İslam'a

A. İhsan Karahasanoğlu
A. İhsan Karahasanoğlu

Dün Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı seçimleri vardı.

Önceki Başkan Metin Feyzioğlu, AK Parti’nin avukatları getirdiği devasa hizmetleri görerek, daha ılımlı söylem geliştirmeye başlamış olsa da..

Seçildiği tarihte, azılı bir AK Parti karşıtı olduğunu herkes biliyor.

Kendisi de..

Yönetim Kurulu üyeleri de.

Ölümüne AK Parti karşıtı idiler..

Adalet Bakanlığı’nın, avukatların hayatını kolaylaştıran, mesleklerini icra sırasında getirdiği büyük kolaylıklar, icra takibinden başlayın dava açmaya kadar ofislerinden dışarı çıkmadan her türlü yargısal işlemi yapabilir hale getirilmelerinin sonrasında, kıymet bilen hangi insan, muhalefetini sürdürebilir ki?

Her vefalı insanın yapması gerektiği gibi, Barolar Birliği Başkanlığı görevini 9 yıla yakın süredir devam ettiren Metin Feyzioğlu da, 2014’deki sert muhalefetini sonlandırıp, yakın tarihlerde hakkı teslim etti ve siyasi iktidarın avukatların hayatını kolaylaştıran hizmetlerine destek verdi..

Hatta, bazı istekleri de bizzat kendisi yapıp, takipçisi oldu.

Bu kapsamda, taaa benim avukatlığa başladığım 1980’li yılların ikinci yarısında dillendirilen ama sonraki dönemlerde defalarca sol iktidarların hükümet etmelerine rağmen gerçekleştiremediği avukatlara yurtdışı çıkışlarında kolaylık getiren yeşil pasaport hakkı da, son 2 yıl içinde hayata geçirildi..

Avukatların hayatını kolaylaştıran tek icraat yeşil pasaport değil..

UYAP sistemi sayesinde, bir dosyanın fotokopisini alabilmek için saatlerce, hatta bir ilden bir ile seyahat etme zorunluluğu olan AK parti öncesi dönemden, şimdi bilgisayarınızın başından, istediğiniz ildeki adliyenin vekalet sunduğunuz tüm dosyaların tamamını inceleme, örnek alma imkanına kavuşulan bir döneme geçtik..

Ama kıymet bilmezseniz..

Yapılan hizmetleri görmek istemezseniz..

Mahkemede yapılan duruşmanın bir zabtından örnek almak için, daktiloya kopya kağıdı getirmeniz ve bir de A4 kâğıt vermeniz gerektiği yıllardan, şimdi büronuzdan duruşmalara katılıp, bilgisayarınızdan istediğiniz anda, istediğiniz örnekleri alabildiğiniz döneme geçmişiz..

Ama avukatlar..

Siyasi iktidarla, kavga etmede ölümüne kararlılar..

Bunun için de.

Daha önce kendi kafalarından olan Metin Feyzioğlu’nu indirip, yine eskisi gibi AK parti ile kavga edecek bir baronu seçmek üzere, dün seçimlerini yaptılar..

1,5 yıl önce, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın, “Çocuklarımızı eşcinsel dayatmalarından kurtarmalıyız” mealindeki hutbesi üzerine, manevi değerlere nefretini kusan Ankara Baro Başkanı Erinç Sağkan, şimdi Barolar Birliği Başkanı oldu.

Şaşırdım mı?

Hayır..

Muhafazakar avukatlar, eşcinsel destekçisi baronların başkanlığının utancından kurtulmak için TBMM’de ikinci baro kurabilme hakkı tanındığında..

“Bu düzenleme ile barolara siyaset girer. Sünni-Alevi barolar kurulur. Terör örgütlerine yandaş barolar kurulur” diyen, daha düne kadar AK Parti çatısı altında siyaset yapanlar..

Kına yaksınlar..

Eşcinsel destekçisi baronlar, onların destekleri ile, Barolar Birliği Başkanı koltuğuna oturup, “AK Parti’yi yendik” zafer çığlıkları attılar..

 Ama içler acısı bir görüntü daha vardı, dünkü seçim öncesinde..

İstanbul 2 Nolu Baro adına genel kurula katılan Av. Satılmış Şahin, avukatlara hitap ederken..

Şimdilerde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ağzından “helalleşelim” çağrıları yapanların, barolardaki uzantılarının nasıl bir Türkiye özlediklerini ispatlarcasına..

Meslektaşlarının konuşması sırasında salon boşalmış..

“Barolar Birliği’ni, avukatlarla birlikte yöneteceğiz” sözü veren Erinç Sağkan’ın maskesi inmiş oldu..

Bir meslektaşlarının konuşmasını bile dinlemeye tahammül edemeyenlerin destekledikleri CHP+HDP+İP ittifakı, Allah korusun, Türkiye’de siyasi iktidarı alacaklar olsalar..

Milleti nasıl inim inim inleteceklerinin ispatı olacak şekilde, meslektaşlarına hakaretler savurarak salonu boşaltanlar..

Ellerine yetki geçecek olsa.

Avukatlara başörtü yasağını nasıl acımasızca uygulayacaklarını hep birlikte göreceğiz..

Eşcinsel haklarını yüksek sesle dillendirirlerken, dindar avukatların tüm haklarını nasıl ellerinden alacaklarını, (Allah korusun) hep birlikte, yaşayarak göreceğiz..

“Hak, savunma, avukat dayanışması” süslü kelimeleri ile göz boyayan Erinç Sağkan ve hatta Metin Feyzioğlu ekibine, neyse ki, Av. Satılmış Şahin unutmayacakları bir cevabı genel kurul kürsüsünden vermiş:

“Sizden adalet beklemiyoruz” demiş.

Gerçekten de..

Erinç Sağkan’dan da.. Metin Feyzioğlu’ndan da.. 

Ben dahil, hiçbir muhafazakar hukukçu adalet beklemiyor..

Onlar ki, AK Parti’nin iktidarının 12. yılına kadar, kendi meslektaşlarının başındaki örtü sebebi ile, onlara avukatlık yapma hakkı tanımıyorlardı..

Onlardan adalet beklemenin, boş bir hayal olduğunu herkes kabul etmek zorundadır..

İstanbul 2 Nolu Baro delegesi Av. Satılmış Şahin’in konuşmasına dönelim:

“Bize ölü doğdu dediniz ama sizler ölümden kaçıyorsunuz. Siz bize bundan sonra neden ayrıldı demeyin. Bölücülük yapan da ötekileştiren de sizsiniz.”

Gerçekten de..

İstanbul’da 2500 avukatın..

Ankara’da 2 bini aşkın avukatın kurduğu barolara “baro” gözü ile bakmayanlar..

Kendi meslektaşlarının iradelerine saygı göstermeyen baronların..

Adaletten söz etmeye hakları olabilir mi?

Satılmış Şahin de öyle diyor, zaten:

“Sizden adalet beklemiyoruz. Sizden adalet beklemek Güney Kore (Kuzey Kore) liderinden demokrasi beklemekten daha zor. Az önce ne tiranlığımızı koydunuz ne meşru olmadığımızı koydunuz.” 

Tam bu noktada, merak ediyorum..

Saadet Partili avukatlar neredeler?

“İktidara yürüyoruz” diyen Deva Partisi yandaşı avukatlar neredeler?

“Küçük dağları kendisinin yarattığı”nı (haşa) sanan Ahmet Davutoğlu’nun altyapısını oluşturan avukatlar neredeler?

Hani iktidara yürüyen hukukçularınız neredeler?

AK Parti hukukçularını bile bir bardak suda boğmak isteyen eşcinsel destekçisi, Diyanet İşleri Başkanı’na ‘“Ortaçağ kafası” diyen adamların Barolar Birliği Başkanlığı’na seçildiği..

Daha düne kadar. “Başörtüsü ile duruşmaya girenleri, mahkeme kalemlerine girenleri bize bildirin” diye adliyelere duyurular asanların yönettiği barolardaki baronlar.

Yarın siyasi iktidarı da ele geçirirlerse..

Bu ülkede muhfazakarların çekecekleri her çilede, Erinç Sağkan’a zımni destek veren, sessiz kalarak ona destek verenlerin.. Hatta.. AK Partili olmadığı halde, sırf makul eleştiriler yapıyor diye, Metin Feyzioğlu’na bile tahammül edemeyen bizim mahallenin siyasi partilerinin vebali olacaktır..

Yeni Akit

yazının devamını okuyun