Engin Ardıç fena yakalandı!

Taraf gazetesinde tarih yazıları yazan Ayşe Hür'ün dün yazdığı yazı ile Engin Ardıç'ın bugün yazdığı yazıdaki benzerlik dikkatlerden kaçmadı.

Engin Ardıç fena yakalandı!
Engin Ardıç fena yakalandı!
GİRİŞ 01.12.2008 14:08 GÜNCELLEME 01.12.2008 14:08
Taraf gazetesinde Pazar günleri derin araştırmalara dayalı tarih yazıları kaleme alan Ayşe Hür’ün dünkü yazısı bugün Sabah gazetesinde Engin Ardıç’ın köşesinde çıktı. Ama yazıdaki rakamlara kadar varan aynılığa rağmen Ardıç, yazısının hiçbir yerinde alıntıdan söz etmedi.

İşte bir okurumunuz gözüne takılan iki yazı:
Ayşe Hür'ün dün Taraf'ta yayınlanan yazısı: Her Türk asker mi doğar?
Engin Ardıç'ın bugün Sabah'ta yayınlanan yazısı: İnce tarih
 
İŞTE DÜNKÜ HÜR, İŞTE BUGÜNKÜ ARDIÇ
  
Ayşe Hür dün: "Türk Kara Ordusu’nun Osmanlıların Yeniçeri Ordusu ile değil, Hun İmparatoru Mo-Tun’un 10 bin kişilik birlikleri ile kurulduğunu iddia ederek, TSK’nın tarihini 2217 yıl öncesine götüren ve TSK’yı buna ikna eden Türk-İslam Sentezi’nin ideologu Prof. İbrahim Kafesoğlu’dur.”
 
Engin Ardıç bugün: "Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı'yı reddeden, Osmanlı'yı tanımayan bir devlettir de, niçin bu devletin ordusunun kuruluşu ‘milattan önce 209’ olarak gösterilmektedir? Kuran kişi de, Mete Han... Mete Han uçak filosu kuramayacağına, bozkırda donanma da bulunamayacağına göre elbette Kara Kuvvetleri canım... Yoksa Profesör İbrahim Kafesoğlu'nun canı hangi tarihi çekerse o tarihte mi kurulmuş sayılacaktı ordumuz?"
 
Ayşe Hür dün: “’Asker doğan’ Müslüman-Türkler de askerden kaçmışlardır. Üstelik bu oran Avrupa’ya göre çok yüksekti. Avrupa’da seferber edilen orduların yüzde 0,7 ile yüzde 1 kadarını asker kaçakları oluştururken, Osmanlı İmparatorluğu’nda bu oran yüzde 20’lere varıyordu."
 
Engin Ardıç bugün: "Niçin, Birinci Dünya Savaşı'nda, diğer ülkelerdeki asker kaçağı oranı yüzde 1'i geçmezken, bu oran Osmanlı ordusunda yüzde 20'yi bulmuştur?"
 
Ayşe Hür bugün: "Enver Paşa’nın kanaatince askerin firarı korkudan, benim ve daha birçok arkadaşlarımın kanaatince de eratın birçok yolsuzluklara tahammül edememelerinden ileri gelmekte idi. Bu mesele hakkında ordularımızın komutanlarının fikirlerini sorduk; aynı neticeye vardık. Yâni fena ve az gıda, alışılmayan iklimlere tahammül edememek, fena giyinmek, kadın ihtiyâcı, sigara ihtiyâcı, ara sıra izin alıp ailesini görememek, siperlerde uzun müddet kalmak vs."
 
Engin Ardıç bugün: "Niçin, anlı şanlı İttihat ve Terakki yönetimi, cepheye yapılacak erzak sevkiyatı için bazı tüccara imtiyaz vermek suretiyle 'vagon ticaretine' izin vermiştir? Niçin cephede dövüşen asker, açlıktan, beygir fışkısından arpa ayıklayıp onu kaynatmak zorunda bırakılmıştır? Vagon ticaretiyle adam zengin eden İaşeci Topal İsmail Hakkı, nerenin levazım sorumlusuydu acaba?"
 
Ayşe Hür dün: "Ankara, bir ara sayıları yüzbinlere ulaşan asker kaçakları ile baş etmek için İstiklal Mahkemeleri’ni kurdu. Bu mahkemelerde casusluk, bozgunculuk, askerden kaçma, eşkıyalık ve isyan suçlarından yaklaşık 60 bin kişi yargılandı, bunların 40 binine çeşitli cezalar verildi, 1054 idam cezası infaz edildi. Bu sert tedbirler sayesinde halk yavaş yavaş Kuva-yı Seyyare denilen çetelere katılmaya başladı. Ardından düzenli orduya geçildi ve disiplinsizlik azaldı. “ 
 
Engin Ardıç bugün: "Gelelim anlı şanlı kurtuluş savaşımıza. Size tarih öğretilmediği, öğretilen kırıntılar da yalan yanlış öğretildiği için, ‘devrimleri korumak için kurulduğunu’ sandığınız İstiklal Mahkemeleri, aslında asker kaçaklarını yargılamak üzere kurulmuşlardı. Peki, canını dişine takmış, bağımsızlığını elde etmek için çarpışan, bir ölüm-kalım savaşı veren 'asker-millet' için böyle bir tedbire niçin gerek görülmüştü? Yoksa kahraman askerlerimiz arasında kaçak mı vardı? Vardı galiba, çünkü İstiklal Mahkemesi, 'casusluk, bozgunculuk, askerden kaçma, eşkıyalık ve isyan' suçlarından tam 60 bin kişiyi yargılamış, kurtuluş savaşımız boyunca! Bunlardan 1054 kişiyi de idam etmiş!"

YORUMLAR 6
  • mustafa süs 17 yıl önce Şikayet Et
    Haber7 Başka İşiniz Yok mu?. Bu karşılaştırma yazılarda Ardıç ahkam kesmiyor ki, bunlar benim bildiklerim, benden daha iyi kimse bilmez demiyor ki, İstanbul 1453'te fethedildi ise bunu yazamayacak mısınız? Daha önemli işlere zaman harcasanız da 5 metreden iğne deliğine iplik geçiren yetenek abidesi adam durumuna düşmeseniz diyorum, saygılarımı sunuyorum.
    Cevapla
  • salih 17 yıl önce Şikayet Et
    Birebir mi. Aynı konulardan bahsedebilir bunda şaşılacak bir şey yok.Motomot tez yazan prof.lar varken bu devede kulak.
    Cevapla
  • ŞAHİN AVCI 17 yıl önce Şikayet Et
    yorum 2. Görüleceği gibi nette küçük bi araştırmayla aynı rakamlara ulaşabiliniyor, illa çalmak şart değil birinden " aybars'ın belgelere dayanarak verdiği listeye göre 1920 - 1922 yılları arasında 59 bin 164 sanık birinci dönem istiklal mahkemeleri'nde yargılanmış, bu 59 bin 164 sanıktan 11 bin 744 sanık aklanmış, 41 bin 768 sanık çeşitli hapis cezalarına çarptırılmıştır. 1920 yılı ocak ayından 1922 yılı temmuz ayına kadar geçen sürede, çeşitli istiklal mehkemeleri'nce verilen idam kararları 1054'tür.
    Cevapla
  • ANTİLAİKÇİ MAYIN 17 yıl önce Şikayet Et
    TAKSİMDE EŞEK GİBİ ANIRACAKTI. Valla kendisi vaadetmişti ama dediğini yaptı mı yapmadı mı bilmiyorum. Taksimde bekkliyorum ama o yok. Aşkımız bitti demek:)
    Cevapla
  • ŞAHİN AVCI 17 yıl önce Şikayet Et
    Ben birebir benzerlikte görmedim doğrusu. Engin Ardıç ı devamlı okuyan bu konuları devamlı yazdığınıda bilir.Mesela istiklalal mahkemeleri ile ilgili tesbiti daha önceki bir yazısında ben hatırlıyorum. Ayrıca adam aynı yazıyı hemen ertesi gün kopya çekip yazacak kadar akılsızda değil.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
Meteoroloji uzmanı uyardı: Sağanak yağış geliyor
Son dakika... İran: İsrail'e saldırılar sona erdi