcıoğlu:
Bir dokun bin ah işit durumda olduğunu gördük. Hiç soru sorulmadı. 20 yıl önce “Türkiye ‘de adalet yoktur” manşetini attırmıştım. Hukuk öldü, ama yaşasın ne?

Reşat Petek:
Anayasa Mahkemesi, 1977 yılında Anayasa’nın bir maddesini Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal etmişti. Hukuk treni raydan çıktı. Kısa karar ve gerekçesiz karar yayınlayamaz. Ama kısa kararı açıklayıp uygulatabiliyoruz.

Orhan Gazi Ertekin:
Yargının kaderi, üçüncü kuşaktan sonra çöker. AİHM’in kurtulması için çırpınıyorlar. Önce bir daire kurulur, sonra üst daire kurulur. Keynes, “Ekonominin sorunları ekonomi ile aşılmaz, siyaseti devreye almak gerek” diyor. Hukukun sorunları için de siyaseti devreye almak gerek.

 

YORUMLAR 10
  • Ahmet Karadeniz 15 yıl önce Şikayet Et
    serdar. Niye gucendin ses kayitlari kimin ne mal oldugunu fazlasi ile ortaya koyuyor. Bu alinganligin sakin artik elinizi kolunuzu sallayarak ulkede at oynatamamanin mahcuplugu getirdigi baski olmasin. Tamam once yargidaki butun dokunulmazliklar kaldirilsin ve yargitay fes edilsin sonrada halk 1. sinif hakimler arasindan yuksek yargiyi secsin bakalim sonrada kim ne suc islemis ise hepsinin hesabi sorulsun varmisiniz buna yiyormu macaniz. Ben sonuna kadar varim cunku ben sinesi pak milletime guveniyorum.....
    Cevapla
  • umut beydağı 15 yıl önce Şikayet Et
    YARGI ERGENEKONDAN DOKUNULMAZLIK KALKARSA KURTULUR. şu anda yargı boğazına kadar ergenekana batmış durumda, bir delikanlı bekliyoruz bu korku imparatorluğunu bitirecek
    Cevapla
  • serdar taş 15 yıl önce Şikayet Et
    f tipi fikriyat. esası mesası geç başbakanda dahil cmhurbaşkanıda dahil vekilleri önce bir yargının karşısına dikelim...tabi varsa o kadar özgür düşünen...yargıtayada ergenekoncu diye yapıştırın lekeyi içeri atın.nede olsa akpye oy vermeyen herkes şüpheli..demokrası cemaatçiere kalmış...gelde inan...
    Cevapla
  • alat asim 15 yıl önce Şikayet Et
    KÖKÜNDEN DEĞİŞTİRELİM. bu iş referandumla falan olmaz, dokunulmazlıkları kaldıralım diyenler neredeler. atanmış, ve bağlanmış terimleri Türkiyenin sacayağının 2 ayağı birden olamaz. kim atamış ,, sezer, giderayak ki en fazla randıman getirsin, aman ha hortumculara da dokunulmasın, onlarda Türkiye nin bağlayıcılığını arttırıyorlar. aman Türkiye Din bağlamına girmesin de, yok olsun, yem olsun daha iyi diye düşünenlere fırsat mı vericez. plan yapmak serbest, icraat yasak diyorsan, Şeriat devleti kurma çalışmaları başlamıştır...
    Cevapla
  • HalitBinVelit 15 yıl önce Şikayet Et
    Onun için referandumda... Evet de.?.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
Kılıçdaroğlu'ndan son dakika kararı! Toplantı yeri ve zamanı değişti
Savaş sesleri yükseliyor! 118 milyar dolarlık nükleer hamle! Felakete sürükleyecek