Sami Hocaoğlu'ndan veda yazısı

Kuruluşundan beri Yeni Şafak'ta yazılarını aralıksız sürdüren ve 'kelimelerin melekleri var' diyen Sami Hocaoğlu, bugün okuyucularına anlamlı bir veda yazısı bıraktı.

Sami Hocaoğlu'ndan veda yazısı
Sami Hocaoğlu'ndan veda yazısı
GİRİŞ 09.05.2008 22:59 GÜNCELLEME 09.05.2008 22:59

Affınıza mağruren...

Yeni Şafak çiçeği burnunda bir gazeteydi. Bir ikisi istisna, bugünkü yazar kadrosu o gün henüz yazmıyordu. O günkü patron Mahmut Bey yazmam için talepte bulunmuş, bu talebine de kolay kolay “hayır” diyemeyeceğim iki eskimez kardeşimi aracı kılmıştı. Üzerinden 12 yıl geçmiş olsa da, bugün gibi hatırlıyorum Hakan Albayrak ve Yusuf Ziya Cömert beylerin bu talebi iletmek için gelişlerini.

Yeni Şafak'ta yazma maceram böyle başladı. Köşe yazarlığım Yeni Şafak'tan çok önceki yıllara uzanıyor. İlk amatör köşe yazımın üzerinden 28 yıl, ilk profesyonel köşe yazımın üzerinden 16 yıl geçmiş.

Yazarlık kimisi için bir ekmek kapısı, kimisi için bir meslek, kimisi için bir zevk, kimisi için bir hobi, kimisi için bir dava, kimisi için bir aşk olabilir. Daha başka bazıları için bunların birkaçı, hepsi ya da hiçbiri de olabilir.

Benim için hep “sorumluluk” oldu yazı yazmak. Yunus ne güzel demiş: “Ya söylemeyim de ben öleyim mi?” İnsanın bazen “Bunu söylemezsem ölürüm” diyeceği durumlar olur. Gariptir ama bazı hakikatler vardır ki, insan onu söylemese de ölür, söylese de… Söylerse neden öleceği malum, peki, söylemezse neden ölür? Neden olacak, sorumluluk yüzünden.

Bilen bilir, bu yüzden kolay yazamam ben. Kolay yazanlara hep gıptayla bakmışımdır. Elbet bu tavrımın derinlerde yatan sebepleri var. Bazılarına garip gelebilir, ama bendeniz kelimelerin melekleri olduğunu düşünürüm. Dolayısıyla kelimelerin sahipsiz olmadıklarına inanırım. Onları nerede, nasıl ve niçin kullandığımızdan hesap vereceğimize inanırım.

Bu düşüncem beni, on yıldır üzerinde çalıştığım gerekçeli Kur'an mealini hazırlarken de terk etmedi. Kaynak dilin imkânlarını hedef dile yol kazasına uğratmadan taşıma kaygısıyla çeviri yaparken, önüme “nadir kelimeler” sorunu çıktı. Çeviride eşdeğerlilik gereği, nadir kelimelere nadir karşılıklar kuralına göre hareket etmeyi kendime bir yöntem olarak benimsedim.

Fakat bunun arkasında yatan asıl sebebi Allah biliyor. O da kelimelere canlı muamelesi yapmamdı. Kendi kendime şöyle dedim: Eğer kelimelere sorsaydık “Senin en büyük hayalin nedir, seni nerede kullanmamızı isterdin?” diye, bana öyle geliyor ki tüm kelimeler “En büyük hayalim gök sofrası olan ilahi vahyi Allah'tan insanlara taşıyan bir kap olmak” derlerdi. Dile gelseler, eminim böyle söylerlerdi.

Sözü uzatmadan yıllar yılı beraber olduğum siz değerli okurlarıma maruzatımı arz edeyim: Affınıza mağruren sizden izin istiyorum.

Bunun kısa vadeli gerekçesi, mealimin çok yoğun mesai isteyen hazırlıklarından başımı kaldıramamam. Doğrusu bu, insanın belini iki büklüm eden bir sorumluluk. Kaç kere pes edip yeniden döndüğümü ben bilirim. Eğer Kur'an'ın altın zincirinde mütevazı bir demirden halka olma arzusu benliğimi bu denli sarmasaydı, bu işten çoktan vazgeçmiştim.

Uzun vadeli gerekçesi, hummalı bir çalışma içinde olduğumuz “Kur'ânî Hayat” adlı bir dergi hazırlığı. Bu vesileyle duyurmuş olayım ki, bundan böyle yazma sorumluluğumu kısa değil daha uzun periyotlarla bu dergide yerine getirmeye çalışacağım.

Âlemlere rahmet olan “Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz!” diyor. Biz yazar olduğumuzu sanıyoruz. Ama asıl yazar Âlemlerin Rabbi. O hem varlığı yazıyor, hem yokluğu yazıyor. O, hem âlemleri yazıyor, hem âlemlere yazıyor. Âlemlerin kanununu da O yazıyor, iradenin kanununu da O yazıyor. Ve O'nun verdiği iradeyle sorumluluklarımızı yerine getirip getirmediğimizi de yine O yazıyor.

Sürç-i lisan etmişizdir mutlaka. Bu köşenin sadık okurlarından helallik diliyorum. Yeni Şafak'a “Türkiye'nin birikimi” olarak çıktığı yolda, özellikle de içinden geçtiğimiz hassas ve tehlikeli zamanda istikamet üzre nice yıllar diliyorum. Bugüne kadar sözün gücünü, gücün sözüne ve sözcülerine karşı savundu. Bundan böyle de savunması için duacı olacağım.

Son söz Galib'in:

Âvâzeni bu cihanda Davud gibi sal

Bâki kalan bu kubbede hoş bir sadâ imiş!

Affınıza mağruren efendim…

YORUMLAR 7
  • Cemil KÖSE 18 yıl önce Şikayet Et
    GÜLE, GÜLE SAYIN HOCAM, LAKİN,. Yazılarınızı hep ilgi ve iştiyakla takip ederdim. Cuma günleri gazetede okuduğum ilk yazı hep sizinki olurdu.Geçenlerde bir cuma yazınız çıkmamış bizlerde meraklanmış ve üzülmüştük. Yazılarınızda mana derinliği hep dikkatimi çekmiştir. Anlam, içinde anlam aramak bazen zihnimi yorar ve sizlere hayranlığım artardı. Gazetede yazdığınız süre içinde sade biz Türkiyede yaşayanlar değil aynı zamanda tüm dünya ülkelerindede internet üzerinden takip edidiğinize eminim. KEŞKE BU KARARINIZI BİR DAHA GÖZDEN GEÇİRSENİZ.
    Cevapla
  • burak demir 18 yıl önce Şikayet Et
    Allah razı olsun. Hocamızın çok emeği geçti Yeni Şafak\'ta. Rabbim emek ve gayretlerinin karşılığını ziyadesiyele verir inşallah. Hocamızın ayrılması, İnsanı gerçekten derinden burkan bir olay. Ancak hizmetlerinin başka şekilde devam edecek olması yüreğimize su serpiyor. Günümüz< koşullarında hocamızın ve onun gibi değerli insanlarını kıymetlerinin çok iyi bilinmesi gerekir. Rabbim her daim yolunu ve ufkunu açık eylesin.
    Cevapla
  • burak demir 18 yıl önce Şikayet Et
    Allah razı olsun. Hocamızın çok emeği geçti Yeni Şafak\'ta. Rabbim emek ve gayretlerinin karşılığını ziyadesiyele verir inşallah. Hocamızın ayrılması, İnsanı gerçekten derinden burkan bir olay. Ancak hizmetlerinin başka şekilde devam edecek olması yüreğimize su serpiyor. Günümüz< koşullarında hocamızın ve onun gibi değerli insanlarını kıymetlerinin çok iyi bilinmesi gerekir. Rabbim her daim yolunu ve ufkunu açık eylesin.
    Cevapla
  • Fatih Topuz 18 yıl önce Şikayet Et
    hocam. Allah razi olsun.gercekten yazi yazdiginiz zaman YSafakta harika yazardiniz ve sizi hep takdir ederek zevkle tekrar tekrar okurdum. insallah yeni vazifenizde basarili olursunuz ve yine sizin elinizden cikan urunlerinizi zevkle ve tekrar tekrar okuruz insallah. Allaha emanet olun
    Cevapla
  • Turkish hero 69 18 yıl önce Şikayet Et
    Editör. Mustafa islamoğlu olduğunu diye biliyorum dedim niye sansürledinki doğruymuş ne var bunda
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
"İmamoğlu'nun milletvekilleriyle görüşmesi yasaklandı" iddiasına soruşturma
Küçükçekmece'de çarptığı yaya 2 metre havaya uçtu; yaralıya değil, hasara baktı