Hangi semboller, hangi yüzyıl?

Gaffar Yakınca
Gaffar Yakınca

Bir buçuk ay içinde iki tane büyük vizyon toplantısına şahit olduk. Biri, 28 Ekim tarihinde Ak Parti’nin organize ettiği Türkiye Yüzyılı programı, diğeri CHP’nin 3 Aralık tarihli İkinci Yüzyıla Çağrı toplantısı.

Her iki parti de seçimlere kısa süre kala Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci yüzyılı için ne önerdiklerini paylaştılar. Peki, CHP’nin vizyon toplantısı, Ak Parti’nin Türkiye Yüzyılı toplantısına bir yanıt olabildi mi? Gelin bu iki toplantıyı şeklen ve semboller üzerinden kıyaslayalım.

GAZETECİLER

Ak Parti toplantısına muhalif gazeteciler de çağırılmıştı. Büyük çoğunluk “mahalle baskısı” sebebi ile gidemese de katılanlar da oldu. Basının toplantıya katılımı genel olarak yüksekti.

CHP ise göstermelik birkaç isim dışında iktidara yakın gördüğü gazetecileri çağırmadı. Hükümeti sık sık “toplumu bölmekle” itham eden CHP’ye bu ayrıştırıcı tavır yakışmadı.

MEKAN

Ak Parti’nin spor salonu ve stadyumlarda yaptığı toplantılardan sonra CHP, biraz “salon partisi” görüntüsü verdi. Gerçi CHP yönetimi İstanbul’un en güzel kongre salonlarından biri seçmişti ama, PowerPoint sunumları ve salon düzeni büyük bir amfi havasını pekiştirdi.

ANKARA MI, İSTANBUL MU?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’da mesai yapmaya alışık bir lider. Ama Türkiye Yüzyılı toplantısı için başkent Ankara’yı seçmişti. Daha ziyade Ankara’da görmeye alışık olduğumuz Kılıçdaroğlu ise vizyonunu İstanbul’da açıkladı.

İlk bakışta önemsiz gibi görünen bu ayrıntı, aslında tarafların tarih algısına ve gelecek tasarımına dair bir ipucu veriyor. Erdoğan, Türkiye’nin vizyonunu Gazi Meclis’in yer aldığı ve Cumhuriyetin kurulduğu Ankara’dan başlatıyor. CHP ise tercihini ticaret ve finans merkezinden yana kullanıyor. Cumhuriyet’in ilk yüzyılı Ankara’da başlamış, bağımsızlık Ankara’da ilan edilmişti. Erdoğan, kaldığımız yeden devam edeceğiz diyor. Kılıçdaroğlu’nun başlama vuruşu için Ankara’dan uzaklaşması ise “Türkiye’yi dışarıdan gelen akılla yönetecek” eleştirilerine haklılık kazandırıyor.

ATATÜRK VE BAĞIMSIZLIK NEREDE?

Söz konusu olan Cumhuriyet’in ikinci yüzyılı olunca çok önemli bir sembol de devletin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk oluyor. CHP toplantısında Atatürk, bir iki yerde “ayıp olmasın” diye görünen eğreti bir sembol gibi kullanılmıştı. Ak Parti’nin Türkiye Yüzyılı programında ise ana unsurlardan biri olarak göze çarptı. Programın açılışında üç bin yıllık Türk tarihini anlatan animasyonda sadece üç isme yer verilmişti: Alparslan, Fatih Sultan Mehmet ve Atatürk. Atatürk’ün kalpaklı görüntüsü ekranda belirdiğinde salondaki coşku görülmeye değerdi.

Ak Parti toplantısının her anına anti-emperyalist, bağımsızlıkçı tonlar hakimdi. Erdoğan’ın konuşması da bütünü ile bu vurgu etrafında şekillenmişti. CHP toplantısının baskın mesajı ise “küresel dünya ile bütünleşme ve Batı ile barışma” idi.

RUH VE COŞKU

CHP toplantısı maalesef coşku ve heyecandan uzaktı. Ama bunun sorumlusu olarak salondaki CHP’lileri göstermek haksızlık olur. Üniversite hocalarının video konferans ile bağlanıp tek düze bir ses tonu ile saatlerce sunum yaptığı bir toplantıdan başka ne beklenebilir ki?

Ak Parti toplantısı ise video kliplerle, şarkılarla, dans gösterileri ile süslenmişti. Erdoğan gelmeden önce yapılan ses ve ışık gösterileri ve Erdoğan’ın konuşması sırasında gösterilen klipler, konuşmasının etkisini bir kat daha artırdı. Sıkılan veya telefonuna bakan insan sayısı yok denecek kadar azdı.

PROTOKOL MÜ HALK MI?

CHP toplantısındaki oturma düzeni klasik parti toplantılarından farklı değildi. En ön sıralarda protokol oturuyor, izleyiciler rütbelerine göre arkaya doğru sıralanıyordu. Ak Parti toplantısında ise bakanlar ve diğer protokol üyeleri izleyici sıralarına oturmuşlardı. Protokolün olması gereken yerde ise sivil toplum örgütü temsilcileri, kadınlar, çocuklar, gaziler, engelliler ve basın mensupları yer alıyordu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de halk ile beraber en ön sırada oturmuştu. Zannediyorum bu, benim bugüne dek gördüğüm en sıra dışı oturma düzeniydi ve Türkiye Yüzyılının halk tarafından inşa edileceğine dair bir mesaj içeriyordu.

PARTİ Mİ İTTİFAK MI?

CHP toplantısı, sadece CHP toplantısıydı. Kemal Bey, nezaketen Altılı Masadaki ortaklarının da adını andı, o kadar. Ancak Ak Parti toplantısında tek bir Ak Parti bayrağı bile yoktu. Her yer Türk bayrakları ve ay yıldızlı Türkiye Yüzyılı logoları ile bezenmişti. Devlet Bahçeli ve Mustafa Destici’nin de yer alması, toplantıya bir Cumhur İttifakı damgası vuruyor, mesajı güçlendiriyordu. CHP toplantısından sonra ortaya çıkan “iyi güzel de tüm bunlara Altılı Masa ne diyecek acaba” gibi bir soru akıllara gelmiyordu.

AYDINLIK

yazının devamını okuyun