Mezarlık Kitabı'na ödül dopingi

2009 Newberry Medal ödülünün yanısıra fantastik edebiyatın Oscarı olarak kabul edilen 2009 Hugo Ödülü'ne de layık görülen Neil Gaiman "Mezarlık Kitabı"na ilgi arttı.

Mezarlık Kitabı'na ödül dopingi
Mezarlık Kitabı'na ödül dopingi
GİRİŞ 29.08.2009 14:50 GÜNCELLEME 29.08.2009 14:50

Ayşegül Uyanık Örenekal'ın haberi

İlk baskısı kısa sürede tükenerek ikinci baskısını yapan ve ödül aldıktan sonra satışı katlanarak artan Mezarlık Kitabı Neil Jordan tarafından sinemaya da uyarlanıyor. Kitacbın kahramanı Bay Hiçkimse ile türün hayranlarının tanışması için en az bir yıl daha beklemesi gerekiyor. Batı mitolojisinde hayalet kültürünün hemen heme tüm unsurlarının kullanıldığı kitapta, gotik imgelerle kültür sanat alemine de göndermeler yapılıyor

Bir çocuk düşünün. Daha emekleme günlerinde ailesini yitiren, yapayalnız kalan. Yakın akrabalarının yanına ya da yetiştirme yurduna yerleştirilen Öksüz bir çocuk... Buraya kadar, çevremizde ya da üçüncü sayfa haberlerinde rastlayacağımız türden bir hikâyeye benzetebilirsiniz. Ama Nobody Owens'ın hikâyesi hiç de öyle değil. Fantastik edebiyatın usta ismi Neil Gairnan tarafından kaleme alman Mezarlık Kitabı sürprizlerle dolu...

Fantastik edebiyatın önemli eserlerinin art arda ve büyük bir hızla Türkçeye kazandınldığı edebiyat dünyamıza son armağan, fantastik edebiyat okurunun yalandan tanıdığı Neil Gaiman'ın Mezarlık Kitabı oldu. Daha önce 'Sandman' serisi, Koralin ve Gizli Dünya, Yıldız Tozu ve Amerikan Tanrıları gibi eserleriyle okuyucuyla buluşan Gaiman'ın yeni eseri Mezarlık Kitabı, adının verdiği korku ve dehşet hissinin ötesinde sıradışı bir dostluk ve bağlılık hikâyesine ev sahipliği yapıyor.

Ailesini, onlarca bıçak darbesiyle kaybeden, kendini zar zor evlerinin yakınındaki mezarlığa atan ve katilinin peşinden koşmaya devam ettiği küçücük bir çocuğun hikâyesi, Gaiman'ın kalemiyle gerçekten hiç umulmadık yerlere doğru akıyor.

Yüzyıllar Önce o mezarlığın sakinleri araşma katılan Owens'larm himayesi altma aldığı kimliği belirsiz bebek, bir anda merhum çiftin hiç sahip olamadığı çocuklarının yerini alır. Her canlı gibi bir isme ihtiyacı olan çocuğa Nobody, yani 'hiç kimse' ismini verir Owens'lar. Çünkü o gerçekten de mezarlıktaki kimseye benzemez, onların dünyasına ait değildir. Kısaca Bod denen küçük, ailesini katleden Jack denen adamdan mezarlık ahalisince korunur. Ancak bakıma ihtiyacı olan bir bebeğe, ruhların sağlayacağı imkânlar kısıtlıdır. Bod, zorlu hayata dönüş serüveninin bu kısmım da koruyuculuğunu üstlenen Silas'm verdiği sözlerle aşar. Ölümden kurtulan Nobody Owens, yeni hayatına eski mezarlar, lahitler ve ruhlar arasında merhaba der.

İnsanlardan uzak olsa da, mezarlık ahalisi içinde fazla yalnızlık çekmeden büyüyen Bod eğitimini de yine mezarlıkta alır. Kahramanımız alışılageldik edebiyat, matematik, fizik gibi konuların yanında, görünmezlik, süzülme, musallat olma gibi yalnızca ruhların sahip olduğu ve kendisine de 'kullanma hakkı' tanınan özel yeteneklerini geliştirmek için çabalar. Fakat tüm bunlar onun dış dünyaya karşı merakım köreltmek bir yana, daha da artırır.

Çok büyük su birikintileri diye hayal ettiği okyanuslar, denizin üzerinde giden bir şey diye tanımladığı gemiler, gürültücü, gümüş kuşlar sandığı uçaklar onun için ulaşılması, öğrenmekten çok keşfedilmesi gereken olgulara dönüşür.

Bod, yaşları yüzyıllarla ölçülen mezarlık ahalisinin arkadaşlığından oldukça memnundur. Slaughter Ana ile sohbet etmek, Baron Josiah Worthington'dan mezarlığın geçmişine dair hikâyeler dinlemek onun günlük hayatının birer parçasıdır. Gündüzlerini onlarla geçiren Bod, gecelerini koruyucusu ve kahramanı olan Silas'a ayırır. Mezarlık sınırlarının dışına çıkabilen az kişiden biri olan Silas'tan yeni şeyler öğrenmek için didinir durur, ama konuşmayı pek fazla sevmeyen koruyucusu, bildiklerinden daha fazlasına aç olan küçük oğlana istediği cevaplan vermez.

Günün birinde mezarlığa küçük bir kız çocuğu gelir. Bu kez ruh değil, gerçek bir insandır gelen. Bod ilk canlı arkadaşı Scarlett ile çocukluğunun keyfini çıkarır. Tabii bu sırada, ancak ve ancak bir mezarlıkta başlarına gelebilecek olan sıra dışı olayları da yaşamaktan geri kalmazlar.

Mezarlıkta yaşayan birinin ruhlar, gulyabaniler, kurt adamlar ya da kendini Bekçi diye adlandıran doğaüstü bir varlıkla karşılaşmasından daha doğal ne olabilir? Elbette, ölü bir cadıyla arkadaşlık etmek! Bod'un, huysuz ama bir o kadar da vefalı olan cadı Liza Hempstock'la arkadaşlığı küçük çocuğun büyümesine ve sınırlarını aşmasına da olanak sağlar. Bod, tüm huysuzluklanna rağmen arkadaşı Liza'nın çok istediği mezar taşına kavuşması için elinden geleni yapar. Eski mezarlık bekçisinden kalan, kendisine en az üç beden büyük gelen giysiler ve ayakkabılarla canlıların arasına karışan kahramanımız bu uğurda başına olmadık işler açar.

BİR DOST ÇIKAGELİR

Yaşı ilerleyen kahramanımıza mezarlığın sınırlan artık gerçekten dar gelmeye başlar. Kendisi gibi canlı olan diğerleriyle tanışma ve onlarla birlikte nefes alıp verme arzusunu bastıramayan Bod, diğer çocuklar gibi okula gitme düşüncesini hayata geçirmeye karar verir. Koruyucusuyla birkaç kez tartıştıktan sonra dikkat çekmemek, fark edilmeden okula gidip gelmek kaydıyla bu isteği gerçekleşir. Ancak, haksızlıklara tahammül edemeyen, doğruluk ve dürüstlükten ayrılmayan doğasıyla Bod okul günlerinde de maceranın içine dalmadan edemez.
Aradan geçen yıllarla, Bod artık bir ergendir. O büyümeye çalışadursun, çocukluk günlerinden bir dost çıkagelir mezarlığa. Yıllar önce, ansızın ortadan kaybolan Scarlett yeniden hayatına girer Bod'un. Tek bir farkla... Daha küçük bir bebekken ailesini katleden, canına kasteden Jack denen adam da genç kızla beraber ortaya çıkar. Ve böylece Bod'un hayatinin gizemi de çözülmeye başlar.

Gaiman'm etkileyici özelliklerinden biri, kim ya da ne olursa olsunlar karakterlerini inandırıcı kılabilmesi. Bod'dan Silas'a kadar mezarlıkta yaşayan her karakter öylesine belirgin kişiliklere sahip ki, ilk tanışmamızda onları zihnimizde rahatlıkla canlandırabiliyoruz. Her ne kadar yaşadıkları dünya bize tamamıyla yabancı olsa da, mezarlıktaki yaşama hemen ısınıyor, karakterlerin gerçek olduğunu kabul ediyoruz, ki bu da Gaiman'm dâhiyane yazarlığının bir kanıtı.
2009 Newberry Medal Ödülü'nün yanı sıra fantastik edebiyatın Oscar'ı olarak kabul edilen 2009 Hugo Ödülü'ne de layık görülen Mezarlık Kitabının illüstrasyonları ise Gaiman'm önceki eserlerinde de birlikte çalıştığı Dave McKean'a ait Ayrıca kitabın Neil Gaiman'm sinemaya aktarılan eserleri araşma katılmaya hazırlandığım da belirtmek gerek. Ancak füme dair bilgiler, yönetmenliğini İrlandalı Neil Jordan'm üstleneceği ve 2011 yılında gösterime gireceğiyle sınırlı.

Her yaştan okuyucuya keyif verecek olan Mezarlık Kitabı gizemli ve fantastik öğelerin bir araya geldiği, içinde hoş vakit geçireceğiniz güzel bir sahne sunuyor. Bu hoş hikâyede, tıpkı en iyi masallarda olduğu gibi, Nobody Owens'ın kaderi hakkında endişeleneceğimiz kadar korkutucu anların yarımda bizi bulunduğumuz dünyadan çıkarıp gerçekliğin ötesine taşıyan anlar da var. Bundan daha keyifli ne olabilir ki?

(Radikal)

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL
DİĞER HABERLER
Dünya Kupası'na katılan ülkelerin simge ve lakapları açıklandı! Türkiye nasıl tanınıyor?
Son Dakika: Bahçeli'den Özgür Özel'e çağrı