Tanklar Hürriyet için 2.kez yürümüş

28 Şubat denilince akıllara Sincan’da yürütülen tanklar gelir. 4 Şubat'ta, Çevik Bir'in emriyle yürtülen tanklar, meğer gazeteler arasında savaş çıkarmış. Peki ama neden?

Tanklar Hürriyet için 2.kez yürümüş
Tanklar Hürriyet için 2.kez yürümüş
GİRİŞ 11.01.2008 09:35 GÜNCELLEME 11.01.2008 09:35
Şamil Tayyar'ın köşe yazısı

Sincan’da tankların yürüdüğü o sabah Sabah Gazetesi’nin eski patronu Dinç Bilgin’in Yeni Şafak’ta dün yayınlanan röportajında dikkatimi çeken bir nokta vardı. ‘Sincan’da tankların yürümesinden sonraki o Sabah, benim hiç sevmediğim Sabah’tı’ diyerek özeleştiri yapıyordu.

Bu cümle, Yeni Şafak’ta ‘28 Şubat Sabahı Çok Utandım’ manşetiyle verildi.

Manşette teknik bir hata var. Bilgin’in sevmediği sabah, Sincan’da tankların yürütüldüğü sabahtır, o sabah da ‘28 Şubat’ değil ‘4 Şubat’ sabahıdır.

Çünkü, tanklar 4 Şubat sabahı Sincan sokaklarında dolaştırıldı. 28 Şubat’ta ise Milli Güvenlik Kurulu toplanmış, o meşhur 18 maddelik 406 sayılı karar alınmış ve Refahyol hükümetine dikte ettirilmiştir.

Kuşkusuz, bu teknik hata, keyifli röportaja gölge düşürmez.

Önceden haber verdiler

Laf açılmışken, biraz o sabahtan söz edelim.

Sincan’da tankları ilk olarak görüntüleyen Sabah’ın adliye muhabiri Cemal Doğan’dı. Emniyet muhabiri Kamil Elibol da yanındaydı. O tarihte ben de Sabah’ta başbakanlık muhabiriydim.

Cemal ve Kamil, habercilik refleksiyle Sincan’a giderek o ana tanıklık yaptıklarını söylüyorlar ama ben aynı kanaatte değilim. Görevle gittiler. O günkü yöneticilerimiz, 3 Şubat günü bu görevlendirme sonrası, ‘Sincan’da önemli gelişmeler olacak, özellikle askeri araçlara dikkat edin’ diyorlardı.

Öyle ki, parlamento muhabiri arkadaşımız Mehmet Çetingüleç de ekibe dahil edildi. Çetingüleç, ‘İki polis muhabirini gönderiyorsunuz benim orada ne işim var’ diyerek görevlendirmeye itiraz etti ama kimseyi ikna edemedi.

Şu tarihi notu düşmek istiyorum: Sincan’da tankların yürütüleceği bilgisi, belli bir merkezden bazı gazetelere önceden haber verildi. Bunlardan biri Sabah, diğeri Hürriyet’tir.

Hürriyet’in foto muhabiri Oktay Çilesiz de o gece Sincan’daydı. Tankları görüntülemiş ancak iddiaya göre pek haber değeri görmediği için (veya başka bir sebeple) servise koymamıştı. Hürriyet, o foto muhabirini işten çıkartarak cezalandırdı.

Kamil kalk manşet yürüyor

Bir çok gazetenin muhabiri gece yorgun düşüp Ankara’ya dönerken sadece Sabah muhabirleri Cemal Doğan ile Kamil Elibol Sincan’da kaldı. Gazetenin kendileri için tahsis ettiği otomobilde gecelediler.

4 Şubat sabahı saat 08.00 sularında tank paletlerinin gürültüsü, Sincan sokaklarında duyulmaya başladı. Sabah’ın aracı da bu gürültüden sallanmaya başlayınca yerinden fırlayan Cemal, hemen fotoğraf makinesine sarıldı.

Diğer taraftan Kamil’i uyandırmaya çalıştı. Tankların giderek kendilerine yaklaştığını gören Cemal, uyanmakta güçlük çeken Kamil’i şu sözle ikna etmeye çalıştı: ‘Kamil kalk, manşet yürüyor.’

Kamil kalktı ama fotoğraf makinesi soğuktan donmuştu. Cemal, Sincan’da dolaşan tankları ayrılana kadar görüntüledi.

Tankları iki kez yürüttüler

Bu arada ilginç bir gelişme yaşandı. Tank görüntülerinin Sabah tarafından çekildiği duyulunca, başta Hürriyet olmak üzere çok sayıda gazete o fotoğrafların peşine düştü. Ama Sabah, fotoğrafları vermedi.

Bunun üzerine bazı gazetelerin üst düzey yöneticileri, Genelkurmay’ı arayarak tankların Sincan’da ikinci kez yürütülmesini sağladılar.

Aynı gün saat 16.00 sularında tanklar ikinci kez Sincan sokaklarında tur attılar. Böylece, tank yarışında geride kalan medyamız muradına erdi.

Fakat buna en çok bozulan ilk fotoğrafları çeken Cemal Doğan’dı. Tanklar ikinci kez yürütülürken bir komutana yanaşıp sordu: ‘Komutanım ne oldu?’ Komutan: ‘Tankları bakıma götürüyoruz.’

Cemal yeniden devreye girdi: ‘O zaman niye ters istikamete gidiyorsunuz?’ Komutanın şu sözü tarihe geçecek nitelikteydi: ‘Ne sorup duruyorsun? Sizin büyük başlarınız aramış. Döndük geldik.’

Demirel’i de kandırdılar

4 Şubat günü Çankaya da hareketliydi. Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’i ziyarete gitmişti. Tankların ikinci kez Sincan’da yürütüldüğü sırada baş başa görüşüyorlardı.

Özel kalem müdürü, ‘acil’ olduğunu düşünerek görüşmenin ortasında Demirel’e bir not iletti. Demirel, bu notu okudu ama Çiller’e bir şey söylemedi.

Çiller, Köşk’ten ayrılırken tanklardan haberdar oldu. Dönüp yeniden Demirel’e gitti, Sincan’daki tanklardan söz etti. Demirel, ‘Önemli bir şey yok. Konuyu biliyorum’ diyerek Çiller’i sakinleştirmeye çalıştı.

Çiller, ‘Çok acil, Sincan’da tanklar yürümüş, bu meseleyi konuşmamız lazım’ dese de Demirel, dinleme niyetinde değildi: ‘Sen git, Genelkurmay’ı arar konuşurum.’

Sonra Demirel, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı’yı aradı. Kendisine verilen cevap şuydu: ‘Olağanüstü bir durum yok. Tanklar bir yerden bir yere geçiyormuş.’

Karadayı’yı da Bir mi yanılttı?

Ancak, Karadayı Paşa’nın da olaydan sonradan haberdar olduğu iddiası var. Bilal Çetin’in Vatan Gazetesi’nde yayınlanan 28 Şubat’la ilgili dizi yazıdaki şu iddia, çok önemli.

Karadayı, tankların Sincan’da yürütüldüğünü öğrenince Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Çevik Bir’i çağırıp soruyor: ‘Bu emri kim verdi? Benim neden haberim yok?’

Bir ‘Ben’ deyince Karadayı, iyice sinirleniyor: ‘Durum çok nazik. Keşke yapmasaydın.’ Bir de öfkeleniyor, Karadayı’nın yakasına yapışıyor: ‘Komutanım Türkiye elden gidiyor, siz ne diyorsunuz? Demirel de bizi uyutuyor. İrticaya karşı seyirci mi kalacaksınız?’

Çevik Paşa, odasına döndüğünde ‘Ben bittim’ diyor. Adli Müşavir Tuğgeneral Erdal Şenel’e ‘Herhalde artık beni tutuklarsınız’ diye takılıyor.

Daha sonra Genelkurmay Genel Sekreteri Özkasnak’ın önerisi üzerine Karadayı’nın odasına yeniden gidip özür dileyen Bir, olayın büyümesini önlüyor.

4 Şubat’ın kısa özeti böyle.

(Star)

YORUMLAR 37
  • kadir öztürk 18 yıl önce Şikayet Et
    çevik ve özkasnak paşa,. şu an nerede ve ne yapıyorlar?Yerlerini bilen ya da duyan var mı?Yok!Sistem kendini muhafaza eder ve etmiştir!
    Cevapla
  • Mahmut Altunkaynak 18 yıl önce Şikayet Et
    Osmanlının yıkılışı. 700 sene 3 kıtaya hükmeden Osmanlıyı da Ç.bir gibi devşirmeler türlü entrikalarla yıkmışlardır.Şimdi de oyun irtica söylemiyle aynıdır.Amaç belli.Türkiyenin kazanılmlarını bir darbe ile yok ederek her defasında 20 yıl geriye dönülmüştür.Atatürkçü geçinip ondan zerre kadar örnek almazlar.Bizde hiç ders almayız.
    Cevapla
  • Ferudun Can Kalaycı 18 yıl önce Şikayet Et
    Selamlar. Ister tank yürütün ister top milletin parasıyla. millet yerinde tank ve top tüfekde yerinde milletin parasıyla efelik yapanlar nerede? yürüdükleri kaldırım taşlarının bile onlardan haberi yok. bir gün biri eline parasını bizim verdiğimiz silahı alır yakup cemil gibi harbiye nazırınıda vurursa nazırlar hep var olur yakup cemiller mezarsız kalır. sincanda bizim mazotomuzla tank yürütmek kolay yiğit olana er meydanı orda 36.paralelin kuzeyinde cıksın tepinsin horonunu. Selam ve selametle.
    Cevapla
  • emre sarı 18 yıl önce Şikayet Et
    bu sayede.. bu cuntacılar çok iyi bişe yaptıklarını zannediyorlar ama yaptıkları tek şey halkı ordu\'dan soğutmak daha bizim bilmediğimiz ne haltlar dönüyor belkide ordu da elbet birgün gelir cumhurbaşkanımız genel kurmay başkanlıgına eli yüzü temiz adam gibi genelkurmay başkanı atar.ozaman hepinizi görecem.
    Cevapla
  • mavera1076 18 yıl önce Şikayet Et
    . Bu ülkenin iktidarı ile muhalefeti arasında bir fark yoktur. Hepsi aynı kökenden gelir. 28 Şubattan zarar gördüğünü söyleyen bugünkü iktidarın yaptığı ilk şey Çevik BİR\'i kendisine danışman olarak almak ve Bir ile birlikte 28 şubat eskilerini de maaşa bağlamak olmuştur. Tanklar vatandaşı ezmek için yürütülür. Siyasiler için kaç kez yürütüldüğünün bir önemi yoktur. Dedik ya hepsi aynı kökenden geliyor.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
Son Dakika: Başkan Erdoğan 'devlet vizyonumuzun adıdır' diyerek açıkladı!
Pentagon'dan şoke eden karar! Listeye otomotiv devini de dahil etti