Kızınız tüketim dininin tanrıçası mı?

Elinde parası olup da küçük kızına bir Barbi bebek almayan aile yok gibi diyen Doktor Erdal Atabek, Barbi bebek ile kızlarımıza nasıl bir rol modeli çizildiğine dikkat çekti...

Kızınız tüketim dininin tanrıçası mı?
Kızınız tüketim dininin tanrıçası mı?
GİRİŞ 10.05.2008 09:28 GÜNCELLEME 10.05.2008 09:28

Dr. Erdal Atabek'in yazısı


Barbi Bebek, Mattel ailesinin küçük kızları Barbaradan esinlendiği bir model bebek.


Elinde parası olup da küçük kızına bir Barbi bebek almayan aile yok gibi.


Küçük kız çocuklarının rol modeli bizim Barbi bebeğimiz.


Nasıl bir rol modelidir bizim Barbi?


Bir kere Barbi bebek şirin bir çocuk değildir.


Öyle, kıvır kıvır saçlı, yuvarlak yüzlü, tombul, şirin bebekler çok eskilerde kaldı.


Barbi bebek inceciktir, sarışındır, seksidir, başına buyruktur.


Öyle “Anneciğim, beni seviyor musun” diye annesine nazlanan bebeciklerden değildir.


Annesini-babasını bilen, tanıyan da yoktur, Barbi yalnız yaşar.


Herhalde yaşadığı yer de New York olmalıdır.


Model olduğu düşünülebilir, ama çalıştığı görülmemiştir.


Çok şık giyinir, çeşitli marka giysileri vardır.


Çok lüks bir evde oturur; üç katlı, yüzme havuzlu.


Birkaç ayrı model arabası vardır, hepsi de spor modeller.


Erkek arkadaşı vardır, ama Barbi öyle erkeğe bağlanacak kızlardan değildir.


Şimdi bizim kızımız da Barbi gibi olmak isterse ne yapabilir?


Eğitimi mi? O güzellikle eğitimin lafı mı olur? Yok elbette.


New York’ta yaşayamaz.


Öyle lüks evlerde oturamaz.


Bizim kızımıza bu rol modelinden kala kala zayıflamak kalır.


Kızımız da zayıflar, zayıflar, zayıflar.


Kemiklerinin üzerine deri geçirilmiş sanılana kadar zayıflar.


Saçlarını sarıya boyatabilir.


Gözlerine lens takabilir.


Bir de şık cep telefonu alabilir.


Bizimki de böylece kendini Barbileştirir’.


Anoreksi işte böyle bir yolun ucundaki duraktır.


Kızımız artık kendi bedeninden nefret eder.


Cildini mıncıklayıp “neden daha zayıf olamadığı için kendini yer.


Tüketim endüstrisinin kurbanı olduğunu bilemeden kendini kurban etmektedir.


Kızımız, tüketim kültürünün yeni tanrılarına sunulmuş bir kurbandır.


Tüketim dininin yeni güzellik tanrıçası bu kurbanları istemektedir.


Anoreksik kızlar.


İşte bu kurbanlardır.


Hem de gönüllü kurbanlar...


(Cumhuriyet)

YORUMLAR 22
  • Ben kendim 18 yıl önce Şikayet Et
    Baslik degistirilmeli. Dinimizin uzerinde cok disiplinli bir sekilde durdugu tevhid esasi lafin gelisi bile ihlal edilemez. Basligi yazani da buraya koyani da kiniyorum.
    Cevapla
  • haber yorum 18 yıl önce Şikayet Et
    tanrıçaa. neden bazı arkadaşlarımız bu kelimeye bu kadar takıldı anlayamıyorum; tanrı Nın anlamı; tapılan inandğı şeye denir.. Elbette Bizim tanrımız da Allah cc dir, ama o kelimenin öle kullanılmasındaki mana farklılığı var..
    Cevapla
  • Ahmed AHMEDOĞLU 18 yıl önce Şikayet Et
    BİZİM BARBİ BEBEKLER NE YAPAR?. Bizim barbi bebekler neler yapmaz ki... Bizim barbi bebekler, vücudunu teşhir eder, Bizim barbi bebekler, zengin adam peşine düşer, Bizim barbi bebekler, şöhret kovalar, Bizim barbi bebekler, anasının boğazını keser, Bizim barbi bebekler, dağdaki çobanı beğenmez, Bizim barbi bebekler, sabah uyanacağı yatağı düşünmez, Bizim barbi bebekler, İslamı beğenmez, BİZİM BARBİ BEBEKLERİN GÖZLERİ KÖRDÜR!
    Cevapla
  • murat korkmaz 18 yıl önce Şikayet Et
    tuzağa düşmeyelim ( II ). Krizin yaklaştığının bugünden bağıra bağıra ilan edildiği şu günlerde eğer kendimizi, ailemizi ve çocuklarımızı düşünüyorsak, kazandığımızın çok zorunlu harcamalarımız dışında kalan kısmını tasarruf edelim. Anneler günü, babalar günü gibi alışveriş tuzaklarına düşenlerden olmayalım. Kredi kartlarımızı kullanmayalım, bankalardan kredi kullanmayalım, giysilerimizi yenilemeyi 2009 yılına kadar erteleyelim, cebimizdeki paranın bir kısmını az ya da çok demeden mutlaka kötü günler için ayıralım, tabii mirasyedi d
    Cevapla
  • murat korkmaz 18 yıl önce Şikayet Et
    tuzağa düşmeyelim ( I ). Bir süredir firmaların ve onların reklamlarını hazırlayan reklam ajanslarının, anneler günü bahanesi ile cebimizdeki parayı son kuruşuna kadar alma gayretlerini gazete ve televizyonlarda izliyoruz. Lütfen bu tuzağa düşmeyelim, kredi kartlarımızı kullanıp borca girmeyelim, cebimizdeki paraları kara günler için saklayalım. Annelerimize olan büyük sevgimizi, sistemin tuzağına düşerek bir hediye ile kanıtlamamız gerekmiyor. Annelerimiz, bizim onu sevdiğimizi ona aldığımız hediyelerden değil içten ve samimi sözl
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
Bakan Gürlek dev operasyonu duyurdu! 6'sı avukat 54 kişi gözaltına alındı
CHP’li Buca Belediyesi'nde yeni skandal: İcraatları eleştiren simitçiye dayak!