Müdürün kovulacağını CHP’den öğreniyoruz!

Zekeriya Say
Zekeriya Say

2012 yılının 1 Mayıs kutlamaları sırasında, DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin İstanbul’da düzenlediği yürüyüşte, kendilerine “Anarşist” diyen bir grup, Şişli istikametinden Taksim Meydanı’na doğru ilerlerken güzergâh üzerindeki bazı iş yerlerinin camlarını kırmıştı…

Sapkın homolardan oluşan LGBT grubu ise, “Velev ki ibneyiz”, “Gayız, eşcinseliz”, “Travestiyiz, transeksüeliz” pankartlarıyla Taksim Meydanı’na çıkmıştı. Allah’ın lanetlediği eşcinselliği yayan LGBT’lilerin pankartlarını ise Cağaloğlu Anadolu Lisesi öğrencilerine taşıtılması o dönem çokça konuşulmuştu. 

2014 yılına gelindiğinde, kısa adı CAL olan ve Bezmi Alem Valide Sultan tarafından yaptırılan Cağaloğlu Anadolu Lisesi, ‘proje okul’ kapsamına alındı ve alnı secdeli idareci ve öğretmenlerin görevlendirilmesiyle kadrosu güçlendirildi.

Gerçekleşen dönüşümün ardından okulun başarı grafiği yükselirken, homurtular da eş zamanlı olarak artmaya başladı.

Geçmişte ecdad yadigarı okulu adeta “karargah” haline getiren…

LGBT paçavralarını okulun panolarına asan…

“Kuruluş yıldönümü”, “mezuniyet töreni” ve “Calfest” gibi eğlencelerle, küçücük çocuklara alkollü eğlenceler düzenleyen sol-faşist zihniyet, CAL’ın yeniden ülkenin en prestijli liseleri arasındaki yerine kavuşmasını sağlayan okulun yeni Müdürü Necati Yener’den ziyadesiyle rahatsız oldu.

Tabii, hedef gösterdikleri öğretmenlerin Milli Eğitim Bakanlığı tarafından anında açığa alındığını bilen seküler yobazlar, uydurma iddialarla, kirli iftiralarla, karalama kampanyalarıyla ve suç duyurularıyla…

Müdürlüğü sırasında okulda mescid açan, Ramazan’da okul bahçesinde iftar programı düzenleyen, öğrencilerle birlikte Sultan Abdülhamid’in kabrini ziyaret eden, mübarek gün ve gecelerde okul pansiyonundaki mescidde Kur’an-ı Kerim okutan, öğrencilere yönelik ahlak dışı gece eğlencelerini engelleyen, okul çevresinde sigara ve alkol gibi kötü alışkanlıkların tamamen önüne geçen Necati Yener’i okuldan uzaklaştırmayı başardı.

Yener’in görevden alınmasını fırsat bilen malum zihniyet, akabinde organize olarak Okul Aile Birliği yönetimini ele geçirdi.

Sonra da kendilerine direnen Cafer Çilenti, Mehmet Aybek gibi müdürleri birer birer gönderdi.

“Müdür Öğütme Makinesi” gibi çalışan Okul Aile Birliği’nin son hedefi, Mart 2022’de göreve başlayan ve kurdukları “paralel yönetimi” engelleyen Cafer Koçyiğit oldu.

İmam Hatip Lisesi mezunu olan ve 28 Şubat sürecinde eğitim gördüğü İstanbul Üniversitesi’nde laikçi azınlığın baskısına maruz kalan Cafer Hoca, göreve gelir gelmez, eğitim yerine ideolojik dayatmalar peşinde koşan 28 Şubat kafasındaki OAB’çılara pabuç bırakmayacağı mesajını vererek, meydan okudu.

Dediğini de yaptı.

Pusuda bekleyen malum ekip, aradıkları fırsatı henüz mahkemede aşamasında olan “çocuk gelin” hadisesinde yakaladı. 

Fondaş medyada yer alan iddialar sonrası kişisel sosyal medya hesabından Hucurat Suresi’nin 6. ayetinde yer alan, “Ey iman edenler! Size bir fasık bir haber getirirse, bilmeyerek bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmamak için o haberin doğruluğunu araştırın” ilahi emrini paylaşan Koçyiğit’in paylaşımını çarpıtan seküler yobazlar-fonlu medya, Cafer Hoca’ya yönelik çok kirli bir karalama kampanyası başlattı. 

Sosyal faşist zihniyetin baskısına ve hedef göstermesine boyun eğen Milli Eğitim Bakanlığı anında soruşturma başlatırken, müfettişler de CAL Müdürü Koçyiğit’in savunmasını aldı. Okul önünde toplanan ve sözde velilerden oluşan sol marjinal gruplar ise “karanlığa boğulmayacağız” yazılı afişlerle, hem mukaddes değerlerimize kin kustu hem de Cafer Hoca’nın görevden alınmasını istedi.

Dün, Cumhuriyet gazetesinin 6. sayfasında, “Gerici müdür görevden alındı” başlıklı haberi görünce, içimden; “Eyvah! Bir vatan ve millet sevdalısı müdürü daha malum zihniyete kaptırmışız” diye hayıflandım.

Haberin detayına baktığımda ise,  “görevden alındığı öne sürüldü” yazdığını gördüm.

CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya’nın iddialarına dayandırılan haberin tamamını okuduğumda, 20 yıl geride kalmasına rağmen, bir kez daha “AK Parti’nin iktidar olup halen muktedir olmadığı” gerçeğiyle yüzleşmenin derin teessürünü yaşadım.

Zira, CHP’li Ankara Milletvekili Kaya’nın, sırf Allah’ın ayetini paylaştığı için İstanbul’daki bir okulunun müdürünün görevden alınacağını nereden öğrendiğine çok şaşırdım..

Kendi kendime, “Acaba Cafer Hoca’nın görevden alınma kararı Milli Eğitim Bakanlığı yerine CHP Genel Merkezi’nde mi alınıyor?” sorusunu sordum.

Tabii tüm bu olan biteni görünce, aklıma CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun, 2021’de söylediği, “İktidar bürokratlarından bize yağmur gibi belge akıyor” sözü geldi.

Öyle ya..

Eğer gerçekten bir görevden alma durumu varsa, muhalefet partisi milletvekilleri bunu nereden öğreniyor?

Davul AK Parti’nin boynunda, ama anlaşılan tokmak hâlâ CHP zihniyetinin elinde..

Eğer durum gerçekten öyleyse, bu tür bürokratlar görevde oldukça, AK Parti’nin “dindar nesil” yetiştirme çabası her zaman sol faşist zihniyete takılarak, hayalden öteye geçemez!..

Bu yüzden, ayet paylaşan müdür yerine önce MEB’te bir temizlik yapılsa, daha doğru olmaz mı?!

YENİ AKİT

yazının devamını okuyun