Türkiye, Suriye çıkmazını aşma adına neşter vurmaya hazırlanıyor

Mehmet Koçak
Mehmet Koçak

11 yıldır ‘Esad Hanedanlığı’nı ayakta tutan Baas rejimi ile ‘Muhalefet Cephesi’ arasında devam eden iç savaşta ayrışmayı tetikleyen kin ve nefretin ötesine geçemedi.

Sahadaki çatışmalar devam ederken, aynı zamanda sınırlı da olsa farklı zaman dilimlerinde bir uzlaşı arayışları aranmış ve denenmiştir. Ancak bir arpa boyu yol alınamamış ve her seferinde farklı sebeplerden dolayı girişimler sonuçsuz kalmıştı. 

Bunun asıl sebebi dış güçlerin birbirinden farklı beklentiler içinde Suriye’ye müdahaleleridir.

Gelinen noktada, “kızgınlığı devam ettirme yerine; yeni bir milat sayılacak değişime ve yeni bir yapılanmaya ihtiyaç olduğu” gerçeği her iki kesim tarafından da görülmüştür.

Şam diktatörünü yanlış yönlendiren Faşist Baas rejiminin mensupları olan küçük bir azınlık ile Rusya ve İran’ın kendi çıkar politikaları uğruna verdikleri destekle 11 yıldır süren iç savaşta büyük kayıplar verildi ve de ülke yakılıp yıkıldı.

Bu büyük kayıplar ve yıkımların baş sorumlusu hiç şüphesiz Baas rejim güçleri ile ‘Esad Hanedanlığı’dır.

Ayrıca, Suriye halkının demokratik hak ve özgürlük arayışlarını istismar ederek iç savaşı farklı boyutlara sürükleyen, çeşitli İslam ülkelerinden gelen aşırı din tandanslı grupların yönlendirdiği birbirinden farklı örgütlerin de ülkenin felaketin eşiğine sürüklenmesine sebep olan diğer bir kesim oldukları inkârı mümkün olmayan bir gerçektir.

Şimdi, kalıcı barışı sağlayacak ve ülke dışında sığınmacı durumundaki milyonlarca (En büyük sığınmacı kesin Türkiye’dedir) Suriyelilerin ülkelerine güven içinde dönebilecekleri bir uzlaşı ve kalıcı bir barışı sağlamanın zamanıdır.

Unutulmasın ki; tarihi her zaman yeniden başlatabilecek yollar vardır. 

Kalıcı barış ve uzlaşı yolları için yeni arayışlara yönelen Başkan Sayın Erdoğan, Suriye bağlamında bölgenin içinde bulunduğu çıkmazları aşmak için neşter vurmaya hazırlanıyor.

Dış politikada köklü değişimlere getirecek olan bu neşter, aynı zamanda Suriye’de etnik ve dini ayrımcılık ikilemini dikkate alınarak, muhalefet cephesinin beklentilerini de karşılayacak sürdürülebilinir istikrarlı bir Suriye hedefleniyor.

Kısacası Suriye’de Türkiye’nin öncülüğünde başlatılması planlanan ‘Barış adına Uzlaşı, Özgürlük ve Değişim’ hamlesi gerçekleşmesi halinde ise yeni bir milat olacaktır.

Suriye ve Türkiye’nin toprak bütünlüğünü tehdit eden bölücü terör örgütlerini etkisiz hale getirmek adına Şam yönetimiyle kısmi bir işbirliği ayrıca Şam yönetimiyle muhalefet cephesini uzlaştırmayı amaçlayan Türkiye’nin ‘Barış adına Uzlaşı, Özgürlük ve Değişim’ planı, Rusya ve İran tarafından desteklenirken, Suriye’yi bölmek ve kendileriyle hareket eden terör örgütlerinden oluşan yapılara özerklik kazandırmayı planlayan ABD ve yandaşlarını ise rahatsız etmiştir.

Bölücü terör örgütü PKK ve uzantıları YPG/PYD ve SDG’yi sürekli Türkiye’ye karşı kullanan ABD, şimdi de Türkiye’nin yeni planını engellemek için muhalefet cephesini kışkırtan girişimlerde bulunuyor.

ABD ve Avrupa basınında yer alan haberlere göre Batı’dan Suriyeli muhaliflere ‘Türkiye ile bağlantını kesme’ karşılığında özerk bölge vadedildiği haberi dikkat çekmektedir. 

…Ve yine Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun, Türkiye’nin yeni politik hamle girişimlerine işaret eden açıklamalardan sonra muhaliflerin kontrolündeki El Bab kentindeki protestolar ve  ‘Türk bayrağının yakılıp Türkiye aleyhinde yapılan gösteriler’ o rahatsızlığın bir sonucudur.

YENİ AKİT GAZETESİ

yazının devamını okuyun