Sülün Osman benzetmesinde, yanlış mı dedik?

A. İhsan Karahasanoğlu
A. İhsan Karahasanoğlu

2019 mahalli seçimleri öncesinde, Ekrem İmamoğlu’nu, “Galata Kulesi’ni saf vatandaşlara satmaya çalışan” uyanık Sülün Osman’a benzetiyordum..

3.5 yıllık icraatları, beni yanıltmadı..

Son örnek de, yapmadığı/engellediği metronun açılışına niçin davet edilmediğini sorarak, sanki kendisi o metronun yapımında rol almış da, açılışa davet edilmemiş gibi bıraktığı izlenim idi..

Gerçekten de, 3.5 yıllık süreçte, bir kısa özetle, Ekrem İmamoğlu’nun yaptıklarını/yapmadıklarını sorgulasak, nelerle karşılayacağız.. 

Şeffaf yönetim sözü vererek seçilmişti ya.. Şimdi karşımıza geçse, sorsak Ekrem beye..

Sancaktepe’de metro çalışmasına hafriyat döktün mü?

Döktün..

Başakşehir Çam Sakura Şehir Hastanesi’nin yolunu da metrosunu geciktirdin mi? Hatta hastane açıldığı tarihte karayolunu bitirmeyerek, metroyu ise, bugün dahi açılamayacak şekilde akamete uğrattın mı?

Uğrattın.

Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın yapması gereken Çam Sakura’nın yolunu, Ulaştırma Bakanlığı yapmak zorunda kaldı mı?

Kaldı..

O hastanenin metrosunu, Ulaştırma Bakanlığı üstlenip, yapmak zorunda kaldı mı?

Kaldı..

Bu metro çalışmasını da içine alarak, şehirde birçok yere astırdığın “Aynı anda 10 metro çalışması yapılan tek şehir” afişleriyle, yapmadığın hatta sana kalsa yapmayacağın metroların propagandasını yaptın mı?

Yaptın.

Beylikdüzü, İstanbul’un şehir merkezinin ortasına kilometrelerce uzağında mı?

Uzağında..

Seçildiğin tarihe kadar, kendi partin CHP’nin bile tartışmaya açmadığı ve hiçbir hazırlık çalışması yapılmayan Beylikdüzü’ne metro götürmeye kalkışıp, merkezi idarenin de sana kefil olmasını istedin mi?

İstedin..

Siyasi iktidar, “Şehrin içinde 2-3 km’lik mesafelerde trafiğin tümü ile kilitlendiği alanlardaki başlanmış metro çalışmalarını bitirmen gerekir. Sonra Beylikdüzü’ne yapmak istediğin metroyu bana getirirsin” cevabı aldın mı?

Aldın..

Bu cevabı alınca, şehrin içindeki metrolara hafriyat döktüğün halde, o metroları askıya aldığın halde, “Beylikdüzü’ndeki metronun şu an sırası değil” diyen merkezi idareyi hedef alıp, “Bizi engelliyorlar” yaygarası kopardın mı?

Kopardın..

Son olarak Pendik-Sabiha Gökçen Havalimanı arasındaki metro çalışmalarını, “Bu metro gereksiz” diyerek çalışmalarını durdurmak istedin mi?

İstedin..

Senden önceki belediye başkanlarının başlattığı ve senin de seçildikten sonra devam edip, bitirmen gereken metroyu, sen askıya alınca, vazifesi olmadığı halde Ulaştırma Bakanlığı üstlenip, kendi bütçesinden 4.4 milyar TL harcayarak, bitirdi mi?

Bitirdi..

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, “Bazıları bizim yaptığımız raylı sistemleri sahiplenmeye çalışıyor” açıklamasında yanlış bir husus var mı?

Yok..

“Bunların kim olduğunu biliyorsunuz değil mi? Sel oluyor, İstanbul’un belediye başkanı nerede? Bodrum’da. Ama Erdoğan’ın bakanları nerede? Vakaların olduğu yerde’’ açıklamasında, gerçeğe aykırı bir nokta var mı?

Yok..

Bu açıklamaya cevap yetiştirircesine, “Bugün açılışı yapılan (Pendik-Sabiha Gökçen arasındaki) metro hattının maliyeti İBB tarafından karşılanmaktadır” derken, açık bir yalan söyledin mi?

Söyledin..

Devamında, “Yani, aslında tüm ülkede olduğu gibi yatırımların tek sahibi kıymetli vatandaşlarımızdır” diyerek, işi hepten pişkinliğe vurdun mu?

Vurdun..

Bu mantıkla, Marmaray’ı da, Avrasya Köprüsü’nü de sen yapmışsın gibi yarın açıklama yapmaya kalkabilir misin?

Kalkarsın..

Oysa bu metroda harcanan 4.4 milyar TL, senin başkan olduğun İBB’nin kasasından değil, Ulaştırma Bakanlığı’nın kasasından çıktığı doğru mu?

Doğru..

İş bilmezliğin sebebi ile veya siyasi ayrımcılık yaptığın için tamamlamadığın çalışmaları üstlenmek zorunda kalan Ulaştırma Bakanlığı, Türkiye’nin diğer illerinin hakkını İstanbul’a tahsis ederek bir başka yanlışa imza atmamak için, “Belediyenin yapmak zorunda kaldığı, ama yapmadığı hizmletleri üstlenmek zorunda kalırsak, harcamaları yıllar içinde ilgili belediyeden tahsil edeceğiz” kararını istismar ederek, sanki trink ödeme yapıyormuşsun gibi, “metro hattının maliyeti İBB tarafından karşılanmaktadır” dedin mi?

Dedin..

Bu yalanın ortaya çıkacağını bildiğin için, cümlenin devamında, “oraya yapılan metroların maliyetleri bizim bütçemizden kesiliyor” diyerek, aslında o maliyetin belki de senin başkanlığından sonraki yıllarda İBB’den kesileceği gerçeğini itiraf ettin mi?

Ettin..

Doğma büyüme İstanbullu olarak, bana ve daha milyonlarca İstanbulluya sormadan, yurtdışından dansçı getirip, yüzbinlerce lirayı onlara verdin mi?

Verdin.

Şarkıcılara, üç saatlik konser karşılığında yüzbinlerce liralık para transferi yaptın mı?

Yaptın..

Londra’dan Fatih portresi adı altında, kimin yaptığı belirsiz bir resme milyonlarca lira akıttın mı?

Akıttın.

Yine Londra’da bir başka müzayedeye katılıp, İstanbulluların hiçbir sorununu çözmeyecek olan “eski eser” adı altında, kerameti kendinden menkul bazı evrakları alma numarası ile, yurtdışındaki baronlara milyonlarca lira aktardın mı?

Aktardın..

Bu paraları aktarırken, merkezi idareye bir şey sordun mu?

Sormadın..

“Fatih’in portresini almak istiyorum, ama engelleniyorum” dedin mi?

Demedin..

Toplu ulaşımı çözmek için yapılması gereken hizmetlerde para bulamaz iken, belediye kasasındaki trink parayı götürüp, İstanbullulara hizmet olarak yorumlanması mümkün olmayan dans, şarkı, portre alımı işlerini, kimseye danışmadan hayata geçirdin mi?

Geçirdin..

Şimdi Pendik-Sabiha Gökçen havalimanı metro açılışı için diyor ki, bu Ekrem: “Ben de orada olmak, oraya davet edilmek isterdim. Çünkü, her yerde söyledim. Bu ülkenin seçilmiş cumhurbaşkanı; cumhurbaşkanımız. Bu ülkenin İstanbul’da seçilmiş belediye başkanı; belediye başkanımız.”

Affedersiniz Ekrem bey..

Yapmadığın metronun açılışına katılmak için “Seçilmiş cumhurbaşkanı” deyip..

Ardından da, onlarca hakareti yapmaya kalkıyorsan.. Valilere “İt” deyip, YSK üyelerine “ahmak” deyip, belediye binalarında eşcinsellere kulüpler açtırıp, israf had safhada derken kendin arasıra gittiğin belediyeye yolculukta tekne kullanıp, sonra da “Metro açılışına ben de katılmam gerekirdi” diyorsan..

İstanbullular sana, “Çam Sakura Şehir Hastanesi’nin yolunu yapsaydın, sen Cumhurbaşkanı’nı açılışa davet etseydin. Metroyu yapsaydın, sen Ulaştırma Bakanı’nı açılışa davet etseydin” der..

YENİ AKİT

yazının devamını okuyun